SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enflasyon

YENİŞEHİR YÖREM - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yenişehirli emekliler Bursa mitinginde Haber

Yenişehirli emekliler Bursa mitinginde

Tüm Emeklilerin Sendikası’nın yurdun 7 kentinde eş zamanlı düzenlediği “Sefalete Boyun Eğmiyoruz” mitinglerinden biri Bursa’da gerçekleştirildi. Mitinge, Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şube Başkanı Kamettin Baştürk ve Şube Başkan Yardımcısı Erkan Erdem öncülüğünde yoğun katılım sağlandı. Baştürk, emeklilerin artık dayanma sınırını aştığını belirterek, “Yıllarca bu ülkeye emek vermiş insanların bugün yoksullukla sınanması kabul edilemez. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir adalet sorunudur. Emekliler hak ettikleri yaşam koşulları için artık daha güçlü ses çıkaracaktır” dedi. Miting sonrası değerlendirmede bulunan Erkan Erdem, emeklilerin yaşadığı ekonomik kaybın artık gizlenemez boyutlara ulaştığını söyledi. DİSK-AR’ın TÜİK verilerine dayandırdığı analize göre, yılın ilk üç ayında en düşük emekli aylığı 2 bin 8 lira değer kaybetti. Bu tabloyu “sessiz ama derin bir yoksullaşma” olarak tanımlayan Erdem, şunları kaydetti: “Artık kayıp rakamlardan ibaret değil, doğrudan yaşamın içinden hissediliyor. Resmi veriler bile bu erimeyi ortaya koyuyor ancak sahadaki gerçek çok daha ağır. Pazarda, markette yaşanan fiyat artışları emeklinin alım gücünü neredeyse yok etmiş durumda. Mutfaktaki enflasyon, açıklanan rakamların çok ötesinde.” Erdem, geçim şartlarının her geçen gün ağırlaştığını vurgulayarak, “Emekliler artık sessiz değil. Eşit, özgür ve insanca bir yaşam talebiyle meydanlarda. Görülmeyen ama büyüyen bir öfke var ve bu tablo sandıkta karşılık bulacaktır” dedi.

Başkan Yılmaz: "Bursa'nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" Haber

Başkan Yılmaz: "Bursa'nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor"

Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı'nın ikinci birleşiminde 22 gündem maddesi görüşülürken, bazı maddeler oy birliğiyle kabul edildi, bazıları ise partiler arasında tartışmalara sahne oldu. Mecliste özellikle imar planı değişiklikleri, belediye iştiraklerine ilişkin finansman kararları ve sosyal destek projeleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Meclis toplantısı çıkışı konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa'da su faturalarına gelen fahiş fiyatlara dikkat çekti. Yılmaz, "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Evine 300 lira fatura gelirken bin lira gelen, bin 500 lira gelen, 2 bin lira gelen hemşehrilerimizin isyanı var. Burada topu taca atıyor, ipe un seriyor. Ramazan'a yakışmayan bir tablo. Bursa'da birçok şey yönetilemediği gibi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin de yönetilemediğine maalesef şu aziz günde bile şahitlik etmiş olduk. Sayın Başkan'ın bahsettiği konularla ilgili açıklama yapma gereği duydum. Çünkü mecliste mikrofonumun sesi kısıldı, konuşmamıza fırsat verilmedi, öncelikle bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Gündeminin su zammı ve katı atık bedeli olduğunu söyleyen Başkan Oktay Yılmaz, "Tabii öncelikle gündem su zammı ve katı atık bedeli. Aslında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yine ipe un sermiştir. Bırakın benim sorularıma vatandaşın haklı isyanına cevap vermesini Cumhuriyet Halk Partili Osmangazi Belediye Başkanını bile isyan eder hale getirmiştir. Osmangazi Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak kendi evindeki su faturasının örneği ile birlikte su zammının fahiş bir zam olduğunu basın mensuplarıyla, sizlerle kendisi de paylaşmıştı. Bunun katı atık bedelinden kaynaklanmadığını suya yapılan fahiş zamlardan kaynaklandığını ifade etmişti. Burada evine gelen su faturasından vatandaş şikayetçi ama Mustafa Bozbey neden örnek veriyor? Bakkala gelen su tüketimi olmayan su faturasından bahsediyor. 100 liradan bahsediyor. Evine 135 lira, 200 lira gelen hiç kimsenin isyanı yok aslında" diye konuştu. CHP'li belediyelerin maaş ödeyememe sıkıntısı çektiklerine de dikkat çeken Yılmaz, "Geçmişe dönük yine isim vermeden geçmişte yaptığımız katı atık bedellerin alınmamasıyla ilgili konuştu. Evet, biz AK Partili belediyeler olarak 2021'de pandemi döneminde vatandaşımıza, hemşehrimize destek olmak adına katı atık bedellerini geri çekmiştik. Yeni dönemde bilhassa Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediye başkanlarımızın da talebiyle beraber çünkü maaş ödeyememek gibi sıkıntı daha çok Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde söz konusuydu. Buradan gelen talepler, ilçelerin hakikaten kendi yönetimleriyle ilgili durumlarından dolayı katı atık bedelinin, yasal olarak belirlenen bedelinin çok altında bir bedel alınmaya başlandı. Bu Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer için 135 TL, diğer ilçeler için 100 TL ve daha sonrasında 70 TL olarak belirlendi. Geçmiş dönem Büyükşehir Belediyesi bir kuruş katı atık topluma bedeli almazken bu dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin talebiyle de artı 30 TL katı atık bedeli alınmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Yılmaz, su zammının aynı sistemde enflasyonla beraber artmasını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Katı atık bedellerini ilçe belediyeleri de almasın. Biz AK Partili belediyeler olarak buna hazır olduğumuzu ifade ettik. Ancak bugün yine Sayın Mustafa Bozbey ipe un serdi, 'bu ikisini karıştırmayın' dedi. Vatandaş neden şikayetçiyse gelin birlikte geriye dönün. Bu aslında bir suyu siyasete alet etmek değildir. Suyu siyasete alet etmek seçim öncesinde 'ben suya indirim yapacağım' diyerek, insanları kandırarak oy almak siyasete alet etmektir suyu. Bugün zaten suyu yönetmesini beceremediler. Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ'yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa'nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor." Cumhur İttifakı olarak yapılması gereken ne varsa hazır olduklarını vurgulayan Yılmaz, "Bugün 5 bine yakın personel almış, 2 bine yakın personel çıkarmış. 5 binden fazla personel aldıklarını kendileri de ifade etmişlerdi daha önce. Bu Bursa'nın kaynaklarını verimli yönetemediklerinin de ayrı bir göstergesi suda yaşanan krizin bugün ulaşımda yaşandığına da şahitlik ediyoruz. Biz tartışmalardan uzak çözüm odaklı bir yaklaşımla istişare kültürü içerisinde gelin Bursa'nın problemlerini masaya yatıralım. Suyla ilgili de biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız ama siz de yapacaksınız. Ulaşımla ilgili ne gerekiyorsa, kentsel dönüşümle ilgili ne gerekiyorsa biz Cumhur İttifakı olarak taşın altına elimizi koymaya hazırız. Biz sorun üreten değil, çözüm üreten taraftayız. Bunu da hemşehrilerimize buradan paylaşmak istiyorum. Herkesin Ramazan'ını tebrik ediyorum. Birkaç gün sonra inşallah bayramı idrak edeceğiz. Şimdiden tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı mübarek olsun" dedi.

Faize var, emekliye yok! Haber

Faize var, emekliye yok!

