İnsanlık tarihinde nice görkemli medeniyetler, imparatorluklar büyümüş ve yıkılmış, küçük mütevazi kasaba ve köylerde insanlar birbirlerini gözetmiş, hayatlarını sürdürmüş gitmişlerdir. Nerede olurlarsa olsunlar, insanların bir yaşam kurdukları her yerde, atlar onlara eşlik eden en sadık yoldaşlardan biri olmuşlardır.
Tarih boyunca pek çok hayvan farklı amaçlarla evcilleştirilmiş, etinden, sütünden, ipliğinden yada hizmetinden faydalanılmıştır. Atlar evcilleştirilmiş tarihinde ilkin köpek ve arkasından gelen bazı çiftlik hayvanlarından daha sonra evcilleştirilmiş olsada, insanlığa en büyük faydası dokunan hayvanlardan biri olmuştur. Atlar en küçük bir köyde çekip taşıdıkları yükten, savaşa taşıdıkları general ve askerlere, medeniyeti sırtlanmışlardır.
Bu nedenle geçmişten günümüze atlar hep asaletin, sadakatin ve gücün sembollerinden biri olmuşlardır. İyi bir at bir kişinin sahip olabileceği en büyük hazinelerden biri olarak görülmüş, kişinin sahip olabileceği en cömert, affedici ve sadık yoldaşlarından biridir. Öyle ki, sizi benimsemiş bir ata istediğinizi sadece onun anlayabileceği şekilde anlatmanız, onu güvende hissettirmeniz yeterlidir.
Günümüzde artık makineler ve arabalar geçmişte atlara ait olan ağır görevlerin çoğunu üstlenmiş durumda. Atların spor dışında ulaşım ve çeki için kullanıldığı alanlar oldukça nadir durumlar yada coğrafi olarak araçlarla ulaşılması zor bölgeler. Bu nedenle günümüzde atlar çoğunlukla spor amacıyla kullanılmakta.
Atlı sporlar geçmişten günümüze, farklı coğrafyalarda pek farklı şekillerde karşımıza çıkar. Bazıları takımlarla bazısı bireysel şekilde oynanan bu oyunlar yada spor dalları hem atı hemde binicini sınar. Aynı anda iki atletin beraber rol aldığı, türler arası tek spordur. Elbette sporda kullanılan tel hayvanlar atlar değillerdir, ancak iki atletin at ve binicisi kadar uyum ve beraberlik içinde olması gerektiği sporlar oldukça nadirdir.
Bir atın alabileceği en üst seviye zarafet eğitimi olan dresajdan, polo, cirit, dayanıklılık yada düz koşu yarışlarına, at ve binicisi daima uyum içinde olmalıdır. Antrenörleri hem insan hemde hayvan sporcusunun sağlığının takibinde olmalı, birinden birinin bir sıkıntısı olduğunda bunun farkına hemen varmalı, yaşanabilecek herhangi bir sakatlığı önleyebilmelidir.
Ne yazıkki, günümüzde neredeyse her türden popüler olan yarışma etkinliğinin bir de karanlık bir yüzü var. Bahis, insanlık tarihinde 5 bin yıldan eskiye kadar geriye giden bir süredir yapılmakta. Günümüzde ise Oscar ödüllerinden spor müsabakalarına, sonucuna dair bahis oynanılabilecek neredeyse her şeyin bir de bahis yüzü var.
Atların dahil oldukları yarışlarda buna dahil elbette. Genel olarak düz koşu grubuna giren at yarışları tüm dünyada belirli kural ve yeterlilikleri belirlenmiş, her ülkenin hem kendi içinden hemde dışından ilgi çeken olaylar haline gelmiştir. Hem atın sahipleri hemde bahis oynayanlar için oldukça büyük paraların kazanılabildiği bir ortam haline geldiğinden, rekabette elbette zirve yapmakta.
Peki bu rekabetin son noktası neresi? Bir kaç gün önce İngiltere’de, at yarışlarının günümüzdeki halinin doğduğu ülkede, dört tane at aynı yarış pistinde öldü. Bu atların çoğu sahiplerine ve onlara oynayan kişilere yüklüce para kazandırdılar. Ancak yaşlı olmalarına rağmen, güya veterinerlerin detaylı kontrollerine rağmen, yarışı zor bitirdiler yada bitirir bitirmez, onlarda bitti.
Bir kaç gün önce bizim ülkemizde emekli edilmesi gereken bir at kavurmadan çıktı… Burada olay bir hayvanın etinin kullanılması değil, zaten hayatı boyunca bir başka alanda hizmet görmüş bir hayvana duyulması gereken birazcık minnettarlık ve saygı. Sırf biz istiyoruz diye hizmet eden bir canlıya biraz merhamet göstermek çok aşırı bir davranış olmamaml
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EDA SARI
Nereye Kadar?
