Topluluk halinde yaşayan herhangi bir canlının içinde bulunduğu sosyal dinamikleri analiz etmekte ilk bakılan özelliklerden biri üyelerinin birbirlerine ne kadar ve ne şekilde yardım ettiğidir. Bu doğadaki neredeyse tüm canlılar için geçerli bir ölçektir.
Doğanın ağır şartlarında kendini besleyemeyen, tehlikeden koruyamayan yada kaçamayan her canlı çok geçmeden bir başka avcıya yem olur, yada vücudu daha fazla stresi kaldıramayarak iflas eder. Bu son grup halinde yaşayıp yaşamayan pek çok canlı türünün yaşadığı bir sondur, ancak hem geçmişten kalıntılar hemde bugün gözlemlediğimiz örnekler bu sonla tanışmayan pek çok yaralanmış ama iyileşmiş, hatta yaşlılıkla beraber güçten düşmesine rağmen hayatına devam edebilen bireyleri gösteriyor.
Bu farklı canlı türlerinin sahip olabileceği sosyal bağların ne derece güçlü olabileceğini ortaya koyuyor. Örneğin kurtlar ve Afrika yaban yaban köpekleri gibi sürü ve aile bağlarının güçlü olduğu canlılar yaralanan üyelerine yiyecek ve korunmada yardım ediyor. Yaşlanan sürü üyelerine benzer şekilde yardım edip, görev dağılımı bireylerin sahip oldukları güçle orantılı bir şekilde oluyor.
Doğadaki en güçlü örneklerden biri ise elbette insanlar. Başına gelen bir kırılma veya darbeden sonra ağır hasar alan ancak iyileşinceye kadar hayatta kalması sağlanmış pek çok kaynaşmış, iyileşmiş kemik ve doku örneği günümüze kadar ulaşmıştır. Dahası, iyileşme sonrasında kalıcı bir engel ve hasar kalmış olsa da bu bireyler kazadan sonrasında uzun süre yaşamlarını sürdürmüşlerdir.
Günümüzden binlerce yıl öncesinde bile bugünde hala kullanılan çeşitli ameliyat ve tedavi teknikleri kullanılmıştır. 13 bin yıl öncesinde ait oyulmuş ve içine dolgu yapılmış diş örneği bulunması, insanların sadece birbirlerine yardım etmekle kalmadığını, ellerinde olan en ilkel kaynaklarla bile çeşitli tedavi yöntemlerini icat ettiklerini göstermektedir.
Bugün tıp sadece ortaya çıkan bir hastalığın iyileştirilmesinden öte, hastalığın ortaya çıkmasının engellenmesinden, çıkarsa en az zararı nasıl vermesine kadar, her yönden iyileştirme ve hasar azaltma amacıyla çalışıyor. Önlem ve hasar azaltma konusunda ise tıp çalışanlarıyla sınırlı kalmayıp, herkesin üzerine düşen görevler var.
Tıbbı önlem ve ilk yardım bunların başında gelmekte. Bir hastalık yada enfeksiyonun önlenmesi iyileştirmelerin her zaman daha kolaydır. Bu nedenle aşı ve hijyen uygulamaları çok önemlidir. Bunun yanında bir kazaya yol açabilecek herhangi bir tehlikenin iyileştirmesi, güvenli hale getirilmesi en iyi uygulamadır. Ancak her şekilde başa gelen bir kazada önlem zamanı geçmiş artık asıl hedef gerçekleşebilecek zararı en aza indirebilmektir.
Bugün Dünya İlk Yardım Günü’nde, bu önemli konunun, her bireyin bilmesi gereken uygulamaların daha yaygın şekilde öğrenilmesi ve uygulanması için yapılan çalışmalar daha da öne çıkmaktadır.
İlk yardımın amacı ilk olarak yaralanmış kişinin hayati fonksiyonlarını devam ettirilmesinin sağlanmasıdır. Hastanın daha da kötüleşmesini engellemek, daha sonrasında yapılacak olan tedavinin en etkili ve hızlı şekilde işleyebilmesi için yapılan ilk müdahaledir.
Bu müdahale yapılırken hastanın güvenli bir alanda olması sağlanır, kazaya sebep olan araç yada sebep mümkünse etkisiz hale getirilmelidir. Kalifiyeli sağlık personelinin gelmesi işin hemen 112 aranmalı, onlar gelene kadar yaralı yada hastaların sabit kalıp, durumlarının takip edilmesi gerekmektedir.
İlk yardımı her bireyin bilmesinin yanında, nerede durmalarını bilmeleri de çok önemlidir. Ortalama olarak hepimizin basit ilk yardım kurallarını bilmesinin gerekli olmasının yanında, gerçekten tedavi etme beceri ve yetkisi sağlıkçılara aittir. Basit adımların doğru uygulanışı araçtan kendi çıkabilen birisi için hayat kurtarabilirken, sıkışmış bir kişinin sert hareketlerle çıkarılması o kişinin ölümüne yol açabilir.
Birbirimize elimizden gelen her şekilde yardım etmek toplumda yaşayan her bireyin sahip olduğu bir sorumluluk. Ancak doğru yöntemlere dair bilgilerin doğru kaynaklardan öğrenilmesi ve düzenli olarak tazelenmesi gerekiyor. Bu konuda toplum olarak kapamamız gereken çok açık var.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EDA SARI
İlk Yardım
Topluluk halinde yaşayan herhangi bir canlının içinde bulunduğu sosyal dinamikleri analiz etmekte ilk bakılan özelliklerden biri üyelerinin birbirlerine ne kadar ve ne şekilde yardım ettiğidir. Bu doğadaki neredeyse tüm canlılar için geçerli bir ölçektir.