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren emekliler, "Faize ve sermayeye kaynak bulanlar, sıra emekliye gelince 'kaynak yok' diyor" diyerek tepki gösterdi. "Gelirimiz iki ayda yüzde 8 eridi" Basın açıklamasında açılış konuşmasını Şube Başkan Yardımcısı Erkan Erdem yaparken, hazırlanan metni Şube Başkanı Kamettin Baştürk okudu. TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin mutfaktaki yangını yansıtmadığını belirten Baştürk, emekli maaşlarının sadece 2026’nın ilk iki ayında bile reel olarak %8 oranında değer kaybettiğini vurguladı. "Bayramlar sevinç değil, borç demek" Ramazan Bayramı yaklaşırken emekli ikramiyelerinin sembolik düzeye gerilediğine dikkat çekilen açıklamada, "Bayramlar bizim için artık sevinç değil; borç, keder ve geçim sıkıntısı anlamına geliyor. Kamu kaynakları faiz ödemelerine ve garanti projelere akıtılırken, emeklinin hakkı gasp ediliyor" ifadeleri kullanıldı. Emeklinin 5 temel talebi Sendika, emeklilerin insanca yaşayabilmesi için şu talepleri sıraladı: İkramiye Düzenlemesi: Bayram ikramiyeleri yılda 4 kez ve en az asgari ücret düzeyinde ödenmeli. Maaş Eşitliği: En düşük emekli maaşı, yeni işe başlayan memur maaşına eşitlenmeli. Kayıpların Telafisi: Maaşlarda yıllardır biriken reel kayıplar karşılanmalı. Refah Payı: Ekonomik büyümeden emeklilere adil pay verilmeli. Sendikal Haklar: Emeklilerin sendikal örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılmalı. Geniş destekli eylem Yenişehir’deki protestoya; Eğitim-Sen Yenişehir Temsilcisi Şafak Ayhan, Tüm Emeklilerin Sendikası İnegöl Temsilcisi Adnan Yıldız, MYK Üyesi Cemile Boncuk ve CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı yönetimi de katılarak destek verdi. Eylem, emeklilerin demokratik yollarla haklarını aramaya devam edeceği vurgusuyla sona erdi.

Bursa'da toplu ulaşıma yüzde 15 zam geldi Haber

Bursa'da toplu ulaşıma yüzde 15 zam geldi

Büyükşehir Meclisi Ocak ayı meclis toplantısı ana binada yapıldı. Plan ve Bütçe Komisyonları ile Ulaşım Komisyonu tarafından hazırlanan ücret tarifelerinin belirlenmesine ilişkin müşterek rapor, meclis üyelerinin oy çokluğuyla kabul edildi. Buna göre toplu ulaşıma yüzde 15 oranında zam yapıldı. Zam sonrası yeni tarifeyle tek biniş ücreti 5 TL artarak 35 TL’den 40 TL’ye yükseldi. Gündem maddelerinin tek tek görüşülerek oylandığı toplantıda; Ulaşım Komisyonu’nun Osmangazi ilçesinde, Orhan Bey Mahallesi, 6. Uçak Sokak’ta yer alan ve Tarihi Belediye Binasının altındaki meydana "Zehra Budunç Meydanı" isminin verilmesi ile ilgili raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Meclis toplantısında, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’nun, Nilüfer ilçesi, Beşevler Mahallesi, İzmir Yoluna cephe Koca Yunus Sokak üzeri toplam 2819 metrekare tescil harici alanın "Park Et - Devam Et" sistemi ile vatandaşa ücretsiz olarak kullandırılmak üzere Belediye iştiraklerinden BURULAŞ’a otopark olarak işletme hakkının devredilmesi ve sözleşme imzalanması için Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yetki verilmesi ile ilgili müşterek raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Plan ve Bütçe-Ulaşım Komisyonlarının, ücret tarifelerinin belirlenmesi ile ilgili müşterek raporunun da görüşüldüğü mecliste, ulaşıma yapılması planlanan yüzde 15’lik fiyat güncellemesi teklifi de oy çokluğuyla kabul edildi. Meclis üyelerinin gündeme getirdiği konulara da açıklık getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, su faturalarıyla ilgili yorumlarda niyet okuma algıladığını dile getirdi. Merkezi hükümetin elektrik faturalarında uyguladığı sübvanse işlemini Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de su faturalarında uyguladığını vurgulayan Başkanvekili Gazioğlu, "Bizler de çok farklı bir şey yapmıyoruz. Artışlar hiç birimizin keyfiyetinden olmuyor. Enflasyon hepimizi zorluyor. BUSKİ’nin temel girdi maliyetleri o gün için yüzde 150 artıyordu. Bugün yüzde 200’lere dayanmış durumda. Sadece boru maliyetlerinden bahsediyorum. BUSKİ’yi hep birlikte ayağa kaldırmaya çalışıyoruz" dedi.

