SON DAKİKA
Hava Durumu

Başköşedeki Kutular

Yazının Giriş Tarihi: 20.11.2025 17:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.11.2025 17:58

Sadece bir asır öncesine bile gidildiğinde insanların şimdiki ve geçmişteki yaşamları arasında dağlar kadar fark çıkabiliyor. Günümüzde sadece günlük hayatta maruz kaldığımız uyarıcı ve etkileyiciler, bir asır öncesiyle karşılaştırıldığında birbirinden alakasız derecede farklı.

Günümüz dünyasının en büyük şekillendiricisi olan Sanayi Devrimi ile ortaya çıkan teknolojik icatlar 19. yüzyılda artık hayatı süregeldiği biçiminden yepyeni bir hale sokmuştur. Elektrik, arabalar, makineleşme ve daha bir sürü yenilik toplumun bir çok katman ve alanına yayılmış, modern hayatın ilk versiyonu olarak öne çıkmıştır. Yeni yüzyıla girildiğinde ise bu modern zamanlar sürekli bir teknoloji gelişme halinde olmaya devam etmiş, sanatın, kültürün ve bunlarla beraber değişen ve değiştiren toplum da bu hareketin bir parçası olmuştur.

20. yüzyıl, bir önceki yüzyıllardan gelen teknolojik gelişmenin sanat ve kültürde kendini en hızlı ve yaygın şekilde gösterdiği ve etkilediği dönem olmuştur. İletişim, radyo başta olmak üzere haber ve yeniliklerin çok daha hızlı ve etkili biçimde yayılması ile dünyanın küçülmesinin ilk adımları olmuştur. Kameralar artık yaygınlaşmış, film ve video çekimi bu yüzyılın başında ortaya çıkmış ve yüzyılın kalanı boyunca sürekli hem popülarite hemde teknik gelişme olarak ilerlemiştir. Hem sanatsal hem de bir haber ve bilgi aracı olarak toplumda günümüzde bir yeri doldurulamayacak bir konumdadır.

Sadece bir haberin yada eser değil, insanların ve eşyaların da bir yerden bir yere hızlıca gitmesi bu dönemle birlikte her kesimden insanın hayatının bir parçası haline gelmiştir. Ulaşım ve üretim, ekonomik açıdan da birbirleriyle tarih boyunca yakın bir ilişki içinde bulunmuş, ancak bu dönemde ikisininde tam makineleşmesi tüm dünyanın üretilen her şeye çok daha hızlı ve kolay şekilde ulaşması anlamına gelmiştir.

Bu gelişmelerin hiçbiri birbirlerin izole bir şekilde meydana gelmemiştir. Sürekli büyüyen bir ekonomi modeli ulaşımın hızlanmasından, iletişim araçlarının gelişmesine ve kültürel hareketlenmelerin yönüne kadar hepsinde ya bir etkileyici yada etkilenen rolünde olmuştur. Çoğunlukla etkileyici, hatta şekil verici konumda olması ise bütün bu gelişmelerin çoğunun henüz fikir halindeyken bile amaç ve yöntemlerinin kapitalist amaçlarla çelişmemesini sağlamaktır.

Bu demek değildir ki her yenilik kötü bir amaçla ortaya çıkmıştır, ancak unutulmamalıdır ki dünyadaki düzen uzun zamandır insan değil ekonomiyi merkezlerden bir düzendir ve bu nedenle her gelişme uzak yada yakından bu gerçekle bağlantılıdır.

Reklamlar, hayatımızda bariz yada gizli biçimde var olan, kararlarımızı ve düşüncelerimizi etkileyen bir şeydir. Bu etkileme günümüzde hiç olmadığı bir seviyeye ulaştığından bazen farkına bile varamayabiliyoruz, ancak bu durum yeni başlayan bir şey değil.

Tarihte bulunan en eski reklam milattan önce 3000 yıl kadar geriye gitmektedir yani reklam bir fikir olarak yeni bir şey değil. Ancak hayatın neredeyse her alanına dair bir endüstrinin olması, yanında bu endüstrinin reklam ve pazarlaması olması demek. Sadece ekonomik olarak değil, devletlerin bile kendini halka ‘pazarlaması’ modern zamanda en büyük, hatta korkunç boyutlara ulaşmıştır.

Günümüzdeki ‘normal’in mümkün olmasında tüm iletişim araçlarının etkisi vardır ancak bir tanesi tarihsel olarak belkide en önemlisi haline gelmiştir; televizyon. 20. yüzyılın başında kamera ve film bir sektör olarak henüz bebeklik aşamasında olmasına rağmen, ileri görüşlü fikir ve çabalar yüzyılın ikinci yarısında meyvelerini vermiştir.

Film, başta Hollywood kültürel etkileme ve yayılma amaçlarında oldukça değerli olmuş, ancak televizyonun yayılması günümüz toplumlarının asıl şekillendiricisi olmuştur. Televizyon kelimesi henüz 1900 yılında Constantin Perskyi tarafından ilk kez kullanılmış, ancak bir gerçek haline gelmesi ve her eve girmesi arasındaki süreçte iki dünya savaşı başta olmak üzere sayısız olay yaşanmış, on yıllar geçmiştir.

Televizyon 20. yüzyılın tam ortasında ilk başta Amerika’da yaygınlaşmış, sonrasında dünyaya yayılmıştır. Ülkemizde televizyon batıya göre daha geç yaygınlaşmış, ama etkisi daha az kalmamıştır.

Başköşedeki büyük kutular, başında 20 olan bir tarihte doğmayan çoğu kişi için geçmişte kalan, “televizyonlar inceldikçe insanlar kalınlaştı” gibi sözlerle beraber anılmakta. İnce ve büyük ekranlar ise bizi hala bir şekilde kendine bağlamaya devam etmekte. Kocaman ekranlarda izlediğimiz haber, eğlence, bilgi ve daha bir çok kategorideki içerikler, artık neredeyse kendileri kadar reklamlarında içermekte. Bazen ekranın altında yada dizi arasındaki bir şeritte bariz şekilde, yada daha sessiz, karakterlerin yaşadığı ve özendirdiği hayatlar olarak karşımıza çıkmakta.

Bugün 21 Kasım, 1996’dan beri televizyonun hayatımızdaki tuttuğu yer hakkında dikkat çekmek amacıyla Dünya Televizyon Günü olarak biliniyor. Birleşmiş Milletler’in 1996’da ilk defa gerçekleştirdiği Dünya Televizyon Forum’uyla beraber başlayan bir gün.

Elimizde artık inanılmaz bir çeşitlilikte iletişim aracı var. Televizyon her ne kadar telefon ve internet bakış artık geri planda kalmaya başlasada, önemini kaybetmiş değil- özellikle toplumun daha yaşlı kısmı için. Reklamdan propagandaya, bir tüketim toplumunun inşasına ve kontrolünde, televizyon yakın tarihin belkide en etkili aracıydı ve etkisinden vazgeçecek gibi de durmuyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.