SON DAKİKA
Hava Durumu

Bizim Bursa

Yazının Giriş Tarihi: 10.09.2026 18:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.09.2026 18:11

Bursa tarih öncesinden beri üzerinden sayısız insanın geçtiği yaşadığı, farklı dönemlerde farklı imparatorluklar ve krallıkların sahibi olduğu, hep peşinde koştuğu değerli bir şehir olmuştur.

İlk sakinlerinin tarihi milattan önce 8500’lere kadar geriye gider, şehrin farklı bölgelerinde tespit edilmiş otuz civarı höyük vardır. Hitit devletinin yükselmesi ve yıkılmasına şahit olmuş, Hititlerin gidişinden sonra Bithynialılar kendi krallıklarını kurmuşlardır. Onları yenen Persler, İskender’e yenilmiş, İskender ölünce Bithynialılar şehri yine kendilerine bağlamış, bugün hem Bursa isminin hemde şehrin ilk gerçek temelini Bithynia kralı I. Prusias’tan almıştır. Daha sonrasında şehir Roma İmparatorluğu’na bağlanmış, batıda, Anadolu için önemli bir yer olmuştur.

Bursa Anadolu ve batıyı birbirine bağlayan coğrafi konumu ve bereketi ile her zaman önemli bir yer olmuş, ancak Hristiyanlıkla beraber farklı bir öneme de sahip olmuştur. İznik’te toplanan konsüller, Uludağ’a Keşişdağı ve Ruhban Dağı ismini veren kilise ve manastır yapıları ile önemli bir dini merkezde olmuştur.

İstanbul’un fethi hala nasıl batıda bazı kitlelerce reddediliyor, hatta İstanbul isminin kendi bile inkar ediliyorsa, Bursa’nın yüzyıllar önceki kaybı da aynı etki ve öfkeye neden olmuştur.

Türkler ilk kez Bursa yakınlarına 1080 yılında gelmiş, Selçuklu bu dönemde bölgede hakim olmuş İznik’i topraklarına katmıştır. Osmanlı’nın hem gerçek anlamda bir devlet olmasını sağlayan, kuruluş efsanelerinden biri haline gelen Bursa’nın fethi ise 1326 yılında meydana gelmiştir.

Bu tarihten sonra Bursa bir Türk şehri olmuş, Osmanlı’nın hep önem verdiği, fethinden beri hep yeni yapılarla güzelleştirmeye devam ettiği bir şehir olmuştur. Bursa’da geçmişten beridir konumuyla, kendi ekonomik imkanlarıyla aktifliğini korumuştur.

I. Dünya Savaşı’na giden süreçte sanayi devriminden sömürgeciliğe, milliyetçilik hareketlenmelerine tüm dünya karışmış, savaş hazırlıklarındaydı. Osmanlı da bu hazırlıkları yapmaktaydı, ancak kısa sürede işlerin padişah ve çevresinin tahmin ettiği şekilde gitmeyeceği belli olacaktı.

Uzun ve çok kayıplı bir savaştan sonra Osmanlı İmparatorluğu fiilen yıkılmış, yönetici sınıfı ülkeyi değil kendilerini kurtarmak için çalışmaktaydı. Ülkeyi düşman askerine teslim etmiş, kalan bir avuç ordu ve mühimmatında dağıtılmasını emretmişti. Bu olaylardan sonra bugün vatanımız olan cumhuriyetin kuruluşuna kadar olan süreç, en başta Atatürk ve silah arkadaşlarının halkı ayaklandırması ve bunu organize etmesi ile mümkün olacaktı.

İşgale uğrayan pek çok şehrin arasında Bursa en ağır koşullara maruz kalanlardandır. İki seneden uzun süren işgal 8 Temmuz 1920’de başlamış, 11 Eylül 1922 yılına kadar sürmüştür.

Türk tarihi açısından önemiyle, Bursa’nın işgali tüm Anadolu’da milli mücadelenin moralinin bozulmasına neden olmuştur. Daha da kötüsü, artık hem Türk halkını terk eden, hemde İslam dünyasının artık önder olarak görmediği sultanın halifelik makamının Yunan askeri tarafından bir avantaja çevrilmesiydi. Burada Osmanlı’nın son savunması için gönderilen 56. Tümen, zaten İngiliz ve Yunan kuvvetlerini yenecek güce sahip değildi, ancak düşman askerinin Halifelik adına burada olduğu dedikodusu, ordunun ve halkın savaşmadan teslimine yol açtı.

İşgal senelerinde Yunan askeri şehirden Türk halkın ve kültürünün silinmesi için elinden geleni yaptı. Osman ve Orhan gazilerin türbelerine yapılan saygısızlıklardan, halkın elinde olan tüm değerlilerin çalınıp, çeşitli kırımlardan geçirilmesine kadar.

Şehrin kurtuluşu, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Yunanlıların en ağır şekilde yenilmesi ile artık orduların batıya, Akdeniz’e durmadan ilerlemesi ile mümkün olmuştur. İzmir’den sonra Bursa’ya ilerleyen ordular, yerel birliklerinde yardımıyla şehre girdi. Yine de çekilirken bile düşman askeri geçtiği yerlerde sayısız insanı katledip, yakıp yıkarak gitti.Bugün Bursa hem bizim için hemde genel tarihi ile önemli bir yer. Her sene kurtuluşunu kutlarken elimizdekinin kıymetini bir kez daha bilmeli ve kaybettiklerimizi bir kez daha anmalıyız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.