SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknoloji

YENİŞEHİR YÖREM - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yıldırım’ın gençleri zirvede Haber

Yıldırım’ın gençleri zirvede

Molla Yegan Çocuk Üniversitesi Robot Takımı, başarılarına yenisini ekledi. Gençler, 7. Uluslararası Kelebek Robot Olimpiyatları’nda "Çizgi İzleyen Robot" kategorisinde ilk üç sırayı alarak Yıldırım’ın gururu oldu. Yıldırım Belediyesi’nin çocukları bilim, teknoloji ve sanatla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, başarılarıyla adından söz ettirmeyi sürdürüyor. Molla Yegan Çocuk Üniversitesi Robot Takımı, Gebze Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen 7. Uluslararası Kelebek Robot Olimpiyatları’na damga vurdu. Yıldırımlı gençler ‘Çizgi İzleyen Robot’ kategorisinde rakiplerini geride bırakarak kürsünün tamamını domine etti. Söz konusu kategoride birincilik, ikincilik ve üçüncülüğü kimselere bırakmayan Molla Yegan Çocuk Üniversitesi Robot Takımı, Yıldırım’a büyük bir gurur yaşattı. Bilimle gelişen Yıldırım Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, elde edilen başarıdan dolayı gençleri kutladı. Başkan Yılmaz, "Çocuklarımızın bilim ve teknoloji alanındaki gelişimlerini desteklemeye önem veriyoruz. Evlatlarımızın geleceğe en iyi şekilde hazırlanması için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Molla Yegan Çocuk Üniversitemiz, çocuklarımızın fikirlerini hayata geçirebildiği ve üretkenliklerini geliştirdiği değerli bir eğitim yuvasıdır. Burada eğitim alan öğrencilerimiz, geleceğin dünyasında söz sahibi olacak donanımlı bireyler olarak yetişiyor. 7. Uluslararası Kelebek Robot Olimpiyatları’nda elde edilen dereceler hepimize büyük bir gurur yaşattı. Yıldırım’da bilim ve teknolojiyle iç içe büyüyen nesiller yetiştirme hedefimizden vazgeçmeden çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Haber

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi

Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi; "Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik." Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, "130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz." dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, "Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz." ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi; "Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz." Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, "Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz" dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, "Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz" ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, "Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz" dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, "Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar" diye konuştu. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, "İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk" dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, "Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz" diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, "Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar" ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, "Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli" dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, "Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor." değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, "Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır" dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, "Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, "Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum" dedi. Etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.

Akıllı telefon dünyasında dev birleşme Haber

Akıllı telefon dünyasında dev birleşme

Akıllı telefon dünyasında kartlar yeniden karılıyor. Bir dönem Oppo’dan ayrılarak bağımsız bir marka yolculuğuna çıkan Realme, alınan stratejik bir kararla yeniden ana şirketin yönetimine devredildi. Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte Realme ve OnePlus markaları ticari kimliklerini koruyacak ancak tüm yönetim, ürün stratejisi ve planlama süreçleri tek merkezden, Oppo tarafından yürütülecek. Yönetimde Tek Merkez, Markada Çeşitlilik Yeni yapılanma modeline göre markaların her biri farklı tüketici gruplarına hitap etmeyi sürdürecek. OnePlus üst segment ve performans odaklı cihazlarla konumunu korurken, Realme fiyat-performans dengesiyle genç kullanıcı kitlesine odaklanmaya devam edecek. Oppo ise grubun ana lokomotifi ve inovasyon merkezi olarak faaliyetlerini sürdürecek. Ortak Altyapı Dönemi Başlıyor Bu birleşmenin teknik yansımalarının, cihazlar arasındaki donanımsal benzerlikleri artırması bekleniyor. Ar-Ge ve üretim süreçlerinde ortak altyapı kullanımına geçilmesiyle maliyetlerin optimize edilmesi ve teknoloji paylaşımının hızlanması hedefleniyor. Ancak bu durumun, markaların kendilerine has yazılım ve tasarım dillerini nasıl etkileyeceği teknoloji dünyasında merak konusu oldu. Türkiye'deki Kullanıcılar İçin Durum Ne? Türkiye, her üç markanın da yoğun ilgi gördüğü pazarların başında geliyor. Birleşme kararı sonrası kullanıcıların en çok merak ettiği konu ise satış sonrası hizmetler oldu. Servis, garanti süreçleri ve yedek parça tedariki gibi operasyonel konuların bu birleşmeden nasıl etkileneceğine dair şirket kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Sektör temsilcileri, yönetim süreçlerinin birleşmesinin Türkiye’deki servis ağlarını daha kompakt ve ulaşılabilir hale getirebileceğini öngörüyor. Önümüzdeki günlerde markaların Türkiye özelindeki operasyonel takvimlerini netleştirmesi bekleniyor.