‘Bu bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır’ Haber

‘Bu bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır’

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık ayı için açıkladığı yüzde 0,89’luk aylık ve yüzde 30,89’luk yıllık enflasyon verileri kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Açıklanan rakamların, yurttaşların pazarda, markette ve kirada yaşadığı gerçek fiyat artışlarıyla örtüşmediği vurgulandı. Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şube Başkan Yardımcısı Erkan Erdem, TÜİK’in verilerine sert eleştiriler yöneltti. Daha önce kurumun açıkladığı oranların gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle dava açıldığını hatırlatan Erdem, “Mahkemede hesaplama yöntemi sorulduğunda ‘veriler gizlidir’ diyen bir kurumun açıkladığı rakamların toplumsal güven üretmesi mümkün değildir” dedi. Asgari ücrete yüzde 27 zam yapılırken, kira artış oranının yüzde 34,88 olarak belirlenmesine dikkat çeken Erdem, buna karşın SGK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memur ve memur emeklilerine ise yüzde 18,60 zam verilmesini eleştirdi. Erdem, bu tabloyu “ısmarlama enflasyon rakamlarının kaçınılmaz sonucu” olarak nitelendirdi. En düşük emekli maaşının 18.935 TL olmasının da kabul edilemez olduğunu vurgulayan Erdem, açlık sınırının 30 bin TL’yi aştığı bir ülkede milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğini söyledi. Artan vergiler, harçlar ve faturalar altında halkın ezildiğini belirten Erdem, gelir dağılımında adaletin tamamen bozulduğunu ifade etti. Erdem açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkede yoksulluk bir sonuç değil, bilinçli olarak yönetilen bir politikadır. Halkın dayanacak gücü kalmadı; artık bıçak kemiğe dayanmıştır.”

‘Hepimiz aynı gemideyiz söylemi gerçek değil’ Haber

‘Hepimiz aynı gemideyiz söylemi gerçek değil’

Tüm Emeklilerin Sendikası ile Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen “Geçinemiyoruz – Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz” yürüyüşü ve basın açıklaması, 2 Ocak 2026 Cuma günü yoğun halk katılımıyla gerçekleştirildi. Saat 13.30’da Saat Kulesi önünde bir araya gelen platform bileşenleri ve yurttaşlar, sloganlar eşliğinde kortej halinde Heykel Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşün ardından saat 14.00’te meydanda basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması öncesinde kısa bir konuşma yapan Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü , aynı zamanda CHP Yenişehir ilçe sekreteri Erkan Erdem, eylemin bir talep değil hak arayışı olduğunu vurguladı. Erdem, “Bugün burada bir lütuf istemek için değil, hakkımız olanı almak için toplandık. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” dedi. Açıklanan bütçelerde emekçinin, emeklinin ve halkın yer almadığını belirten Erdem, TÜİK’in gerçek yaşamla örtüşmeyen enflasyon verilerine dayanılarak yapılan zamların kabul edilemez olduğunu, refah payının tüm memur, işçi ve emeklilere eksiksiz uygulanması gerektiğini ifade etti. Erdem, platformun örgütlü ve kararlı olduğunu vurguladı. CHP Yenişehir İlçe Başkanı Deniz Dörtkardeş, yaşanan yoksulluğun geçici değil, bilinçli bir yoksullaştırma politikası olduğunu söyledi. Açıklanan asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını belirten Dörtkardeş, “Bu mesele artık yalnızca ücret değil, bir yaşam ve onur meselesidir. Geçim olmazsa, seçim olur” dedi. Eğitim Sen Yenişehir Şube Temsilcisi Şafak Ayhan, gelir adaletsizliğine dikkat çekerek, “Bir yanda milyonluk ayrıcalıklar, diğer yanda yoksulluğa mahkûm edilen milyonlar var. ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ söylemi gerçeği yansıtmıyor” ifadelerini kullandı. Tüm Emeklilerin Sendikası MYK Üyesi Cemile Boncuk ise emekliliğin bir lütuf değil, alın terinin karşılığı olduğunu vurgulayarak, emeklilerin yoksulluğa ve sessizliğe mahkûm edilemeyeceğini söyledi. Boncuk, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” dedi. Eylemin son bölümünde, Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şube Başkanı Kamettin Baştürk tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı okunan basın açıklaması paylaşıldı. Açıklamada, milyonlarca emeklinin açlık sınırının altındaki aylıklarla yaşamaya zorlandığı, “enflasyona ezdirmedik” söyleminin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Emekliler için seyyanen zam, en düşük emekli aylığının insanca yaşam düzeyine çıkarılması, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması ve barınma desteği sağlanması talepleri dile getirildi. Açıklama, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Bu düzen değişecek” sözleriyle sona erdi. Yürüyüş ve basın açıklamasına CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı, CHP Yenişehir Kadın Kolları yönetimi, CHP Yenişehir Belediye Meclis Üyeleri, Tüm Emeklilerin Sendikası’nın Yenişehir, Bursa ve Kestel Şubeleri ile İnegöl Temsilciliği, Eğitim Sen, Eğitim-İş ve TEÇ-SEN Yenişehir Temsilcilikleri ve Yenisehir Çevre Platformu katıldı. Katılımcılar, talepler karşılık bulana kadar alanlarda olmayı ve mücadeleyi büyütmeyi sürdüreceklerini ifade etti.

