SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gübre

YENİŞEHİR YÖREM - Gübre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gübre haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bu sefer tarladan güzel haber geldi Haber

Bu sefer tarladan güzel haber geldi

Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi" İğdir Mahallesi'nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi: "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. '2 liraya tarlada kaldı, sürüldü' gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor Haber

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor

Türkiye'nin salçalık domates ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayan Karacabey'de, üretim sezonu öncesi hesaplanan maliyetler ile piyasa gerçekleri arasındaki farkı çiftçiyi düşündürüyor. Savaşın küresel piyasalar üzerindeki etkisiyle tırmanan girdi maliyetleri, 1,5 ay önce fabrikalarla yapılan 5 bin ile 5 bin 250 liralık taahhüt fiyatlarını yetersiz bıraktı. Savaş öncesi hesaplar altüst oldu Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, bölgedeki salça fabrikalarıyla masaya oturulduğunda dekara maliyetin 45-50 bin lira civarında öngörüldüğünü ancak gelinen noktada bu rakamın 55-60 bin liraya kadar yükseldiğini belirtti. Düzen, özellikle gübre fiyatlarındaki son bir yılda yaşanan yüzde 100’lük artış ve fide fiyatlarının tanesinin 40 liraya kadar çıkmasının çiftçinin hesaplarını karıştırdığını anlattı. Sözleşmeli tarım yerine "serbest ekim" Taahhüt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması nedeniyle bölge çiftçisinin bu yıl farklı bir strateji izleyeceğini belirten mDüzen, mevcut sözleşme fiyatlarına imza atmanın doğrudan "zarara imza atmak" anlamına geldiğini vurguladı. Düzen, bu sezon bölgede serbest ekimin (sözleşmesiz üretim) çok daha yaygın olacağını ifade ederek, Karacabey Ovası'nda bu yıl yaklaşık 80-90 bin dekar alanda ekim yapılmasının planlandığını kaydetti. Umut yüksek verimde Firmaların maliyet artışları ve ihracat sorunlarını gerekçe göstererek fiyat revizesine yanaşmamasının üreticiyi zorlu bir sürece ittiğini belirten Düzen, kış ve bahar aylarında düşen bereketli yağışların, tek umut kaynağı olarak görüldüğünü söyledi. Düzen, eğer iklim şartları olumlu gider ve dekara alınan verim ortalamaların üzerine çıkarsa, çiftçinin yüksek tonajla maliyet baskısını hafifletebileceğini ifade etti.

