Kurgusal dünya ve karakterler her ne kadar gerçek olmasada gerçeğe tutulan aynalardan biridir. İlk olarak ortaya çıkışları bir kişinin yaşadığı dünya ve hayatı gözlemlemesi ve bu gözlemlerinin ona verdiği ilhamla başlar.
Bu ilham kendini bir hayranlık ve değer verme olarakta gösterebilir, bir eleştiri ve hicivde. Kişinin fark ettiği, dikkat çekmek istediği konu ve bakış açısı neyse ortaya çıkan hikaye de odur. Üretilen her hikaye hangi analiz, tasarım, teknik yada tür kullanılmış olursa olsun, ilk başta yaratıcısının düşünce ve seçimlerinin bir ürünüdür.
Yazılı, sözlü, çizim yada video kaydına alınma gibi pek çok tür ve medyum, bir kişinin bir hikayeyi anlatması için kullanabileceği ve düşüncesini fiziksel yada aktarılabilir bir hale getirmek için kullanabileceği pek çok araçtan biri. Bu araçları nasıl ve ne şekilde, neyi anlatmak için kullanacağı ise tamamen sanatçıya ait bir seçim.
Tipler kurgusal olan tüm hikayelerde öne çıkan, önemli bir kavramdır. Bir hikayenin en önemli ögelerini kendi içlerinde benzerlik, kullanım sıklığı yada kullanım tekrarı gibi özelliklerine göre gruplara ayırır. Ancak tip sadece benzerliklerle sınırlı kalmayan bir sınıflamadır. Bir tipin tip olabilmesi için aynı zamanda sınırlarının da belli olması gerekir.
Kurguda en büyük tip aslında ana karakterin kendisidir. Hikayenin başlangıcında ne kadar korkak, zayıf yada kötü yürekli olursa olsun, hikaye onu başlangıçtan sona, “kahramanın yolculuğu”na çıkarır ve ona her adımda daha cesur, güçlü yada iyi yürekli olmayı öğretir. Genelde bu sürede fiziksel olarakta daha göze hitap eden bir hale gelmesi de beklenen bir yan etkidir. Eğer hikayenin en büyük iddiası tip ve klişelere karşı olmak değilse, çoğu seyirci hikayenin sonunda ana karakterin başladığından daha iyi bir konumda olması beklenir. Bu sınır ve beklentiler onu bir tip yapar.
Bir başka şişman bir karakterin en önemli, en öne çıkan özelliğinin şişman olmak olması, ve karakterin başka bir derinliğe sahip olmasına izin verilmemesi durumu bir tip için verilebilecek bir örnektir. Neredeyse her komedi dizisi yada filminde ana karakterlere yakın olmasa bile arka planda illa bir kaç kez görünen, tüm varlığı bir şişman şakası için oluşturulmuş bir karakterdir.
Özünde, daha önce defalarca kullanılan bir tipi yada formülü tekrar kullanmakta teknik olarak bir sakınca yok, sonuçta bir tip haline gelmelerinin bir nedeni var. Ancak bazı tiplerin sahip olduğu sınırlar basit bir şakadan öteye geçmekte. Tiplerin olumlu yada olumsuz olarak var olması ve ikisinin arasındaki net çizgilerin içinde bulundukları hikayeler kadar kurgusal olmaması bunun en büyük örneği.
Verilen iki örnekten yola çıkıldığında, bir şişman tipinin kahraman tipiyle birleştirilmesi, çoğu kişinin asla kabul etmediği bir fikir. Şişman karakterin alay ve zorbalanmak için orada olması, onun kahraman olmasını engelleyen bir sınır. Bugün Bridgerton gibi dizilerde yeni yeni ciddi şekilde işlenen nadir örnekler, Carrie’nin neredeyse hiçbir film ve dizi adaptasyonunda kitaptaki kilolu halini göstermediği ve bunu yapan tek yapım da olmadığı gerçeğini değiştirmiyor.
Şişman olmanın kurguda demonize edilmesi, yani kötüleştirilmesi kurgunun ortaya çıkardığı bir şey değil, zayıflıkla kafayı bozmuş bir kültürde büyüyen kişilerin sahip olduğu önyargıların bir yansıması sadece. Ancak bu önyargılar gerçek hayatta şişman bir kişinin yaşadığı hayatın her yönden olumsuz etkilenmesine de yol açıyor. Kaliteli bir sağlık hizmetinin “kilo ver geçer” ile geçiştirilmesinden, toplum tarafından her fırsatta aşağılanmasına kadar.
Benzer örnekler say say bitmez. Kurgunun gerçeği doğrudan değiştirmeye gücü olmayabilir, ancak değişmesi gereken şeylerin değişmesinde de payı olabilir. Yine de her zaman asıl değişim gördüğünü fark eden ve değiştirmeye karar vermekte saklı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
EDA SARI
Tipler
Kurgusal dünya ve karakterler her ne kadar gerçek olmasada gerçeğe tutulan aynalardan biridir. İlk olarak ortaya çıkışları bir kişinin yaşadığı dünya ve hayatı gözlemlemesi ve bu gözlemlerinin ona verdiği ilhamla başlar.
