SON DAKİKA
Hava Durumu

Koyunhisar,  Aydoğdu bey ve Devlet

Yazının Giriş Tarihi: 26.07.2026 18:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.07.2026 18:53

Bir devlet nasıl kurulur?

Bu soruya verilecek cevap çoğu zaman fetihlerle, kazanılan savaşlarla, ele geçirilen kalelerle anlatılır. Oysa bir devleti asıl kuran, arkasındaki akıl, inanç, fedakârlık ve gerektiğinde canını vatan toprağına emanet eden insanların iradesidir. Devletler sadece hükümdarların dehasıyla değil, ismi tarihin satır aralarında kalan nice kahramanın fedakârlığıyla yükselir.

İşte Aydoğdu Bey, bu fedakârlığın en önemli sembollerinden biridir.

Osman Gazi’nin yeğeni olması onu tarih sahnesine çıkaran bir ayrıntıdır. Onu asıl ölümsüzleştiren ise, kurulmakta olan bir devlet uğruna verdiği mücadele ve bu uğurda şehit düşmesidir. Bugün Koyunhisar’daki mütevazı türbesi, sadece bir mezar değildir. O türbe, Osmanlı’nın kuruluş bedelini hatırlatan sessiz ama güçlü bir emanettir.

Bugün kuruluş yıllarını anlatırken çoğu zaman büyük komutanları, fethedilen şehirleri ve kazanılan zaferleri konuşuyoruz. Oysa her zaferin arkasında canını ortaya koyan insanlar vardır. Aydoğdu Bey de işte bu isimlerden biridir.

Yenişehir Koyunhisar’da verilen mücadele, yalnızca bir meydan muharebesi değildir. O gün verilen mücadele, kurulmakta olan bir devletin var olma iradesidir. Bu topraklarda gösterilen direniş, ardından Dimbos’ta kesin zafere ulaşacak büyük mücadelenin ilk ve en önemli safhasını oluşturmuştur. Kuruluşun ruhu, önce bu ovada sınanmış, sonra zaferle taçlanmıştır.

Aradan yedi asır geçti.

Bugün aynı topraklarda yeniden bir araya geliyoruz. Mehter sesleri yükseliyor. Şehitler için dualar ediliyor. Çocuklar tarihini öğreniyor, gençler ecdadını tanıyor. Belki de bu anma programlarının en büyük değeri burada yatıyor. Çünkü milletleri ayakta tutan sadece tarih değildir; o tarihi yaşatma iradesidir. Vefadır. Sadakattir. Hafızadır.

Bu yüzden Koyunhisar’da düzenlenen Aydoğdu Bey’i Anma ve Koyunhisar Zaferi etkinliklerini sıradan bir program olarak görmüyorum. Bunlar sadece geçmişi hatırlamak için yapılan törenler değildir. Bunlar, kuruluş ruhunun gelecek nesillere aktarılmasıdır.

İnanıyorum ki bu organizasyon her yıl daha da büyümelidir. Sadece Bursa’dan değil, Türkiye’nin dört bir yanından insanların katıldığı; tarihçilerin, akademisyenlerin, öğrencilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve Türk dünyasının temsilcilerinin buluştuğu uluslararası bir kuruluş şölenine dönüşmelidir.

Macaristan’da düzenlenen Turan Kurultayı bugün Türk dünyasının en önemli kültürel buluşmalarından biri hâline gelmiştir. Peki neden Osmanlı Devleti’nin kuruluş coğrafyasında, Yenişehir Koyunhisar’da da benzer ölçekte bir “Kuruluş Kurultayı” düzenlenmesin?

Neden bu topraklar, sadece geçmişin konuşulduğu bir yer değil, Türk dünyasının ortak hafızasının yeniden inşa edildiği bir merkez olmasın?

Neden dünyanın dört bir yanındaki Türk toplulukları her yıl bu topraklarda buluşup kuruluş ruhunu birlikte yaşamasın?

Hatta inanıyorum ki bu anmalar zamanla yalnızca yerel bir etkinlik olmaktan çıkmalı, devlet protokolünün en üst düzeyde katıldığı resmî bir anma programına dönüşmelidir. Çünkü burada anılan sadece bir zafer değildir. Burada hatırlanan, bir devlet kuran iradedir. Burada yaşatılan, fedakârlığın, sadakatin ve vatan sevgisinin nesilden nesile aktarılan emanetidir.

Biz tarihi çoğu zaman büyük hükümdarların isimleriyle hatırlarız. Oysa devletler sadece hükümdarlarla kurulmaz. Devletleri ayakta tutan, Aydoğdu Bey gibi gerektiğinde canını hiç düşünmeden ortaya koyan isimsiz kahramanlardır.

Belki de bu yüzden Koyunhisar’da edilen her dua sadece geçmişe değildir. Aynı zamanda geleceğe verilmiş bir sözdür.

Çünkü geçmişini unutmayan milletler geleceğini daha sağlam inşa eder.

Ve devletler, önce insanların hafızasında yaşar; sonra haritalarda…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.