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu Haber

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

Uludağ'dan akan pınarlarıyla ünlü Bursa'nın son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle yaşadığı sorunlar 2026'nın kış yağışlarıyla yerini berekete bıraktı. Şubat ve mart yağışları iyi oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey'de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa'da 105,8, İznik'te 90,8, Gürsu'da 100,7 Kestel'de 116,8 ve Yenişehir'de ise 65,2 kilogram yağış oldu. Uzun yıllar ortalaması metrekareye 70 kilogram olan mart ayında ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa'da, Yenişehir 62,7 kilogram, Gürsu 61,6, İznik 64,6, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. Barajları yüzde 93 doldu; Uludağ son 5 yılın en iyi yağışını aldı Kar yağışı ve sağanak derken adı suyla özdeşleşen Bursa'da geçen yıl sonbahar aylarında yüzde 0'a kadar düşen barajlardaki su seviyesi yüzde 93'ün üzerine çıktı. 6 ay öce su kesintilerinin yaşandığı Bursa'da şimdi bolluk hakim. Uludağ'da 30 Mart'ta 181 santimetre ile son yılların en yüksek kar kalınlığına ulaşıldı. En son 2021'de 200 santimetre ölçülmüştü. Uludağ'da nisan ayının ilk haftasında halen 1,5 metre kar bulunuyor. Yağışların etkisiyle su seviyesini yükselen Uluabat Gölü'nde, en derin yeri 10 metreyi geçerken, 15 yıldır görülmeyen oldu ve Gölyazı Mahallesi'nin çevresindeki yollar göl sularıyla kaplanınca kapandı. Uluabat'ın Akçalar Mahallesi tarafında göl sularının genişlemesi nedeniyle yazlık ve bungalov evler haftalardır su altında bulunuyor. Göl sularının ulaştığı Karacabey'de hububat ekili araziler ile domates ve biber gibi sebzelerin ekileceği tarım alanları su altında kaldı. Binlerce dönüm alanın suyla kaplı olduğu ilçede çiftçiler ekim yapmak için dört gözle suların çekilmesini bekliyor. Gürsu ve Kestel'de sağanak yağışların etkisi ve kanalların taşmasıyla yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi, sebze ekili alanlar su içinde kaldı. Üreticiler, ilaç ve gübre zamanı olduğu için bahçe bakımlarını güçlükle yürütüyor. Baraj kapakları açılabilir Bu iki ilçedeki tarımın sigortası konumunda olan ve geçen yaz ciddi oranda su çekilmesinin yaşandığı Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı ve su miktarında önemli artış gözlendi. Evliya Çelebi'nin "Velhasıl Bursa sudan ibarettir" dediği gibi Bursa'nın dağı, ovası suyla doldu, dereleri coşkulu akıyor ve halen yağışlar sürüyor. Uludağ'daki kar yükü de hesap edildiğinde, yağışların sürmesi durumunda önümüzdeki günlerde Bursa'nın içme suyu ihtiyacının sağlandığı barajların kapakları açılabilir.

Yenişehir’de lahanalar tarlada çürüdü Haber

Yenişehir’de lahanalar tarlada çürüdü

Bursa'da pazar yerlerinde lahananın tanesi 50 ile 70 lira arasında değişirken 60 kilometre ilerisindeki Yenişehir ilçesinde yüzlerce dönüm lahana alıcısı çıkmayınca tarlada çürüdü. Sebze üretimi ve ihracatıyla önde gelen Yenişenir'de lahana çiftçileri satamadıkları lahana nedeniyle zarar etti. Üreticiler fazla üretim olduğu benzer dönemlerde Tarım Kredi Kooperatiflerinin alım yapması çağrısında bulundu. Yenişehir'in Menteşe Mahallesi'nde çiftçilik yapan Göksel Akkuş, bu yıl 20 dönüm lahana ektiğini ve bir süre önce 10 dönümünü beklediği fiyatın altında ucuza vermek zorunda kaldığını anlattı. Geriye kalan 10 dönüm lahananın alıcısı çıkmadığı için tarlada çürüdüğünü vurgulayan Akkuş, 10 dönüme yaklaşık 200 bin lira harcadığını ve büyük zarar ettiğini söyledi. Zamanı geçen lahanın bu saatten sonra alıcısının çıkmayacağını dile getiren Akkuş, şöyle konuştu: "Lahanalar 1-2 ay önce kesilmesi gerekiyordu. Tüccarlar geldi ekiliş çok talep yok gibi bahanelerle almadılar. Pazarda 50 ila 70 lira arasında değişiyor. Benden 10 liraya aldı birisi internetten 40-50 liradan sattı. Geçen yıl çok iyiydi. 15-17 liraydı tanesi ve tüccar peşimizden ayrılmıyordu. Bu yıl şu an 3 lira ama onu da alan yok. Tüccarlar bu yıl yüzümüze bakmıyor. Fidesini 5 liradan aldım. 8 liraya satabilsem maliyetimi çıkaracaktım ama olmadı." "Emeklerimiz paramız toprağa karışacak" Yeni üretim sezonu geldiğini ve tarlasını değerlendirmek istediğini belirten Akkuş, "Bunun yerine başka ürün ekip zararı kurtarmak istiyorum. Traktörümle birazdan lahanayı parçalayacağım ve tarlayı süreceğim. Şu anda 25 bin lahana yatıyor tarlada. Tarlaya gübre olacak bu lahanalar. Tüm emeklerimiz paramız toprağa karışacak" dedi. Akkuş, fazla üretim olduğu zamanlarda Tarım Kredi Kooperatiflerinin ürünü ababileceğini ve marketlerde uygun fiyata verebileceğini vurgulayarak, bu konuda destek olunmasını istedi. Tüccar Fevzi Aksu, lahana ile yaşanan durumdan çiftçi kadar kendilerinin de şikayetçi olduğunu belirterek, "Ben de alyorum satamıyorum. Devletin destek olması lazım. Tarım Kredi Kooperatifleri bu ürünü alıp değerlendirebilir. Ürün az olunca italat yapılıyor, çok olunca da tarladan alınması lazım. 25 bin lahna çöpe gidiyor yazık. Yenişenhir'de benzer şekilde yüzlerce dönüm yüzbinlerce lahana tarlada çürüdü" diye konuştu.

