SON DAKİKA
Hava Durumu

Denizi Seçenler

Yazının Giriş Tarihi: 18.06.2026 21:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.06.2026 21:15

ABD’nin genel tarihi dünyadaki çoğu ülkeyle karşılaştırıldığında, bugün sahip oldukları politik güce rağmen oldukça kısa. Biz okulda kendi tarihimizde Osmanlı’nın savaş ve kültür tarihini ve Avrupa’nın modern yaşama geçişteki olayların bizde olan etkisini öğrendiğimiz dönemde, dünyanın diğer ucunda olanları çoğumuz doğal olarak bilmiyor, yada önemsemiyoruz. Bildiğimiz çoğu şey ise ağır şekilde popüler kültürün etkisi altında oluyor.

Amerika kıtasının ilk kez Avrupalılar tarafından keşfi İstanbul’un fethi ile aynı yüzyıl içinde gerçekleşmiştir. Ancak ABD’nin ve kolonici tüm düşünce ve kimlik sistemlerini kurdukları ‘vaad edilen topraklar’ ve bunun arkasından getirdiği olaylar birkaç yüzyıl sonrasında yaşanmıştır. İlk kez 17. yüzyılın başlarında yerleşen koloniler İngiltere’nin baskısına baş kaldırmaya başlamış, 1776 yılında günümüzdeki ABD bağımsızlığını ilan etmiştir. Ve bu tarihin öncesinden sonrasına, kölelik ülkenin inşa edici, ekonomisini ayakta tutan güç olmuştur.

Kölelik insanlık tarihinin en eski sosyal düzenlerinden biridir. Savaşta yada işgalde esir alınmanın yanısıra, kurumsal kölelik tarihte Sümer uygarlığına, neredeyse 4 bin yıl öncesine kadar geriye gitmektedir. Soydan gelen kölelik ise bu tarihtende öncesine, henüz avcı-toplayıcılık yapan gruplara kadar geçmişe gitmektedir.

Özellikle tarımın başlaması ile, kölelik uygarlıkları inşa eden kaynaklardan biri haline gelen, kurumsallaşmış bir yapı haline gelmiştir. Sümer, Akkad, Mısır gibi pek çok Mezopotamya krallığı, yani insanlık tarihinin ilk uygarlıkları, bu iş gücü ile inşa edilmiş, kralları esir ve sahip oldukları köle sayısı ile övünmüşlerdir.

Dönemler arasında yoğunluğu artıp azalsa da, köle tüccarlığı her zaman aktifliğini sürdürmüştür. Çoğu zaman devletler tarafından düzenlenmiş, kimin köle edilebileceğinin ‘uygun’ olduğuna dair yasalar çıkarılmıştır.

Afrikalı insanların köle olarak Amerika’ya binlele taşınması, köleliğin bir kurum be soydan öte, bir ırka özgü olduğu düşüncesinin ortaya atılması ile gerçekleşmiştir. Günümüzün beyaz, siyah ve sarı ırk anlayışı, sömürgecilik ve diğer pek çok düşüncenin başlangıcı burasıdır.

“In memory of those who choose the sea.” Türkçe’ya çevirisi “Denizi seçenlerin anısına.” Amerika’ya insan taşıyan gemilerden atlayanlar anısına söylenmiştir. Bugün, 19 Haziran Juneteenth ABD’nin 1865 yılında köleliği yasaklamasının yıl dönümüdür.

Ancak kölelik, köle edilen insanın insanlığı çalan şey, köle edenin ise sadece hesap defterinde tuttuğu sayılardır. Nitekim Amerika’da köleliğin yasal olarak bitmesinin asıl sebebi de merhametten değil, ekonomik olarak köleliğin makineleşen bir dünyada kâr getirmemesi olmuştur.

Ancak tarihin en eski pazarlarından biri olan insan ticareti hala sürmekte, sadece daha farklı, göze batmayan şekiller almıştır. Günümüzde artık desteksiz, yalnız insanların, özellikle kadın ve çocukları hedefleyen çeteler artık zincire vurmak yerine çok daha hassas, neredeyse yakın ilişkiler kurarak insanları kandırıyor. İnsan ticaretine düşürülen kişiler çoğu zaman aslında bir arkadaş, hatta bir akraba tarafından kandırılan insanlar oluyor.

Köle nedir? İradesi gasp edilmiş, bir mal sayılan insan. Peki teoride özgür olan ancak çaresiz olan bir insan da köle değil midir? Ölümden korkup sıtmaya razı olan, açlık ve evsizlikten korkup ölmeyecek bir para ile hayatta kalan insan arasında ne kadar fark var?

Savaş yada farklı nedenlerle yerinden edilmiş insanların kaçak girdiği ülkelerde kapı arkasında çalışmaları, hiçbir devlet yada kurum koruması olmadan, patron insafına kalmaları da bunun bir başka türü sadece.

Geçmişte bir dönem ‘köleleştirilmeye uygun’ etiketi altında yaşamış çoğu ülkenin insanları günümüzde yasal olarak köle olmayan ama farklı hayatlar yaşayamayan insanlarla dolu. Tek farkları bir başka yere taşınmadan, çoğu zaman doğdukları yerde gerçekten hayatlarını yaşayamadan fakirlik altında ezilerek unutulup gitmeleri.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.