Çevre kavramının insanların ve toplumların gündemine girmesi çok eski zamanlara dayanmamaktadır. Çevre olgusunun, bir sorun olarak ortaya çıkması ile birlikte çok boyutlu ve karmaşık ilişkileri içeren bir kavram olduğu anlaşılmaya başlamıştır. Çevre kavramının çağrıştırdığı “Ekoloji” kavramı ve uygarlık sürecinde ortaya çıkan “Ekoloji bilimi’’ ise köken olarak çok eski zamanlara uzanmaktadır. Canlı varlıkların yaşam ortamları ve birbirleri ile olan diyalektik ilişkilerini inceleyen “Ekoloji bilimi’’ ilk kez 1866 yılında Alman Biyoloğu Ersnt Haeckel tarafından gerçekleştirilen ve geliştirilen bilimsel araştırmalar ve çalışmalar sonucunda bağımsız bir bilim alanı olarak görülmeye başlamıştır. Ekoloji sözcüğünün ise, Haeckel’in araştırmaları sırasında ortaya çıktığı bilinmektedir. Haeckel, uygarlık tarihinde önemli yeri olan Eski Yunan coğrafyasını araştırırken, antik dönemde Eski Yunanca’da kullanılan kavram ve kelimelerden hareketle, “Ekoloji’’ kavramı üzerinde yoğunlaşmıştır. Buna göre, Eski Yunanca’da «yaşanan yer/yurt» anlamına gelen “Oikos” ile, «Bilim, söylem veya söz söyleme sanatı» anlamına gelen “Logia” sözcüklerinin bir arada kullanımından “Ekoloji” sözcüğünü türetmiştir. Bu bağlamda, ekoloji kavramı, «yaşam ortamlarının bilimi», ya da «canlıların yaşadıkları yerin söylemi ve bilimi» olarak tanımlanabilir. Çevre ve ekoloji kavramları, yıllar içinde yeni bir bilim alanının ortaya çıkmasına, “çevrebilim’’ olgusunun gelişmesine de öncülük etmişlerdir.
Sanayi devriminden başlayarak yoğunlaşan çevre sorunları, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra etkilerini daha fazla hissettirmeye başlamış, bu etkilerin sorunun kaynaklandığı yer ile sınırlı kalmayıp, küresel olduğunun anlaşılmasıyla; çözüm için uluslararası kuruluşların «odaklandığı bir olgu» halini almıştır. İnsan nesli, sanayileşme, plansız kentleşme ve hızlı nüfus artışı sonucu, atmosferdeki karbon dioksit miktarının artması ve iklim değişikliği, ozon tabakasının incelmesi, hava, su ve toprağın kirlenmesi, asit yağmurları, biyolojik zenginliğin hızla yok olması, tehlikeli atık ve gürültü sorunu, elektromanyetik ve radyoaktif kirlilik gibi çok çeşitli ve etkili çevre sorunları ile karşılaşmaktadır. Bu sorunların temel nedeninin, ekonomik kalkınma adına yine insan nesli tarafından doğal kaynakların sürdürülemez biçimde tüketilmesi olduğu ve tüm canlıları tehdit eder boyutlara ulaştığı bilinmektedir.
Günümüzdeki önemli çevre sorunları;
Sanayileşme: Çevre havasının – suyunun ve toprağının kirlenmesi, insan sağlığında bozulmalara neden olur. Bu da «Sosyal Maliyetin» yükselmesine neden olur.
Çarpık Kentleşme: Kent kültürünün gelişmesine engel olur.
Hızlı Nüfus Artışı: Avrupa ülkelerinde nüfus artışı % 0.5, ülkemizdeki nüfus artışı % 1.5 dur. Sera Etkisi sonucu sıcaklığın artması (Dünyanın sıcaklık ortalaması 11 °C dir.) sonucu yaşam yerlerinin iklim karakterleri de değişmektedir.
Ozon Tabakasının İncelmesi: Soğutucu gazlar ve deodorantlar sebebiyle ozon tabakası incelir ve UV ışınları bütün canlıların yaşamlarını tehdit eder.
Hava, su ve toprağın kirlenmesi: Tarımsal ilaç ve gübreler toprakları çoraklaştırır.
Biyolojik Zenginliğin Azalması: Havada, karada ve denizde yaşayan canlı türleri yok olur.
Gürültü Sorunu: İnsanlar belli bir ses şiddetinden sonra strese girerler. Sağırlık gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. (decibel)
Tehlikeli Atıklar: Radyoaktif atıklar, çevredeki bitki, hayvan ve insanlarda sağlık sorunlarına neden olur.