Memeli biyokütlesinin yüzde 94’ünü çiftlik hayvanları oluşturuyor Haber

Memeli biyokütlesinin yüzde 94’ünü çiftlik hayvanları oluşturuyor

Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi"nde konuşan Taluğ, insanlığın doğa üzerindeki egemenliğinin artmasıyla birlikte ortaya çıkan çevresel sorunlara dikkati çekti. Tarım ve gıda üretiminin küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 26'sını oluşturduğunu ifade eden Taluğ, tarımın aynı zamanda iklim değişikliğinin en büyük mağduru olduğunu söyledi. Biyokütle dengesi değişiyor Dünyadaki biyokütle dağılımındaki çarpıcı verilere değinen Taluğ, "İnsan dışı memeli biyokütlesinin yüzde 94’ünü çiftlik hayvanları oluşturuyor. Kuş biyokütlesinin ise yüzde 71’i kümes hayvanlarından ibaret. Tarımı görmezden gelerek iklim kriziyle mücadele edemezsiniz. Bu süreçte riskler ve belirsizlikler artık çok yüksek seviyeye ulaşmıştır" dedi. "Tarımda yapboz olmaz" Tarım ve gıda etiğinin, insan onurunu ve doğayı önceleyen bir sistem geliştirilmesi noktasında pusula görevi gördüğünü belirten Taluğ, şunları kaydetti: "Tarım etiği kavramı dünyada çok geç doğdu ancak günümüzde hayati bir önem taşıyor. Sanayici şalteri indirebilir ama çiftçi bunu yapamaz. Bu nedenle tüketici olarak tarımı sahiplenmek ve korumak zorundayız. Teknoloji tarımın ana ekseninde olmalı ancak mutlaka etik değerlerle harmanlanmalıdır. Doğadaki varlıkları ve sulak alanları korumak; üniversiteler, devlet, basın ve yurttaşların ortak sorumluluğudur."

