SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarımsal Üretim

YENİŞEHİR YÖREM - Tarımsal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

‘Hububat alım fiyatlarına yapılan zam yetersiz’ Haber

‘Hububat alım fiyatlarına yapılan zam yetersiz’

Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarını değerlendiren İYİ Parti Yenişehir İlçe Başkanı Ali Çağrı Sal şunları kaydetti: “Ülkemizin gündeminde yer alan bir başka önemli konu ise tarımsal üretim ve çiftçilerimizin yaşadığı ekonomik sıkıntılardır. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, ne yazık ki üreticimizin beklentilerini karşılamaktan uzak kalmıştır. Geçtiğimiz yıl ton başına 13 bin 500 lira olarak açıklanan ekmeklik buğday alım fiyatı bu yıl 16 bin 500 liraya yükseltilmiştir. İlk bakışta ton başına 3 bin liralık bir artış yapılmış gibi görünse de, üreticimizin son bir yılda karşı karşıya kaldığı maliyet artışları dikkate alındığında bu artışın gerçekte ne ifade ettiği daha net ortaya çıkmaktadır. Çiftçimizin beklentisi rakamların güncellenmesi değil, emeğinin ve alın terinin korunmasıdır. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 47 lira olan mazotun litre fiyatı bugün 65 liraya ulaşmış ve yüzde 38'in üzerinde artmıştır. Üre gübresinin ton fiyatı ise 24 bin liradan 37 bin liraya çıkarak yüzde 50'nin üzerinde zamlanmıştır. Tohum, ilaç, sulama, işçilik ve nakliye giderleri de benzer şekilde yükselmiştir. Çiftçimizin kullandığı hemen her girdide maliyetler bu ölçüde artarken, ürününe verilen fiyat artışının yüzde 22 seviyesinde kalması üreticimizin haklı serzenişini ortaya koymaktadır. Üstelik açıklanan bedellerin yaklaşık 45 gün sonra ödenecek olması, yüksek enflasyon ortamında çiftçimizin gelirinin daha eline geçmeden değer kaybetmesi anlamına gelmektedir. Hasat zamanı borcunu kapatmak, yeni sezon hazırlıklarını yapmak ve ailesinin geçimini sağlamak zorunda olan üreticimizin bu şartlarda ayakta kalması her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Tarım aynı zamanda stratejik bir milli güvenlik meselesidir. Bugün çiftçimizin yaşadığı sorunlar görmezden gelinirse, yarın bunun bedelini tüm toplum daha yüksek gıda fiyatları ve azalan üretimle ödemek zorunda kalacaktır. Bu nedenle açıklanan fiyatların yeniden değerlendirilmesi, üreticimizin artan maliyetlerinin dikkate alınması ve çiftçimizi rahatlatacak ilave destek mekanizmalarının devreye alınması artık bir tercih değil zorunluluktur. Çünkü üreten kazanamazsa üretim devam etmez. Üretimin olmadığı yerde ise ne gıda güvenliğinden ne de ekonomik bağımsızlıktan söz edilebilir. Tarımsal üretim varsa güçlü Türkiye vardır, tarımsal üretim varsa milli egemenlik vardır.”

