SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yenişehir Ovası

YENİŞEHİR YÖREM - Yenişehir Ovası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenişehir Ovası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir Haber

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir

13 Şubat 2024’te Erzincan İliç’te yaşanan ve 9 işçinin hayatını kaybettiği atık barajı faciasının ardından benzer bir riskin Kirazlıyayla’da da ortaya çıkması, kamuoyunda “ikinci bir felaket” endişesini büyüttü. Uzmanlar, ağır metallerin toprakta ve suda kalıcı etkiler yaratabileceğine, bunun da tarım üretimi ve içme suyu güvenliği açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı faaliyetlerin durdurulduğunu açıklasa da sahadaki atıkların kontrolsüz biçimde dere yatağında beklediği, yayılımı durduracak etkili bir izolasyon ve temizleme planının net olarak ortaya konmadığı belirtiliyor. Numune alınıp alınmadığı, analizlerin nerede yapıldığı ve sonuçların ne olduğu konusunda ise kamuoyuna açık bir bilgi sunulmuş değil. Kirazlıyayla’daki gelişmeler üzerine Bursa Su Kolektifi, 13 Şubat 2026’da Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde Kirazlıyayla da yaşayanların katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Açıklamada hem İliç faciasında yaşamını yitiren işçilerin anılması hem de Kirazlıyayla’daki çevresel risklere dikkat çekilmesi planlanıyor. Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, yapılacak açıklama öncesinde şu değerlendirmede bulundu: “Kirazlıyayla’da felaket bitmedi. Dere yatağında bekleyen atıklar, her yağmurda daha geniş bir alana yayılma riski taşıyor. Numunelerin nereden alındığı, analizlerin kim tarafından yapıldığı ve sonuçların ne olduğu açıklanmadıkça kamuoyu ikna olmaz. Bu mesele yalnızca bir köyün değil, Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir. Gerekli bilimsel ve idari adımlar atılmadan bu dosya kapanmış sayılmaz.” Basın açıklamasına geniş katılım beklenirken, bölgedeki gelişmeler kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

‘Kirazlıyayla’daki felaketin sorumluları hesap vermelidir’ Haber

‘Kirazlıyayla’daki felaketin sorumluları hesap vermelidir’

Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasını Platform Sözcüsü Erkan Erdem okudu. Erdem şunları kaydetti: “Maden kazaları kaderimiz değildir. Bu ülkede doğa talanı, şirket karı ve denetimsizlik düzeni kader gibi dayatılmaktadır. Madenlerin işletme karşılığı şirketlere verilmesi, kapitalizmin en hızlı sermaye birikimi araçlarından biridir. Maliyet yalnızca üretim ve işçilik giderleridir. Ancak yüksek karlılığa rağmen sermayedar gerekli önlemleri almaz. Çevre Şehircilik bakanlığı ve müdürlükleri maden ocaklarını denetimsiz ve başıboş bırakarak göz göre göre gelen felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Yapılan denetimler ise büyük aksaklıkları bile görmezden gelen, şirketleri meşrulaştıran kağıt parçalarına dönüşmüştür. Bu düzenin son örneği Bursa Yenişehir Kirazlıyayla köyünde yaşanmıştır. ZEHİR OVAYA AKIYOR 2013’ten bu yana işletilen Meyra Madencilik’in bakır, çinko ve kurşun maden ocağında depolanan toksik atıklar 20.01.2026 günü çökmüştür. Atıklar Sarıyar Deresi üzerinden Yenişehir Ovası’na yönelmiştir. Bugün derelerden kimyasal maddeler aleni biçimde akmaktadır. Bunu görmek için analize gerek yoktur. Daha önce Yenişehir Çevre Platformu’na ulaşan videolarda da çöktürme havuzlarından açık alana kontrolsüz biçimde atıkların döküldüğü görülmüştür. Öte yandan maden ocağı sahasında ciddi bir toprak kayması yaşanmış, tarlalar ve evler derin yarıklar ve çukurlar nedeniyle kullanılamaz hale gelmiştir. Bu yalnızca çevreyi değil doğrudan yaşamı tehdit eden bir yıkımdır. Maden zenginleştirme sırasında ortaya çıkan yüzbinlerce ton atık pasa, hiçbir önlem alınmadan açık alana yığılmıştır. Her bir ton atıkta zerreler halinde 1 kilo kurşun, 2 kilo çinko bulunduğu bilinmektedir. Kurşun en toksik maddeler arasındadır. Yağmurla derelere, yeraltı suyuna karışmakta; rüzgarla tozarak ciğerlerimize, toprağa ve gıdalara bulaşmaktadır. Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, bu madeni yıllarca atık barajı olmadan çalıştırılmasına göz yummuştur. Bu felaketin sorumluluğu yalnızca şirkette değildir. İmza atan, görmezden gelen, denetlemeyen herkes bu suçun ortağıdır. ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI DERHAL YANIT VERMELİDİR Yaşanan bu olayın çevreye, su kaynaklarına ve bölgede yaşayan vatandaşlarımıza olası etkilerinin ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Atık barajının çökmesinin ardından içme ve kullanma sularında, dere sularında, yeraltı sularında, toprakta ve havada kirlilik ölçümü yapılmış mıdır? Yapıldıysa ölçüm sonuçlarında ağır metal ve toksik madde tespit edilmiş midir; edildiyse hangi maddeler hangi oranlarda bulunmuştur?Atık barajında gerçekleşen çökme olayının meydana geldiği tarih ve saat itibarıyla, baraj bünyesinde depolanan toplam atık miktarı ton ve metreküp (m³) cinsinden ne kadardır?Bu atık maddenin ne kadarı doğaya karışmıştır? Bu miktar, söz konusu tesis için hazırlanmış Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda taahhüt edilen azami depolama kapasitesinin üzerinde midir? Atık depolama alanına ilişkin onaylanmış uygulama projesinde uygun bulunan toplam depolama kapasitesi metreküp (m³) ve ton cinsinden ne kadardır?Atık barajında meydana gelen çökme sonrasında, depolanan atığın ne kadarı baraj alanı dışına yayılmıştır? Bu miktar ton ve metreküp (m³) cinsinden ne kadardır?Söz konusu atık barajına ilişkin en son ne zaman denetim yapılmıştır? Yapılan denetimlerde yapısal güvenliğe ve sızdırmazlığa ilişkin herhangi bir risk tespiti yapılmış mıdır?İlgili tesisin çevre izin ve lisans belgesini iptal edecek misiniz? Bu soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından derhal yanıtlanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir. TALEPLERİMİZ Meyra Madencilik derhal ve bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır. Atık pasaların açık alanda depolanmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Türkiye’nin her yerinde yeni İliç felaketleri yaratacak atık barajları sıkı denetime alınmalıdır. Atık barajı bulunan madenlerin kapatma planları yapılmalı ve hızla uygulanmalıdır. Kirazlıyayla’da yaşanan bir kaza değil, şirket düzeninin ve devlet ihmalkarlığının sonucudur. Bu halk susmayacak. Bu doğa sahipsiz değildir.”

‘Bu bir kaza değil, göz göre göre gelen bir felaket’ Haber

‘Bu bir kaza değil, göz göre göre gelen bir felaket’

Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde uzun süredir tartışmalara konu olan atık barajının çökmesi sonucu, kimyasallarla yıkanmış toprakların Sarıyer Deresi’ni doldurduğu, zehirli atıkların Yenişehir Ovası’na doğru yayıldığı bildirildi. 2020’DE DURDURULMAK İSTENMİŞTİ Nurhayat Altaca Kayışoğlu, 2020 yılında söz konusu tesisin yapılmasına karşı Yenişehir’de düzenlenen eyleme katılarak köylülerle birlikte sahaya girmiş, iş makinelerinin önüne geçerek çalışmayı durdurmuştu. Altaca Kayışoğlu, kamuoyunu şu sözlerle uyarmıştı: “Köylüleri alana sokmuyorlar, her yer jandarma tarafından kesilmiş. Kepçelerin önüne yatan köylü kadınlara müdahale edildi. Ben de kepçenin önüne geçtim, iş makinesini durdurdum. Yasal izinleri olduklarını söylüyorlar ama insan sağlığını zehirleyen izin olmaz.” UYARILAR GÖRMEZDEN GELİNDİ Bilimsel raporlar, çevre örgütlerinin itirazları ve bölge halkının tüm tepkilerine rağmen tesis faaliyete geçti. Aradan geçen yılların ardından, 2020 yılında “yapılmaması gerekir” denilen atık barajı, 2026 yılında çökerek yalnızca çevreyi değil, on binlerce insanın yaşam alanını tehdit eder hale geldi. Çöken barajdan yayılan atıkların Sarıyer Deresi’ni doldurması ve Yenişehir Ovası’na doğru akması, tarım alanları ve yeraltı suları açısından büyük risk oluşturuyor. “BU BİR KAZA DEĞİL, GÖZ GÖRE GÖRE GELEN BİR FELAKET” Yaşananların, çevreyi ve halk sağlığını hiçe sayan madencilik anlayışının doğrudan sonucu olduğunu ifade eden Nurhayat Altaca Kayışoğlu, “Mesele haklı çıkmak değil, doğayı, suyu, toprağı ve insanı korumak. Bugün gelinen noktada Bursalıların sağlığının nasıl hiçe sayıldığını gördük” dedi. Çöken baraj ile birlikte kimyasal maddelerin Yenişehir Ovası’na karışarak Bursalıların sağlığını hiçe saydığını dile getiren Altaca Kayışoğlu, “İnsan sağlığını zehirleyen hiçbir faaliyetin meşruiyeti olamaz. Bugün yaşanan çevre felaketi, yıllardır dile getirdiğimiz uyarıların sonucudur. Bu olayla ilgili derhal bağımsız ve şeffaf bir soruşturma açılmalıdır. Doğayı katleden bu düzenle mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.