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor

Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Organik atıklar gübreye dönüştürüyor Haber

Organik atıklar gübreye dönüştürüyor

Yalova Altınova Belediyesi tarafından ilçeye kurulan Kompost Üretim Tesisi'nde 2 ayda 2 tona yakın organik atık 600 kilo gübreye dönüştürülerek ekonomiye kazandırıldı.  Altınova Belediyesi’nin örnek çevre projelerine Kompost Üretim Tesisi de ekledi. Semt pazarlarındaki meyve sebze atıklarının yanında bağ ve bahçelerdeki organik atıkların çöpe gitmek yerine ekonomiye kazandırılması amacıyla yaptırılan Kompost Üretim Tesisi, 2 ay önce devreye alındı. İlçede kurulan semt pazarında oluşan organik atıklar, görevliler tarafından düzenli olarak toplandıktan sonra tesise getiriliyor. Burada organik atıkların içine yabancı bir madde karışıp karışmadığı dikkatle kontrol edildikten sonra, atıklar talaşla karıştırılıp kompost makinesine atılıyor. Farklı evrelerden geçen organik atıklar, sonunda özellikle evlerde saksılarda kullanılan komposta dönüşüyor. Makineden çıkan kompost elenerek, 500 gramlık paketlere dolduruyor. Hazırlanan kompostlar isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak veriliyor.  Atıkları sıfırlıyoruz  Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral, Sıfır Atık projesi kapsamında hayata geçirdikleri önemli bir çevre projesi olan Kompost Üretim Tesisi'ni ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi'ne Altınova Belediyesi olarak tüm güçleriyle destek verdiklerini dile getiren Başkan Oral, "Sıfırdan başlıyoruz temasıyla yürüttüğümüz Sıfır Atık projelerinden biri de kompost üretim tesisi. Pazar yerlerinde veya bahçelerde oluşan organik atıkları burada kompost haline getiriyoruz. Özellikle evlerinde çiçek yetiştiren vatandaşlarımızın yoğun olarak kullandığı kompostları burada üretiyoruz ve vatandaşlarımıza da ücretsiz dağıtıyoruz. Projeye pazarcı esnafımızdan da büyük destek geliyor. Onların da katkısıyla çöpe gidecek malzemeler kompost olarak evlere geri dönüyor" diye konuştu.

Davut Aydın: “Çevre konusunda modelimiz sürdürülebilir kalkınma'' Haber

Davut Aydın: “Çevre konusunda modelimiz sürdürülebilir kalkınma''

