SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarımsal Üretim

YENİŞEHİR YÖREM - Tarımsal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay’dan Bursa Kent Hali’ne ziyaret Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay’dan Bursa Kent Hali’ne ziyaret

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hamdi Taner ile BTSO yönetim kurulu ve meclis üyeleri Bursa Kent Hali’ni ziyaret etti. Burada işletmecilerle gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan İbrahim Burkay, Bursa Kent Hali’nin kentin ticaret hayatı ve gıda arz güvenliği açısından stratejik bir merkez olduğunu söyledi. Kent Hali’nin üretici, komisyoncu, tüccar, perakendeci ve tüketici arasında güçlü bir köprü vazifesi gördüğünü belirten İbrahim Burkay, "Bursa, tarımsal üretim gücü, ihracat potansiyeli ve ticaret birikimiyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri. Kent Halimiz de bu güçlü yapının en kritik halkalarından birini oluşturuyor. Üretimden tüketime uzanan zincirin sağlıklı işlemesi, şehir ekonomimizin dinamizmi açısından büyük önem taşıyor. Bizler sektörlerimizin sahadaki sesine kulak veren, sorunları yerinde dinleyen ve çözüm odaklı bir anlayışla hareket eden bir kurumuz. Kent Halimizin daha güçlü, modern ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Ortak akılla hareket ediyoruz" Başkan Burkay, BTSO’nun 2030 vizyonu doğrultusunda Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini geleceğe hazırlamayı hedeflediklerini ifade etti. Gıda, tarım ve ticaret alanında faaliyet gösteren firmaların beklentilerini yakından takip ettiklerini dile getiren İbrahim Burkay, "Bursa’nın kalkınma yolculuğunda her sektörümüzün ayrı bir değeri var. Yaş meyve sebze ticareti, hem iç piyasada hem de ihracatta şehrimizin güçlü olduğu alanların başında geliyor. Bu alanda lojistik altyapının güçlendirilmesi, ürün kalitesinin korunması, ticaretin daha verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi ortak önceliğimizdir. Sektör temsilcilerimizin dile getirdiği her konuyu titizlikle takip ediyor, çözüm için kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve ilgili paydaşlarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Bursa iş dünyası, birlik ve dayanışma içinde hareket ettiği sürece her engeli aşacak güçtedir. Haldeki işletmelerimizin sorunlarını da birlikte çözüme kavuşturacağımıza inanıyorum. Tüm hal esnafımıza ev sahiplikleri, üretime ve ticarete sundukları değerli katkılar için teşekkür ediyor, bereketli kazançlar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Başkan Burkay’ın hassasiyeti bizim için çok önemli" Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği Başkanı Aydın Akyol da ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Dernek olarak Kent Hali esnafının daha güçlü şartlarda faaliyet göstermesi, ticaretin düzenli işlemesi ve sektörün gelişmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirten Akyol, "Bursa Kent Hali, şehrimizin günlük gıda tedarikinde ve yaş meyve sebze ticaretinde çok önemli bir sorumluluk üstleniyor. Bizler de dernek olarak üyelerimizin beklentilerini takip ediyor, sektörümüzün daha verimli, düzenli ve güçlü bir yapıya kavuşması için çaba gösteriyoruz. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın Bursa iş dünyasına kazandırdığı vizyoner çalışmalarını yakından takip ediyor ve takdir ediyoruz. Sektörlerimizin sorunlarına gösterdiği hassasiyet, çözüm odaklı yaklaşımı bizim için çok önemli. Sayın Başkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi.

‘Hububat alım fiyatlarına yapılan zam yetersiz’ Haber

‘Hububat alım fiyatlarına yapılan zam yetersiz’

Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarını değerlendiren İYİ Parti Yenişehir İlçe Başkanı Ali Çağrı Sal şunları kaydetti: “Ülkemizin gündeminde yer alan bir başka önemli konu ise tarımsal üretim ve çiftçilerimizin yaşadığı ekonomik sıkıntılardır. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, ne yazık ki üreticimizin beklentilerini karşılamaktan uzak kalmıştır. Geçtiğimiz yıl ton başına 13 bin 500 lira olarak açıklanan ekmeklik buğday alım fiyatı bu yıl 16 bin 500 liraya yükseltilmiştir. İlk bakışta ton başına 3 bin liralık bir artış yapılmış gibi görünse de, üreticimizin son bir yılda karşı karşıya kaldığı maliyet artışları dikkate alındığında bu artışın gerçekte ne ifade ettiği daha net ortaya çıkmaktadır. Çiftçimizin beklentisi rakamların güncellenmesi değil, emeğinin ve alın terinin korunmasıdır. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 47 lira olan mazotun litre fiyatı bugün 65 liraya ulaşmış ve yüzde 38'in üzerinde artmıştır. Üre gübresinin ton fiyatı ise 24 bin liradan 37 bin liraya çıkarak yüzde 50'nin üzerinde zamlanmıştır. Tohum, ilaç, sulama, işçilik ve nakliye giderleri de benzer şekilde yükselmiştir. Çiftçimizin kullandığı hemen her girdide maliyetler bu ölçüde artarken, ürününe verilen fiyat artışının yüzde 22 seviyesinde kalması üreticimizin haklı serzenişini ortaya koymaktadır. Üstelik açıklanan bedellerin yaklaşık 45 gün sonra ödenecek olması, yüksek enflasyon ortamında çiftçimizin gelirinin daha eline geçmeden değer kaybetmesi anlamına gelmektedir. Hasat zamanı borcunu kapatmak, yeni sezon hazırlıklarını yapmak ve ailesinin geçimini sağlamak zorunda olan üreticimizin bu şartlarda ayakta kalması her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Tarım aynı zamanda stratejik bir milli güvenlik meselesidir. Bugün çiftçimizin yaşadığı sorunlar görmezden gelinirse, yarın bunun bedelini tüm toplum daha yüksek gıda fiyatları ve azalan üretimle ödemek zorunda kalacaktır. Bu nedenle açıklanan fiyatların yeniden değerlendirilmesi, üreticimizin artan maliyetlerinin dikkate alınması ve çiftçimizi rahatlatacak ilave destek mekanizmalarının devreye alınması artık bir tercih değil zorunluluktur. Çünkü üreten kazanamazsa üretim devam etmez. Üretimin olmadığı yerde ise ne gıda güvenliğinden ne de ekonomik bağımsızlıktan söz edilebilir. Tarımsal üretim varsa güçlü Türkiye vardır, tarımsal üretim varsa milli egemenlik vardır.”

Erdem: Kutlamak değil, yüzleşmek lazım Haber

Erdem: Kutlamak değil, yüzleşmek lazım

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yapan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, çevre sorunlarının törenler ve sloganlarla değil, gerçekçi politikalarla ele alınması gerektiğini belirterek Bursa'nın çevresel geleceğine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Çevre Günü kapsamında yapılan resmi açıklamalara ve etkinliklere değinen Erdem, yaşanan çevre sorunlarının her geçen gün derinleştiğini ifade etti. Erdem, özellikle İznik Gölü'nün karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekerek şunları söyledi: "Her yıl 5 Haziran geldiğinde çevreyi korumaktan söz ediliyor. Ancak kapıdan çıkıp İznik Gölü'ne baktığımızda karşımıza çıkan tablo kutlama değil, yüzleşme gerektiriyor. Bilim insanlarının ortaya koyduğu veriler, gölün yalnızca su kaybetmediğini, aynı zamanda ciddi bir kirlilik baskısı altında olduğunu gösteriyor. Bir zamanlar bölgenin yaşam kaynağı olan İznik Gölü bugün alarm veriyor." Son dönemde yapılan bilimsel çalışmalarda gölün su kalitesinin "kirli" kategorisinde değerlendirildiğini hatırlatan Erdem, mikroplastiklerden pestisit kalıntılarına kadar çok sayıda kirletici unsurun gölde tespit edildiğine dikkat çekti. "Bir gölün kaderi yalnızca kuraklığa bırakılamaz. Sanayi faaliyetleri, kontrolsüz atıklar ve yanlış planlamalar gölü her geçen gün biraz daha yıpratıyor. Çiftçiyi tek sorumlu ilan ederek bu sorundan çıkamayız. Sorunun tamamına bakmak zorundayız." KİRAZLIYAYLA UNUTULMAMALI Açıklamasında Kirazlıyayla'da yaşanan çevre felaketine de değinen Erdem, bölgede meydana gelen atık barajı çökmesinin etkilerinin halen tam olarak ortaya konulamadığını söyledi. "Kirazlıyayla'da yaşananlar bize madencilik faaliyetlerinin yaratabileceği riskleri açık biçimde gösterdi. Atık barajının çökmesiyle birlikte yalnızca bir tesisin sorunu ortaya çıkmadı. Su kaynaklarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının ne kadar kırılgan olduğu da görüldü. Çevreyi koruma konusunda samimi olunacaksa önce Kirazlıyayla'nın hesabı verilmelidir." YENİŞEHİR OVASI SANAYİLEŞME BASKISI ALTINDA Yenişehir Havzası ve Yenişehir Ovası'nın son yıllarda artan sanayileşme baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Erdem, tarım topraklarının korunmasının artık stratejik bir mesele haline geldiğini ifade etti. "Yenişehir Ovası sıradan bir arazi değildir. Bursa'nın ve Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir. Ancak bugün ovanın etrafında büyüyen sanayi projeleri, organize sanayi bölgeleri, maden faaliyetleri ve çeşitli yatırımlar nedeniyle ciddi bir baskı oluşmuş durumda. Üretim alanlarını kaybedersek yalnızca toprağı değil, gıda güvencemizi de kaybederiz." Erdem, çevre politikalarının yalnızca ağaç dikme etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Çevreyi korumak istiyorsak önce suyu, toprağı ve havayı koruyacağız. İznik Gölü'nü koruyacağız. Kirazlıyayla'yı koruyacağız. Yenişehir Ovası'nı koruyacağız. Çevre Günü'nü gerçekten anlamlı kılmanın yolu budur." "GELECEK NESİLLERE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR" Yenişehir Çevre Platformu olarak çevre mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini belirten Erdem, tüm yurttaşları yaşam alanlarına sahip çıkmaya çağırdı. "Bugün çevre konusunda yaşanan sorunlar yalnızca doğanın sorunu değildir. Bu mesele halk sağlığının, tarımsal üretimin, temiz suya erişimin ve gelecekte yaşayacağımız kentlerin meselesidir. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz var. Bu nedenle kutlamaktan önce yüzleşmek, görmezden gelmek yerine harekete geçmek

