SON DAKİKA
Hava Durumu

Nokta

Yazının Giriş Tarihi: 14.09.2025 21:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.09.2025 21:20

Dünyada üzerinde yaşayan milyarlarca canlı var. Her biri yaşamını sakin ve genellikle tekrar eden günleriyle geçirmekte, genellikle yeni bir güne çıktıkça halinden memnun kalmaktadır. Ancak aralarından insan, ister yaşamının sürekli değişmesiyle yada ayak bastığı her yeri kendine göre yeniden şekillendirmesiyle, diğer canlılardan çok farklı.

Dünyadaki çoğu ekosistem, bir döngüye ait bir canlının kendi ömrü boyunca dramatik değişimler göstermez. Gerçekleşse bile çoğu zaman bu değişimler o canlının elinde olmayan, afet gibi nedenlerden gerçekleşir. Yıkıcı bir olay yaşanmadığı sürece çoğu canlı içine doğdukları habitata son derece uyumlu hayatlar sürer ve habitatlarında belirgin bir değişime neden olmadan yerlerini sonraki nesilleri alır.

İnsanlar ise bunun aksine var olmak için yaşadıkları ortamı bir dereceye kadar değiştirmek zorundadır. Bu ilk çağlarda yapılan ilk köyler ve evcilleştirilen hayvanlardan günümüzdeki betondan ormanlara kadar kadar büyüyüp gelişmiştir. Bunun arkasında elbette en basit hayatta kalma güdüsü yer alsada aslında insan çoğu şeyde olduğu gibi burada da sadece hayatta kalmaktan fazlasını başarıyor.

Bunun en büyük nedeni ise insanın hayal gücüne sahip olmasıdır. Hayal gücü aslında bir insanın en büyük becerisidir çünkü o olmadan yaşadığı hayat tam potansiyeline ulaşamaz. Bunu ister bireysel hayatlarımıza ister toplumsal ortak başarılarımıza uygulayalım, en basit sorun çözmekten tutun, yürüdüğümüz yolların yapımındaki mimarlıktan yada hayatımızın her yerinde var olan sanat ve zanaatlara, hepsi insanın ilk önce hayal edebilmesiyle ortaya çıkmıştır. Arkasından gelen fiziksel inşaası da elbette önemli olsada, ilk önce insanın kafasında var edemediği bir şey asla gerçek, fiziksel olarak var olamaz.

Her insanın hayal gücü onun hayatını her yönden doğrudan etkiler. Bazı insanlar hayal güçlerinin olmadığı yada çok az olduğuna inanır ancak bu doğru değildir. Her insanın düşünce becerisi doğrudan hayal güçlerinin potansiyeli ile ilişkilidir. Bazı insanların diğerlerinden daha yaratıcı olmaları çoğu zaman o kişilerin kendi zihinsel sınırlarını ne derecede zorladıkları yada ne kadar aktif kullandıkları ile alakalıdır.

Sanatsal hobi ve alışkanlıklar bir insanın hayal gücünü hem en çok kullandığı hemde en çok beslediği aktivitelerdir. Bu tür alışkanlıklar çoğu zaman bireylere çocukluk dönemlerinde aldıkları eğitimin yanında kazandırılmaya çalışır. Böylece aldıkları bilgilerin yanında daha eğlenceli ve esnek bir yolla zihinsel olarak gelişmeye devam ederler.

Ancak ne yazık ki yaşadığımız toplumlar milliyet farketmeksizin genel olarak ‘ya en iyisi yada hiç’ tarzı zararlı bir düşünceye sahipler. Bunun sonucu olarak toplum içinde çoğu birey başarısızlık korkusuyla yeni şeyleri denemiyor, yada denese bile daha ilk denemede ‘potansiyel’ göstermediyse yaptığı işin bir zaman kaybı olduğunu düşünüyor.

Bu düşüncelerin ilk tohumları çoğu kez kişi henüz çocukken zihnine ekilmekte. Özellikle sosyal çevrelerde daha yaygın olan bu zararlı düşüncenin kırılması için özellikle okul ve eğitim alanların bu anlayışa karşı ve destekleyici olması çok önemli.

Bu destekleyici ortamı oluşturma amacının peşinde, 15 Eylül 2009’da Terry Shay isimli öğretmen sınıfına The Dot, Türkçe’de Nokta kitabını getirdi.

Kitap Peter H. Reynolds tarafından yazılmış ve çizilmiş bir çocuk kitabıdır. Hikayede resim çizemediğine inanan bir çocuğa öğretmeni boş bir sayfaya tek bir nokta çizmesini söyler. Bu noktayı çizen çocuk sonrasında öğretmeninin teşvikiyle bu sayfayı imzalar ve farkına varmadan aslında bir resim yapmış olur. Ertesi gün bundan cesaretlenen öğrencisi noktaya başka noktalar ve çizgiler ekler, yeteri kadar zaman geçtiğinde aslında resim çizebildiğini farkeder.

Kitabın sonunda bir başka çocuk resim çizemediğini söylediğinde, öğretmenin artık resim çizebilen öğrencisi arkadaşına kendi yardımcı olur ve sadece bir nokta bir çok kişinin hayatını değiştirmiş olur.

Bu değişim kitapta kalmasın diye, Terry Shay’in başlattığı kitap günü artık tüm dünyaya yayılmış bir gün haline getirilmiştir. Dünya Nokta Günü, 15 Eylül’de özellikle okullarda çocukların yaratıcılıkları ve hayal güçlerini geliştirmesi için çeşitli etkinliklerle kutlanmakta. Çünkü hayal gücü çocukluktan yetişkinliğe, bireysel yaşamlarımızdan toplumumuzun sağlıklı bütünlüğüne, insan yaşamını en çok etkileyen ve şekillendiren şeylerden biri

dir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.