İklim krizi artık soyut bir tartışma olmaktan çıkmıştır Haber

İklim krizi artık soyut bir tartışma olmaktan çıkmıştır

Yenişehir Ovası’nda artan sıcaklıklar, azalan yağışlar ve barajlardaki kritik seviyeler bölgenin tarımsal geleceğini tehdit ettiğini belirten Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, “İklim değişikliği artık uzak bir kavram değil; çiftçinin tarlasında her gün yaşadığı bir gerçek” diye konuştu. Erdem, son beş yılda Bursa genelinde ortalama sıcaklığın 1,2 °C arttığını, yaz yağışlarının ise yüzde 25 azaldığını hatırlatarak şunları söyledi: “Yenişehir Ovası artık sadece iklim değişikliğini değil, ihmali de yaşıyor. BUSKİ verilerine göre baraj doluluk oranı yüzde 1 seviyesine kadar geriledi. Buna rağmen su yönetimi hâlâ dağınık. Kuraklık mevsimsel değil, yapısal bir hale geldi.” Değişen iklim koşulları ve artan kuraklığın bu yaz çiftçileri ciddi biçimde zorladığını ifade eden Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü: “Görüştüğüm birçok üretici, ürün desenini değiştirmeyi düşündüğünü; özellikle suya yüksek ihtiyaç duyan mısır gibi ürünleri artık ekmek istemediğini, hatta bazı tarlalarını nadasa bırakmayı planladığını ifade etti. Sıcak hava dalgaları ürünün çiçeklenmesini bozuyor, toprakta tuzluluk artıyor. Bu yıl biber üreticilerinin bir kısmı verimin üçte birini kaybetti. Köprühisar köyünde üretim yapan bir çiftçi yaşananları şu sözlerle anlattı: ‘Eskiden sabah suladığımız tarlayı akşama kadar nemli tutardık, şimdi öğlene kalmadan kuruyor. Kuyudan çektiğimiz su da azaldı. Böyle giderse önümüzdeki yıl sulama maliyetine yetişemeyiz.” Toprak sağlığının bozulduğunu vurgulayan Erdem, bilimsel üretim planlamasının zorunlu hale geldiğinin altını çizdi. Erdem sözlerini şöyle tamamladı: “Toprak yoruldu. Artık nadas dönemlerine izin vermek ve ürün dönüşümü uygulamak şart. Her yıl aynı ürünü ekmek, toprak yapısını bozuyor. Münavebe hem organik maddeyi artırır hem de hastalık ve tuzluluk riskini azaltır. Yeraltı suyu kuyularının kontrolsüz kullanımına dikkat çekmek istiyorum. Acil bir su yönetimi planı yapılmalıdır. Her çiftçi kendi kuyusuna yönelince ova boşalıyor, zemin çöküyor. Bu artık bireysel değil, ortak akılla yönetilmesi gereken bir mesele. BUSKİ, DSİ, Ziraat Odası ve üretici birlikleri aynı masaya oturmalı. Aşırı kuyu suyu kullanımı yalnızca su kaybına değil, toprağın yapısına da zarar veriyor. Konya Ovası’nda kontrolsüz kuyu kullanımı büyük obruklar yarattı. Aynı tabloyu Yenişehir’de görmek istemiyoruz. Yeraltı suyunu hesapsız çekmek, toprağın altındaki boşlukları büyütüyor. Bir gün bir tarlanın ortasında çukur açılması işten bile değil. Bu mesele artık dünya raporlarının konusu değil; bizim biberimizin, domatesimizin, toprağımızın meselesi. Eğer bugün suyu, toprağı ve çiftçiyi korumazsak, yarın bu ovanın sesi kalmayacak. Yenişehir Çevre Platformu’nun Talepleri şöyledir: Su Yönetim Planı: Yeraltı suyu çekimi ve baraj kullanımı ortak protokolle denetlensin. Erken Uyarı Sistemi: Dolu, don ve sıcak hava dalgalarına karşı çiftçiye SMS bilgilendirmesi yapılsın. Eğitim Programı: Çiftçilere “iklim akıllı tarım” uygulamaları için yerinde eğitim sağlansın. Toprak Koruma Hattı: Yenişehir Ovası erozyon ve kimyasal kirlenmeye karşı pilot bölge ilan edilsin. Destek Reformu: Damla sulama ve gölgeleme yatırımlarına özel hibe programı açılsın. Erdem açıklamasını şöyle tamamladı: “Yenişehir Ovası sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin sofralarına hayat veren bir bölge. Bu toprağın bereketi tükenirse, kentteki herkesin sofrası eksilir. Bu yüzden ses çıkarıyoruz. Toprak susuz, çiftçi yalnız… ama birlikte olursak bu ovanın yeniden nefes almasını sağlayabiliriz.”

Başkan Ercan Özel: “Şehrimizin yeniden inşa etmek için hazırız” Haber

Başkan Ercan Özel: “Şehrimizin yeniden inşa etmek için hazırız”

