SON DAKİKA
Hava Durumu

TÜRKİYE 15 TEMMUZ’A NASIL GELDİ VE GETİRİLDİ

Yazının Giriş Tarihi: 05.07.2017 21:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.07.2017 21:11
Sevgili okuyucularım. Yedi yüz yıllık şerefli bir tarihe sahip olan ve cihan imparatorluğu kurma onuruyla başı daima dik olan. 1041 Dandanakan Savaşı, 1071 Malazgirt zaferi, Çanakkale, Sakarya ve Kurtuluş savaşları ile 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve 15 Temmuz ihanetinde Türk Mehmetçiğinin ve Müslüman Türk milletinin yazdığı destan tarihimize ve dünya tarihine yeniden damgasını vurmuştur. Ancak düşünülen gaflet ve dalaletlerin daha sonra ihanetlere dönüştüğü, apaçık ortada sırıtmaktadır.
     Milli şairimiz cennet mekân Akif’in Safahat kitabında belirttiği gibi
“Ötüyor her taşın üstünde bir dilli düdük,
Etrafa toplanmış bir sürü hödük
Yaşasın, kim yaşasın, ömrü olan, Şak, şak, şak.”
Evet dilli düdükler, şak şakçı hödükler her dönemde vardır. Bundan sonrada var olacaklardır. Hele şakşakçı hödükler hiç eksik olmazlar. Onlar devamlı, yürüyen arabaya binmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Bu şakşakçı hödüklerin en tehlikeli olanları ise iki kanalda mevcuttur. Bu kanalların birincisi; din sömürüsü yapan, hayali cennet satan, Allah ve kur’an ile aldatanlardır. İkincisi ise medya ve basın yoluyla demokrasi havarisi kesilenlerdir. Bazı örnekler vermek istiyorum. Sivri ve bir o kadar kirli uçların bir araya gelmesi en açık tehlikedir. Bir bakarsınız köşe yazarı başlık atar. “Türk Ordusu mu? Cumhuriyet Ordusu mu?” diye. Kimseden çıt çıkmaz. Bizim göz bebeğimiz olan o kutsal Peygamber ocağını yerden yere vurur. Aynı kafa ve aynı kalemler darbe olduğunda, o malum başlığı atarlar.” Hoş geldin Mehmet’im. Postal seslerini özlemiştik, ama geç kaldınız” sonra başka bir entrika devreye girer. Atatürkçülük maskesi altında ihanetler peş peşe sıralanır.”Kâbe sizin olsun, Anıtkabir bize yeter “ diyecek kadar ileri gidilir. Bir zıpır çıkar aynen şöyle der.”Mekke’de bir insan doğdu, adı Mustafa idi. Hendek savaşı’nda kazmasıyla batıyı gösterdi. Selanik’te bir insan doğdu, onun adı da Mustafa idi. Oda parmağıyla batıyı gösterdi. Kıyamet gününde ikisi de yan yana oturacak. Allah ikisinin de şefaatinden mahrum etmesin.” Gibi saçmalıklar sürüyle peş peşe geldi.
     Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım. Bir sohbetimde kürsüden merhum Atatürk ile ilgili bir örnek verdim. Dışarı çıktığımda birisi önüme geçti ve şöyle dedi. “O deccalın adı kürsüden söylenir mi? Sen nasıl müftüsün?” Yine İstanbul’daki Eminönü camiisi’nde bir Cuma vaaz ettim. Rahmetli Atatürk’ten örnekler verdim. Dışarıda uzun boylu, iyi giyimli, gözlüklü biri bana “vaaz eden sen miydin?” Evet, bendim dedim.”Karadenizli misin ?” Evet, Orduluyum.” Peki, o Peygamber makamına, o kürsüye din düşmanı birisinin adı yakıştı mı?” hiç tereddüt etmeden, “bas git birader araştır da gel” dedim.
     Gelin biraz daha netleşelim. Bazı gazeteler, İslamcı, dindar geçindi. Paralı, parasız binlerce sattı. Aboneleri oldu. Ama aynı gazeteler ”aydın yazarlar” maskesi altında Ermeniler’e, vatan millet düşmanlarına sayfalarını açtı. Şahsım adına ben abone olmam dediğim zaman “zaten onun ne olduğu belli değil diye, bir sürü iftiralara maruz kaldım. Güya birileri esnek davrandı. PKK’ nın kırsalda ve şehirlerde yapılanması kendisine zemin buldu. Toplanan paralar ayni ve nakdi yardımlar, bağışlanan kurban paraları ve derileri, verilen arsalar. Teşvik edilen dershaneler ve tavassutlar.
      Türkiye 15 Temmuzlara ve bugünkü cinnet ortamına böyle gelmiş oldu. Toplum olarak duyarlı ve titiz olmak zorundayız. Polis bizim evladımız ve kardeşimiz. Jandarma bizim çocuğumuz ve göz bebeğimiz. Bunlara destek olalım. Hırsızı, hapçıyı, ihanet şebekelerini anında bildirelim. Son çırpınış para etmez. Şak şakçı hödüklerin cazibesine kapılmayalım. “sen sahip çıkarsan, bu vatan batmayacaktır.
     Öyle inanıyorum ki, “alart platformu” adı altında planlanan ve adına demokratik hukuku devleti diye kitap basılan toplantılarını ve katılımcılarını unutmadık. O zaman da yine bize sırıtarak ukala, çokbilmiş diyenler, şimdi gördüğümde, gülümseyerek merhaba hocam diyorlar. İnşallah samimiyetleri içten ve daim olur.
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.