Ekrem Alfatlı: Asgari ücret insanca yaşam ücreti olmalı
Ekrem Alfatlı: Asgari ücret insanca yaşam ücreti olmalı
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, açıklanan asgari ücrete sert tepki gösterdi. Alfatlı, asgari ücretin 28 bin 75 lira olarak belirlenmesinin ne ekonomik gerçeklerle ne de adalet duygusuyla bağdaşmadığını belirterek, “Bu rakam milyonlarca çalışanın yaşadığı hayat pahalılığını yok saymaktadır” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 24.12.2025 17:50
Haber Güncellenme Tarihi: 24.12.2025 17:51
Muhabir:
MUSTAFA EFE
Asgari ücret tartışmalarında popülizm yapmadıklarını vurgulayan Alfatlı, rakamlar ve gerçekler üzerinden konuştuklarını ifade etti. 2024 yılında enflasyonun yüzde 44,38 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Alfatlı, asgari ücretliye yalnızca yüzde 30 zam yapıldığını, bunun da çalışanları yüzde 14–15 oranında reel kayba uğrattığını söyledi.
2025 yılı için beklenen enflasyonun yüzde 31–32 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Alfatlı, son iki yılın kayıpları birlikte değerlendirildiğinde asgari ücrette ciddi bir telafi ihtiyacı ortaya çıktığını kaydetti. Buna rağmen yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 liranın yeterli görülmesini eleştiren Alfatlı, “Bu yaklaşım yaşanan kayıpları görmezden gelmektir” ifadelerini kullandı.
Kira artış oranlarına da dikkat çeken Alfatlı, yıllık enflasyon yüzde 31–32 seviyesindeyken Aralık ayı kira artış oranının yüzde 35,91 olarak uygulandığını belirtti. Asgari ücretliye yapılan zammın neredeyse tamamının kiraya gittiğini vurgulayan Alfatlı, “En düşük gelir grubundaki bir vatandaş bu farkı nasıl kapatacaktır? Bu mümkün müdür?” diye sordu.
Asgari ücret belirlenirken yalnızca kağıt üzerindeki rakamların değil, mutfak ve kira hesabının da yapılması gerektiğini dile getiren Alfatlı, BBP’nin teklifinin net olduğunu açıkladı. Buna göre asgari ücretin net yüzde 50 artırılarak en az 33 bin 50 lira olması gerektiğini söyleyen Alfatlı, “Adaletli olan budur” dedi.
Hayat pahalılığı ve enflasyonun sebebinin asgari ücretliler olmadığının altını çizen Alfatlı, yüzde 50’lik artışın son derece makul bir talep olduğunu ifade etti. Bu artışa kadar olan ücret farklarının vergi ve SGK prim yüklerinin kamu tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunan Alfatlı, bunun hem çalışanların alım gücünü koruyacağını hem de işveren üzerindeki maliyet baskısını azaltacağını söyledi. Bu yaklaşımın istihdamın korunmasına ve kayıtlı çalışmanın güçlenmesine katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.
Mevcut tabloda çalışana 28 bin 75 lira reva görülürken, işverene bu tutarın maliyetinin zamanında ödeme indirimi hariç 41 bin 535 lira olduğunu belirten Alfatlı, işveren üzerindeki yüklerin de azaltılmasının elzem olduğunu vurguladı.
Açıklanan asgari ücretin çalışanlar açısından derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade eden Alfatlı, “Asgari ücret açlık sınırı değil, insanca yaşam sınırı olmalıdır” dedi.
Asgari ücretin yılda iki kez, TÜİK verileri ile bağımsız araştırma kuruluşlarının ortalaması esas alınarak güncellenmesi gerektiğini de dile getiren Alfatlı, Kasım ayı itibarıyla açlık sınırının 29 bin 828 lira, yoksulluk sınırının ise 97 bin 159 lira olduğunu hatırlattı. Bu şartlar altında 28 bin 75 liralık asgari ücretin kabul edilebilir olmadığını söyleyen Alfatlı, yükün yine dar ve sabit gelirlinin omuzlarına bırakıldığını ifade etti.
