SON DAKİKA
Hava Durumu

TÜRKİYE İSRAİL İLİŞKİLERİ

Yazının Giriş Tarihi: 24.12.2023 17:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.12.2023 17:21

Dünya tarihini biraz incelediğimizde Yahudiler farklı zamanlarda farklı coğrafyalardan kovulduklarını görüyoruz. Bu süreçlerde Yahudilere, İngilizler ve Türkler sahip çıkmıştır. Özellikle Fatih Sultan Mehmet döneminde, Almanya’dan gelen bir grup Yahudi 1470 yılında, II. Beyazid döneminde ise 1492'de İspanyadan (Sephardims) ve 1497'de Portekiz'den kaçan yüzbinlerce Yahudi Osmanlı topraklarına kabul edilerek uygun yerlere yerleştirilmiştir. Sayın Turgay Tüfekçioğlu’nun yazdığı “Türkiye ve Şeytan Üçgeni” kitabında ise daha detaylı olarak bu konular ele alınmıştır. İsrail Devletinin bayrağında beyaz zemin üzerine ortada Hz. Davud peygamberin mührü ve altta ve üstte mavi kuşaklar bulunmaktadır. Üstteki kuşak Fırat ve Dicle ırmaklarını, alttaki kuşak ise Nil nehrini ve Kızıldeniz’i simgelemektedir. Yani İsrail, “Arz-ı Mevud” ya da “Vaadedilmiş topraklar” adı altında yukarıda Fırat ve Dicle ırmaklarının olduğu topraklardan başlayarak, aşağıda Nil nehrine ve Kızıldeniz’e kadar olan bütün bölgenin kendilerine ait olduklarını düşünmektedir. Bu vaadedilmiş toprakların bir kısmı ülkemizi de kapsamaktadır. Yani İsrail Devleti, Türkiye’nin doğusu, İran’ın batısı, Irak’ın bütünü ve güneyde Afrika’ya kadar olan yerleri kendi sınırları içerisinde görmektedir. Bu vahim durum, bölgedeki bütün ülkeleri tehdit etmektedir. İsrail Devleti 1948 yılında kurulduğunda, resmi olarak ilk tanıyan devletlerarasında Türkiye Cumhuriyeti yer almıştır. Bunun karşılığında İsrail Devleti, Kıbrıs Türk Devletini resmi olarak tanımıştır.Ayrıca İsrail Devleti, Ermeni Soykırımını resmi olarak reddeden devletler arasında da yer almaktadır. İşin ilginç yanı din kardeşi olarak yıllardır sahip çıktığımız Filistin Devleti ise Kıbrıs Türk Devletinin bağımsızlığını tanımayan ülkeler arasında bulunmaktadır. Aynı Filistin devleti, Ermeni Soykırımını da resmi olarak da tanımıştır. Yani ülkeler arasındaki ilişkilerin biraz karışık olduğunu söyleyebiliriz.

Sayın Turgay Tüfekçioğlu kitabında Şeytan üçgeni olarak üç ülkeye işaret etmektedir. Bu ülkeler; Yunanistan, Ermenistan ve İsrail’dir. Yunanistan, Türkiye toprakları aleyhine genişleme arzusunda olduğu ve “Megola İdea” olarak adlandırılan hedefine ulaşma arzusu taşımaktadır. Yani Yunanistan hala Türkiye Devletinin topraklarını kendi toprakları olarak görmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin zayıflaması durumunda ilk hedefi bu toprakları işgal etmek olacaktır. Fener Rum Patrikhanesi’nin bazı konuşmalarında İstanbul’u Bizans olarak tanımlamaktadır. Yani Yunanistan hala İstanbul’u kendisine ait olarak görmektedir. Aynı durum Ermenistan için de geçerlidir. Ermenistan bayrağındaki dağ, Ağrı Dağıdır. Ermenistan da ülkemizin Doğu Anadolu Bölgesini kendisine ait olarak görmektedir. Şeytan üçgeninin üçüncü ülkesi de İsrail’dir. İsrail’in ise daha önce bahsettiğimiz gibi 3000 yıldan beri arzu ettiği vaadedilmiş topraklara ulaşmak istemektedirler. Türk toplumunun dirençli yapısı şimdiye kadar yapılan bütün planları boşa çıkarmıştır. 1821 de Rum İsyanının baş planlayıcısı olan Patrik Gregoryos’un Rus Çarı Aleksandır’a yazdığı mektubu çok anlamlıdır. Bu mektubun önemli yerlerini sizlerle paylaşmak isterim.

“Türkler maddeten ezmek ve yıkmak imkânsızdır. Çünkü Türkler Müslüman oldukları için çok sabırlı ve dirençli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve ulu bir inancın sahibidirler. Bu özellikleri, dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden, devlet adamlarına olan bağlılık duygularından gelmektedir.

Türkler zekidirler ve kendilerini doğru yolda yönetecek önderlerine sahip oldukları müddetçe çalışkanlardır. Gayet kanaatkârdırlar. Onların bu meziyetleri hatta kahramanlık ve yiğitlik duyguları da geleneklerine olan bağlılıklarından, ahlaklarının sağlamlığından gelmektedir.

Türkler’de evvela bağlılık duygusunu kırmak ve manevi bağlarını parçalamak, dini sağlamlıklarını zayıflatmak icap eder. Bunun en kısa yolu, milli ve manevi geleneklerine uymayan yabancı fikir ve hareketlere alıştırmaktır”.

Sonuç olarak Türkiye-İsrail ilişkileri zaman içerisinde inişli çıkışlı devam etmiştir. Bu inişli çıkışlı durum, ülkelerin menfaatlerine göre şekillenmiştir. Şu anda İsrail, ABD ile ortak menfaatleri gereği yan yanadır. Ancak İsrail unutmamalı ki ABD çıkarları neyse ona göre davranır. ABD, ilk adımda diğer ülkelere yaptığı gibi İsrail’i de ortada bırakacaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.