İnsanlık tarihinde nice görkemli medeniyetler, imparatorluklar büyümüş ve yıkılmış, küçük mütevazi kasaba ve köylerde insanlar birbirlerini gözetmiş, hayatlarını sürdürmüş gitmişlerdir. Nerede olurlarsa olsunlar, insanların bir yaşam kurdukları her yerde, atlar onlara eşlik eden en sadık yoldaşlardan biri olmuşlardır.
Tarih boyunca pek çok hayvan farklı amaçlarla evcilleştirilmiş, etinden, sütünden, ipliğinden yada hizmetinden faydalanılmıştır. Atlar evcilleştirilmiş tarihinde ilkin köpek ve arkasından gelen bazı çiftlik hayvanlarından daha sonra evcilleştirilmiş olsada, insanlığa en büyük faydası dokunan hayvanlardan biri olmuştur. Atlar en küçük bir köyde çekip taşıdıkları yükten, savaşa taşıdıkları general ve askerlere, medeniyeti sırtlanmışlardır.
Bu nedenle geçmişten günümüze atlar hep asaletin, sadakatin ve gücün sembollerinden biri olmuşlardır. İyi bir at bir kişinin sahip olabileceği en büyük hazinelerden biri olarak görülmüş, kişinin sahip olabileceği en cömert, affedici ve sadık yoldaşlarından biridir. Öyle ki, sizi benimsemiş bir ata istediğinizi sadece onun anlayabileceği şekilde anlatmanız, onu güvende hissettirmeniz yeterlidir.
Günümüzde artık makineler ve arabalar geçmişte atlara ait olan ağır görevlerin çoğunu üstlenmiş durumda. Atların spor dışında ulaşım ve çeki için kullanıldığı alanlar oldukça nadir durumlar yada coğrafi olarak araçlarla ulaşılması zor bölgeler. Bu nedenle günümüzde atlar çoğunlukla spor amacıyla kullanılmakta.
Atlı sporlar geçmişten günümüze, farklı coğrafyalarda pek farklı şekillerde karşımıza çıkar. Bazıları takımlarla bazısı bireysel şekilde oynanan bu oyunlar yada spor dalları hem atı hemde binicini sınar. Aynı anda iki atletin beraber rol aldığı, türler arası tek spordur. Elbette sporda kullanılan tel hayvanlar atlar değillerdir, ancak iki atletin at ve binicisi kadar uyum ve beraberlik içinde olması gerektiği sporlar oldukça nadirdir.
Bir atın alabileceği en üst seviye zarafet eğitimi olan dresajdan, polo, cirit, dayanıklılık yada düz koşu yarışlarına, at ve binicisi daima uyum içinde olmalıdır. Antrenörleri hem insan hemde hayvan sporcusunun sağlığının takibinde olmalı, birinden birinin bir sıkıntısı olduğunda bunun farkına hemen varmalı, yaşanabilecek herhangi bir sakatlığı önleyebilmelidir.
Ne yazıkki, günümüzde neredeyse her türden popüler olan yarışma etkinliğinin bir de karanlık bir yüzü var. Bahis, insanlık tarihinde 5 bin yıldan eskiye kadar geriye giden bir süredir yapılmakta. Günümüzde ise Oscar ödüllerinden spor müsabakalarına, sonucuna dair bahis oynanılabilecek neredeyse her şeyin bir de bahis yüzü var.
Atların dahil oldukları yarışlarda buna dahil elbette. Genel olarak düz koşu grubuna giren at yarışları tüm dünyada belirli kural ve yeterlilikleri belirlenmiş, her ülkenin hem kendi içinden hemde dışından ilgi çeken olaylar haline gelmiştir. Hem atın sahipleri hemde bahis oynayanlar için oldukça büyük paraların kazanılabildiği bir ortam haline geldiğinden, rekabette elbette zirve yapmakta.
Peki bu rekabetin son noktası neresi? Bir kaç gün önce İngiltere’de, at yarışlarının günümüzdeki halinin doğduğu ülkede, dört tane at aynı yarış pistinde öldü. Bu atların çoğu sahiplerine ve onlara oynayan kişilere yüklüce para kazandırdılar. Ancak yaşlı olmalarına rağmen, güya veterinerlerin detaylı kontrollerine rağmen, yarışı zor bitirdiler yada bitirir bitirmez, onlarda bitti.
Bir kaç gün önce bizim ülkemizde emekli edilmesi gereken bir at kavurmadan çıktı… Burada olay bir hayvanın etinin kullanılması değil, zaten hayatı boyunca bir başka alanda hizmet görmüş bir hayvana duyulması gereken birazcık minnettarlık ve saygı. Sırf biz istiyoruz diye hizmet eden bir canlıya biraz merhamet göstermek çok aşırı bir davranış olmamaml