Belediye Başkanı Davut Aydın, “Çevre konusunda modelimiz, akılcı bir koruma, kullanma ve geliştirmeyi öngören sürdürülebilir kalkınma” dedi. Kompost gübre üretimiyle hem çevreci bir adımın atıldığını hem de bütçede tasarrufa gidildiğini belirten Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın, 2020’de başlayan üretimin, bu yıl itibariyle 10 ton gübreye ulaştığını bildirdi. Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin ilkelerini belirlediği üretken belediyecilik modelinde “Temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak her insanın temel haklarından biridir” vurgusunun yapıldığını hatırlattı. Bu anlayıştan hareketle çevre sorunlarını, kalkınma-çevre koruma ikilemi yerine, akılcı bir koruma, kullanma ve geliştirmeyi öngören, sürdürülebilir kalkınma modeliyle aşmak istediklerini belirten Başkan Aydın, “Bu modelle gelecek nesillere temiz, yaşanabilir, doğal ve kültürel değerleri korunmuş bir çevre bırakmayı, hepsinden önemlisi Yenişehir halkını sağlıklı bir çevre ile buluşturmayı amaçlıyoruz” dedi. Göreve geldikleri ilk günden itibaren çevre konusunda birçok adım attıklarını, bu adımlardan birinin de Yenişehir’e kompost gübre üretim tesisi kazandırmak olduğunu ifade eden Başkan Aydın, şunları kaydetti: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mızın desteğiyle aldığımız kompost makinelerin kurulumunu Eylül 2020’de tamamladık. İlk yıl 1.2 ton olan kompost gübre üretimini bugün itibariyle yaklaşık 10 tona çıkardık. Elde ettiğimiz gübreyi 3 yıldır park ve bahçelerimizde kullanıyoruz. Ayrıca önümüzdeki süreçte üretim kapasitesini artırarak hobi maksatlı saksıda çiçek yetiştiren ev hanımlarına dağıtımını da planlıyoruz. Hem kompost gübre üretiminde hem de diğer çevre başlığında attığımız adımlarda doğal zenginliklerimizi israf etmeme ve toplumsal bir duyarlılık oluşturmayı hedefliyoruz.”

Kendi kendine yeten çiftlik kurdular! Haber

Kendi kendine yeten çiftlik kurdular!