KİRAZLIYAYLA’DA KURŞUN-ÇİNKO KAPALI OCAK İŞLETMESİNE İZİN YOK Haber

KİRAZLIYAYLA’DA KURŞUN-ÇİNKO KAPALI OCAK İŞLETMESİNE İZİN YOK

Yenişehir'de bir şirketin kurşun-çinko kapalı ocak işletmesi kurma çabasının sonuçsuz kaldığını ve gerekli izinlerin verilmediğini belirten Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, “Bu gelişme, köy sakinlerine bir nebze olsun nefes aldırdı. Doğası, suyu ve tarım arazileri üzerindeki baskıyla mücadele eden Kirazlıyayla’da vatandaşlar artık yeni maden projelerini değil, güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi istiyor” ifadelerini kullandı. Kirazlıyayla’da hayata geçirilmesi planlanan kurşun-çinko kapalı ocak madeni projesine dair kritik bir karar alındığını kaydeden Erdem, “Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan komisyon raporunda, Ergüden Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Kurşun Çinko Kapalı Ocak İşletmesi” projesinin ilgili mevzuatla uyumlu olmadığı tespit edildi. Yaklaşık 30 bin 247 metrekarelik sahada uygulanması öngörülen proje hakkında Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sunduğu görüşte, proje alanının 3 kilometre yakınında zeytinliklerin yer aldığı belirtildi. Raporda, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi uyarınca zeytinliklerin yakın çevresinde kimyevi atık üreten, toz ve duman yayan tesislerin kurulmasının yasak olduğu vurgulandı” dedi. Erdem, komisyon raporunda ayrıca ÇED Yönetmeliği’nin ilgili maddesine değinilerek, projenin mevcut mevzuata uygun bulunmadığı hallerde ÇED sürecinin sonlandırılması gerektiğinin altının çizildiğine dikkat çekti. Söz konusu kararın sadece teknik bir prosedür değil, uzun yıllardır yürütülen çevre mücadelesinin bir meyvesi olduğunu belirten Erdem, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Kirazlıyayla’da planlanan kurşun-çinko madeni projesine dair yıllardır yaptığımız uyarılar bugün resmi raporlarla kanıtlanmış oldu. Bu durum yalnızca bir maden sahası meselesi değildir. Burada Yenişehir Ovası’nın geleceği, tarımsal üretim, zeytinlikler, su kaynakları ve bölgedeki yaşam alanları söz konusudur. Zeytinliklerin bulunduğu bir bölgede ağır metal riski barındıran madencilik faaliyetlerinin yol açacağı tahribat aşikardır. Kurşun ve çinko madenciliği yalnızca kazı alanını değil; ortaya çıkacak toz, atık ve kimyasal etkilerle birlikte çok daha geniş bir ekosistemi tehdit edebilir. Tarım kenti olarak bilinen Yenişehir’de toprağın, suyun ve üretim sahalarının bu tarz projelerle baskılanmasını kabul etmiyoruz. Yenişehir Çevre Platformu olarak hem hukuki hem de toplumsal düzeyde sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Yenişehir Ovası maden faaliyetleriyle değil; tarımıyla, üretimiyle ve doğal güzellikleriyle anılmalıdır.”