Ekrem Alfatlı: Asgari ücret insanca yaşam ücreti olmalı Haber

Ekrem Alfatlı: Asgari ücret insanca yaşam ücreti olmalı

Asgari ücret tartışmalarında popülizm yapmadıklarını vurgulayan Alfatlı, rakamlar ve gerçekler üzerinden konuştuklarını ifade etti. 2024 yılında enflasyonun yüzde 44,38 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Alfatlı, asgari ücretliye yalnızca yüzde 30 zam yapıldığını, bunun da çalışanları yüzde 14–15 oranında reel kayba uğrattığını söyledi. 2025 yılı için beklenen enflasyonun yüzde 31–32 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Alfatlı, son iki yılın kayıpları birlikte değerlendirildiğinde asgari ücrette ciddi bir telafi ihtiyacı ortaya çıktığını kaydetti. Buna rağmen yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 liranın yeterli görülmesini eleştiren Alfatlı, “Bu yaklaşım yaşanan kayıpları görmezden gelmektir” ifadelerini kullandı. Kira artış oranlarına da dikkat çeken Alfatlı, yıllık enflasyon yüzde 31–32 seviyesindeyken Aralık ayı kira artış oranının yüzde 35,91 olarak uygulandığını belirtti. Asgari ücretliye yapılan zammın neredeyse tamamının kiraya gittiğini vurgulayan Alfatlı, “En düşük gelir grubundaki bir vatandaş bu farkı nasıl kapatacaktır? Bu mümkün müdür?” diye sordu. Asgari ücret belirlenirken yalnızca kağıt üzerindeki rakamların değil, mutfak ve kira hesabının da yapılması gerektiğini dile getiren Alfatlı, BBP’nin teklifinin net olduğunu açıkladı. Buna göre asgari ücretin net yüzde 50 artırılarak en az 33 bin 50 lira olması gerektiğini söyleyen Alfatlı, “Adaletli olan budur” dedi. Hayat pahalılığı ve enflasyonun sebebinin asgari ücretliler olmadığının altını çizen Alfatlı, yüzde 50’lik artışın son derece makul bir talep olduğunu ifade etti. Bu artışa kadar olan ücret farklarının vergi ve SGK prim yüklerinin kamu tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunan Alfatlı, bunun hem çalışanların alım gücünü koruyacağını hem de işveren üzerindeki maliyet baskısını azaltacağını söyledi. Bu yaklaşımın istihdamın korunmasına ve kayıtlı çalışmanın güçlenmesine katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi. Mevcut tabloda çalışana 28 bin 75 lira reva görülürken, işverene bu tutarın maliyetinin zamanında ödeme indirimi hariç 41 bin 535 lira olduğunu belirten Alfatlı, işveren üzerindeki yüklerin de azaltılmasının elzem olduğunu vurguladı. Açıklanan asgari ücretin çalışanlar açısından derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade eden Alfatlı, “Asgari ücret açlık sınırı değil, insanca yaşam sınırı olmalıdır” dedi. Asgari ücretin yılda iki kez, TÜİK verileri ile bağımsız araştırma kuruluşlarının ortalaması esas alınarak güncellenmesi gerektiğini de dile getiren Alfatlı, Kasım ayı itibarıyla açlık sınırının 29 bin 828 lira, yoksulluk sınırının ise 97 bin 159 lira olduğunu hatırlattı. Bu şartlar altında 28 bin 75 liralık asgari ücretin kabul edilebilir olmadığını söyleyen Alfatlı, yükün yine dar ve sabit gelirlinin omuzlarına bırakıldığını ifade etti. “Bu ücretle 2026 yılının geçirilmesi mümkün değildir” diyen Alfatlı, adaletsizliğin bir an evvel düzeltilmesi gerektiğini belirterek, Temmuz ayında refah payını da içeren bir ara zammın mutlaka yapılması çağrısında bulundu.

