SON DAKİKA
Hava Durumu

Aynısı

Yazının Giriş Tarihi: 12.07.2026 18:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.07.2026 18:23

Fark ediyor musunuz? Her geçen gün insanlar birbirlerine daha çok benziyorlar. Sadece insanlar da değil hatta, hayata dair çoğu şey birbirine benzemeye başladı. Sanat, spor, sosyal yaşam hatta eğitimde bile, kişilerin öz benliklerini ifade ettikleri seçimler yerine trendler, popüler olan yada ‘topluma uyan’ davranışlar haline gelmeye başladı.

Kişilerin yaşadıkları toplum içinde ortaya çıkan dönem ve zamanla sürekli değişen trendler ve popüler yeni olaylara uyararak geride kalan, ‘demode’ kararkterler olmama isteği gayet normaldir. Toplumdaki neredeyse herkes az yada çok şekilde bu uyum davranışını sergiler. En ‘marjinal’ görünen yada davranan kişiler bile, toplumun bir parçasıdırlar, ve bu dahil oluş yanında belli başlı sınırlanmaları da beraberinde getirir.

Ancak bu sınırlamalar ile son zamanlarda iyice bariz hale gelmeye başlayan, neredeyse bir ‘aynılaşma hareketi’ olarak adlanrılabilecek fenomenle aynı şey değildir.

İzlediğimiz dizi ve filmler yerli yada yabancı olsun, çoğu zaman toplumdaki kültür dalgalanmalarını doğrudan yansıtır. Yakın geçmişte başlayan bir trendi en hızlı şekilde hikayesine yada karakterlerine yedirmeye çalışır yada doğrudan yeni bir akımın başlaması için üstü kapalı bir reklam yapar yada ortaya bir fikir atar. Bu hareketlerin etkisi çoğu zaman kendini her şeyden önce ‘reklam yüzlerinde’ yani oyuncularda, özellikle de kadın oyuncularda kendini gösterir.

Yaşadığımız erkek egemen dünyada, kadınların bir insandan önce obje olarak görülmesi özellikle kapitalist medyada dahada belirgindir. Bugün çoğu dizi ve filmdeki kadın karakterleri oynayan oyuncuların gençliği, genç kalabilmesi, kullandığı makyaj markası, giydiği kıyafetler, hepsi satışa açık birer üründür. Senaryolar, reklamlar, ünlülerin kendini halka nasıl gösterdiği, hepsi esesen bu ürünlerin en çok satılması için tasarlanmakta.

Bir toplumun neyi ve kimi neden güzel yada çirkin bulduğu, doğrudan toplumun sahip olduğu kültür ve ön yargıları ile ilgilidir. Tüm dünyayı etkisi altında tutan çeşitli medya türlerinde bizim ana sayfalarımıza düşen ‘influencer’lar, trendler, arka plan şarkıları, hepsi bu toplumlara öğretilen kültürel dinamiklerle şekillenir.

Instagram face yada ‘Instagram yüzü’ çoğu toplumun sahip olduğu ‘güzel’ algısı ile şekillenmiş bir fenomendir. Aynı şekilde alınmış kaşlar, yapay, şişirilmiş dudaklar, açık renkli göz ve saçlar.. ‘Ozempic zayıflığı’ ile sonu yeme bozukluklarına kadar giden zararlı alışkanlıkların ‘sağlıklı yaşam, mükemmel vücut’ sloganları altında pazarlanması.

Bu reklam yüzü ve vücut tipine uyan kadınlar artık medyanın profesyonel yada kişisel her türlü alanında öne çıkarılmakta. Bu nedenle medyanın herhangi bir kolunda ilerlemek isteyen herkes bu standartlara uymak için elinden geleni yapmaya mecbur kalmanın üstüne, bu özelliklere sahip olmayan çoğu kişinin beceri ve yetenekleri geri plana atılmakta. Erkekler bile her ne kadar kadınlar kadar ağır bir tipleme ve zorlamanın altında olmasalarda benzer bir sınırlandırmaya maruzlar.

Bu tek tipleme sadece burada kalmamakta, kendini aynı zamanda bir hayat tarzı olarak öne sürmekte. Uygun ‘bebek’ vücuduna sahipseniz, bunun üzerine uygun polyester kıyafetlerinizi giymeli, makyajınızı yapmalı, ve size uygun görülen sosyal aktiviteleri diğer dayatılan normlara uyan insanlarla beraber yapmalısınız.

Bu düzenin neredeyse insanlığın her dönemi için belli bir seviyede devam ettiği söylenebilir, ancak günümüzde özel hayatın ve ‘marjinal’ düşüncelerin her geçen gün yeni teknolojik kontrol ve takip araçları ile daha dikkatli incelendiği ve kısıtlandığı bir dünyada, endişe verici bir duruma işaret etmekte.

Geçmişte bir film yıldızı, medyanın, şirketlerin, menajerlerin ve bir noktada toplumun belirli sınırlar içinde tuttuğu, kendine ait bir konumdu. Bir ekranda olması, o kişinin toplumsal bir öneme sahip olduğuna işaret ediyordu hatta. Günümüzde ise ekranlar o kadar çoğaldı ki, ilgimiz için yapılan savaşlar çok yeni, inanılmaz hırslı ve çekişmeli bir hal aldı.

Sürekli tüketim odaklı bir toplumun bir anda bu yeni teknolojilere kontrolsüz şekilde sahip olması da bugünün medyasının ortaya çıkardı. Ancak bulunduğumuz karışık noktanın yakın zamanda sakinleşir açılacağı var gibi durmuyor, patlama noktasına gelene kadar daha ne kadar karışır, orasını zaman gösterecek.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.