Erdem: Kutlamak değil, yüzleşmek lazım Haber

Erdem: Kutlamak değil, yüzleşmek lazım

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yapan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, çevre sorunlarının törenler ve sloganlarla değil, gerçekçi politikalarla ele alınması gerektiğini belirterek Bursa'nın çevresel geleceğine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Çevre Günü kapsamında yapılan resmi açıklamalara ve etkinliklere değinen Erdem, yaşanan çevre sorunlarının her geçen gün derinleştiğini ifade etti. Erdem, özellikle İznik Gölü'nün karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekerek şunları söyledi: "Her yıl 5 Haziran geldiğinde çevreyi korumaktan söz ediliyor. Ancak kapıdan çıkıp İznik Gölü'ne baktığımızda karşımıza çıkan tablo kutlama değil, yüzleşme gerektiriyor. Bilim insanlarının ortaya koyduğu veriler, gölün yalnızca su kaybetmediğini, aynı zamanda ciddi bir kirlilik baskısı altında olduğunu gösteriyor. Bir zamanlar bölgenin yaşam kaynağı olan İznik Gölü bugün alarm veriyor." Son dönemde yapılan bilimsel çalışmalarda gölün su kalitesinin "kirli" kategorisinde değerlendirildiğini hatırlatan Erdem, mikroplastiklerden pestisit kalıntılarına kadar çok sayıda kirletici unsurun gölde tespit edildiğine dikkat çekti. "Bir gölün kaderi yalnızca kuraklığa bırakılamaz. Sanayi faaliyetleri, kontrolsüz atıklar ve yanlış planlamalar gölü her geçen gün biraz daha yıpratıyor. Çiftçiyi tek sorumlu ilan ederek bu sorundan çıkamayız. Sorunun tamamına bakmak zorundayız." KİRAZLIYAYLA UNUTULMAMALI Açıklamasında Kirazlıyayla'da yaşanan çevre felaketine de değinen Erdem, bölgede meydana gelen atık barajı çökmesinin etkilerinin halen tam olarak ortaya konulamadığını söyledi. "Kirazlıyayla'da yaşananlar bize madencilik faaliyetlerinin yaratabileceği riskleri açık biçimde gösterdi. Atık barajının çökmesiyle birlikte yalnızca bir tesisin sorunu ortaya çıkmadı. Su kaynaklarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının ne kadar kırılgan olduğu da görüldü. Çevreyi koruma konusunda samimi olunacaksa önce Kirazlıyayla'nın hesabı verilmelidir." YENİŞEHİR OVASI SANAYİLEŞME BASKISI ALTINDA Yenişehir Havzası ve Yenişehir Ovası'nın son yıllarda artan sanayileşme baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Erdem, tarım topraklarının korunmasının artık stratejik bir mesele haline geldiğini ifade etti. "Yenişehir Ovası sıradan bir arazi değildir. Bursa'nın ve Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir. Ancak bugün ovanın etrafında büyüyen sanayi projeleri, organize sanayi bölgeleri, maden faaliyetleri ve çeşitli yatırımlar nedeniyle ciddi bir baskı oluşmuş durumda. Üretim alanlarını kaybedersek yalnızca toprağı değil, gıda güvencemizi de kaybederiz." Erdem, çevre politikalarının yalnızca ağaç dikme etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Çevreyi korumak istiyorsak önce suyu, toprağı ve havayı koruyacağız. İznik Gölü'nü koruyacağız. Kirazlıyayla'yı koruyacağız. Yenişehir Ovası'nı koruyacağız. Çevre Günü'nü gerçekten anlamlı kılmanın yolu budur." "GELECEK NESİLLERE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR" Yenişehir Çevre Platformu olarak çevre mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini belirten Erdem, tüm yurttaşları yaşam alanlarına sahip çıkmaya çağırdı. "Bugün çevre konusunda yaşanan sorunlar yalnızca doğanın sorunu değildir. Bu mesele halk sağlığının, tarımsal üretimin, temiz suya erişimin ve gelecekte yaşayacağımız kentlerin meselesidir. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz var. Bu nedenle kutlamaktan önce yüzleşmek, görmezden gelmek yerine harekete geçmek

KİRAZLIYAYLA’DA KURŞUN-ÇİNKO KAPALI OCAK İŞLETMESİNE İZİN YOK Haber

KİRAZLIYAYLA’DA KURŞUN-ÇİNKO KAPALI OCAK İŞLETMESİNE İZİN YOK

Yenişehir'de bir şirketin kurşun-çinko kapalı ocak işletmesi kurma çabasının sonuçsuz kaldığını ve gerekli izinlerin verilmediğini belirten Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, “Bu gelişme, köy sakinlerine bir nebze olsun nefes aldırdı. Doğası, suyu ve tarım arazileri üzerindeki baskıyla mücadele eden Kirazlıyayla’da vatandaşlar artık yeni maden projelerini değil, güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi istiyor” ifadelerini kullandı. Kirazlıyayla’da hayata geçirilmesi planlanan kurşun-çinko kapalı ocak madeni projesine dair kritik bir karar alındığını kaydeden Erdem, “Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan komisyon raporunda, Ergüden Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Kurşun Çinko Kapalı Ocak İşletmesi” projesinin ilgili mevzuatla uyumlu olmadığı tespit edildi. Yaklaşık 30 bin 247 metrekarelik sahada uygulanması öngörülen proje hakkında Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sunduğu görüşte, proje alanının 3 kilometre yakınında zeytinliklerin yer aldığı belirtildi. Raporda, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi uyarınca zeytinliklerin yakın çevresinde kimyevi atık üreten, toz ve duman yayan tesislerin kurulmasının yasak olduğu vurgulandı” dedi. Erdem, komisyon raporunda ayrıca ÇED Yönetmeliği’nin ilgili maddesine değinilerek, projenin mevcut mevzuata uygun bulunmadığı hallerde ÇED sürecinin sonlandırılması gerektiğinin altının çizildiğine dikkat çekti. Söz konusu kararın sadece teknik bir prosedür değil, uzun yıllardır yürütülen çevre mücadelesinin bir meyvesi olduğunu belirten Erdem, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Kirazlıyayla’da planlanan kurşun-çinko madeni projesine dair yıllardır yaptığımız uyarılar bugün resmi raporlarla kanıtlanmış oldu. Bu durum yalnızca bir maden sahası meselesi değildir. Burada Yenişehir Ovası’nın geleceği, tarımsal üretim, zeytinlikler, su kaynakları ve bölgedeki yaşam alanları söz konusudur. Zeytinliklerin bulunduğu bir bölgede ağır metal riski barındıran madencilik faaliyetlerinin yol açacağı tahribat aşikardır. Kurşun ve çinko madenciliği yalnızca kazı alanını değil; ortaya çıkacak toz, atık ve kimyasal etkilerle birlikte çok daha geniş bir ekosistemi tehdit edebilir. Tarım kenti olarak bilinen Yenişehir’de toprağın, suyun ve üretim sahalarının bu tarz projelerle baskılanmasını kabul etmiyoruz. Yenişehir Çevre Platformu olarak hem hukuki hem de toplumsal düzeyde sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Yenişehir Ovası maden faaliyetleriyle değil; tarımıyla, üretimiyle ve doğal güzellikleriyle anılmalıdır.”