Bu ilham kendini bir hayranlık ve değer verme olarakta gösterebilir, bir eleştiri ve hicivde. Kişinin fark ettiği, dikkat çekmek istediği konu ve bakış açısı neyse ortaya çıkan hikaye de odur. Üretilen her hikaye hangi analiz, tasarım, teknik yada tür kullanılmış olursa olsun, ilk başta yaratıcısının düşünce ve seçimlerinin bir ürünüdür.
Yazılı, sözlü, çizim yada video kaydına alınma gibi pek çok tür ve medyum, bir kişinin bir hikayeyi anlatması için kullanabileceği ve düşüncesini fiziksel yada aktarılabilir bir hale getirmek için kullanabileceği pek çok araçtan biri. Bu araçları nasıl ve ne şekilde, neyi anlatmak için kullanacağı ise tamamen sanatçıya ait bir seçim.
Tipler kurgusal olan tüm hikayelerde öne çıkan, önemli bir kavramdır. Bir hikayenin en önemli ögelerini kendi içlerinde benzerlik, kullanım sıklığı yada kullanım tekrarı gibi özelliklerine göre gruplara ayırır. Ancak tip sadece benzerliklerle sınırlı kalmayan bir sınıflamadır. Bir tipin tip olabilmesi için aynı zamanda sınırlarının da belli olması gerekir.
Kurguda en büyük tip aslında ana karakterin kendisidir. Hikayenin başlangıcında ne kadar korkak, zayıf yada kötü yürekli olursa olsun, hikaye onu başlangıçtan sona, “kahramanın yolculuğu”na çıkarır ve ona her adımda daha cesur, güçlü yada iyi yürekli olmayı öğretir. Genelde bu sürede fiziksel olarakta daha göze hitap eden bir hale gelmesi de beklenen bir yan etkidir. Eğer hikayenin en büyük iddiası tip ve klişelere karşı olmak değilse, çoğu seyirci hikayenin sonunda ana karakterin başladığından daha iyi bir konumda olması beklenir. Bu sınır ve beklentiler onu bir tip yapar.
Bir başka şişman bir karakterin en önemli, en öne çıkan özelliğinin şişman olmak olması, ve karakterin başka bir derinliğe sahip olmasına izin verilmemesi durumu bir tip için verilebilecek bir örnektir. Neredeyse her komedi dizisi yada filminde ana karakterlere yakın olmasa bile arka planda illa bir kaç kez görünen, tüm varlığı bir şişman şakası için oluşturulmuş bir karakterdir.
Özünde, daha önce defalarca kullanılan bir tipi yada formülü tekrar kullanmakta teknik olarak bir sakınca yok, sonuçta bir tip haline gelmelerinin bir nedeni var. Ancak bazı tiplerin sahip olduğu sınırlar basit bir şakadan öteye geçmekte. Tiplerin olumlu yada olumsuz olarak var olması ve ikisinin arasındaki net çizgilerin içinde bulundukları hikayeler kadar kurgusal olmaması bunun en büyük örneği.
Verilen iki örnekten yola çıkıldığında, bir şişman tipinin kahraman tipiyle birleştirilmesi, çoğu kişinin asla kabul etmediği bir fikir. Şişman karakterin alay ve zorbalanmak için orada olması, onun kahraman olmasını engelleyen bir sınır. Bugün Bridgerton gibi dizilerde yeni yeni ciddi şekilde işlenen nadir örnekler, Carrie’nin neredeyse hiçbir film ve dizi adaptasyonunda kitaptaki kilolu halini göstermediği ve bunu yapan tek yapım da olmadığı gerçeğini değiştirmiyor.
Şişman olmanın kurguda demonize edilmesi, yani kötüleştirilmesi kurgunun ortaya çıkardığı bir şey değil, zayıflıkla kafayı bozmuş bir kültürde büyüyen kişilerin sahip olduğu önyargıların bir yansıması sadece. Ancak bu önyargılar gerçek hayatta şişman bir kişinin yaşadığı hayatın her yönden olumsuz etkilenmesine de yol açıyor. Kaliteli bir sağlık hizmetinin “kilo ver geçer” ile geçiştirilmesinden, toplum tarafından her fırsatta aşağılanmasına kadar.
Benzer örnekler say say bitmez. Kurgunun gerçeği doğrudan değiştirmeye gücü olmayabilir, ancak değişmesi gereken şeylerin değişmesinde de payı olabilir. Yine de her zaman asıl değişim gördüğünü fark eden ve değiştirmeye karar vermekte saklı.