Geçtiğimiz günlerde Yenişehir Yörem’de “Darısı Yenişehir’in Başına” başlığıyla bir haber yayımladık. Gemlik’te Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaptırılan 500 kişilik öğrenci yurdunun tamamlanma aşamasına gelmesini anlatırken doğal olarak dönüp kendi ilçemize baktık.
Gerçekten de darısı Yenişehir’in başına…
Gemlik’te dörder kişilik 122 odası, 150 kişilik konferans salonu, 320 kişilik yemekhanesi, atölyeleri, etüt odaları ve sosyal alanları bulunan 500 kişilik bir öğrenci yurdu yaklaşık 400 günde tamamlanma aşamasına getirilebiliyorsa Yenişehir’in de böyle bir yatırımı istemesi son derece haklıdır.
Üstelik ortada artık yalnızca bir temenni de yok. Yenişehir Belediyesi, kız ve erkek öğrenci yurtları yapılmasına yönelik bir projeyi kamuoyuna açıkladı. Projenin yer tespiti, mimari projelendirme ve kapasite analizleri aşamasında olduğu belirtiliyor. Bu iradeyi önemsiyor ve destekliyorum.
Ama tam burada küçük bir itirazım var.
Yenişehir’in meselesini sadece “yurt eksikliği” olarak tarif edersek sorunun ancak bir bölümünü çözmüş oluruz.
Yurt lazım, hem de mümkünse vakit kaybetmeden lazım. Fakat Yenişehir’in asıl hedefi öğrenciye yatacak bir yatak bulmak değil, öğrencinin yaşamak isteyeceği bir üniversite ilçesi oluşturmak olmalıdır.
Bursa Uludağ Üniversitesi Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksekokulu bizim için yalnızca bir eğitim kurumu değildir. Doğru değerlendirildiğinde ilçenin ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümünün araçlarından biri olabilir. Bunun için önce şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Yenişehir’e okumaya gelen bir genç, dersinden çıktıktan sonra bu şehirde ne yapıyor?
Nerede sosyalleşiyor? Nerede ders çalışıyor? Hangi kültür ve sanat etkinliğine katılıyor? Spor yapabileceği, arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği, kendisini bu şehrin bir parçası hissedebileceği yeterli alanı var mı? Mezun olduğunda Yenişehir’i yalnızca diplomasını aldığı yer olarak mı hatırlayacak, yoksa hayatının güzel yıllarını geçirdiği şehir olarak mı?
Bence esas mesele burada başlıyor.
Üniversite öğrencisini yalnızca kiralık eve çıkan, lokantada yemek yiyen, minibüse binen bir ekonomik unsur olarak görmek de büyük hata olur. Üniversite öğrencisi şehre gençlik getirir, fikir getirir, kültür getirir, hareket getirir. Doğru ortam oluşturulduğunda girişimcilik getirir, nitelikli insan kaynağı oluşturur ve zamanla şehrin dönüşümüne katkı sağlar.
Yenişehir’in önünde bu konuda önemli bir fırsat var.
Bir tarafta tarım var. Diğer tarafta sanayi var. Havalimanımız var. Lojistik avantajımız var. Bursa, Bilecik ve İnegöl arasında önemli bir konumumuz var. Osmanlı’nın kuruluş coğrafyasının tam merkezindeyiz. Bütün bunların üniversiteyle daha güçlü ilişkilendirilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla meseleye sadece “500 kişilik bir KYK yurdu yapılsın” şeklinde bakmayalım.
Elbette yapılsın.
Hatta mümkünse bugün planlanan kız ve erkek öğrenci yurtları hızla somut yatırıma dönüşsün. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Uludağ Üniversitesi, Yenişehir Belediyesi, milletvekillerimiz, siyasi partilerimiz, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve sivil toplum kuruluşları bu konuda aynı masanın etrafına otursun.
Fakat o masaya ikinci bir dosya daha koyalım:
Yenişehir Üniversite Kenti Projesi.
Önümüzdeki on yılı planlayalım. Öğrenci sayımız kaç olacak? Hangi yeni bölümleri ilçeye kazandırabiliriz? Tarım teknolojileri, gıda, lojistik, havacılık, otomotiv yan sanayi ve diğer alanlarda Yenişehir’in ekonomik yapısıyla üniversiteyi nasıl buluşturabiliriz? Öğrenci yurtlarını, sosyal alanları, ulaşımı ve kültür-sanat altyapısını bu büyümeye göre nasıl hazırlayabiliriz?
Çünkü ilçeler bazen büyük yatırımlarla değil, doğru bir vizyonun etrafında birbirini tamamlayan yatırımlarla değişir.
Yurt bunun başlangıcı olabilir.
Ama hedefimiz yalnızca öğrencinin Yenişehir’de barınması olmamalı. Öğrencinin Yenişehir’i tercih etmesini, burada yaşamasını, bu şehirle bağ kurmasını ve mümkünse mezun olduktan sonra da bu şehirde üretmek istemesini sağlamalıyız.
Gemlik’in 500 kişilik öğrenci yurdunu elbette alkışlayalım.
“Darısı Yenişehir’in başına” da diyelim.
