SON DAKİKA
Hava Durumu

CEVİZ

Yazının Giriş Tarihi: 10.03.2024 16:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.03.2024 16:58

Türkiye, dünyada ceviz üretiminde 3. sırada olup, ceviz tüketimi yüksek bir ülkedir. Ancak, ceviz ihracatı düşüktür. Bunun nedeni aromalı ceviz yetiştiriciliği yapılmasına karşın, ceviz kalitesinin düşük olmasından kaynaklanır. Temel gıda maddelerini (protein-yağ-karbonhidrat), birçok vitamin ve minerali içinde bulunduran cevizin 1 kilosu yaklaşık 7000 kalori enerji verir. Meyvesinin bu kadar besleyici ve kalorili olması nedeniyle eski Romalılar, cevizi bolluk sembolü saymışlar ve ona kral ceviz anlamına gelen” Juglans Regia” adını vermişlerdir.

Cevizin içeriğinde; % 8 civarında su, % 5- 18 arasında değişen karbonhidrat, % 59 – 77 arasında değişen yağ, yüksek oranda doymamış yağ asitleri (Bu nedenle ceviz kandaki kolesterolü düşürerek, damar sertliğini ve kalp rahatsızlıklarını önlediği bilinmektedir.), % 13 – 26 arasında protein, selüloz, kalsiyum, fosfor, demir, potasyum, A, B1, B2, ve C vitaminleri dışında D, E, B5, B6 ve B9 vitaminleri bulunmaktadır. Ceviz’in içeriğinde bulunan doymamış yağ asidi içindeki Linolenic asidi, kanın pıhtılaşmasını durdurmakta ve bu sayede kroner damarların tıkanmasını önleyerek kalp krizlerinin önüne geçilmektedir. Bu durum, özellikle doymamış yağ asidi oranı yüksek çeşitlerin ıslah edilmesi ve tercih edilmesi gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca cevizin bileşiminde “Gümüş” iyonu bulunmaktadır. Gümüş iyonu meyveler arasında sadece cevizde olup, insan vücudunda sadece beyin tarafından kullanılmaktadır.

Ceviz; mutfağımızda, hekimlik alanında, halk biliminde (folklor), teknoloji ve sanayide yeri vardır. Nötr bir besin olan ceviz, mutfaklarımızda genellikle hamur işlerinde kullanılır. Ayrıca sabah kahvaltısında acıka (salça-ceviz-sarımsak) ve ceviz reçeli olarak, öğle ve akşam yemeklerinde Çerkez tavuğu, cevizli taze fasulye, ceviz salatası, cevizli kuzu pirzolası, ceviz turşusu, ceviz konservesi, cevizli-kızılcıklı piliç salatası, sacebi ve bat, muhammara, cevizli makarna, siron (Gümüşhane’de hamur işi), cevizli kek, sübye, ceviz sucuğu, cevizli kömbe, pestil, künefe, dutunu, cevizli güllaç ve sütlü cevizli incir tatlısı akla ilk gelenlerdir.

Cevizin halk hekimliğindeki yeri, birçok hastalığın tedavi edilmesi şeklindedir. Ancak ceviz bir ilaç olarak algılanmamalıdır. Sadece içinde taşıdığı yüksek değerdeki besinlerle insanların daha sağlıklı olmalarını ve hastalıklara karşı daha dirençli kalmalarını sağlar. İnsanların hastalıklara yakalanmalarını önler ve hastalığı kolay yenmelerine yardımcı olur. Cevizi halk biliminde ya da folklorun de ayrı bir yeri vardır. Cevizle ilgili halk deyimleri; çetin ceviz; kırdığı ceviz bini aştı; ceviz gölgesi yavuz gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi; ceviz çocuk, içi torun; ay ışığında ceviz silkelenmez bunların bazılarıdır. Cevizin teknoloji ve sanayide de önemli bir yeri vardır. Cevizin yaprakları; tanen ve boya endüstrisinde kullanılmaktadır. Ceviz yaprağı karbon siyanür gazı çıkarmakta olup, bu gaz cevizin dibine çökmektedir. Ceviz ağacının dibinde oturmak, insanları sersemletmektedir. Ceviz yaprağındaki aroma, kolonya ve parfümeri sanayinde kullanılmaktadır. Ceviz yaprakları, geçmişte halk hekimliğinde, bugün ise tıpta geniş bir kullanım alanı bulabilmektedir. Ceviz yaprağının yaraları iyileştirici etkisi vardır. Yeşil ceviz kabuğu taşıdığı taneden dolayı tıpta ve boya endüstrisinde kullanılmaktadır. Taze iç cevizlerden reçel ve sübye yapılamaktadır. Ülkemizde ceviz yağı üretimi çok az miktarda yapılmaktadır. Ancak bu üretimin arttırılması gereklidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.