Yeşil gelecek Yıldırım'da filizlendi Haber

Yeşil gelecek Yıldırım'da filizlendi

Tarımsal üretimin arttırılması ve sağlıklı gıdaya ulaşma konularında farkındalık oluşturmayı amaçlayan Yıldırım Belediyesi, bu kapsamda çalışmalarını sürdürüyor. Park Bahçeler Müdürlüğü serasında yerli tohumlarla özenle yetiştirilen toplam 80 bin çilek, domates, biber ve salatalık fideleri; Yıldırımlılarla buluşturuldu. Geleneksel hale gelen fide dağıtım etkinliği bu yıl da ilçe halkı tarafından büyük ilgi gördü. Ahmet Taner Kışlalı Meydanı’nda kurulan standın başına geçen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, fideleri tek tek dağıttı. Tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Yılmaz, "Kısa süre içerisinde tarımsal faaliyetler ülkeler için stratejik öneme sahip olacak. Biz de bu konuda farkındalık oluşturmak için önemli çalışmalara imza atıyoruz. Geleneksel olarak düzenlediğimiz fide dağıtım etkinliğine bu yıl da devam ettik. Kendi seramızda yerli tohumlarla ürettiğimiz 20'şer bin adet çilek, biber, domates ve salatalık çeşitlerinden oluşan toplam 80 bin adet fidenin dağıtımını gerçekleştirdik. Hemşehrilerimiz bu fideleri balkonlarında ve bahçelerinde toprakla buluşturarak hem doğal hem de organik ürün yetiştirmenin keyfine varacak. Şimdiden bereketli olsun" dedi. Fideleri alan vatandaşlar ise tarımsal üretime verdiği destekten dolayı Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.

Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek" Haber

Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek"

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi" başladı. BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Bursa'da Tarımın Dünü Bugünü ve Geleceği" konulu kongrenin açılış konuşmalarını, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ak, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUÜ Zirat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, Tarım ve Orman Bakanlığı BÜGEM İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Başak Egesel ile Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan yaptı. Vali Yardımcısı Doğan, tarımda uluslararası rekabet olduğunu vurgulayarak, artık diğer ülkelerle hem ekonomik hem de gıda güvenliği olarak mücadele edildiğini anlattı. Dünya nüfusundaki artışa dikkati çeken Doğan, şu anda 8 milyarı geçen nüfusun 30-40 yıl içinde daha fazla olacağını ve bu kadar insana ne toprak ne de üretimin yeteceğini kaydetti. Bu yüzden babadan kalma yöntemler yerine daha bilimsel yüksek verim hedefli üretim yapılmasına gerektiğini belirten Doğan, "Gençlerin üretimde olması önemli. Kongreye katılıma baktığımızda orta yaş ve üzeri kişiler var genellikle. Gençlerin daha çok katılımının sağlanması gerekir. Salonda gençlerin olması gerekir" ifadesini kullandı. Hatunoğlu ise pandemi, küresel krizler ve savaşların tarımsal üretimi ekonomik değil stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Gıda güvenliğinin bağımsızlık kadar önemli hale geldiğine dikkati çeken Hatunoğlu, "Tarımın geleceği gençlerdedir. Tarıma olan ilgilerinin azaldığını görüyoruz. Gençler tarımda kazanabildiklerini görmeli. Sektöre adım atabilmeli, bilgi ve eğitimlerini katma değerli üretime dönüştürebilmelidirler. Bu yüzden gençlerin teşvik edilmesi çok önemli. Özel finans modelleri ve uygulamalı eğitimler gibi somut adımların hayata geçirilmesini önemsiyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından "Tarımsal Üretim" başlıklı panele geçildi. Oturum başkanlığını Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy'un yaptığı panelde; Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Cihan "Bursa Tarım Eğitiminde 135. Yıl", Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) Başkan Yardımcısı Prof .Dr. Ayzin Küden "Tarım Eğitiminde Akreditasyon", Tarım ve Gıda Etiği Derneği Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ "Tarımsal Üretim ve Etik", BUÜ Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu "Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi", BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban ise "AB Yeşil Anlaşması ve Tarım Sektörü" konulu konuşma yaptı. Kongrenin öğleden sonraki programı "Tarımda Sürdürülebilirlik" başlıklı panel ve kongre çalıştay raporlarının sunumuyla devam etti. Yarınki oturumlarda ise, güncel üretim yapısı ve sektörel sorunlar, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği, tarım–sanayi entegrasyonu, AB Mevzuatı ve regülasyonlar, ihracat ve markalaşma, dijitalleşme, akıllı tarım uygulamaları ve gelecek vizyonu gibi konular, akademisyenler, kamu temsilcileri, sanayiciler, üreticiler ve sektör paydaşlarının katılımıyla çok yönlü ele alınacak.