Ama bir cümle daha ekleyelim:
Darısı Yenişehir’in başına; fakat bizim hedefimiz bir yurttan daha büyük olsun. Yenişehir’i gerçek anlamda bir üniversite şehri yapalım
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MUSTAFA EFE
Darısı Yenişehir’in başına
Geçtiğimiz günlerde Yenişehir Yörem’de “Darısı Yenişehir’in Başına” başlığıyla bir haber yayımladık. Gemlik’te Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaptırılan 500 kişilik öğrenci yurdunun tamamlanma aşamasına gelmesini anlatırken doğal olarak dönüp kendi ilçemize baktık.
Gerçekten de darısı Yenişehir’in başına…
Gemlik’te dörder kişilik 122 odası, 150 kişilik konferans salonu, 320 kişilik yemekhanesi, atölyeleri, etüt odaları ve sosyal alanları bulunan 500 kişilik bir öğrenci yurdu yaklaşık 400 günde tamamlanma aşamasına getirilebiliyorsa Yenişehir’in de böyle bir yatırımı istemesi son derece haklıdır.
Üstelik ortada artık yalnızca bir temenni de yok. Yenişehir Belediyesi, kız ve erkek öğrenci yurtları yapılmasına yönelik bir projeyi kamuoyuna açıkladı. Projenin yer tespiti, mimari projelendirme ve kapasite analizleri aşamasında olduğu belirtiliyor. Bu iradeyi önemsiyor ve destekliyorum.
Ama tam burada küçük bir itirazım var.
Yenişehir’in meselesini sadece “yurt eksikliği” olarak tarif edersek sorunun ancak bir bölümünü çözmüş oluruz.
Yurt lazım, hem de mümkünse vakit kaybetmeden lazım. Fakat Yenişehir’in asıl hedefi öğrenciye yatacak bir yatak bulmak değil, öğrencinin yaşamak isteyeceği bir üniversite ilçesi oluşturmak olmalıdır.
Bursa Uludağ Üniversitesi Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksekokulu bizim için yalnızca bir eğitim kurumu değildir. Doğru değerlendirildiğinde ilçenin ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümünün araçlarından biri olabilir. Bunun için önce şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Yenişehir’e okumaya gelen bir genç, dersinden çıktıktan sonra bu şehirde ne yapıyor?
Nerede sosyalleşiyor? Nerede ders çalışıyor? Hangi kültür ve sanat etkinliğine katılıyor? Spor yapabileceği, arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği, kendisini bu şehrin bir parçası hissedebileceği yeterli alanı var mı? Mezun olduğunda Yenişehir’i yalnızca diplomasını aldığı yer olarak mı hatırlayacak, yoksa hayatının güzel yıllarını geçirdiği şehir olarak mı?
Bence esas mesele burada başlıyor.
Üniversite öğrencisini yalnızca kiralık eve çıkan, lokantada yemek yiyen, minibüse binen bir ekonomik unsur olarak görmek de büyük hata olur. Üniversite öğrencisi şehre gençlik getirir, fikir getirir, kültür getirir, hareket getirir. Doğru ortam oluşturulduğunda girişimcilik getirir, nitelikli insan kaynağı oluşturur ve zamanla şehrin dönüşümüne katkı sağlar.
Yenişehir’in önünde bu konuda önemli bir fırsat var.
Bir tarafta tarım var. Diğer tarafta sanayi var. Havalimanımız var. Lojistik avantajımız var. Bursa, Bilecik ve İnegöl arasında önemli bir konumumuz var. Osmanlı’nın kuruluş coğrafyasının tam merkezindeyiz. Bütün bunların üniversiteyle daha güçlü ilişkilendirilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla meseleye sadece “500 kişilik bir KYK yurdu yapılsın” şeklinde bakmayalım.
Elbette yapılsın.
Hatta mümkünse bugün planlanan kız ve erkek öğrenci yurtları hızla somut yatırıma dönüşsün. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Uludağ Üniversitesi, Yenişehir Belediyesi, milletvekillerimiz, siyasi partilerimiz, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve sivil toplum kuruluşları bu konuda aynı masanın etrafına otursun.
Fakat o masaya ikinci bir dosya daha koyalım:
Yenişehir Üniversite Kenti Projesi.
Önümüzdeki on yılı planlayalım. Öğrenci sayımız kaç olacak? Hangi yeni bölümleri ilçeye kazandırabiliriz? Tarım teknolojileri, gıda, lojistik, havacılık, otomotiv yan sanayi ve diğer alanlarda Yenişehir’in ekonomik yapısıyla üniversiteyi nasıl buluşturabiliriz? Öğrenci yurtlarını, sosyal alanları, ulaşımı ve kültür-sanat altyapısını bu büyümeye göre nasıl hazırlayabiliriz?
Çünkü ilçeler bazen büyük yatırımlarla değil, doğru bir vizyonun etrafında birbirini tamamlayan yatırımlarla değişir.
Yurt bunun başlangıcı olabilir.
Ama hedefimiz yalnızca öğrencinin Yenişehir’de barınması olmamalı. Öğrencinin Yenişehir’i tercih etmesini, burada yaşamasını, bu şehirle bağ kurmasını ve mümkünse mezun olduktan sonra da bu şehirde üretmek istemesini sağlamalıyız.
Gemlik’in 500 kişilik öğrenci yurdunu elbette alkışlayalım.
“Darısı Yenişehir’in başına” da diyelim.
Ama bir cümle daha ekleyelim:
Darısı Yenişehir’in başına; fakat bizim hedefimiz bir yurttan daha büyük olsun. Yenişehir’i gerçek anlamda bir üniversite şehri yapalım