SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nöroloji

YENİŞEHİR YÖREM - Nöroloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nöroloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Migren hastalarına oruç tavsiyeleri" Haber

"Migren hastalarına oruç tavsiyeleri"

Ramazan ayında özellikle migren hastalarında uzun süreli açlık ve susuzluğun baş ağrılarını artırabileceğine dikkat çeken VM Medical Park Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Merve Korukcu, alınabilecek önlemler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. "Dengeli bir sahur öğünü şikayetleri azaltır" Migren hastalarının sahur öğününü atlamamasının kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Merve Korukcu, "Sahur öğününün atlanması, gün içinde kan şekeri düşüklüğüne bağlı baş ağrılarını artırabilir. Dengeli bir sahur öğünü gün içindeki şikayetleri azaltabilir. Sahurda kan şekerini dengede tutacak, uzun süre tokluk sağlayacak protein ve lif ağırlıklı besinler tercih edilmelidir. Yumurta, yoğurt, peynir, tam tahıllı ürünler ve ceviz gibi sağlıklı yağ kaynakları önerilmektedir. Basit şeker içeren gıdalardan kaçınılması, ani kan şekeri düşüşlerinin önüne geçilmesine yardımcı olur" ifadelerini kullandı. "Yeterli miktarda su tüketin" Yeterli sıvı alımının migren kontrolünde temel bir unsur olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Korukcu, "İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesi, susuzluğa bağlı baş ağrılarının önlenmesine katkı sağlar" dedi. "Gün içinde kısa dinlenme araları planlanmalı" Uyku düzeninin korunmasının da migren yönetiminde önemli rol oynadığını işaret eden Uzm. Korukcu, "Sahur nedeniyle değişen uyku saatleri, düzensiz ve yetersiz uyku atakları artırabilir. Mümkün olduğunca düzenli uyku saatleri oluşturmak ve gün içinde kısa dinlenme araları planlamak faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı. "Şiddetli ve farklı ağrılarda doktora başvurulmalı" Uzun süreli açlığın kan şekeri dengesini etkileyebileceğini belirten Uzm. Dr. Korukcu, "Kan şekeri düşüklüğü ve susuzluk beyin damarlarında değişikliklere neden olabilir. Bu durum özellikle migren hastalarında daha şiddetli ve uzun süren ataklara yol açabilir" şeklinde konuştu. Baş ağrısının şiddetinin artması, görme kaybı veya bulantı-kusma gibi farklı belirtilerin eşlik etmesi durumunda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Merve Korukcu, "Ramazan döneminde artan baş ağrıları ihmal edilmemeli, özellikle kronik migren hastaları düzenli kontrollerini aksatmamalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.

Geçici felç hafife alınmamalı Haber

Geçici felç hafife alınmamalı

Her felç yatalak bırakmadığını ancak her inme acil müdahale gerektirdiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Büşra Er uyarıyor, "İnme hâlâ dünyada en sık görülen ölüm ve sakatlık sebeplerinden biri olduğunu vurguladı. Toplumda 'felç' denilince akla genellikle yatalak kalmanın geldiğini, ancak bu algının doğru değildir. Felç, beyni besleyen damarların tıkanması sonucu o bölgedeki beyin hücrelerinin işlevini yitirmesiyle ortaya çıkar. Tıkanan damarın beynin hangi bölgesini beslediğine göre belirtiler değişir. Kol veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görme kaybı ya da yüzde asimetri en sık görülen belirtilerdir. Ancak her felç kalıcı değildir" dedi. Dr. Büşra Er, "Bazı hastalarda felç belirtileri 24 saatten kısa sürede tamamen düzelebilir. Bu durum, halk arasında ‘geçici felç’ olarak bilinir. Ancak bu geçici ataklar asla hafife alınmamalıdır. Çünkü bu kişilerde önlem alınmazsa ilerleyen dönemde kalıcı felç gelişme riski oldukça yüksektir. İnme önlenebilir bir hastalıktır. Risk faktörlerine karşı hayat tarzı değişikliğinin önemi vardır. Yüksek tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, obezite, yüksek kolesterol, hareketsiz yaşam ve yetersiz uyku inme riskini artıran en önemli faktörlerdir. Düzenli egzersiz yapmak, Akdeniz tipi beslenmek, yeterli uyku ve stres yönetimi beyin damar sağlığını korur diye konuştu. Dr. Er, beyin kanaması ile beyin felcinin sıklıkla karıştırıldığını da sözlerin ekleyerek şöyle konuştu; "Beyin kanaması, genellikle yüksek tansiyona bağlı damar yırtılması sonucu gelişirken, inme damar tıkanıklığı nedeniyle beyin dokusunun beslenememesi sonucu oluşur. Ancak bazı durumlarda inme sonrası da kanama meydana gelebilir. Özellikle ilk 4,5 saat içinde hastaneye başvuran hastalarda damar açıcı tedaviyle ciddi iyileşmeler sağlanabilir. Erken teşhisin inme tedavisinde en kritik aşamadır. Yüzde kayma, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta ani güçsüzlük gibi belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112’yi aramak gerekir. İnme, zamanla yarışılan bir hastalıktır; her geçen dakika milyonlarca beyin hücresi kaybedilmektedir. Erken müdahale, hem yaşamı hem de yaşam kalitesini kurtarır."

