Bir Ekim Pazar 2023 saat 09.45 haberleri açtım ve kahvaltıya başladım. Spikerin Kızılay yakınlarında patlayan ve patlatılan “Bombalardan, duyulan silah seslerinden” bahsetmesi üzerine bir anda rahmetli Gün Sazak gözlerimin önüne geldi.
Sonrada “Mafya baronlarıyla, çete liderleriyle fotoğraf kareleri olan bürokratları hatırladım.” Birlikte yemekler, birlikte yolculuklar, sarmaş dolaş olmaları, ucuz kahramanlıklar ve hamasi nutuklar.
Aklıma Merhum Abdurrahim Karakoç’un “Gölge oyunu” adlı şiiri geldi. Şiirin bazı mısraları şöyledir.
“Ben avcı olurum, o ceylan olur, kovalar dururum kendi gölge mi umut toprak olur, dert zaman olur, ip takar sürerim kendi gölgemi. Gölgem de bir değil, bin yara kanar, Gölgeme değerse, gölgeler yanar, Geceleri gölgem yollarda donar, kar gibi sürerim kendi gölgemi. Sevgi dağ zirvesi, kind dipsiz kuyu, karıştan kısadır hayatın boyu. Kirletirse şayet toprağı, suyu göğsünden vururum kendi gölgemi.”
Toprak kirlenmiş, su kirlenmiş, toplum kirlenmiş, vatana, millete ihanet eden soysuzlar döllenmiş. Mehmetcik can, kan vermiş kimin umrunda. Anası belli, babası solanlar rahat durmuyorlar. Gafiller ise sadece konuşuyorlar. Bataklıklar kurutulmuyor, cezalar gülünç bir durumdu.
Kahbeler gülüp geçiyorlar. İdam ilkelmiş, Allahın mesajında “Haşa ilkellik olurmu” Mekanı cennet olsun Mustafa Kemal Atatürk, vatan hainlerini, katilleri cezalandırırken ilkel mi davranıyordu. Üç beş oy uğruna bu kahbelere dur demeyenler, onlar kadar suçlu değiller mi. Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti şöyle haykırıyor, “Amma bu millet düşmanı tanırsa bir şahlanırsa bu sosyal itleri para ile satılmış parazitleri bir anda boğar. Ey cepleri rubleli, Emperyalist ve Kapitelizm kıbleli reziller. Hasıl olsa bu millet sizleri haklar. Alçakları haklar. Bu işler olurken nerde kanun, nerde adalet, nerde hükümet.
Rezaleti, rezaleti…
Yazılış tarihi 1970 dikkat ederseniz “su yürür, düşman yürümez.”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ZEKERİYA KILIÇ
Vay kahbeler vay gafiller
Bir Ekim Pazar 2023 saat 09.45 haberleri açtım ve kahvaltıya başladım. Spikerin Kızılay yakınlarında patlayan ve patlatılan “Bombalardan, duyulan silah seslerinden” bahsetmesi üzerine bir anda rahmetli Gün Sazak gözlerimin önüne geldi.
Sonrada “Mafya baronlarıyla, çete liderleriyle fotoğraf kareleri olan bürokratları hatırladım.” Birlikte yemekler, birlikte yolculuklar, sarmaş dolaş olmaları, ucuz kahramanlıklar ve hamasi nutuklar.
Aklıma Merhum Abdurrahim Karakoç’un “Gölge oyunu” adlı şiiri geldi. Şiirin bazı mısraları şöyledir.
“Ben avcı olurum, o ceylan olur, kovalar dururum kendi gölge mi umut toprak olur, dert zaman olur, ip takar sürerim kendi gölgemi. Gölgem de bir değil, bin yara kanar, Gölgeme değerse, gölgeler yanar, Geceleri gölgem yollarda donar, kar gibi sürerim kendi gölgemi. Sevgi dağ zirvesi, kind dipsiz kuyu, karıştan kısadır hayatın boyu. Kirletirse şayet toprağı, suyu göğsünden vururum kendi gölgemi.”
Toprak kirlenmiş, su kirlenmiş, toplum kirlenmiş, vatana, millete ihanet eden soysuzlar döllenmiş. Mehmetcik can, kan vermiş kimin umrunda. Anası belli, babası solanlar rahat durmuyorlar. Gafiller ise sadece konuşuyorlar. Bataklıklar kurutulmuyor, cezalar gülünç bir durumdu.
Kahbeler gülüp geçiyorlar. İdam ilkelmiş, Allahın mesajında “Haşa ilkellik olurmu” Mekanı cennet olsun Mustafa Kemal Atatürk, vatan hainlerini, katilleri cezalandırırken ilkel mi davranıyordu. Üç beş oy uğruna bu kahbelere dur demeyenler, onlar kadar suçlu değiller mi. Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti şöyle haykırıyor, “Amma bu millet düşmanı tanırsa bir şahlanırsa bu sosyal itleri para ile satılmış parazitleri bir anda boğar. Ey cepleri rubleli, Emperyalist ve Kapitelizm kıbleli reziller. Hasıl olsa bu millet sizleri haklar. Alçakları haklar. Bu işler olurken nerde kanun, nerde adalet, nerde hükümet.
Rezaleti, rezaleti…
Yazılış tarihi 1970 dikkat ederseniz “su yürür, düşman yürümez.”