Hayatta pek çok şey çoğu zaman bilmeyen bir çift gözün ilk bakışta fark edemeyeceği gizemler taşır. Ne aradığını bilen, işaretleri ve ipuçlarını tanıyan kişiler başkalarının tanımayacağı yada görmezden geleceği ayrıntıları yakalayarak bu gizemli tarafları ortaya çıkarabilir, aradıklarını bulabilirler.
O bilindik keçe himayesindeki gibi, bazen bir şey çok kez el değiştirir, kaç kişi bakar geçer ve çoğu zaman değersiz görülen bir çöp muamelesi bile görebilir. Ancak değerini bilen onun nereden geldiğini, tam olarak ne olduğunu düşünür. Birisinin toz bezi, birisinin müzede sergisidir çoğu zaman.
Eşyalara, maddelere hatta canlı varlıklara bile verdiğimiz değer çoğu zaman bizim bakış açımızla doğrudan bağlantılıdır. Su ve yiyecek gibi değeri ihtiyaçlardan kaynaklanan şeylerin bu değer konumları çoğu zaman sabit ve fizikseldir. Bunların eksikliği zaten başlı başına bir sorundur. Ancak bu ihtiyaçların giderilmesinden sonrasında dengeler fizikselden kayar, hatta çok daha soyut hallere gelir.
Günümüzde pek çok şeyin değeri, hepimiz onun ne kadar değerli olduğunu düşündüğümüzde ölçülmekte. Fiziksel olarak kâğıt yada metal parçalarından ibaret olan para, insanlar onun değerli olduğuna hemfikir olduğu, yada halihazırdaki düzene devam etmeyi tercih ettiği için değerli. Paranın hesabının dayandığı matematikte aslında soyut bir kavram.
Baktığımız bir resim, okuduğumuz kitap, sürekli içli dışlı olduğumuz internet, fiziksel açıdan plastik, kâğıt yada elektrik akımlarından ibaret, ancak taşıdıkları soyut anlamlar veya hayatımızdaki etki potansiyelleri çok yüksek. Hepside insanların soyut olan bir değeri bu eşyalar yada konseptlerle bağdaştırmasından kaynaklı.
Tarih boyunca bu fenomen farklı şekillerde yaşanmış, hala da yaşanmaya devam etmektedir. Ancak en geniş alanda ve en uzun süredir devam eden bir örnek olarak madenler belkide en öne çıkanlardır.
Madenler para ve diğer ticari bir araç olmadan çok öncesinden beri insan hayatında önemli bir yere sahiptir. İnsanlık en erken yaklaşık 9 bin yıl öncesinden beri toprağın altından metalleri çıkarmakta ve işlemekte. Özellikle çeşitli maden yatakları bakımından zengin olan Anadolu topraklarında, insanlık ilk maden çıkarma ve işleme faaliyetlerinde bulunagelmiştir.
Metallerin işlenmeye başlanmasında madenler ilk önce dekorasyon, takı ve alet yapımlarında kullanılmıştır. Taş ve kemik gibi malzemelerden daha kullanışlı olması, insanların ilk sofistike el işçiliklerine başlamasında etkili olmuştur.
Metalin, ve özellikle altın ve gümüş gibi madenlerin ilerleyen dönemlerde bir para ve ticari araçlar olarak ortaya çıkması ise insanların kurdukları toplumların büyümüş, ticaretlerinin artık basit değiş tokuşlarlardan öteye geçmesi ile hem mümkün olmuş, hemde bu değişimde rol oynamıştır.
Altın ve gümüş gibi madenlerin ise özellikle değerli olmasının en büyük nedeninin elbette insanların bu madenlerin değerli olduğu düşüncesinde hemfikir davranması olsada, bu madenlerin öne çıkması daha fiziksel nedenlerden ötürüdür. Özellikle altın, oksitlenmeyen, diğer madenlere bakış düşük derecede eritilen ve kolay şekillenen bir madendir. Renginin göz alıcı ve parlak olması da elbette etkilidir. Ayrıca hem yatakları yeteri kadar nadir, hemde yeteri kadar bol bulunan bir maden olarak farklı gereksinimleri karşılayan bir maden olmuştur.
Öyle ki binlerce yıldır zenginliğin bir sembolü olmuş, tarih öncesinden kalan altı gümüş madeninden yapılmış ama üstü altın kaplanarak sadece altından yapılmış gibi gösterilmiş eşyalar bulunmuştur.
Şimdinin dijital dünyasında bile para yeniden icat edilmiş durumda. Farklı farklı coinler farklı kişiler tarafından öne atıldı ve sadece 10 yıl öncesinde çoğu kişinin şüpheyle baktığı sanal paralar günümüzde resmi şekillerde kullanılmaya başlandı.
Fiziksel paraların taşıdığı değer eskiden madenlerle ölçülürken, her geçen gün onlarında değerlerinin ölçümü daha soyut değişkenlerde ölçülmeye başlanıyor. Bir liderin sözleri hayali sayıları ekranlarda oynatıyor ama bu soyut değişkenlerin oldukça somut sonuçları insanların hayatlarında kendini gösteriyor.
Bazılarının yaşadıkları sonuçlar ise bariz şekilde diğerlerinden çok daha hafif, yada avantajlı. Ancak bu düzen sadece herkes ortak karar vermeye devam ettiği sürece devam edebilir. Peki herkes bu ortak düşünceye daha ne kadar sorgusuz sualsiz ortak olmaya devam edecek, onu sonuçların kimi ne kadar etkilediği gösterecek.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EDA SARI
Gizli Değer
Hayatta pek çok şey çoğu zaman bilmeyen bir çift gözün ilk bakışta fark edemeyeceği gizemler taşır. Ne aradığını bilen, işaretleri ve ipuçlarını tanıyan kişiler başkalarının tanımayacağı yada görmezden geleceği ayrıntıları yakalayarak bu gizemli tarafları ortaya çıkarabilir, aradıklarını bulabilirler.
