SON DAKİKA
Hava Durumu

Turp Yetiştiriciliği

Yazının Giriş Tarihi: 09.06.2024 19:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.06.2024 19:57

Turp yetiştiriciliği konusunda ülkemizin neredeyse her bölgesinde yetiştirilebilir bir bitki olmasıyla beraber yenilen turp yumruları olmaktadır. Eskiden beri kültür bitkisi olarak bilinen ve ilk çıktığı yer olarak Orta Asya, Doğu Asya gibi taraflar olduğu bilinen turp, 1 veya 2 yıllık kültür bitkisi olarak tanımlanır. Renklerine göre de turp isimleri değişkenlik göstermektedir.  Siyah turp- bayır turpu, Küçük kırmızıturp- fındık turpu ve Beyaz turp – kestane turpu diye adlandırılır. Güneydoğu Asya ve Avrupa ülkelerinde turplar, sofraya geldiğinde pişirilerek tüketilse de iştah açıcı özelliği olması sayesinde bizim ülkemiz dahil olmak üzere diğer yerlerde doğrudan çip şeklinde üretilir. Yaklaşık 170 bin, her yıl Türkiye’de yetişmektedir. Kırmızıturp içerisinde çeşitli vitamin ve mineraller bulunur. A, B1, B2, B6 ve C vitaminleri gibi birçok vitamin bulunmaktayken, her 100 gram kırmızıturp içerisinde ise yaklaşık 1.2 gr protein, yağ oranı 0.1 gr kadar düşük ve 93.2 gr su bulunmaktadır. Sofralarda insanların iştahlarını açan nitelikte tüketilen kırmızıturplar, yaz veya kış fark etmeksizin tüketilen turplardır.

İklim İsteği: Turp yetiştirme sürecinde iklim genel olarak serin veya ılık olması beklenir. Çok yüksek sıcaklık ya da soğuk havalar, turp sebzelerinin sevmediği havalardır. Ekim yapıldıktan sonra çimlenme sürecinde tohumlar için sıcaklık 12-15 °C olması yeterlidir. Çimlendikten sonra da gelişim sürecinde 14-15 °C sıcaklık turpların gelişimine yeterli gözlenmektedir. Eğer sıcaklık artarsa, bitkide vegetatif büyüme gerçekleşir. Bu tip durumlarda genelde turp yaprakları sayısı çoğalırken, turp daha küçük kalır. Bu nedenle yaprak sayısının çoğalması pek doğru değildir. Uzun gün şartlarında bitkilerde çiçeklenme olsa da turp oluşumu verimlilik düşmektedir. Turplar belli bir büyüklük sonrasında düşük sıcaklık ve gün uzunluğu olumsuz etkileyeceği için dikkat edilmesi gerekir. Düşük sıcaklık durumlarından etkilenme oranı turplarda daha fazladır. Bunun en büyük nedeni, turp bitkilerinin su oranı fazla olmasından kaynaklıdır. Kuru madde oranı ise turpta az olduğu için soğuk havalardan daha fazla etkilenmektedir. Turp yetiştirilen alanda sıcaklık 10 C altına düşerse, bitkinin sapa kalkma oranı artmaktadır. Bu sebeple turp için en uygun sıcaklık aralığı 14 ve 16 °C'dir.

Toprak İsteği: Turp yetiştirirken toprak istekleri de çoğu zaman özel olması gerekmektedir. Derin ve geçirgen, tınlı ve hafif bünyeli topraklar en çok istenen topraklardır. Toprak yapısının ağırlaşmasıyla beraber turp şeklinin bozulması da mümkündür. Turp, toprağın yapısı ağırlaşmasıyla beraber acılaşmaya ve çatlama sürecine de girebilir. Turp yetiştiriciliğinde en çok istenmeyen toprak türleri bu sebeple tınlı killi topraklardan ve ağır topraklar olarak belirtilir. Eğer kumlu topraklar kullanılacaksa, organik gübreleme ya da ticari gübrelerle birlikte desteklenerek yetiştirme yapılması gerekir. Turp yetiştirmede en önemli değerlerden biri de toprak pH değeridir. PH değeri topraklarda 6 ile 7.4 olması gerekmektedir. Toprakta su ihtiyacının da yeterli miktarda karşılanması, düzenli şekilde su ihtiyacı giderilmesi gerekmektedir. Aksi durumda turplar çatlama yapabilir ve su ihtiyacı giderilmediği için acılaşma da yaratabilir. Lahana grubu sebzelerle birlikte en çok su ihtiyacı olan bitkilerden biri de turplardır.

Sulama: Her bitki gibi bolca suya ihtiyaç duyan turplar için sulama önemli bir aşamadır. Hele ki turpların tekdüze ve kaliteli olması açısından da sulama yöntemleri de önemli olmaktadır. Turpların yetiştirildiği alanlar tarla ya da geniş alansa yağmurlama yöntemiyle; tavalarda yetiştirildiğinde salma, masuralarda ise karık içine su eklenerek sulama uygulaması yapılabilir.

Üretim dönemi içerisinde bitkilerin gelişimi amacıyla iklim koşullarına uygun olarak 3-6 aralığında tekrarlı şekilde yapılmaktadır. Sulama ile birlikte toprakta kaymak tabakanın yok edilmesi işlemi uygulanmalı, yabancı ot üremesinin de durdurulması gereklidir. Turp Gübreleme: Turp bitkileri için doğrudan taze çiftlik gübresi değil, ticari gübre kullanılması gereklidir. Organik gübre genel olarak turpta çatlama, odunlaşma, yeşil aksamlar oluşturması nedeniyle tercih edilmez. Turp çeşidine göre turp miktarı da değişir. Bu nedenle azotlu gübrenin yarısı ekim öncesi, kalan yarısı da turp oluşumu aşamasında verilerek en iyi şekilde gübreleme yapılmış olabilir.

Hasat: Hasat zamanı en uygun zamanda ayarlanmalıdır. Erken yapıldığında, sebzelerde gelişme görülmediği için şekil ve irilik açısından istenen boyutlara ulaşmamış olabilir. Meyveler bu durumda küçük boyutlarda olur, verimsizlik meydana gelir. Sebze bünyesinde de kimyasal değişim olmadığında kalite düşüklüğü yaşanacaktır. Eğer hasat zamanı gecikirse, dökümler turp sebzeleri üzerinde görülür. Çürümeye yüz tutmaya yakındır ve gelişme uzun süre olduğundan sebzelerde kartlaşma durumu da görülmektedir. Fındık turplar 3-5 hafta sonra olgunluğa gelmektedir. Eğer kestane ve bayır turpları hasat dönemi ise ekim yapıldıktan 3 ay sonra hasat zamanı gelmiş demektir. Fındık turpları yapraklarından elle sökülme işlemi ile toplanır. Sökülen turp köklerinin yıkanarak temizlenmesi yapılmaktadır. Kazık kök uçları kesilir. Eğer bayır ve kestane turpları için hasat ise bu gibi iri turplarda tut çek kopar değil doğrudan bel veya çapalarla sökülme işlemi yapılmalıdır.

Depolama: Turp hasat dönemi sonrası en önemli süreçlerden biri de depolama olacaktır. Depo alanı % 95 nem oranına sahip olması, 0 °C derece sıcaklığa sahip olması gerekir. Depolama noktasında % 0.52 ve altı O2 olması, yararlanma oranını da düşürmektedir. CO2 etkisinde ise araştırmalar pek bulunmasa da genelde % 2.5 değerinde faydası olduğu görülmüştür.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.