Hayvanların gübreleriyle yetiştirdikleri doğal ürünleri hayvan yemi olarak kullanan kardeşler, israfın önüne geçtikleri çiftliklerinde ucuz ve doğal et üretiyor.  Bursa'nın kırsal Karacabey ilçesinde yaşayan iki kardeş, sırt sırta verip kurdukları 15 dönümlük çiftlikte ucuz ve doğal et üretiyor. Çiftlik içerisinde bir ekosistem oluşturan kardeşler, hayvanların gübreleri ile 300 dönüm arazide yetiştirdikleri mısır, ot ve samanlarla hayvanları besleyerek hem maliyeti azaltıyor hem de doğal ürün elde ediyor. Kendi kendine yeten çiftlikte üretilen hiçbir ürün israf olmazken, maliyet en aza indirilerek ucuz et elde ediliyor. Çiftlikteki hayvanların gübreleriyle yetiştirdikleri ürünlere, hiçbir katkı maddesi eklemeden tekrar hayvan yemi olarak kullanan çiftçiler, sürdürülebilir sistemleriyle diğer çiftçilere örnek oluyor. Hayvanların yeminden, sütüne kadar tamamen doğal bir üretim yaptıklarını belirten ağabey kardeş, bu sayede toplum sağlığını koruyor. Yerli hayvan kullandıklarını söyleyen kardeşler çiftliklerine dışarıdan herhangi bir ürün sokmadıklarını söyleyerek milli servete katkı sağlıyor.  “Et fiyatlarına hükmedemediğimiz için elimizdeki tek done üretim maliyetlerini düşürmek”  Et ve süt ürünlerindeki yüksek fiyattan vatandaşlar kadar besicilerin de etkilendiğini dile getiren 37 yaşındaki Fatih Eren, “Sokaktaki vatandaşın en büyük derdi malum fiyatlardaki artış, herkesin gözü kulağı et ve süt fiyatları ne zaman düşecek bunlarda. Maalesef biz besicilerin en büyük derdi ise fiyatların düşmesi ve et fiyatlarının ne zaman artacağı. Et fiyatlarına hükmedemediğimiz için elimizdeki tek done üretim maliyetlerini düşürmek. Sağlık bir şekilde halka et vermek bizim maksadımız, bunun için ise işletmemizde öncelikli olarak yerli ırk hayvanları kullanıyoruz. Çiftliğimizde 300 dönüm arazi işliyoruz, bu işlediğimiz arazileri hayvanlarımızın bakımında kullanıyoruz. Dışarıdan ürün almıyoruz, tamamen doğal ve sürdürülebilir bir politika ile hayvan besliyoruz. Ürettiğimiz gübreyi tarlalarımızda değerlendiriyoruz, dışarıdan suni gübre almıyoruz” ifadelerini kullandı.  “Mutlu olan bir hayvan bize istediğimiz verimi veriyor”  Sürdürülebilir sistemle çiftlikte yetiştirilen hayvanların tüm ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini ifade eden 31 yaşındaki Tuna Eren, “Bizim için hayvanların mutluluğu çok önemli, çünkü mutlu olan bir hayvan bize istediğimiz verimi veriyor. Hayvanların ne ihtiyacı varsa biz onları karşılamak zorundayız ve burada zamlardan etkilenmemek için biz hayvanları saman, ot, tahıl gibi birçok yem ham maddesi ile besliyoruz. Zamlardan etkilenmemek için bu ürünleri zamanında çiftliğimizde depoluyoruz ve 1 senelik beslenme planımızı bunlara göre planlıyoruz. Yem işleme teknolojisi kullanıyoruz, mısır silajı, yüksek nemli dane mısır bu teknolojilerden faydalanıyoruz. Hayvanların mutluluğu bizler için çok önemli onların padoklarına, sırt kaşıma fırçası koyuyoruz, fazla gübreden etkilenmemeleri için sıyırma sistemi ile günde iki kere altlarını sıyırıyoruz. Hayvanlara sessiz, huzurlu bir ortam sağlamak burada hedefimiz, biz onlara ne kadar iyi bakarsak onlarda bize istediğimiz verimde et veriyorlar. Bir hayvan bizim çiftliğimizde mutluysa, huzurluysa onun yem tüketimi artıyor. Yem tüketimi arttıkça, hayvanın verimliliği de artıyor ve daha sağlıklı bir üretim modeli oluşturmuş oluyoruz. Hayvanların ihtiyacını tam olarak karşılamamız gerekiyor, onların önüne yalama taşları koyarak tuz ihtiyaçlarını karşılamış oluyoruz. Değişken piyasalarda, ülkemizdeki dalgalanmalarda kendimize üretim maliyetlerini düşürmek ve dengelemek için birçok strateji uyguluyoruz. Tarımından, üretiminden, gübrelemeye kadar kendimizi her geçen gün geliştiriyoruz ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.  “Çiftliğin sisteminde israf olan hiçbir şey yok”  Artan yemleri dahi değerlendirerek israfın önüne geçtiklerini söyleyen Eren, “Aslında biz bu çiftlikte et üretiyoruz ama bunun yanında bir de gübre üretiyoruz. Bizim bin tonluk sıvı gübre depomuzda biriktirdiğimiz gübreleri, tarlalarımızda kullanarak verimi yüksek, ekonomik bir yem üretiyoruz, bu yemleri de hayvanlarımıza yedirerek verimli bir hayvancılık yapıyoruz. Çiftliğin sisteminde israf olan hiç bir şey yok, amacımız et üretmek ama hayvanlara verdiğimiz yemlerden artanları koyunlarda değerlendiriyoruz hatta onlardan da artan yemleri tavşan ve diğer çiftlik hayvanlarına vererek çiftlik içerisinde israfı önlüyoruz. Ucuz et üretmek için en önemli nokta yem maliyetlerini düşürmek, bunu çiftlikte sağlamanın yolu da hasat zamanı ihtiyacımız olan ham maddeleri çiftliğimize temin etmek” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.