O bilindik keçe himayesindeki gibi, bazen bir şey çok kez el değiştirir, kaç kişi bakar geçer ve çoğu zaman değersiz görülen bir çöp muamelesi bile görebilir. Ancak değerini bilen onun nereden geldiğini, tam olarak ne olduğunu düşünür. Birisinin toz bezi, birisinin müzede sergisidir çoğu zaman.
Eşyalara, maddelere hatta canlı varlıklara bile verdiğimiz değer çoğu zaman bizim bakış açımızla doğrudan bağlantılıdır. Su ve yiyecek gibi değeri ihtiyaçlardan kaynaklanan şeylerin bu değer konumları çoğu zaman sabit ve fizikseldir. Bunların eksikliği zaten başlı başına bir sorundur. Ancak bu ihtiyaçların giderilmesinden sonrasında dengeler fizikselden kayar, hatta çok daha soyut hallere gelir.
Günümüzde pek çok şeyin değeri, hepimiz onun ne kadar değerli olduğunu düşündüğümüzde ölçülmekte. Fiziksel olarak kâğıt yada metal parçalarından ibaret olan para, insanlar onun değerli olduğuna hemfikir olduğu, yada halihazırdaki düzene devam etmeyi tercih ettiği için değerli. Paranın hesabının dayandığı matematikte aslında soyut bir kavram.
Baktığımız bir resim, okuduğumuz kitap, sürekli içli dışlı olduğumuz internet, fiziksel açıdan plastik, kâğıt yada elektrik akımlarından ibaret, ancak taşıdıkları soyut anlamlar veya hayatımızdaki etki potansiyelleri çok yüksek. Hepside insanların soyut olan bir değeri bu eşyalar yada konseptlerle bağdaştırmasından kaynaklı.
Tarih boyunca bu fenomen farklı şekillerde yaşanmış, hala da yaşanmaya devam etmektedir. Ancak en geniş alanda ve en uzun süredir devam eden bir örnek olarak madenler belkide en öne çıkanlardır.
Madenler para ve diğer ticari bir araç olmadan çok öncesinden beri insan hayatında önemli bir yere sahiptir. İnsanlık en erken yaklaşık 9 bin yıl öncesinden beri toprağın altından metalleri çıkarmakta ve işlemekte. Özellikle çeşitli maden yatakları bakımından zengin olan Anadolu topraklarında, insanlık ilk maden çıkarma ve işleme faaliyetlerinde bulunagelmiştir.
Metallerin işlenmeye başlanmasında madenler ilk önce dekorasyon, takı ve alet yapımlarında kullanılmıştır. Taş ve kemik gibi malzemelerden daha kullanışlı olması, insanların ilk sofistike el işçiliklerine başlamasında etkili olmuştur.
Metalin, ve özellikle altın ve gümüş gibi madenlerin ilerleyen dönemlerde bir para ve ticari araçlar olarak ortaya çıkması ise insanların kurdukları toplumların büyümüş, ticaretlerinin artık basit değiş tokuşlarlardan öteye geçmesi ile hem mümkün olmuş, hemde bu değişimde rol oynamıştır.
Altın ve gümüş gibi madenlerin ise özellikle değerli olmasının en büyük nedeninin elbette insanların bu madenlerin değerli olduğu düşüncesinde hemfikir davranması olsada, bu madenlerin öne çıkması daha fiziksel nedenlerden ötürüdür. Özellikle altın, oksitlenmeyen, diğer madenlere bakış düşük derecede eritilen ve kolay şekillenen bir madendir. Renginin göz alıcı ve parlak olması da elbette etkilidir. Ayrıca hem yatakları yeteri kadar nadir, hemde yeteri kadar bol bulunan bir maden olarak farklı gereksinimleri karşılayan bir maden olmuştur.
Öyle ki binlerce yıldır zenginliğin bir sembolü olmuş, tarih öncesinden kalan altı gümüş madeninden yapılmış ama üstü altın kaplanarak sadece altından yapılmış gibi gösterilmiş eşyalar bulunmuştur.
Şimdinin dijital dünyasında bile para yeniden icat edilmiş durumda. Farklı farklı coinler farklı kişiler tarafından öne atıldı ve sadece 10 yıl öncesinde çoğu kişinin şüpheyle baktığı sanal paralar günümüzde resmi şekillerde kullanılmaya başlandı.
Fiziksel paraların taşıdığı değer eskiden madenlerle ölçülürken, her geçen gün onlarında değerlerinin ölçümü daha soyut değişkenlerde ölçülmeye başlanıyor. Bir liderin sözleri hayali sayıları ekranlarda oynatıyor ama bu soyut değişkenlerin oldukça somut sonuçları insanların hayatlarında kendini gösteriyor.
Bazılarının yaşadıkları sonuçlar ise bariz şekilde diğerlerinden çok daha hafif, yada avantajlı. Ancak bu düzen sadece herkes ortak karar vermeye devam ettiği sürece devam edebilir. Peki herkes bu ortak düşünceye daha ne kadar sorgusuz sualsiz ortak olmaya devam edecek, onu sonuçların kimi ne kadar etkilediği gösterecek.