Bursa İnşaat Müteahhitleri ve Sanayici İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Başkanı Şeref Demir, Yenişehir İnşaat Müteahhitleri ve Sanayici İş İnsanları Derneği Başkanı Emrah Taşcan, Genç İMSİAD Başkanı Osman Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’i Tarihi Yenişehir Belediye Binası’nda ziyaret etti. Ziyarette, Yenişehir’in konut potansiyeli, devam eden kentsel dönüşüm hazırlıkları, imar planlamaları, yeni yaşam alanları, ticaret bölgeleri ve sanayi yatırımları üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirildi. Bursa’nın en hızlı büyüyen ilçesi Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in önümüzdeki 5 yılda Bursa’nın en hızlı büyüyen ilçelerinden biri olacağını vurgulayarak, özellikle deprem riskini azaltacak kentsel dönüşüm adımları, modern şehircilik uygulamaları, sosyal donatı alanlarının artırılması ve yatırımcı dostu bir belediyecilik anlayışıyla ilçenin geleceğini birlikte şekillendirmeye hazır olduklarını ifade etti. Geleceğe hazırlayacak planlamalar Başkan Ercan Özel, “Bursa, yıllardır şehrin batısına yönelik yatırımların gerçekleştirildiği bir şehir. Bu durum, trafik ve nüfus yoğunluğu nedeniyle çeşitli sorunlara da neden oldu. Ve artık Bursa’nın batısı tamamen doyuma ulaştı. Yatırım için yeni trend şehrin doğusunda yer alan Yenişehir olacak. Bunun bilinciyle ilçemizi şimdiden geleceğe hazırlayacak planlamaları yapıyoruz. Şehrimizi yeniden inşa etmek için hazırız” dedi. Yatırımcıların önünü açacak altyapı ve planlama Yenişehir’in gelişiminin tarıma dayalı sanayi ile olacağına değinen Başkan Ercan Özel, “Yenişehir Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile ilçemiz hem tarımsal üretimin katma değerini artıracak hem de istihdamı büyütecek büyük bir dönüşümün eşiğindedir. Türkiye’nin en verimli ovalarından biri olan Yenişehir Ovası’nın ürünlerini işleyebileceğimiz, markalaştırabileceğimiz ve dünyaya ihraç edebileceğimiz bir yapıyı hep birlikte kuruyoruz. Tabii ki, bunu gerçekleştirirken Yenişehir’in verimli arazilerini, tarım alanlarını ve doğayı koruyarak planlamalarımızı yapıyoruz. Bu kapsamda, yatırımcılarımızın önünü açacak altyapı, planlama ve teşvik çalışmalarına aralıksız devam ediyoruz” dedi. Yenişehir’de yeni bir dönem başlıyor Lojistik açısından yapılan yatırımlara da değinen Başkan Ercan Özel, “Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’yla, Yüksek Hızlı Tren Hattı ve 2 adet istasyonlarıyla, kara yolu bağlantılarıyla, Gemlik Serbest Bölge’ye yakınlığıyla dikkat çeken Yenişehir’de artık yeni bir dönem başlıyor. Lojistik merkez olma potansiyeli her geçen gün artan ilçemiz, yatırımcı için erişilebilirlik açısından büyük avantaj sağlıyor. Havalimanının özellikle kargo taşımacılığı konusunda daha etkin kullanılması için yaptığımız girişimler devam ediyor. Aynı şekilde hızlı tren projesinin tamamlanmasıyla birlikte Yenişehir, Bursa’nın dünyaya açılan kapılarından biri haline gelecek. Bu güçlü altyapı, hem sanayicimizin hem müteahhidimizin hem de üreticimizin önünü açacak. Yenişehir’i yalnızca konut ve sanayi yatırımlarıyla değil; lojistik üstünlüğü, tarımsal gücü ve stratejik konumuyla birlikte ele alıyor, şehrimizi bütüncül bir planlama anlayışıyla geleceğe hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı. Kentsel dönüşümde riskli mahalleler öncelikte olacak Yenişehir’in geleceğini planlarken deprem riskini dikkate aldıklarını belirten Başkan Ercan Özel, “Bilim insanlarının işaret ettiği Kayapa–Yenişehir Fay Hattı, yapı stokumuzu hızla güvenli hale getirmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle kentsel dönüşümü, bilimsel verilere dayanarak riskli mahallelerden başlatacağız. Zemin yapısı, bina yaşı ve güvenlik açısından risk taşıyan bölgeleri tespit ediyoruz. Önümüzdeki süreçte bu mahallelerimizde dönüşümü hızla hayata geçirerek, Yenişehir’i sağlam ve güvenli bir geleceğe hazırlayacağız” diye konuştu. Demir: “Yenişehir Bursa’nın yükselen değeri” Toplantıda ayrıca, ilçenin gelişimine katkı sunacak yeni projelerde müteahhitler ve sanayicilerle ortak akıl mekanizmasının güçlendirilmesi, yerelde karşılaşılan sorunların çözümü için düzenli istişare toplantılarının yapılması konusunda mutabık kalındı. İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Yenişehir’in Bursa’nın yükselen değeri olduğunu belirterek, ilçede güvenli, modern ve nitelikli yapılaşmanın önemine dikkat çekti ve iş dünyası olarak her türlü iş birliğine hazır olduklarını kaydetti. Yenişehir İMSİAD Başkanı Emrah Taşcan ile Genç İMSİAD Başkanı Osman Yıldız da, genç ve dinamik müteahhitlerin ilçeye yeni vizyon katacağını, Yenişehir’in büyümesine katkı sağlayacak projelerde yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.