Uluslararası arenada Bursa'yı temsil eden okul 2'inci oldu Haber

Uluslararası arenada Bursa'yı temsil eden okul 2'inci oldu

Bursa Nuri Nihat Aslanoba Anadolu Lisesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren InterHermes 11382 Robotics Takımı, bu yıl katıldığı FRC Avrasya Regional 2026'da önemli bir başarıya imza attı. İstanbul'da düzenlenen ve 4 gün süren organizasyonda Türkiye'nin yanı sıra Hindistan, Çin, Vietnam ve farklı ülkelerden gelen takımların yarıştığı turnuvada takım, finale yükselerek 2'ncilik elde etti. "Türkiye'de çok bilinmeyen bir yarışmaydı, biz sıfırdan başladık" Yarışma sürecine bir öğrencinin önerisiyle başladığını belirten Okul Müdürü Mustafa Durmaz, FRC'nin Türkiye'de çok bilinen bir organizasyon olmadığını ifade etti. Durmaz, robotun 80-100 kilogramlık bir sistem olduğunu ve maliyetinin yaklaşık 6 bin 300 dolar civarında olduğunu belirterek şunları söyledi; "İlk etapta sponsor bulmakta zorlandık. Teşebbüslerimiz sonuç vermeyince Fikret Yüksel Vakfı bize iki robot kiti gönderdi. ABD etabına katılmak istedik ancak vize sürecinde 13 kişiden sadece 3'ü vize alınca bu plan gerçekleşmedi. Bunun üzerine İstanbul'daki Avrasya etabına yöneldik. Öğrencilerimiz robotu kurup, yazılımını yükledi. İttifak sistemiyle yarışarak finale yükseldi. Bursa'dan ilk takım olarak katıldığımız bu yarışmada finalist olup 2. olmak bizim için çok değerli." "Çaylak takımdık ama inancımız vardı" Okul Müdür Yardımcısı ve takım mentörü Nalan Kılıç, takımın 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerinden oluştuğunu ve "rookie" yani çaylak takım olarak yarışmaya katıldıklarını ifade etti. Nalan Kılıç, süreci şöyle anlattı; "Çok köklü ve deneyimli takımlar vardı. Biz ilk yılımızda neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ama öğrencilerimize inandık. Mekanik, yazılım ve PR alanlarında çalıştık. Robotumuz beklediğimizin üzerinde performans gösterdi. Bu yılki yarışma teması sahadaki topları alıp potaya atmaktı. InterHermes 11382 'defans robotu' stratejisiyle ittifaklara önemli katkı sağladı. Çin ve Hindistan ittifakı seçmelerde bizi seçti ve takım olarak finale yükseldik. Bu bizim için büyük bir başarıydı." "90-100 topu ittifakımıza kazandırdık" Takım kaptanı Hüseyin Kaan Atalay, ise sürecin tamamen araştırmayla başladığını ifade ederek, robotlarını defans odaklı geliştirdiklerini söyledi. Takım Kaptanı Atalay, "Topları sadece atmak yerine ittifakımıza kazandırmayı hedefledik. Bir maçta 90-100 topu kendi takımımıza kazandırabildik. Bu strateji bizi öne çıkardı. Beklemediğimiz bir şekilde güçlü ittifaklar tarafından seçildik. O an büyük bir heyecan yaşadık. Uluslararası robotlar arasında seçilmek bizim için büyük bir başarıydı" dedi. "Atmosfer inanılmazdı, farklı ülkelerden arkadaşlar edindik" Takım Üyesi Esmanur İnce de, yarışma atmosferinin çok etkileyici olduğunu belirterek şunları söyledi; "Orada olacağımı hiç düşünmemiştim. Heyecan doruktaydı. Biz sadece kendimizi göstermek için gitmiştik ama çok güzel bir sonuç aldık. Bursa'yı ve okulumuzu gururla temsil ettik. Farklı ülkelerden öğrencilerle tanıştık. Gençlere, teknoloji yarışmalarına çekinmeden katılmaları tavsiye ederim." 4 gün süren organizasyon sonunda InterHermes 11382 Robotics Takımı, ilk yılında finale yükselerek 2'ncilik kupasını aldı. Takım, elde ettikleri başarının ardından hem okulda hem de Bursa genelinde büyük takdir topladı. Okul yönetimi ve öğretmenler, bu başarının öğrencilerin bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarındaki özgüvenini artırdığını vurgulayarak çalışmaların devam edeceğini belirtti.

