SON DAKİKA
Hava Durumu

Değiş Tokuş

Yazının Giriş Tarihi: 03.09.2026 22:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.09.2026 22:40

Her ne kadar karşılıksız sevgi ve iyilik göstermek ve görmek çeşitli toplumlarda yapılması en desteklenen, övülen davranışlardan biri olsada, hem kişiler arası hemde toplum ölçeğinde kurduğumuz ilişkiler ve bu ilişkilerdeki sevgi ve saygı, neredeyse hiçbir zaman karşılıksız değildir.

Çocukluktan yetişkinliğe, arkadaşlık, aşk, komşuluk yada sadece vatandaşlık olarak toplumun birer parçası olarak yanımızdaki diğer insanlara duyduğumuz her duygu ve bağlılık karşılıklı bir alışveriş, değiş tokuştur. Genel olarak bunun aksi sağlıklı bir ilişkinin olmasını engelleyen en büyük nedenlerden biri olarak görülür. Karşılıksız sevginin mümkün olmaya en yakın hali belki anne ve babaların çocuklarına olan sevgisi olarak görülebilir, ancak en basitinden çocukları kendi istediği gibi olmadı diye sevgisini esirgeyen sayısız ebeveynin varlığı, bu ilişkinin de katıksız, karşılıksız bir sevgiye örnek verebilmenin şüpheli olduğunu gösterir.

Durum böyleyken bir kişinin yaptığı en büyük al-ver anlaşmasını toplumun kendisi yaptığını söylemek yanlış olmaz. Tarih öncesinden beri insanlık küçük aile gruplarından milyarlara ulaşan ülke nüfuslarına, her birey grubun getirdiği avantajlar için kişisel pek çok özgürlük ve özgünlüğünden feragat etmektedir.

İnsanın her dönemde kendi başına karşılaması en zor olan şey güvenliği olmuştur. Bir grupla beraberseniz dağdaki ayıda, rakip gruplarda size zarar vermeden önce tereddüt eder. Yaşadığınız herhangi bir felaket yada kazada bulunduğunuz zor durumda size yardımcı olan başkalarının olması, kişinin en büyük ihtiyaçlarından biridir.

Hatta bu ihtiyacın en başta olması bugün insanın en sosyal varlıklardan biri olmasının en büyük nedenlerinden sayılmaktadır. Genetik olarak daha arkadaş canlısı ve sosyal olan bireyler grubun faydalarından yararlanarak bir sonraki güne ulaşmıştır.

Peki bu anlaşmanın sınırları nedir? Bugün en basit bir kaç örnek olarak toplumdaki diğer bireylerin canına ve malına olan saygıdır. Toplumun temsilcisi olması gereken devletin, toplum onayıyla yürürlüğe koyduğu yasalara uymaktır. Kişinin kendi özgürlüğünün bir diğer kişinin özgürlüğünün sınırlarına kadar olduğunu kabul etmesidir.

Ancak yaşadığımız dünyanın giderek bu basit matematiksel işlemi unuttuğunu, hatta bu unutkanlığın kendi çıkarlarına kadar ulaştığını fark edemediği görülmekte.

Bugün yaşadığımız hayat bir toplum olduğumuz için ve bu toplumun hareketlerinin düzenlenmesinde de devlet teşkilatlanmasının oldukça detaylı bir seviyede olması sayesinde. Tüm ihtiyaç ve isteklerimizin üretimden elimize gelen aşamasında kullanılan teknoloji ve lojistiğin işlemesi için gerekli olan her şey çeşitli devletlerin bu ilişkileri düzenlemesi ve işlemesi için gerekli ortamı sağlaması sayesinde.

Belki de bu nedenle devletin varlığı -en azından devletlik görevini yaptığı vatandaşlar için- bazen bir ‘devlet baba’ düşüncesini ortaya çıkarıyor. Bu sadece bizim toplumumuzda değil, tüm dünyada farklı toplum ve ülkeler için geçerli bir durum. Bir noktada devlet, halkın var ettiği, içinden seçtiği kişileri başına kendi koyduğu bir organizasyon olmaktan çıkıp, kendi somut varlığı haline bürünüyor.

Gerçek bir baba ve çocuğu arasındaki ilişkinin bile düşünüldüğü kadar karşılıksız olmadığını biliyorken, bugün toplum içinde neredeyse kral ve soyluların yerini almış örgütler haline gelmiş devletlerin hala babalar olduklarını iyi bir şeymiş gibi savunmak pekte akıllıca değil. Dahası, birey ve devletin arasındaki değiş tokuşun her gün biraz daha bireye yüklendiği son zamanlarda, soyut varlıkları somutlaştırmak hiç doğru değil.

Birkaç gün önce bir drone cihazı kullanılarak içki içen bir kişiye yapılan uyarı neredeyse komik bir viral an olarak pazarlandı, halbuki büyük resimde bireysel özgürlüğümüze yapılan büyük bir darbe. Bugün o parkta içki içen birisi için drone ile sürekli bir gözlemin gerekliliğinin haklı bulunması, bunun toplum yararına olduğunuz pazarlanması, yarın hiç bir şey yapmazken sizinde gözlemlenmeniz gerektiğinin bir sebebi olarak gösterilebilir.

Bugün bir arkadaşınız sizden sürekli bir şeyler istese, her istediğini verdiğinizde kendinizi biraz daha sıkışmış hissetseniz, bu ilişkiyi kesmek için harekete geçersiniz, yada yeni sınırlar koyarsınız. Ancak arkadaşınızın elinde sizin her hamlenizi izleyecek bir sistem, sınır koymanızı engellemek için elinde sınırsız imkan varsa, dahası bu imkanları ona siz verdiyseniz, son savunma olarak söyleyeceğiniz bir sözünüz kalmış mıdır? Sizi güvenlik istediğiniz için kafese koyduğunda, söyleyemediğiniz sözlerinde artık pek anlamı kalmamıştır zaten.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.