Doğanın ağır şartlarında kendini besleyemeyen, tehlikeden koruyamayan yada kaçamayan her canlı çok geçmeden bir başka avcıya yem olur, yada vücudu daha fazla stresi kaldıramayarak iflas eder. Bu son grup halinde yaşayıp yaşamayan pek çok canlı türünün yaşadığı bir sondur, ancak hem geçmişten kalıntılar hemde bugün gözlemlediğimiz örnekler bu sonla tanışmayan pek çok yaralanmış ama iyileşmiş, hatta yaşlılıkla beraber güçten düşmesine rağmen hayatına devam edebilen bireyleri gösteriyor.
Bu farklı canlı türlerinin sahip olabileceği sosyal bağların ne derece güçlü olabileceğini ortaya koyuyor. Örneğin kurtlar ve Afrika yaban yaban köpekleri gibi sürü ve aile bağlarının güçlü olduğu canlılar yaralanan üyelerine yiyecek ve korunmada yardım ediyor. Yaşlanan sürü üyelerine benzer şekilde yardım edip, görev dağılımı bireylerin sahip oldukları güçle orantılı bir şekilde oluyor.
Doğadaki en güçlü örneklerden biri ise elbette insanlar. Başına gelen bir kırılma veya darbeden sonra ağır hasar alan ancak iyileşinceye kadar hayatta kalması sağlanmış pek çok kaynaşmış, iyileşmiş kemik ve doku örneği günümüze kadar ulaşmıştır. Dahası, iyileşme sonrasında kalıcı bir engel ve hasar kalmış olsa da bu bireyler kazadan sonrasında uzun süre yaşamlarını sürdürmüşlerdir.
Günümüzden binlerce yıl öncesinde bile bugünde hala kullanılan çeşitli ameliyat ve tedavi teknikleri kullanılmıştır. 13 bin yıl öncesinde ait oyulmuş ve içine dolgu yapılmış diş örneği bulunması, insanların sadece birbirlerine yardım etmekle kalmadığını, ellerinde olan en ilkel kaynaklarla bile çeşitli tedavi yöntemlerini icat ettiklerini göstermektedir.
Bugün tıp sadece ortaya çıkan bir hastalığın iyileştirilmesinden öte, hastalığın ortaya çıkmasının engellenmesinden, çıkarsa en az zararı nasıl vermesine kadar, her yönden iyileştirme ve hasar azaltma amacıyla çalışıyor. Önlem ve hasar azaltma konusunda ise tıp çalışanlarıyla sınırlı kalmayıp, herkesin üzerine düşen görevler var.
Tıbbı önlem ve ilk yardım bunların başında gelmekte. Bir hastalık yada enfeksiyonun önlenmesi iyileştirmelerin her zaman daha kolaydır. Bu nedenle aşı ve hijyen uygulamaları çok önemlidir. Bunun yanında bir kazaya yol açabilecek herhangi bir tehlikenin iyileştirmesi, güvenli hale getirilmesi en iyi uygulamadır. Ancak her şekilde başa gelen bir kazada önlem zamanı geçmiş artık asıl hedef gerçekleşebilecek zararı en aza indirebilmektir.
Bugün Dünya İlk Yardım Günü’nde, bu önemli konunun, her bireyin bilmesi gereken uygulamaların daha yaygın şekilde öğrenilmesi ve uygulanması için yapılan çalışmalar daha da öne çıkmaktadır.
İlk yardımın amacı ilk olarak yaralanmış kişinin hayati fonksiyonlarını devam ettirilmesinin sağlanmasıdır. Hastanın daha da kötüleşmesini engellemek, daha sonrasında yapılacak olan tedavinin en etkili ve hızlı şekilde işleyebilmesi için yapılan ilk müdahaledir.
Bu müdahale yapılırken hastanın güvenli bir alanda olması sağlanır, kazaya sebep olan araç yada sebep mümkünse etkisiz hale getirilmelidir. Kalifiyeli sağlık personelinin gelmesi işin hemen 112 aranmalı, onlar gelene kadar yaralı yada hastaların sabit kalıp, durumlarının takip edilmesi gerekmektedir.
İlk yardımı her bireyin bilmesinin yanında, nerede durmalarını bilmeleri de çok önemlidir. Ortalama olarak hepimizin basit ilk yardım kurallarını bilmesinin gerekli olmasının yanında, gerçekten tedavi etme beceri ve yetkisi sağlıkçılara aittir. Basit adımların doğru uygulanışı araçtan kendi çıkabilen birisi için hayat kurtarabilirken, sıkışmış bir kişinin sert hareketlerle çıkarılması o kişinin ölümüne yol açabilir.
Birbirimize elimizden gelen her şekilde yardım etmek toplumda yaşayan her bireyin sahip olduğu bir sorumluluk. Ancak doğru yöntemlere dair bilgilerin doğru kaynaklardan öğrenilmesi ve düzenli olarak tazelenmesi gerekiyor. Bu konuda toplum olarak kapamamız gereken çok açık var.