‘Emekliler yoksullukta birleşiyor, refah payı da yok’ Haber

‘Emekliler yoksullukta birleşiyor, refah payı da yok’

Emekliler arasında sınıf farkı kalmadı: Herkes yoksul Son maaş dağılım tablosuna göre emeklilerin: %38’i 17.000 TL’nin altında, %32’si 17.000–18.000 TL bandında. Yani emeklilerin %70’i, açlık sınırı 30.000 TL iken 18.000 TL’nin altında yaşamaya mahkûm edilmiş durumda. Erdem, maaş aralıklarının istatistiksel olarak farklı görünse de pratikte hiçbir emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtti: “18 bin alan da 25 bin alan da açlık sınırının altında. Bu nedenle emekliler için sınıf farkı diye bir şey kalmadı; tek fark, herkesin aynı yoksulluğun içinde ne kadar dayanabileceği.Emekli artık farklı maaşlarda değil, aynı çaresizlikte birleşiyor.” Bir süre sonra tüm emekliler en düşük maaş bandında eşitlenecek Kök maaş ve taban maaş uygulamasının emekliler arasındaki farkı hızla erittiğini vurgulayan Erkan Erdem: “Bu gidişle birkaç yıl içinde tüm emekli maaşları fiilen aynı en düşük seviyede birleşecek. Bu, eşitlik değil; yoksullukta eşitleme politikasıdır.” 5 aylık fark %11,12 – bu rakam yoksulluğu derinleştirir Paylaşılan son verilerle birlikte, emeklilerin yeni yılda alacağı enflasyon farkının 5 aylık bölümü %11,12 oranında kesinleşti. Nihai zam oranı, 5 Ocak’ta açıklanacak aralık ayı enflasyonuyla netleşecek. Erdem, bu oranı şu sözlerle değerlendirdi: “%11’lik artış, açlık sınırının yarısında yaşayan emekliye hiçbir şey kazandırmaz. Bu artış değil, yoksulluğun devamıdır.” Bu yıl da refah payı yok: Emekliye yine enflasyonda ne verirse o Ekonomi yönetiminin talebi üzerine hükümet, son yıllarda emeklilere verilen ‘refah payı’ uygulamasını kaldırmıştı. Bu yıl da hiçbir değişiklik yapılmayacağı kesinleşti. Yani emekliye sadece enflasyon kadar zam yapılacak. Erdem, bu kararı sert sözlerle eleştirdi: “Refah payı yok, gerçek enflasyon yok, insanca yaşam yok. Emekliyi açlık sınırının yarısında tutan bu politika, bu sistem ekonomik değil, siyasi bir tercihtir” Erdem açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Emekli maaşı, bütçeden tasarruf kalemi gibi görülüyor. Sonuç ortada: Yoksullukta eşitlenmiş bir toplum. Bu tabloyu hiçbir makyaj gizleyemez.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.