Sayın Devlet Bahçeli birkaç gün önce kamuoyuna ciddi ve riskli bir açıklama yaptı. Böyle bir konuşma Sayın Bahçelinin önceki üsluplarından çok farklı olduğu görülmektedir. Bu açıklama son derece derin ve riskli bir açıklamaydı. Bu açıklama sonrası bizde bu sözlerin şifrelerini çözmek için bir hayli uğraştık. Bu arada, Sayın Bahçelinin açıklamasını siyasi malzeme olarak kullanmak isteyenlerde oldu. Sayın Bahçeli’nin bu açıklamaları, popülist politikalara kurban edilmeye çalışıldı. Sayın Devlet Bahçelinin yaptığı açıklamaları çözümledikçe onun dehasını ve devletine olan bağlılığını bir kez daha görmüş olduk. Sayın Bahçeli “Ülkemizde terör bitecekse, elebaşı Apo’nun meclisten terör örgütü unsurlarına silah bırakma çağrısı yapmasına bile katlanabiliriz” dedi. Bu söylemi, neredeyse tüm muhalif parti başkanları, konunun ana temasından ve amacından kopararak, ucuz söylemlerle Sayın Bahçeli’ye saldırdılar. Şimdi biz aşama aşama sorular sorarak ve bu sorulara cevaplar vererek konuşmayı analiz edelim.
Sayın Bahçeli, terör başının, mahiyetindeki terör unsurlarına silah bırakmalarını söylemesini istedi. Bir soru soralım; “Terörist başı, terör unsurlarına silah bırakma gibi böyle bir çağrıda bulunabilir mi?”. Bize göre böyle bir çağrıda bulunamaz. Çünkü çağrıda bulunduğunda ve terör unsurlarının onu dinlemediği göründüğünde, PKK’nın Apo’nun emrinde bir terör örgütü olmadığı anlaşılacaktır. Peki, PKK ve YPG kimin emrindedir? Tabi ki ABD’nin emrindedir. PKK ve YPG’yi, ABD finanse etmektedir. Amerika niye PKK’yı finanse etmektedir? Çünkü Türkiye’nin gücünü zayıflatmak ve parçalamak için PKK’yı kullanmaktadır. Şöyle düşünelim, bir otel var ve otel’in sahibi ABD’dir ve oteli terörist başı Apo işletmektedir. Apo, oteli kapatmak istese, otelin sahibi ABD buna izin verecek midir? Kesinlikle hayır! ABD, Apo böyle bir açıklama yaparsa, onu oyundan çıkaracak ve yeni bir aktör bularak, Apo’nun yerine geçirecektir. PKK’nın ABD’nin emrinde taşeron bir örgüt olduğu ve görevinin ABD menfaatleri doğrultusunda hareket ettiği öğrenilirse, Kürt kökenli vatandaşlar, gerçeği tamamen görecek ve bu örgüte karşı sempatileri azalacaktır. Gerçi çoğu Kürt kökenli vatandaşımız bu gerçeğin farkındadır. Sayın Bahçeli yaptığı tek bir hamleyle, bütün gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yani Apo’nun ve PKK’nın ABD’ye hizmet ettiğini, dertlerinin Kürt vatandaşlarının özlük hakları için mücadele etmek olmadığını ve sadece ABD tarafından beslenip onun çıkarlarına hizmet eden bir taşeron örgüt olduğunu ortaya çıkacaktır. ABD, geçici olarak, Türkiye, İran, Irak ve Suriye topraklarını kapsayan bir Kürt devleti kurduracaktır. Kurulacak bu devlet kısa bir süre sonra lav edilecek ve bu topraklar İsrail’e devredilecektir. Bu gerçeği ABD, Kürtlerden de saklamaktadır. Onları geçici bir süre kandırıp devlet kurduracak ve kısa bir süre sonra topraklarını İsrail’e devretmeye zorlayacaktır. Sayın Bahçeli yaptığı açıklamayla ve tek bir hamleyle, bütün gerçeklerin ortaya çıkartılmasını amaçlamaktadır. Şimdi gelelim işin acı gerçekler tarafına..
ABD, geçici bir Kürt devleti kurduracak ve bu devleti kendine bağlayacaktır. Bu amaçla Suriye’yi ve Irak’ı üçe bölmüştür. Bunu da mezhep savaşlarını kullanarak yapmıştır. Ancak yapbozun parçaları tamamlanmamıştır. Sırada Türkiye’yi ve İran’ı bölmek kalmıştır. Bunu da en kısa sürede başarıp, korsan devleti kurduracaktır. 1948’de İsrail de, bu tür ayak oyunlarıyla kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, oynanan oyunu görüyor ve uydu Kürt devletinin kurulacağını anlıyor ancak kurulan devletin kendi sınırlarımıza gelmesini istememektedir. Yani uydu Kürt devleti kurulacaksa, diğer ülkelerin topraklarında kurulmasını ve bu devletin Hamisinin kendisi olmayı istemektedir. Kurulacak Kürt devleti, Türkiye Cumhuriyetine bağlı olacaksa, bu projeye sıcak bakabilmektedir. Aksi takdirde diğer bütün seçenekler bizim aleyhimize çalışmaktadır.
