SON DAKİKA
Hava Durumu

Manifestleyin

Yazının Giriş Tarihi: 11.08.2026 23:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.08.2026 23:32

Beynimizin sahip olduğu güç bizi bazen şaşırtacak kadar fazla. En başta vücudumuzun tüm sistem ve organlarını yönetiminden sorumlu ancak bu görevinden de ötede, beynimiz yaşadığımız hayatın her alanında yönetici konumunda. Beyin deyince refleks olarak yaptığı görevlerin dışında, onunla neredeyse eşdeğer gördüğümüz asıl şey ise düşüncedir. Düşünce yaşadığımız hayatın planlanmasını, inşasını ve de yaşanmasını kontrol eden baş etkendir.

Gözümüzü açtığımızdan itibaren duyularımızla algıladığımız her şey beynimizin filtre ve tanımlaması ile anlam kazanır. İçinde bulunduğumuz ortamı, yaşamımız için gerekli tüm davranış ve bilgiler bu şekilde analiz edilir ve sonraki adımlar planlanıp, eyleme dökülür. Bu kısım genellikle gerçek ve somut varlıklar için daha basit ve belli bir yol izler, ancak hayat sadece somutla sınırlı değildir.

Soyutun içine somuta dair henüz gerçekleşmemiş her fikirin dahil edilebilmesi haricinde, somut dünyanın şekillendirilmesi de soyuttan geçer. Geçmişe ve şimdiye ait bilgilerimiz, geleceği hayal etmemizin yoludur, ve geleceğe dair tüm planlarımız ilk önce soyuttur.

Bu soyut düşüncelerin gerçek hayata olan etkisi de düşündüğümüzden daha fazladır. Öyle ki, sadece bir şeyi çok fazla düşünerek, onu bilincimizde sürekli tekrar eden bir konuma getirerek onun gerçekleşmesini etkileyebilme becerisine sahip olduğumuza dair pek çok fenomen ve iddia mevcuttur.

‘Manifestlemek’, her dönemde bu etkinin sahip olduğu farklı isimlerden biridir örneğin. Son zamanlarda Manifest grubu ile eğer duymayan kalmışsa bile onlarda ‘manifestliyor’ artık. Genel olarak tekrarlayan düşüncelerimizin beynimize, ve dolayısıyla tüm hayatımıza olan etkisinin daha romantize edilmiş bir hali aslında. Ayrıca sadece pozitif düşünce ve isteklerle sınırlıda değil.

Korku filmlerinde hissedilen korku, gerçek bir nedenden dolayı hissedilen korku ile kimyasal açıdan aynıdır. Bu nedenle kurgudan -soyuttan- da korksanız gerçektende, beyniniz ve dolayısıyla vücudunuz aynı tepkileri verir.

Benzer şekilde plasebo etkisi, hasta bir kişinin iyi olacağına yada iyileştiğine inanmak yoluyla kendini gerçekten daha iyi hissedip iyileştirmesi, yada bunun tam tersi olarak hasta olduğuna inanarak kendini gerçekten hasta etmesi olayıdır. Sadece düşünce çoğu zaman eylemin tetikleyicisidir.

Bu etkilerin sadece kişisel hayattaki etkisinin büyüklüğünü toplumsal ölçekte incelenmesinde ise iş iyice karmaşık bir duruma gelir. İnsan çoğu zaman zor olandan kaçmaya, hatta tembelliğe yatkın bir yatkınlığa sahip olabilir ve bu yatlınlık sadece yapmayı istemediği bir işten çok daha fazlasını kapsar.

Geçmişi unutmamak, geleceğin parlak olmasının sağlanmasında çok önemlidir. Bu hayatın kişisel yada toplumsal her ölçeğinde sabit bit gerçektir. Ancak zordan kaçmaya yatkınlık, bugünle sınırlı kalmayı isteyebilir. Geçmişin neden olduğu bir acıyı hatırlamayı reddetmek, şimdiyi acısız kılsa da, gelecek için iyi şeyler vâdetmez.

Bir örnek olarak, Bir Koyun Polisiyesi filminde, koyunların toplanarak onlara acı çektiren bir anıyı unutma imkanları vardı, ve başlarına gelen her travmatik olayda bu olayı unutmayı seçerek hayatlarına mutlu ve tasasız şekilde devam ediyorlardı. Ancak bunun ne gibi sorunlara neden olabileceğini tahmin etmek pekte zor olmayacaktır.

Biz kendi hayatımızda da bu beceriye oradaki koyunlar kadar sahip olmasakta, belli bir derecede sahibiz. Düşünmek istemediğimiz şey için dikkatimizi dağıtarak kendimizi rahatlatabilir, yada o konu hakkında daha da obsesif düşünerek hayatımızda daha da etkili, unutamayacağımız bir yere koyabiliriz.

Ancak bu etkiler çoğunlukla kişisel hayatımızda verdiğimiz kararlar olarak sınırlı kalmaz. Bulunduğumuz toplumda her birimiz etkilendiğimiz kadar etkileyici konumundayız. Kişisel olarak verdiğimiz her taviz uzun vadede hem kendi hayatımızı etkilemekte hemde bizim de etkileşimde olduğumuz diğer kişileri. Kendi eko mağaralarımızdan çıkmamız, neyi ne kadar tekrarlayarak kendimize hedef yaptığımızın farkına varmamız gerekiyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.