Kıymetli okuyucularım
Önce şu soruların cevabını bulmak ve bilmek lazım... Ekonomi politikalara ve siyasetçilere yön tayin eden bir vasıta mıdır? Yoksa ekonomi insanların refahı mutluluğu ve yücelmesi için midir? Değilse ekonomi kimleri hedef alır ve ne için vardır? Hangi hedeflere ulaşmak için kullanılır? Ekonomi kontrol edilmezse ne gibi sonuçlar meydana gelir? Ekonominin sağlıklı yürümesi için üretim şarttır. Üretim içinse tabiat, emek, sermaye, teşebbüs ve bunların sağlıklı ve adaletli bir şekilde korunması ve kontrolü lazımdır. Aksi halde istenmeyen durumlarla karşı karşıya gelinir. Bu faktörlerden (tabiat, emek, sermaye, teşebbüs ve kontrol) elde edilen kazanç ve gelirlerin dağılımı ekonominin temelini oluşturur. Devletin sosyal politikası bu dağılışını ve taksimin yapılışında toplumsal refah, sosyal barış ve adaletin sağlanması noktasında önem arz eder. Mesela özelleştirme diyerek kazanç ve gelirlerin kişilerin insafına terk edilmesi isabetli bir karar mıdır, yoksa hatalı bir karar mıdır?
Kıymetli okuyucularım
İlim adamları, arabayı sürükleyip götüren dizginsiz bir ata benzetmişlerdir. Bu at gemi azıya alıp istediği yöne götüren bir Doru atı mıdır? Yoksa dizginsiz bir Yağız at mıdır? İşte kontrolsüz ekonomi buna benzer. Kapitalizmin Yağız atı, dinin, ahlâkın, adaletin, hukukun, paylaşımın ve politikanın kontrol dizginini takmak istemez. Emperyalizmin ve Marksizmin Doruk atı ise dizginini azıya alarak insanı ve mukaddes milli değeri yok sayar, kontrolü kendi elinde tutmak ister. Bütün bunlara karşılık İslamiyet, çağdaş, sosyal ve siyaset ilminin kabul ettiği ekonomik faaliyetlerin kanunlarını ve gereklerini bilmek ve kabullenmek şartıyla dinin, ahlâkın, hukukun, sosyal adalet ilkelerinin kurallarını kabul ederek devlet politikasını esas alarak ciddi bir kontrol sistemi ile mümkün olacaktır. Burada yüce dinimizin piyasaya müdahale hakkı vardır. Başıboşluğu ve denetimsizliği kabul etmez. Mesela fahiş fiyat, karaborsa, mal stokçuluğu, arz ve talep kanunlarını ve kurallarını esas alır. Bütün bunlar uygulama ve tatbikata konur. Sloganlarla aldatıcı demeçleriyle, inandırıcı olmayan nutuklar ile olmaz. Hele hele inanç istismarı ile hiç bağdaşmaz.
Kıymetli okuyucularım
Son zamanlarda yaşadığımız ve şahit olduğumuz ekonomik problemler ve çekişmelerin temelinde yatan espriler ele alınıp incelenirse ortaya çıkan gerçekler iyi ve adil bir kontrolün ve denetimin olmadığını gösterecektir. Çok maaşlılardan tutun da, haksız kazanç elde etmek için başvurulan entrikalar pişmiş kelle gibi sırıtmaktadır. Bir hanım kardeşimizin, "Zehir zıkkım olsun. Hakkımız haram olsun" dediğini duyunca inanın etkilendim. Onun için ekonominin ciddi kontrole ihtiyacı vardır.
Not: Konu ile ilgili merhum S. Ahmet Arvasi, Türk İslam Ülküsü isimli kitabının ikinci cildinde ve 23. sayfalarında geniş bilgi mevcuttur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ZEKERİYA KILIÇ
EKONOMİ NİÇİN KONTROL EDİLMELİDİR?
Önce şu soruların cevabını bulmak ve bilmek lazım... Ekonomi politikalara ve siyasetçilere yön tayin eden bir vasıta mıdır? Yoksa ekonomi insanların refahı mutluluğu ve yücelmesi için midir? Değilse ekonomi kimleri hedef alır ve ne için vardır? Hangi hedeflere ulaşmak için kullanılır? Ekonomi kontrol edilmezse ne gibi sonuçlar meydana gelir? Ekonominin sağlıklı yürümesi için üretim şarttır. Üretim içinse tabiat, emek, sermaye, teşebbüs ve bunların sağlıklı ve adaletli bir şekilde korunması ve kontrolü lazımdır. Aksi halde istenmeyen durumlarla karşı karşıya gelinir. Bu faktörlerden (tabiat, emek, sermaye, teşebbüs ve kontrol) elde edilen kazanç ve gelirlerin dağılımı ekonominin temelini oluşturur. Devletin sosyal politikası bu dağılışını ve taksimin yapılışında toplumsal refah, sosyal barış ve adaletin sağlanması noktasında önem arz eder. Mesela özelleştirme diyerek kazanç ve gelirlerin kişilerin insafına terk edilmesi isabetli bir karar mıdır, yoksa hatalı bir karar mıdır?
Kıymetli okuyucularım
İlim adamları, arabayı sürükleyip götüren dizginsiz bir ata benzetmişlerdir. Bu at gemi azıya alıp istediği yöne götüren bir Doru atı mıdır? Yoksa dizginsiz bir Yağız at mıdır? İşte kontrolsüz ekonomi buna benzer. Kapitalizmin Yağız atı, dinin, ahlâkın, adaletin, hukukun, paylaşımın ve politikanın kontrol dizginini takmak istemez. Emperyalizmin ve Marksizmin Doruk atı ise dizginini azıya alarak insanı ve mukaddes milli değeri yok sayar, kontrolü kendi elinde tutmak ister. Bütün bunlara karşılık İslamiyet, çağdaş, sosyal ve siyaset ilminin kabul ettiği ekonomik faaliyetlerin kanunlarını ve gereklerini bilmek ve kabullenmek şartıyla dinin, ahlâkın, hukukun, sosyal adalet ilkelerinin kurallarını kabul ederek devlet politikasını esas alarak ciddi bir kontrol sistemi ile mümkün olacaktır. Burada yüce dinimizin piyasaya müdahale hakkı vardır. Başıboşluğu ve denetimsizliği kabul etmez. Mesela fahiş fiyat, karaborsa, mal stokçuluğu, arz ve talep kanunlarını ve kurallarını esas alır. Bütün bunlar uygulama ve tatbikata konur. Sloganlarla aldatıcı demeçleriyle, inandırıcı olmayan nutuklar ile olmaz. Hele hele inanç istismarı ile hiç bağdaşmaz.
Kıymetli okuyucularım
Son zamanlarda yaşadığımız ve şahit olduğumuz ekonomik problemler ve çekişmelerin temelinde yatan espriler ele alınıp incelenirse ortaya çıkan gerçekler iyi ve adil bir kontrolün ve denetimin olmadığını gösterecektir. Çok maaşlılardan tutun da, haksız kazanç elde etmek için başvurulan entrikalar pişmiş kelle gibi sırıtmaktadır. Bir hanım kardeşimizin, "Zehir zıkkım olsun. Hakkımız haram olsun" dediğini duyunca inanın etkilendim. Onun için ekonominin ciddi kontrole ihtiyacı vardır.
Not: Konu ile ilgili merhum S. Ahmet Arvasi, Türk İslam Ülküsü isimli kitabının ikinci cildinde ve 23. sayfalarında geniş bilgi mevcuttur.