Genç yaşta unutkanlık alarmı Haber

Genç yaşta unutkanlık alarmı

Günümüzde sadece ileri yaşlarda değil, genç bireylerde de unutkanlık şikâyetlerinde artış gözleniyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Büşra Er, gençlerde görülen unutkanlığın nedenlerini, riskleri ve korunma yollarını kamuoyuyla paylaştı. Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Büşra Er, eskiden daha çok ileri yaş grubunda görülen unutkanlık yakınmalarının artık ergenlik döneminde bile karşımıza çıkabildiğini belirtti. "Unutmak; bilgiyi geri çağırmada ya da kaydetmede yaşanan zorluk olarak tanımlanır. Uyku düzensizliği, kötü beslenme, dikkat eksikliği, depresyon gibi nedenlerin yanı sıra dijital medya kullanımı da bu tabloyu besliyor" dedi. Alman nörobilimci Manfred Spitzer’in "Dijital Demans" kavramına atıfta bulunan Dr. Er, özellikle gençlerde artan ekran süresinin dikkat ve hafıza fonksiyonları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu vurguladı. "Sürekli uyarana maruz kalmak, bilgiye kolay erişim ve mavi ışığın uyku hormonlarını baskılaması, zihinsel tembelliğe neden oluyor." ifadelerini kullandı. İleri yaş grubunda en sık görülen unutkanlık nedeni olan Alzheimer hastalığına da değinen Dr. Büşra Er, toplumda yaygın bir yanlış anlama olduğuna dikkat çekti: "Ailede Alzheimer hastası olması, genetik geçişi düşündürse de, kalıtsal Alzheimer vakaları tüm olguların yalnızca yüzde 1’inden azını oluşturuyor. Genetik testler rutin olarak önerilmemektedir." Unutkanlıkla Nasıl Mücadele Edilir? Dr. Büşra Er, genç yaşta ortaya çıkan unutkanlık şikâyetlerinin önlenebilir olduğunu belirtti: "Dijital medya kullanım süresinin sınırlandırılması, düzenli uyku, sağlıklı beslenme, kitap okuma, bulmaca çözme, hafıza oyunları gibi zihinsel aktivitelerle beynin aktif tutulması unutkanlıkla mücadelede oldukça etkilidir."

Migrenle mücadele zor değil Haber

Migrenle mücadele zor değil

Migren, uzun sürebilen ve zonklayıcı baş ağrısı nedeniyle yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Ancak yeni nesil tedavilerle bu hastalık kontrol altına alınabiliyor. İlaç ve hayat tarzı değişikliklerinin yanında botoks uygulamaları da migrende kullanılabiliyor. Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Büşra Er, "Migrenin yalnızca ilaçla değil; yaşam tarzı değişiklikleriyle de yönetilebileceğini unutmamak gerekiyor. Uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve düzenli egzersiz de tedavinin ayrılmaz parçalarıdır. Baş ağrısı günlüğü tutmak, hastanın tetikleyicileri tanımasına da yardımcı olur. Ancak destekleyici tedaviler de uygulanabilir. Bunlardan biri de botoks uygulamasıdır" dedi. Uzm. Dr. Büşra Er, botoks uygulaması öncesinde hastalara fiziki muayene yapıldığını ifade ederek, "Botoks, alın, şakak, ense ve saçlı deri bölgelerine belirli noktalardan enjeksiyon şeklinde uygulanır. İşlem, yalnızca bu alanda eğitimli ve deneyimli hekimler tarafından yapılmalıdır. Etkisi 3 ila 6 ay sürmektedir" şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Büşra Er, botoksun tıbbi bir işlem olduğunu ve bilinçsizce yapılmasının ciddi yan etkilere yol açabileceğini de vurguladı: "Göz kapağında düşme, yutma güçlüğü, mimiklerde bozulma gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilir. Bu nedenle hastaların yalnızca nöroloji veya algoloji uzmanlarına başvurarak işlem yaptırması büyük önem taşıyor. Ayrıca son 3-6 ay içinde başka nedenlerle (örneğin estetik amaçlı) botoks yapılmışsa, mutlaka bu bilgi hekime aktarılmalı." Uzm. Dr. Büşra Er, migrenin kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu ve doğru yaklaşımlar sayesinde hastaların yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler sağlanabileceğini söyleyerek, bu konuda mutlaka nöroloji uzmanıyla görüşülmeden komşu tavsiyesiyle herhangi bir işlem yapılmaması gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.