Köy mülklerini satışa çıkaran Mudanya Belediyesi, köylüyü isyan ettirdi Haber

Köy mülklerini satışa çıkaran Mudanya Belediyesi, köylüyü isyan ettirdi

Tüm Tüketici Köylüler Sendikası Mudanya Şubesi'nin öncülüğünde Çaylı köyünde Mudanya'nın muhtarları ve köylüleri bir araya geldi. Mudanya Belediyesi'nin köy mülklerini satmasının yanlış olduğunu dile getiren Tüm Tüketici Köylüler Sendikası Mudanya Şubesi yetkilileri, "Bugün satışa konu olan mallar hayvancılıkla geçinen köylerde, hayvancılığı kötü olarak etkileyecektir. Satıştan vazgeçilmeli, tarımsal üretim ve hayvancılık desteklenmelidir. Özellikle başta Çayönü, Emirleryenicesi olmak üzere Hasköy'e doğru satışa konu olan köy mülkleri Nilüfer yatağına yakındır. Bu bölgeler yıllardır söz konusu köylerin ortak çayır ve doğal otlak yeleridir. Dolayısıyla satıştan sonra bu geleneksel ve ortak kullanım imkanı ortadan kalkacaktır. 6360 sayılı yasa köy mülklerinin belediyelere devrini düzenlemiştir ama illa satın dememiştir. Mülklerin satma yetkisini nasıl belediye meclisinden aldıysanız köylere, köylülerin ortak kullanımı içinde geri verilme kararını da alabilirsiniz. Geç değil hala zaman var, yapın o zaman bu işi" dedi. "Eldekini satan yarın yaptığını da satar" Köylüler adına toplantıya gelen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'a konuşan dernek yetkilileri, "Satışa konu mülklerin atıl, verimsiz ve taşlık olduğu iddia edildi. Bu yalandır. İçinde birkaç tapu dışında hepsi ekilebilir, dikilebilir ya da otlakıye olarak kullanılan verimli tarım toprağıdır. Verimli olmayan mülklerde de bırakın köylüler kendi ihtiyaçları doğrultusunda karar versin iş ve tesis yapsın. Köy mallarının satışı bütçe açığının ya da yeni yatırım gibi işlerin konusu edilemez. Bütçen açık veriyorsa yönetemiyorsundur. 'Fabrika, tesis yeni yatırım yapacağız, para lazım' da diyemezsin. 'Olan malı mülkü satıp yeniyi yapacağız' masalına da kimse inanmaz. Eldekini satan yarın yaptığını da satar" diye konuştu. "Köy malları geri verilene kadar biz buradayız" Seçilmeden önce seçim çalışmalarında Mudanya'da 'Köy mallarına hiçbir şekilde dokunmayacağız, geri kazandıracağız' denildiğini herkesin çok iyi bildiğini belirten dernek yetkilileri, dertlerinin yapılan yanlış işi engelleme çabası olduğunu ifade ederek, "Satış ya da kiralama yoluyla Köy Kalkınma Kooperatifi olan köylere hemen devredin. Kooperatif olmayan köylerde kooperatif kurulmasına yardım edin ve böylelikle Mudanya'da kooperatif hareketine destek olun. Köy mallarının satışını durdurana kadar, kooperatifi olmayan köylerde kooperatif kurulduktan sonra köy malları geri verilene kadar biz buradayız. Bu meşru ve yasal mücadelemizi tüm imkanları kullanarak sürdüreceğimizi açıkça beyan ederiz" şeklinde açıklamalarını tamamladı. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise yapılan çalışmanın köyün yararına olduğunu, satış sonrası atıl olarak ifade edilen yerlerin çeşitli amaçlarla değerlendirileceğinden köylünün yararına olacağını savundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.