Sonuç olarak 2024 yılının dünyamıza ve ülkemize sağlık, mutluluk, huzur, hayır ve çevre sorunlarıyla ile ilgili bir sıkıntının yaşanmadığı bir yıl olmasını diler, yeni yılınızı kutlarım.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SERHAT AYAS
ÇEVRE SORUNLARI VE POLİTİKALARI
Çevre kavramının insanların ve toplumların gündemine girmesi çok eski zamanlara dayanmamaktadır. Çevre olgusunun, bir sorun olarak ortaya çıkması ile birlikte çok boyutlu ve karmaşık ilişkileri içeren bir kavram olduğu anlaşılmaya başlamıştır. Çevre kavramının çağrıştırdığı “Ekoloji” kavramı ve uygarlık sürecinde ortaya çıkan “Ekoloji bilimi’’ ise köken olarak çok eski zamanlara uzanmaktadır. Canlı varlıkların yaşam ortamları ve birbirleri ile olan diyalektik ilişkilerini inceleyen “Ekoloji bilimi’’ ilk kez 1866 yılında Alman Biyoloğu Ersnt Haeckel tarafından gerçekleştirilen ve geliştirilen bilimsel araştırmalar ve çalışmalar sonucunda bağımsız bir bilim alanı olarak görülmeye başlamıştır. Ekoloji sözcüğünün ise, Haeckel’in araştırmaları sırasında ortaya çıktığı bilinmektedir. Haeckel, uygarlık tarihinde önemli yeri olan Eski Yunan coğrafyasını araştırırken, antik dönemde Eski Yunanca’da kullanılan kavram ve kelimelerden hareketle, “Ekoloji’’ kavramı üzerinde yoğunlaşmıştır. Buna göre, Eski Yunanca’da «yaşanan yer/yurt» anlamına gelen “Oikos” ile, «Bilim, söylem veya söz söyleme sanatı» anlamına gelen “Logia” sözcüklerinin bir arada kullanımından “Ekoloji” sözcüğünü türetmiştir. Bu bağlamda, ekoloji kavramı, «yaşam ortamlarının bilimi», ya da «canlıların yaşadıkları yerin söylemi ve bilimi» olarak tanımlanabilir. Çevre ve ekoloji kavramları, yıllar içinde yeni bir bilim alanının ortaya çıkmasına, “çevrebilim’’ olgusunun gelişmesine de öncülük etmişlerdir.
Sanayi devriminden başlayarak yoğunlaşan çevre sorunları, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra etkilerini daha fazla hissettirmeye başlamış, bu etkilerin sorunun kaynaklandığı yer ile sınırlı kalmayıp, küresel olduğunun anlaşılmasıyla; çözüm için uluslararası kuruluşların «odaklandığı bir olgu» halini almıştır. İnsan nesli, sanayileşme, plansız kentleşme ve hızlı nüfus artışı sonucu, atmosferdeki karbon dioksit miktarının artması ve iklim değişikliği, ozon tabakasının incelmesi, hava, su ve toprağın kirlenmesi, asit yağmurları, biyolojik zenginliğin hızla yok olması, tehlikeli atık ve gürültü sorunu, elektromanyetik ve radyoaktif kirlilik gibi çok çeşitli ve etkili çevre sorunları ile karşılaşmaktadır. Bu sorunların temel nedeninin, ekonomik kalkınma adına yine insan nesli tarafından doğal kaynakların sürdürülemez biçimde tüketilmesi olduğu ve tüm canlıları tehdit eder boyutlara ulaştığı bilinmektedir.
Günümüzdeki önemli çevre sorunları;
Sanayileşme: Çevre havasının – suyunun ve toprağının kirlenmesi, insan sağlığında bozulmalara neden olur. Bu da «Sosyal Maliyetin» yükselmesine neden olur.
Çarpık Kentleşme: Kent kültürünün gelişmesine engel olur.
Hızlı Nüfus Artışı: Avrupa ülkelerinde nüfus artışı % 0.5, ülkemizdeki nüfus artışı % 1.5 dur. Sera Etkisi sonucu sıcaklığın artması (Dünyanın sıcaklık ortalaması 11 °C dir.) sonucu yaşam yerlerinin iklim karakterleri de değişmektedir.
Ozon Tabakasının İncelmesi: Soğutucu gazlar ve deodorantlar sebebiyle ozon tabakası incelir ve UV ışınları bütün canlıların yaşamlarını tehdit eder.
Hava, su ve toprağın kirlenmesi: Tarımsal ilaç ve gübreler toprakları çoraklaştırır.
Biyolojik Zenginliğin Azalması: Havada, karada ve denizde yaşayan canlı türleri yok olur.
Gürültü Sorunu: İnsanlar belli bir ses şiddetinden sonra strese girerler. Sağırlık gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. (decibel)
Tehlikeli Atıklar: Radyoaktif atıklar, çevredeki bitki, hayvan ve insanlarda sağlık sorunlarına neden olur.
Sonuç olarak 2024 yılının dünyamıza ve ülkemize sağlık, mutluluk, huzur, hayır ve çevre sorunlarıyla ile ilgili bir sıkıntının yaşanmadığı bir yıl olmasını diler, yeni yılınızı kutlarım.