YEÇEP Sözcüsü Erdem: ‘Yenişehir Ovası çimento tozuna teslim edilemez’ Haber

YEÇEP Sözcüsü Erdem: ‘Yenişehir Ovası çimento tozuna teslim edilemez’

YEÇEP Sözcüsü Erkan Erdem, Yenişehir Burcun Köyü’nde 466 bin metrekarelik alana kurulması planlanan çimento fabrikasına verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının, Yenişehir Ovası’nı ve komşu köyleri tehdit eder nitelikte olduğunu savundu. Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erdem, fabrikanın sadece Burcun Köyü’nü değil, komşu köyleri ve tüm Yenişehir’i tehdit ettiğini öne sürdü. ‘Çimento fabrikası ova için büyük tehdit’ Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erdem, fabrikanın sadece Burcun Köyü’nü değil, komşu köyleri ve tüm Yenişehir’i tehdit ettiğini öne sürdü. Erdem, “Şimdi bu bereketli ovaya, Burcun Köyü sınırlarında 466 bin metrekarelik alana kurulmak istenen çimento fabrikası ile büyük bir tehdit dayatılıyor” dedi. ‘İş verme vaadiyle normalleştirilemez’ Yenişehir Burcun Köyü’nde yaşayanlara iş vaadiyle fabrikanın kabul ettirilmeye çalışıldığını vurgulayan Erdem, “Köyde yaşayan birkaç ailenin istihdamı için tüm ovayı kaybetmeye kimsenin hakkı yok. İş vaadiyle sağlık, toprak ve su feda edilemez. Sessiz kalmak, çimento tozuna ortak olmak demektir” diye konuştu. ‘Komşu köyler de büyük risk altında’ Fabrikanın yalnızca Burcun’u değil; kuzeyde Bayırköy’ü, güneyde Fethiye ve Gölcük’ü, batıda Paşayayla’yı, doğuda ise Kıblepınar ve Yeniköy’ü de doğrudan etkileyeceğini söyleyen Erdem, çimento tozunun rüzgârla sadece Burcun’da kalmayacağını, komşu köylerin havasına, suyuna ve tarlasına da bulaşacağını öne sürdü.

‘Çölleşme sessizce geliyor, toprağımızı kaybediyoruz’ Haber

‘Çölleşme sessizce geliyor, toprağımızı kaybediyoruz’

Yenişehir Çevre Platformu (YEÇEP) Sözcüsü Erkan Erdem, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük çevre krizlerinden birinin çölleşme olduğunu söyledi. Erdem, vahşi sulama ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımıyla Yenişehir Ovası’nın da tehdit altında olduğunu belirterek, “Toprak giderse sadece tarım değil, hayat da gider” uyarısında bulundu. Erdem, “Sadece toprak değil, gıda güvenliği, tarımsal üretim ve iklim direnci de çökmeye başladı ve bu çöküş sessizce, adım adım ilerliyor” dedi. “Çevre Krizlerinin En Önemlisi: ÇÖLLEŞME” 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, Türkiye’nin ve dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük ama en sessiz çevre krizlerinden birine dikkat çekti: Çölleşme. “Yenişehir Ovası da tehdit altında” Bursa’nın bereketli topraklarıyla bilinen Yenişehir Ovası’nın da çölleşme riskinin kıyısında duran bölgelerden biri olduğuna dikkat çeken Erdem, “Vahşi sulama yöntemleri, yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı ve iklim krizinin etkileriyle ova her geçen yıl daha da kırılgan hale geliyor” dedi. “Sadece çiftçinin değil hepimizin meselesi” Erdem sözlerini şöyle sürdürdü: “Yenişehir Ovası sadece bir tarım alanı değil, bölgenin can damarıdır. Bu topraklar elden giderse, gıda üretimi de geçim de köklerimiz de kurur. O yüzden Yenişehir Ovası’nın sadece çiftçinin değil, hepimizin meselesi olduğunu kabul etmeliyiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.