SON DAKİKA
Hava Durumu

GEÇMİŞİN HATALARI VE BUGÜN (3)

Yazının Giriş Tarihi: 24.12.2018 21:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.12.2018 21:52
29 Kasım 1987 seçimlerinde ANAP 292 milletvekiliyle tek başına ikinci defa iktidar olmuştur. Devlet yönetimindeki ve yapısındaki tahribat devam etmiştir. Onlara göre Rönesans olmuştur. İçinden çıkılması çok zor olan Amerikancılık ve Batıcılık tamamen içimize nüfuz ediyordu. Önceki dönemin devamı olan bu dönemde federasyon, kültürel haklar, Kürtçülük, tarikatçılık gibi kavramlar ön plana çıkmıştır. Bu arada terör yine yükselmiş, ekonomik anlamda zafiyetler baş göstermiştir. Bu zafiyetten dolayı 1991 seçimlerinde DYP birinci parti olmuştur. Özal 31 Ekim  1989’da cumhurbaşkanı olmuş ve 17 Nisan 1993’e kadar cumhurbaşkanlığı devam etmiştir. 1991 seçimlerinde ANAP klasiği bitmiştir. DYP koalisyonu SHP ile kurmuştur. Erdal İnönü ile kurulan bu koalisyon hükümeti sayesinde “Kürt realitesini tanıdık” demeleri olaylara çözüm olmamış, milli potaya sokamadıkları insanları “Ümmetçilik” içinde eritmeye çalışan bir politika içinde “Kürtçü İslami Hareket”  doğmuştur. Birlik olacağız derken bölünmüşlük ve parçalanma devam etmiştir. Korku çoğalmıştır. Süleyman Demirel 16 Mayıs 1993 tarihinde Özal’ın vefatıyla 9. Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Yerine sonradan Tansu Çiller hükümetleri kurulmuştur. Ardından 1995 seçimleri gelmiş ve yapılmıştır. Sonuçta RP 21 milyon 366 bin oy alarak 158 milletvekili çıkararak birinci parti olmuştur. ANAP 132 milletvekili, DYP 135 milletvekili DSP 76 milletvekili, CHP ise 49 milletvekili çıkarmıştır. 4 Temmuz 1996’da 278 kabul oyu alan Erbakan Başkanlığındaki 54. hükümet kurulmuştur. Bu dönemde çok olay gerçekleşmiştir. Merhum Erbakan Ekim 1996’da Mısır, Libya ve Nijerya’dan oluşan Afrika gezisine çıktı. İlk durağı olan Mısır’a 4 saat geç sokulması ve göndere Türk bayrağının çekilmemesi, Libya’yı ziyaretinde büyük bir çadırın içinde karşılanması, Kaddafi’nin hareketlerine çadırın direklerini seyrederek suskun kalması, TV ekranlarında belki her gece biz sözde hoca olayının gösterilmesi, o günlerde Aczimendi Şeyhi olarak lanse edilen Müslüm Gündüz’ün Fadime ile yakalanması, yazılı ve görsel basında devamlı işlenmesi Erbakan Hükümeti’ni gündemden hiç düşürmedi. Yine 11 Ocak 1997’de Çankaya’daki Başbakanlık konutunda Başbakan Erbakan’ın, Tarikat Şeyhlerine ve cemaat önderlerine yemek vermesi çok tartışıldı. “Atatürk’ün, Türkiye şıhlar ve müritler ülkesi olmayacaktır” sözüne inat, kendilerine has giysiler içinde iftar yemeğine katılmaları ortalığı karıştırdı. Ayrıca 30 Ocak 1997’de bir Pazar günü RP’li Sincan Belediyesince düzenlenen Kudüs gecesinde, Belediye Başkanı Bekir Yıldız ve İran büyükelçisinin konuşmaları, oynanan tiyatro oyunu ve Selona Hemas Terör örgütü mensuplarının posterlerinin asılması bazı güçleri harekete geçirmiştir. Hemen peşinden 4 Şubat 1997’de Sincan’da tanklar yürümüştür. İşin garibi bundan birkaç gün sonra Amerika’da gerçeklesen Amerikan Türk Konseyi’nin balosunda bulunan generallerden Çevik birin, tanklarla ilgili sorulan sorular karşısında verdiği cevap ilginç ve şaşırtıcıdır. “Demokrasiye balans ayarı yapıldı” demiştir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.