“Bu ücretle 2026 yılının geçirilmesi mümkün değildir” diyen Alfatlı, adaletsizliğin bir an evvel düzeltilmesi gerektiğini belirterek, Temmuz ayında refah payını da içeren bir ara zammın mutlaka yapılması çağrısında bulundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ekrem Alfatlı: Asgari ücret insanca yaşam ücreti olmalı
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, açıklanan asgari ücrete sert tepki gösterdi. Alfatlı, asgari ücretin 28 bin 75 lira olarak belirlenmesinin ne ekonomik gerçeklerle ne de adalet duygusuyla bağdaşmadığını belirterek, “Bu rakam milyonlarca çalışanın yaşadığı hayat pahalılığını yok saymaktadır” dedi.
Asgari ücret tartışmalarında popülizm yapmadıklarını vurgulayan Alfatlı, rakamlar ve gerçekler üzerinden konuştuklarını ifade etti. 2024 yılında enflasyonun yüzde 44,38 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Alfatlı, asgari ücretliye yalnızca yüzde 30 zam yapıldığını, bunun da çalışanları yüzde 14–15 oranında reel kayba uğrattığını söyledi.
2025 yılı için beklenen enflasyonun yüzde 31–32 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Alfatlı, son iki yılın kayıpları birlikte değerlendirildiğinde asgari ücrette ciddi bir telafi ihtiyacı ortaya çıktığını kaydetti. Buna rağmen yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 liranın yeterli görülmesini eleştiren Alfatlı, “Bu yaklaşım yaşanan kayıpları görmezden gelmektir” ifadelerini kullandı.
Kira artış oranlarına da dikkat çeken Alfatlı, yıllık enflasyon yüzde 31–32 seviyesindeyken Aralık ayı kira artış oranının yüzde 35,91 olarak uygulandığını belirtti. Asgari ücretliye yapılan zammın neredeyse tamamının kiraya gittiğini vurgulayan Alfatlı, “En düşük gelir grubundaki bir vatandaş bu farkı nasıl kapatacaktır? Bu mümkün müdür?” diye sordu.
Asgari ücret belirlenirken yalnızca kağıt üzerindeki rakamların değil, mutfak ve kira hesabının da yapılması gerektiğini dile getiren Alfatlı, BBP’nin teklifinin net olduğunu açıkladı. Buna göre asgari ücretin net yüzde 50 artırılarak en az 33 bin 50 lira olması gerektiğini söyleyen Alfatlı, “Adaletli olan budur” dedi.
Hayat pahalılığı ve enflasyonun sebebinin asgari ücretliler olmadığının altını çizen Alfatlı, yüzde 50’lik artışın son derece makul bir talep olduğunu ifade etti. Bu artışa kadar olan ücret farklarının vergi ve SGK prim yüklerinin kamu tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunan Alfatlı, bunun hem çalışanların alım gücünü koruyacağını hem de işveren üzerindeki maliyet baskısını azaltacağını söyledi. Bu yaklaşımın istihdamın korunmasına ve kayıtlı çalışmanın güçlenmesine katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.
Mevcut tabloda çalışana 28 bin 75 lira reva görülürken, işverene bu tutarın maliyetinin zamanında ödeme indirimi hariç 41 bin 535 lira olduğunu belirten Alfatlı, işveren üzerindeki yüklerin de azaltılmasının elzem olduğunu vurguladı.
Açıklanan asgari ücretin çalışanlar açısından derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade eden Alfatlı, “Asgari ücret açlık sınırı değil, insanca yaşam sınırı olmalıdır” dedi.
Asgari ücretin yılda iki kez, TÜİK verileri ile bağımsız araştırma kuruluşlarının ortalaması esas alınarak güncellenmesi gerektiğini de dile getiren Alfatlı, Kasım ayı itibarıyla açlık sınırının 29 bin 828 lira, yoksulluk sınırının ise 97 bin 159 lira olduğunu hatırlattı. Bu şartlar altında 28 bin 75 liralık asgari ücretin kabul edilebilir olmadığını söyleyen Alfatlı, yükün yine dar ve sabit gelirlinin omuzlarına bırakıldığını ifade etti.
“Bu ücretle 2026 yılının geçirilmesi mümkün değildir” diyen Alfatlı, adaletsizliğin bir an evvel düzeltilmesi gerektiğini belirterek, Temmuz ayında refah payını da içeren bir ara zammın mutlaka yapılması çağrısında bulundu.
Kaynak: MUSTAFA EFE
En Çok Okunan Haberler