SON DAKİKA
Hava Durumu

Kutup Ayısı

Yazının Giriş Tarihi: 26.02.2026 17:26
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.02.2026 17:27

Dünya üzerinde milyarlarca canlı yaşamakta. Birbirlerinden çok farklı türlerde, ortamlarda çeşit çeşit hayatlar yaşanmakta. Bazısı mikroskobik boyuttaki bakteriler, bazısı denizlerdeki tonlarca ağırlıktaki devasa balinalar, ve biz, dünyada her kıtada bulunabilme becerisine sahip nadir canlılar olarak, her gün yaşamlarımıza devam ediyoruz.

Yaşadığımız hayatlar, çoğu zaman bize oldukça izole ve bireysel gelsede, büyük resme bakıldığında hiç beklemediğimiz yollar üzerinden tüm canlıların hayatları birbirleriyle bağlantılı. Her ne kadar bu bağlantı çoğu zaman gözden kaçsa da, sıradan, izole hayatlarımız düşündüğümüzden çok daha fazla yaşamın etkisi altında, ve aynı şekilde etkileyen konumda.

Buna olan farkındalığımızın az olması çok iyi olmasada, anlaşılabilir nedenleri var. Çoğu zaman gündelik hayatın gereklilikleri hepimizi bir noktada yeterince yormakta. Doğal olarak bırakın dünyada hiç görmediğimiz farklı canlıların, insanların hayatlarını merak etmeyi, en yakınımızda olan değer verdiğimiz insanların hayatlarına bile ilgi gösterecek enerjimiz kalmıyor bazen. Bu kronik yorgunluk ise düşündüğümüzden çok daha derine işlemiş, ve insanlardan ötesine yayılmış durumda.

Beton ormanlarda yaşam özellikle covid salgını sonrasında hem ekonomik hemde sosyal açılardan bir çok değişime uğradı ve kimi yerde zorlaştı. Bu değişimlerin geri dönüşünün ise pek olası olduğu söylenemez. Hepimiz yaşadığımız hayatı sadece mümkün olan en az değişimle devam ettirmeye çalışıyor, kalanına adapte olmaya gayret ediyoruz. Bunu büyük ölçüde başarıyoruz da.

Ancak aynı fenomen sadece insanlar için değil, dünya üzerindeki tüm canlılar için geçerli. Bizim günlük yaşamımızdaki belirsizlikler çoğu zaman bir tabloya dökülerek açıklanabilir sorunlar haline getirilmekte, çözümü ise kolektif bir eylem ve uğraşla aslında bizim elimizde. Biz başımızdaki sorunları en azında adlandırabiliyor, analizlerle gerekli adımları atabiliyoruz. Bu lükse sahip olmayan diğer canlılar ise çoğu zaman sessiz bir biçimde, kimse farketmeden yok olmakta.

Değişen iklim nedeniyle yüzlerce yıldır istikrarlı şekilde hareket etmiş doğal habitatlar her geçen yol yok olmaya devam ediyor. Güney yarımkürede ülkelerinde görülen büyük sel, tufan gibi doğal afetler dünyanın geri kalanı tarafından yeterince görmezden gelinebilir, izole olaylar olmaktan çıkalı uzun zaman oldu. Artık kendini Teksas’ta yerlerin buzdan bir tabaka altında kalması gibi ekstrem şekillerde göstermekte ve ‘gelişmiş’ dünyanın bile buna ne şehir planlaması ne de insanının kültürel olarak hazır bir altyapısının olmadığı aşikar.

Burada yine insanların kendi yol açtığı sorunlara yine kendi çözüm getirme imkanları öne çıkıyor. Gezegenin diğer sakinleri içinse durum çok farklı. Doğada her geçen gün değişen iklimle yok olan bitki örtüsü, onu yiyen otçuldan onu avlayan etçile, bu döngü sayesinde kendini yenileyen habitatların yok oluşu ilk başta sadece kıtlık yaşayan habersiz hayvanlar sadece eskisi gelmeyen ve her geçen gün zorlaşan şartlarda hayatta kalmaya çalışıyor.

Bugün 27 Şubat, Uluslararası Kutup Ayısı günü. Anne kutup ayılarının yavrularıyla beraber kardan inlerinde kaldıkları döneme gelmekte. Küresel ısınmanın ilk etkilerini gösterdiği kutup bölgelerinde yaşadıkları için, muhtemelen küresel ısınmaya dikkat çekilmesi eforlarında maskot haline gelmiş hayvanlardan biri. Onlarla yarışan belki sadece penguenlerdir.

Snow Bear, şuan yaklaşık iki ay önce bu konuya dikkat çekmek için yapılan, tam anlamıyla bir sanatçının yapabileceği en ‘tutku projesi’ çalışmalardan biri. Zamanında Walt Disney’in Ayı Kardeş filminde yönetmenlik yapan Aaron Blaise’in yıllarını vererek kendi çizip yönettiği bir kısa film. Şuan YouTube’ta yayında ve her geçen gün çeşitli ödüller almaya devam etmekte. Filmde yalnız bir kutup ayısının etrafında her geçen gün biraz daha eriyen bir dünyada kendine bir arkadaş bulmaya çalışması anlatılıyor.

Yaşadığımız yaşam kullandığı doğal kaynakların yenilenerek devam etmesine izin veren eşiği çoktan geçti, ve zaten artık dönülmez yola da girdik. Geçmişteki doğa belgeselleri, artık tam anlamıyla bir arşiv belgesi statüsüne girdi. Burada yapabileceğimiz tek şey kendimizi biraz zorlayarak günü kurtarmaktan öteyi düşünmek. Çünkü bu gidişle bugün tek kalmış olan, dünyası eriyen kutup ayılarına çok geçmeden bizde katılacağız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.