Kıymetli okuyucularım. 1924 Anayasası'nda yerini alan ve Atatürk'ün kendi eliyle yazdığı ifade edilen "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" maddesi bir gerçeği net olarak ortaya çıkarmaktadır. Atatürk samimi ve Türk milletine güven veren bir lider olmuştur. Devleti mutlakıyet idaresinden devralmıştır. İsteseydi aynı şekilde devam ettirebilirdi. Onun için şu gerçeği bilmekte fayda vardır. Milli idare sadece halkın, milletin rey verme (oy atma) işlevinden ibaret değildir. Millet hakimiyeti devlet idaresinin halkın arzu temayülü ve tercihi istikametinde (doğrultusunda) yürütülmesi demektir. Bu noktada Atatürk'ün fikir ve hareketleri (ülküleri) şu üç noktada özetlenmelidir:
Birincisi, milli iradeye dayanan demokratik hukuk devleti.
İkincisi, müspet ilme, akıl prensiplerine ve hür düşünceye dayanan çağdaş medeniyetin benimsenmesi
Üçüncüsü, milli tarihe milli kültüre, milli şuur ülkeye dayalı Müslüman Türk milliyetçiliği ülküsü. İşte bu üç prensip Atatürkçülük adı verilen siyaset görüşünün esasına teşkil etmektedir. Dikkat edilirse anlaşılacaktır ki bu prensipler komünizme de ve faşizme de, sosyalizme de ihtilalciliğe ve darbelere de tamamen zıttır. Ne garip, ne üzücüdür ki ve de ne hazindir ki geçmiş yıllarda Türkiye'ye 12 Mart noktasına getiren kirli eylemler Atatürkçülük adına yapılmış gibi gösterilerek binlerce kişi aydın geçinenler dahil bu kirli eyleme sempati ile bakmışlardır. Eğer bütün eğitim kurumlarında bilhassa üniversitelerde ve askeri okullarda Atatürkçülük aslına ve özüne uygun olarak anlatılsaydı Türkiye asla 12 Mart utancını ve perişanlığını yaşanmazdı. Mirasyediler ve maskeli tipler istismarcılar aradıkları ortamı bulamazlardı.
Kıymetli okuyucularım. Türk Milleti olarak şerefli bir geçmişe sahibiz. Türk milleti bin 100 yıldan beri Müslüman'dır. Milletimizin bağrından çıkan ordumuz da bu bin 100 yıl içinde kazandığı yüzlerce zaferi bir İslami ruh bir manevi inançla kazanmıştır. "Zafer süngünün ucundadır. Fermanına inanan Mehmetçik bu yüzden hücuma Allah Allah nidalarıyla başlar. Çünkü o cennet kılıçlarının gölgesi altındadır" Peygamber mesajına iman etmiştir. Türk şeref bildiği elbisesini giyerken "Ölürsem şehit, dönersen gazi iyi olacağım" der. Mirasyediler bu imandan mahrumdurlar. Öyle ya askerlik güç ve kutsal bir vazifedir. İnsan her an ölümle karşı karşıyadır bir bakıma ölmeye hazırdır. Düşman tuzağına düşmesi, dağda bayırda yalnız kalması, tehlikelerle karşılaşması her zaman muhtemeldir. İşte böyle zamanlarda Allah korusun Mehmetçiğimizin sığınacağı güç ve varlık Allah'tır. Maneviyatını yüksek tutacak yegâne duygu dini inançtır. İman sahibi olan her zaman daha cesur olur. Başka hiçbir duygu imanın yerini dolduramaz. Bugün de karada, havada ve denizde komandolarımıza, özel harekatçı evlatlarımıza baktığımızda hepsinin Anadolu'dan gelen Mehmetçikler olduğunu, muhafazakâr dindar ve milli ülkünün sağlam olduğunu görürüz. Mirasyedilerin sloganları ve hamaset nutukları gerçekleri yansıtmaz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ZEKERİYA KILIÇ
ŞEREFLİ MAZİNİN MİRASYEDİLERİ
Birincisi, milli iradeye dayanan demokratik hukuk devleti.
İkincisi, müspet ilme, akıl prensiplerine ve hür düşünceye dayanan çağdaş medeniyetin benimsenmesi
Üçüncüsü, milli tarihe milli kültüre, milli şuur ülkeye dayalı Müslüman Türk milliyetçiliği ülküsü. İşte bu üç prensip Atatürkçülük adı verilen siyaset görüşünün esasına teşkil etmektedir. Dikkat edilirse anlaşılacaktır ki bu prensipler komünizme de ve faşizme de, sosyalizme de ihtilalciliğe ve darbelere de tamamen zıttır. Ne garip, ne üzücüdür ki ve de ne hazindir ki geçmiş yıllarda Türkiye'ye 12 Mart noktasına getiren kirli eylemler Atatürkçülük adına yapılmış gibi gösterilerek binlerce kişi aydın geçinenler dahil bu kirli eyleme sempati ile bakmışlardır. Eğer bütün eğitim kurumlarında bilhassa üniversitelerde ve askeri okullarda Atatürkçülük aslına ve özüne uygun olarak anlatılsaydı Türkiye asla 12 Mart utancını ve perişanlığını yaşanmazdı. Mirasyediler ve maskeli tipler istismarcılar aradıkları ortamı bulamazlardı.
Kıymetli okuyucularım. Türk Milleti olarak şerefli bir geçmişe sahibiz. Türk milleti bin 100 yıldan beri Müslüman'dır. Milletimizin bağrından çıkan ordumuz da bu bin 100 yıl içinde kazandığı yüzlerce zaferi bir İslami ruh bir manevi inançla kazanmıştır. "Zafer süngünün ucundadır. Fermanına inanan Mehmetçik bu yüzden hücuma Allah Allah nidalarıyla başlar. Çünkü o cennet kılıçlarının gölgesi altındadır" Peygamber mesajına iman etmiştir. Türk şeref bildiği elbisesini giyerken "Ölürsem şehit, dönersen gazi iyi olacağım" der. Mirasyediler bu imandan mahrumdurlar. Öyle ya askerlik güç ve kutsal bir vazifedir. İnsan her an ölümle karşı karşıyadır bir bakıma ölmeye hazırdır. Düşman tuzağına düşmesi, dağda bayırda yalnız kalması, tehlikelerle karşılaşması her zaman muhtemeldir. İşte böyle zamanlarda Allah korusun Mehmetçiğimizin sığınacağı güç ve varlık Allah'tır. Maneviyatını yüksek tutacak yegâne duygu dini inançtır. İman sahibi olan her zaman daha cesur olur. Başka hiçbir duygu imanın yerini dolduramaz. Bugün de karada, havada ve denizde komandolarımıza, özel harekatçı evlatlarımıza baktığımızda hepsinin Anadolu'dan gelen Mehmetçikler olduğunu, muhafazakâr dindar ve milli ülkünün sağlam olduğunu görürüz. Mirasyedilerin sloganları ve hamaset nutukları gerçekleri yansıtmaz.