Yeşil gelecek Yıldırım'da filizlendi Haber

Yeşil gelecek Yıldırım'da filizlendi

Tarımsal üretimin arttırılması ve sağlıklı gıdaya ulaşma konularında farkındalık oluşturmayı amaçlayan Yıldırım Belediyesi, bu kapsamda çalışmalarını sürdürüyor. Park Bahçeler Müdürlüğü serasında yerli tohumlarla özenle yetiştirilen toplam 80 bin çilek, domates, biber ve salatalık fideleri; Yıldırımlılarla buluşturuldu. Geleneksel hale gelen fide dağıtım etkinliği bu yıl da ilçe halkı tarafından büyük ilgi gördü. Ahmet Taner Kışlalı Meydanı’nda kurulan standın başına geçen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, fideleri tek tek dağıttı. Tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Yılmaz, "Kısa süre içerisinde tarımsal faaliyetler ülkeler için stratejik öneme sahip olacak. Biz de bu konuda farkındalık oluşturmak için önemli çalışmalara imza atıyoruz. Geleneksel olarak düzenlediğimiz fide dağıtım etkinliğine bu yıl da devam ettik. Kendi seramızda yerli tohumlarla ürettiğimiz 20'şer bin adet çilek, biber, domates ve salatalık çeşitlerinden oluşan toplam 80 bin adet fidenin dağıtımını gerçekleştirdik. Hemşehrilerimiz bu fideleri balkonlarında ve bahçelerinde toprakla buluşturarak hem doğal hem de organik ürün yetiştirmenin keyfine varacak. Şimdiden bereketli olsun" dedi. Fideleri alan vatandaşlar ise tarımsal üretime verdiği destekten dolayı Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.

Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek" Haber

Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek"

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi" başladı. BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Bursa'da Tarımın Dünü Bugünü ve Geleceği" konulu kongrenin açılış konuşmalarını, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ak, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUÜ Zirat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, Tarım ve Orman Bakanlığı BÜGEM İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Başak Egesel ile Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan yaptı. Vali Yardımcısı Doğan, tarımda uluslararası rekabet olduğunu vurgulayarak, artık diğer ülkelerle hem ekonomik hem de gıda güvenliği olarak mücadele edildiğini anlattı. Dünya nüfusundaki artışa dikkati çeken Doğan, şu anda 8 milyarı geçen nüfusun 30-40 yıl içinde daha fazla olacağını ve bu kadar insana ne toprak ne de üretimin yeteceğini kaydetti. Bu yüzden babadan kalma yöntemler yerine daha bilimsel yüksek verim hedefli üretim yapılmasına gerektiğini belirten Doğan, "Gençlerin üretimde olması önemli. Kongreye katılıma baktığımızda orta yaş ve üzeri kişiler var genellikle. Gençlerin daha çok katılımının sağlanması gerekir. Salonda gençlerin olması gerekir" ifadesini kullandı. Hatunoğlu ise pandemi, küresel krizler ve savaşların tarımsal üretimi ekonomik değil stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Gıda güvenliğinin bağımsızlık kadar önemli hale geldiğine dikkati çeken Hatunoğlu, "Tarımın geleceği gençlerdedir. Tarıma olan ilgilerinin azaldığını görüyoruz. Gençler tarımda kazanabildiklerini görmeli. Sektöre adım atabilmeli, bilgi ve eğitimlerini katma değerli üretime dönüştürebilmelidirler. Bu yüzden gençlerin teşvik edilmesi çok önemli. Özel finans modelleri ve uygulamalı eğitimler gibi somut adımların hayata geçirilmesini önemsiyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından "Tarımsal Üretim" başlıklı panele geçildi. Oturum başkanlığını Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy'un yaptığı panelde; Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Cihan "Bursa Tarım Eğitiminde 135. Yıl", Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) Başkan Yardımcısı Prof .Dr. Ayzin Küden "Tarım Eğitiminde Akreditasyon", Tarım ve Gıda Etiği Derneği Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ "Tarımsal Üretim ve Etik", BUÜ Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu "Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi", BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban ise "AB Yeşil Anlaşması ve Tarım Sektörü" konulu konuşma yaptı. Kongrenin öğleden sonraki programı "Tarımda Sürdürülebilirlik" başlıklı panel ve kongre çalıştay raporlarının sunumuyla devam etti. Yarınki oturumlarda ise, güncel üretim yapısı ve sektörel sorunlar, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği, tarım–sanayi entegrasyonu, AB Mevzuatı ve regülasyonlar, ihracat ve markalaşma, dijitalleşme, akıllı tarım uygulamaları ve gelecek vizyonu gibi konular, akademisyenler, kamu temsilcileri, sanayiciler, üreticiler ve sektör paydaşlarının katılımıyla çok yönlü ele alınacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.