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı Haber

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı

BUÜ Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organize ettiği ve Türk Ocağı Bursa Şubesi ile Yörük Türkmen Birliği’nin de destek verdiği etkinlik, Görükle Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. Açılış töreninin ardından katılımcılar Mehter ekibinin öncülük ettiği kortejle programın düzenleneceği alana geldi. Etkinlikte BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Türk Ocağı Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş da hazır bulundu. "Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayram kutlanmaya devam edecektir" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, kolektif anlatım olan mitlerde Nevruz’un Türklerin bağımsızlığa kavuştukları önemli bir gün olarak bayram olarak kutlandığının altını çizdi. Türkistan sahasında, Ön Asya’da ve geniş bir coğrafyada asırlar boyunca kutlanan bu bayramın önemine işaret eden Prof. Dr. Cafer Çiftçi; "Bu hikaye; bizim geleceğimize yön veren, direncimizi sağlayan, özgürlüğümüzü ve her bitkinliğimizde yeniden dirilişimizi düşünmemize etki eden önemli bir anlayışı ifade eder. Milattan önce 350’li yıllarda yaşanıldığı değerlendirilen bu olayla ilgili çok farklı tarihler vardır. Ancak en az 2 ile 3 bin yıllık geçmişi olduğuna inanıyoruz. Nevruz, hem özgürlüğe kavuşma, hem yeni yıla geçiş, hem de baharın başlangıcı olarak bizlerde çok önemli izler bırakır. Başka toplumlarda da böyle günler vardır. Bizde bunun ötesinde bir özgürlük, bir mücadele, bir hedef belirleme ve bir ülkü söz konusudur. Ne mutlu ki Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayramlar var ve var olmaya devam ediyor. Ben de buradan Türklerin yaşadığı tüm coğrafyaya tek tek selam gönderiyor ve bayramlarını kutluyorum" dedi. Gençlere önemli tavsiye Prof. Dr. Çiftçi, konuşmasının sonunda bulunduğumuz coğrafyanın ateşten bir çember haline geldiğine dikkati çekerek; "Etrafımızda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen, Türklerin olduğu her yerde gerçekten bir huzur, bir sükûnet ve bir sabır var. Gençlere tavsiyem; etrafınızdaki gelişmeleri takip edin ancak asla teknolojik gelişmelerden geride kalmayın. Yapay zeka, robotik kodlama, nano teknoloji ve yazılım gibi konularda kendinizi donatın. Çünkü savaşlar artık geçmişteki gibi değil. Biz bu coğrafyada var olmak istiyorsak ve Nevruz bayramını ebediyete kadar kutlamak istiyorsak, kesinlikle bu teknolojilere sahip olmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Azerbaycanlı öğrencilerin hazırladığı semeni sepetini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi’ye takdim etmelerinin ardından nevruz ateşinden atlama ve demir dövme gelenekleri de yerine getirildiği program, protokolün Mediko Binası önündeki öğrenci topluluk stantlarını ziyaret etmesiyle sonra erdi.

Alper Gezeravcı’dan BTÜ öğrencilerinin TEKNOFEST projelerine tam not Haber

Alper Gezeravcı’dan BTÜ öğrencilerinin TEKNOFEST projelerine tam not

Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) öğrencilerle buluşan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ile birlikte Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Atölyede öğrencilerin TEKNOFEST için hazırladığı ve daha önce yarışmalardan dereceyle dönen projeleri inceleyen Gezeravcı, insansız hava araçları ve savunma teknolojileri alanında geliştirilen çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Atölyede yürütülen projeler hakkında öğrencilerle sohbet eden Gezeravcı, gençlerin teknoloji üretme motivasyonunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu belirtti. Öğrencilerin ortaya koyduğu projelerin sadece yarışmalar için değil aynı zamanda ülkenin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ifade etti. "Üretmekten, hayal kurmaktan vazgeçmeyin" BTÜ öğrencilerini, projeleri ve azminden dolayı tebrik eden Gezeravcı, "Bugün burada gördüğümüz projeler, ülkemizin teknoloji alanındaki geleceğinin en somut göstergelerinden biri. Sizlerin ortaya koyduğu bu çalışmalar, yalnızca bir yarışmaya hazırlık değil; aynı zamanda Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğuna katkı sağlayacak önemli adımlar. Hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmeyin" dedi. "Gençlerimizin üretim heyecanı gurur verici" Akademik birikimi öğrencilerin projelerine aktarmak amacıyla kurdukları Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü ile öğrencilere destek verdiklerini belirten BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak öğrencilerin teknoloji üretme süreçlerini teşvik etmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Rektör Çağlar, "Üniversite olarak gençlerimizin hayal kuran, araştıran ve üreten bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyemizde öğrencilerimiz çok değerli projeler geliştiriyor. Sayın Alper Gezeravcı’nın bu çalışmaları yerinde görmesi ve öğrencilerimizle bir araya gelmesi öğrencilerimiz ve bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu" diye konuştu. Ziyaret, öğrencilerle yapılan sohbetlerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Şişecam Kuzey İtalya’daki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı Haber

