SON DAKİKA
Hava Durumu

Kimin Piramidi

Yazının Giriş Tarihi: 27.08.2026 19:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.08.2026 19:51

Tarih boyunca insanlığın icra ettiği her eserin varoluşu, o grubun temel ihtiyaçlarının karşılanması sonrasında mümkün olmuştur. İlk önce gıda ve korunma ihtiyaçlarının karşılanması sayesinde, insan fiziksel ihtiyaçlarından sonra ‘soyutsal’ sanat ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkana sahip olmuştur.

Bu olayın en basit ve genel olarak bilinen şekilde açıklanması Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi yada piramidi şeklindedir. Piramidin en altında en temel, yeme içme ve nefes alma gibi fiziksel ihtiyaçlar gelir. Bir üstünde ise genel olarak güvenli bir yaşam sürmek için gerekli olan, toplum ve beraber yaşadığı bireylerin tehdit olmaması gerekmektedir. Bir üstünde bu toplulukların tehlikeli olmamasının yanında, onlarla bir olma ve var olan dinamiklerde kendine bir yer edinmektir.

Bu sınırdan sonrası, kişinin kendine duyduğu saygı ve özgüven, bundan doğan kendine ve başkasına saygı duyma ve saygı görmektir. Sadece buraya kadar olan basamakların tam anlamıyla karşılanması, piramidin tepesindeki kendini gerçekleştirmenin elde edilmesini sağlar.

Bu bir kişinin tüm fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması sayesinde bir insanın olabileceği en iyi versiyonuna ulaşması demektir. Bu kişi ürettiği sanat, fikir ve yaratıcılığını en yüksek seviyesinde yaşar, en verimli şekilde üretir. Yaşadığı toplumda sadece bir piyon değil, aktif ve faydalı bir karakterdir. Etiği ve empati duygusu yüksek, bunları bir performans olarak değil, neredeyse içinden gelen bir güdü olarak hisseder.

Bunlar toplumda yaşanan pek çok sıkıntının da bir nevi açıklaması aslında. Hiçbir toplum kusursuz olmamakla birlikte, bazılarının içinde bulundurduğu ‘arızalı’ kısmın dikkat çekici derecede fazla olduğunda diğerlerinin yanında öne çıkmaktalar. Bu durum bazı örneklerde o kadar ileriye gidebilir ki, kimin eksik kimin tam olduğu sadece sayı oranlarından dolayı kafa karıştırır. Bunun yanında toplumda piramitteki ihtiyaçları ilk bakışta karşılıyormuş gibi görünen, ama aslında tam olarak bunu başarmamış kişilerde dolu.

Öyle ki basamakların da en temel şekilde değil, tam ve tatmin edici şekilde doldurulması gerek. Ömrü boyunca besin değeri düşük, faydasız ve az gıdalarla sadece hayatta kalmış, yaşadığı terin kirli hava ve doğasında sıkışıp kalmış bir kişinin üzerine diğer basamakları ekleyeceği temeli ne kadar sağlam olabilir?

Diğer basamaklarda aynı şekilde, toplumdan alenen dışlanmamış ancak yine ait hissetmeyen bir kişi ne kendini ne kadar güvende hissedebilir? Bu güven eksikliğinin kendini ne derecede ve nasıl gösterdiğini başlangıçta ‘uyumsuz çocuk’ etiketi ile görüyoruz, sonrasında da gerçekten tehlikeli yetişkinlerin toplumdaki diğer kişilere verdiği zararı görüyoruz. Korunmayan genel olarak kendini korumayı tehlikenin kendisi haline gelerek öğreniyor. Sıkıntılı bir şekilde doldurduğu basamak, elbette sonrakileri de olumsuz etkiliyor.

Bu basamakların her birinin, her bir birey için tatmin edici şekilde kazanılması tüm bir toplumun sağlığı için zorunlu. Ancak bugün yaşadığımız dünyada bu durumun varlığının inkarı olmasada, toplumun hangi kısmının bunu hak ettiğine dair bir anlaşmazlık var, ancak bu tartışma dışarıdan göründüğü kadar eşit bir tartışma değil.

Tarihte soylular ve krallardan bugünün teknoloji derebeylerine, halkın bir bütün gelişmesi her zaman istenmeyen, üst kısım tarafından en hafif şekilde ayıplanan en ağır şekliyle de bastırılan bir düşünce olmuştur. O zamanda bu tartışmalar her zaman piramidin her basamağına en iyi şekilde sahip olan bir grubun, diğerleri hakkında kendi kendilerine düşünüp zorladıkları fikirler olmuştur.

Modern hayatta da benzer bir durum söz konusu. Her geçen gün dünyada ve ülkemizde ortaya çıkan haberlerin ‘absürtlük’ derecesi artmakta. Öyle ki sadece 3-5 yıl öncesinde bile olması hayal edilemeyen pek çok olay, bugün en önemli yada şaşırtıcı üçüncü ya da dördüncü şey oluyor.

Burada hem bir tepkisizlik hemde bir uyuşturulma sözkonusu. İnsanların tepki eşiklerinin her geçen gün yükselmesi, sosyal medyada bir hafta konuşulan bir olaydan sonraki, daha da ciddi bir olayın üç gün sonra unutulması ve bunun normalleşmesine hatta görmezden gelinmesine sebep oluyor.

Her geçen gün pek çok gazete yada internet sitesinde peş peşe rapor ve röportajlarda bugünün teknoloji lordları halkın yediği et ve gıdanın kalitesinden, aldığı eğitimin ne derecede olmasına dair fikirlerini paylaşıyor. Ancak eskiye bakış bunu daha süslü bir biçimde yapabiliyorlar.

Sahip oldukları şirketlerin neden olduğu doğal zararın yanında, insanların tükettiği gerçek et bir sıkıntı haline geliyor. Yapay zeka ve benzeri teknoloji balonlarının devamı için temiz su kaynakları kullanılırken, halkın aldığı duşları azaltması, bahçesine ektiği iki üç dal domatesi bırakması gerekiyor.

İnsanı insan yapan şeylerin gerçekleri kimin sahtesi kimin hakkı o zaman diye, sormak gerekiyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.