SON DAKİKA
Hava Durumu

İhtiyaç

Yazının Giriş Tarihi: 04.06.2026 18:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.06.2026 18:35

Her insanın hayatta kalmak ve hayatta kalmanın ötesinde onu tatmin eden bir yaşam sürmek için bazı ihtiyaçları vardır. Gıda, kıyafet ve barınma, en temel ihtiyaçlar bir insanın ölmemesi için gerekli şartlar olarak öne çıkar, ancak bir insanın gerçekten yaşıyorum diyebilmesi için bunlardan fazlası gerekmektedir.

Maslow’un ihtiyaçlar piramidi, temel ihtiyaçlar ve sonrasında adım adım daha sofistike hale gelen koşulların sağlanması ile insanın olabileceği en iyi versiyon haline gelmesi için gerekenlerin öğretilmesinde en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Piramidin en altında temel ihtiyaçlar, her sonraki üst basamakta ise maddi ihtiyaçlara daha ‘lüks’ eklemeler olurken, bunlara ek olarak insanın çevresinin de sahip olması gereken şartlar eklenir.

Örneğin ilk başta kişinin tükettiği gıdanın su ve ekmekten fazlası olması, hem besin hemde zevk vermesi önemlidir. Giydiği kıyafetin güzel olması, o kişinin kendini yansıtması, onu rahat ettirmesi gerekir. Yaşadığı evin hem tasarım hem de duygusal anlamda bir barınaktan öte olması, güvenli ve rahat olması gerekir.

Kişinin evinden çıktığında yürüdüğü sokağın, yaşadığı şehir ve ülkenin tasarımından işleyişine, insan ve doğanın diğer canlılarının da varlığının ve rahatlığının gözetilerek yapılmış olması düşünülenden daha önemlidir. Bu tasarımlar ise sadece tek kişiden öte, ortak bir toplum çalışması ile elde edilebilir.

Bunu üzerine, bireysel, maddi kısmı karşılanan ihtiyaçları daha sonra insanın sosyal doğasından doğan ihtiyaçları izler. Kişi onu kabul eden, gözeten ve ait olduğunu hissettiren bir toplumda yaşıyorsa, bu toplum her üyesine saygılı sevgili bir yapıdaysa, kişinin sosyal ihtiyaçları karşılanır.

Ancak her basamağın şartlarının karşılanması ile, kişi piramidin en üstündeki kendini gerçekleştirme seviyesine ulaşabilir. Kim olduğunu, ne istediğini bilen ve bunu en iyi ve doğru şekilde ifade edebilen kişi, kendinin en iyi versiyonuna ulaşmış kişidir.

Bu versiyona ulaşmak için ise her birimizin hem kendine hemde çevresine karşı yerine getirmesi gereken bazı görev ve sorumluluklar var.

Günlük hayatımızda kullandığımız en basit eşyalardan yediğimiz her türlü besin, içecek ve yaşadığımız şehirler, sürekli bir üretim, yenileme ve geliştirme döngüsü içinde. Her şey bir insanın elinde başlayıp, bir diğerine geçiyor ve bu şekilde ilerliyor.

Bu sistemler ne şekilde kurulursa kurulsun, işlemesi için çoğu zaman görmezden gelinen doğanın kendi sistemlerinin de işlemesi şart. Kirletilen su kaynakları, mikroplastiklerle dolu topraklar ve kirli hava, belki şu an için idare etmekte, ancak bu durum çok uzun sürmeyecek.

Hayatın her geçen gün kalitesizleşmesi ülkemizde başta enflasyon olarak, daha çok ekonomik sebeplerle açıklanmakta. Ancak hala geri plana itilmeye çalışılan küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerini görmeye başladık bile. Sadece eşikte olmamız, sonra geleceklerin korkunçluğuna işaret etmekte.

İyi yiyemeyen, giyemeyen insan, elbette bulunduğu toplumda da faydalı ve güvenilir bir insan olamaz. Ekonomik farkların bugün neden olduğu ayrımlar, asıl kaynaklar artık dönülmez şekilde bozulduğunda, anlamsız kalacaklar.

Bugün Dünya Çevre Günü, her gün yürüdüğümüz sokağın temizliğinden, belki de büyük şehirlerin dışında gözden ırak kalan ve çokta düşünmediğimiz doğanın korunmasına kadar, insanın yaşadığı bütün mekanın, dünyanın iyileştirilmesi için farkındalık yaratılmasının amaçlandığı bir gün.

Çünkü insan her ne kadar doğadan ayrı ve üstün olduğu hissine kapılmış olsa da, en temel ihtiyaçlarının karşılanmasından, daha karmaşık olanlara, doğru ve bozulmamış şekilde işleyen bir doğanın varlığına muhtaç.

Herkes kendi kapısının önünü temizlemeli ve bundan ötesinin de farkında olmalı. Yaşadığımız hayat bir sistemler ağı. Görmediğimiz pek çok meslek ve bilim kolu, modern yaşamın sistemini kurdu ve işletiyor ama bu sistem kaynak olarak asla tükenmeyen, her zaman orada tam kapasite bir şekilde temiz su, toprak ve havanın varlığı üzerine kurulmuş durumda.

İnsan insanlığını, doğayı tüketmek üzerine kurulmuş bir sistemin varlığı ile tanımlıyorsa, bu sistemin bir noktada iflas edeceğini daha ne kadar inkar ederse o kadar zarara uğrayacaktır. En temel ihtiyaç, aslında ihtiyaçlarımızı bize sağlayan kaynağı korumaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.