Şişecam Kuzey İtalya’daki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam; düz cam sektöründe artan kaplamalı cam ihtiyacını karşılamak üzere, 2024 yılında duyurduğu Kuzey İtalya’daki yeni kaplamalı cam hattı yatırımını devreye aldı. 25 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen bu yeni hatla Şişecam, İtalya’daki kaplamalı cam kapasitesini 6 milyon metrekareden 12,5 milyon metrekareye çıkaracak. Bu hamle, Şişecam’ın Avrupa cam endüstrisindeki konumunu daha güçlendirerek, pazardaki yüksek kaliteli ve nitelikli cam taleplerini karşılamasını sağlayacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, “San Giorgio di Nogaro tesisimizde devreye aldığımız kaplamalı cam hattı yatırımımız, üretim kapasitemizi geliştirirken ürün portföyümüzü de zenginleştirecek. Bu sayede Avrupa’da artan nitelikli cam talebine daha iyi yanıt verecek, Batı Avrupa’daki müşterilerimize katma değerli ürünlerimizi ulaştırabileceğiz. Doğu ve Batı Avrupa’da artırdığımız kaplamalı mimari cam kapasiteleri sayesinde Avrupa pazarında hizmet kalitemizi ve nitelikli ürün alternatiflerimizi artırmış olacağız” dedi. Küresel pazarda başta enerji tasarrufu sağlamak üzere kaplamalı cam ürünlerine olan talebin hızla arttığını belirten Yücel, şunları söyledi: “Müşterilerimize her zaman daha kaliteli ve nitelikli ürünlerle hizmet sunma arayışımıza yönelik yatırımlarımızın bir bir meyvelerini vermeye başladığı bir döneme giriyoruz. Cam, sürekli gelişen, sanat ve mühendislikle zenginleşen çok özel bir malzeme. Bizler Şişecam olarak 90 yıllık deneyimimizi, gelişime olan iştahımızı ve kalite önceliğimizi fark yaratan ürünlere dönüştürerek camı emtia olmanın ötesine taşımayı önemsiyoruz. Şeffaflığı ve doğallığıyla mekânlarla kusursuz bütünlük kuran camlarımızın, gelişen teknoloji ile dünyaya daha fazla katkı sunması ve müşterilerimizin hayat kalitesini artırması için durmaksızın çalışıyoruz. İtalya’daki hat yatırımımızı da bu bakışla ve camı yaşamlara değer katan bir unsur olarak gören müşterilerimizin taleplerini karşılamak üzere hayata geçirdik. Yeni yatırımımız Şişecam’ın mimari camlardaki farkını ve rekabet gücünü pekiştirecek, yatırımcılarımız ve müşterilerimize daha fazla değer sunabilmemiz için kıymetli bir adım olacak.” Kaplamalı cam hattı yatırımları devreye giriyor Şişecam, 30 Ocak 2026’da Bulgaristan düz cam üretim tesisinde yer alan kaplamalı cam hattına ek olarak yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni kaplamalı hat yatırımını tamamladığını duyurmuştu. İtalya’dan sonra Tarsus’ta bu yıl devreye alacağı yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı cam hattı ile Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hatlarının sayısı yediye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye çıkacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.