Sayın Devlet Bahçeli, yaptığı tek bir hamleyle, devletine ne kadar bağlı bir devlet adamı olduğunu göstermiştir. Beklentimiz, Sayın Bahçelinin hamlesini, diğer parti genel başkanları da görsün ve ülke çıkarlarına katkı sağlasın.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SERHAT AYAS
BAHÇELİNİN STRATEJİK PLANI
Sayın Devlet Bahçeli birkaç gün önce kamuoyuna ciddi ve riskli bir açıklama yaptı. Böyle bir konuşma Sayın Bahçelinin önceki üsluplarından çok farklı olduğu görülmektedir. Bu açıklama son derece derin ve riskli bir açıklamaydı. Bu açıklama sonrası bizde bu sözlerin şifrelerini çözmek için bir hayli uğraştık. Bu arada, Sayın Bahçelinin açıklamasını siyasi malzeme olarak kullanmak isteyenlerde oldu. Sayın Bahçeli’nin bu açıklamaları, popülist politikalara kurban edilmeye çalışıldı. Sayın Devlet Bahçelinin yaptığı açıklamaları çözümledikçe onun dehasını ve devletine olan bağlılığını bir kez daha görmüş olduk. Sayın Bahçeli “Ülkemizde terör bitecekse, elebaşı Apo’nun meclisten terör örgütü unsurlarına silah bırakma çağrısı yapmasına bile katlanabiliriz” dedi. Bu söylemi, neredeyse tüm muhalif parti başkanları, konunun ana temasından ve amacından kopararak, ucuz söylemlerle Sayın Bahçeli’ye saldırdılar. Şimdi biz aşama aşama sorular sorarak ve bu sorulara cevaplar vererek konuşmayı analiz edelim.
Sayın Bahçeli, terör başının, mahiyetindeki terör unsurlarına silah bırakmalarını söylemesini istedi. Bir soru soralım; “Terörist başı, terör unsurlarına silah bırakma gibi böyle bir çağrıda bulunabilir mi?”. Bize göre böyle bir çağrıda bulunamaz. Çünkü çağrıda bulunduğunda ve terör unsurlarının onu dinlemediği göründüğünde, PKK’nın Apo’nun emrinde bir terör örgütü olmadığı anlaşılacaktır. Peki, PKK ve YPG kimin emrindedir? Tabi ki ABD’nin emrindedir. PKK ve YPG’yi, ABD finanse etmektedir. Amerika niye PKK’yı finanse etmektedir? Çünkü Türkiye’nin gücünü zayıflatmak ve parçalamak için PKK’yı kullanmaktadır. Şöyle düşünelim, bir otel var ve otel’in sahibi ABD’dir ve oteli terörist başı Apo işletmektedir. Apo, oteli kapatmak istese, otelin sahibi ABD buna izin verecek midir? Kesinlikle hayır! ABD, Apo böyle bir açıklama yaparsa, onu oyundan çıkaracak ve yeni bir aktör bularak, Apo’nun yerine geçirecektir. PKK’nın ABD’nin emrinde taşeron bir örgüt olduğu ve görevinin ABD menfaatleri doğrultusunda hareket ettiği öğrenilirse, Kürt kökenli vatandaşlar, gerçeği tamamen görecek ve bu örgüte karşı sempatileri azalacaktır. Gerçi çoğu Kürt kökenli vatandaşımız bu gerçeğin farkındadır. Sayın Bahçeli yaptığı tek bir hamleyle, bütün gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yani Apo’nun ve PKK’nın ABD’ye hizmet ettiğini, dertlerinin Kürt vatandaşlarının özlük hakları için mücadele etmek olmadığını ve sadece ABD tarafından beslenip onun çıkarlarına hizmet eden bir taşeron örgüt olduğunu ortaya çıkacaktır. ABD, geçici olarak, Türkiye, İran, Irak ve Suriye topraklarını kapsayan bir Kürt devleti kurduracaktır. Kurulacak bu devlet kısa bir süre sonra lav edilecek ve bu topraklar İsrail’e devredilecektir. Bu gerçeği ABD, Kürtlerden de saklamaktadır. Onları geçici bir süre kandırıp devlet kurduracak ve kısa bir süre sonra topraklarını İsrail’e devretmeye zorlayacaktır. Sayın Bahçeli yaptığı açıklamayla ve tek bir hamleyle, bütün gerçeklerin ortaya çıkartılmasını amaçlamaktadır. Şimdi gelelim işin acı gerçekler tarafına..
ABD, geçici bir Kürt devleti kurduracak ve bu devleti kendine bağlayacaktır. Bu amaçla Suriye’yi ve Irak’ı üçe bölmüştür. Bunu da mezhep savaşlarını kullanarak yapmıştır. Ancak yapbozun parçaları tamamlanmamıştır. Sırada Türkiye’yi ve İran’ı bölmek kalmıştır. Bunu da en kısa sürede başarıp, korsan devleti kurduracaktır. 1948’de İsrail de, bu tür ayak oyunlarıyla kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, oynanan oyunu görüyor ve uydu Kürt devletinin kurulacağını anlıyor ancak kurulan devletin kendi sınırlarımıza gelmesini istememektedir. Yani uydu Kürt devleti kurulacaksa, diğer ülkelerin topraklarında kurulmasını ve bu devletin Hamisinin kendisi olmayı istemektedir. Kurulacak Kürt devleti, Türkiye Cumhuriyetine bağlı olacaksa, bu projeye sıcak bakabilmektedir. Aksi takdirde diğer bütün seçenekler bizim aleyhimize çalışmaktadır.
Sayın Devlet Bahçeli, yaptığı tek bir hamleyle, devletine ne kadar bağlı bir devlet adamı olduğunu göstermiştir. Beklentimiz, Sayın Bahçelinin hamlesini, diğer parti genel başkanları da görsün ve ülke çıkarlarına katkı sağlasın.