SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yenişehir Ovası

YENİŞEHİR YÖREM - Yenişehir Ovası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenişehir Ovası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdem: Kutlamak değil, yüzleşmek lazım Haber

Erdem: Kutlamak değil, yüzleşmek lazım

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yapan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, çevre sorunlarının törenler ve sloganlarla değil, gerçekçi politikalarla ele alınması gerektiğini belirterek Bursa'nın çevresel geleceğine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Çevre Günü kapsamında yapılan resmi açıklamalara ve etkinliklere değinen Erdem, yaşanan çevre sorunlarının her geçen gün derinleştiğini ifade etti. Erdem, özellikle İznik Gölü'nün karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekerek şunları söyledi: "Her yıl 5 Haziran geldiğinde çevreyi korumaktan söz ediliyor. Ancak kapıdan çıkıp İznik Gölü'ne baktığımızda karşımıza çıkan tablo kutlama değil, yüzleşme gerektiriyor. Bilim insanlarının ortaya koyduğu veriler, gölün yalnızca su kaybetmediğini, aynı zamanda ciddi bir kirlilik baskısı altında olduğunu gösteriyor. Bir zamanlar bölgenin yaşam kaynağı olan İznik Gölü bugün alarm veriyor." Son dönemde yapılan bilimsel çalışmalarda gölün su kalitesinin "kirli" kategorisinde değerlendirildiğini hatırlatan Erdem, mikroplastiklerden pestisit kalıntılarına kadar çok sayıda kirletici unsurun gölde tespit edildiğine dikkat çekti. "Bir gölün kaderi yalnızca kuraklığa bırakılamaz. Sanayi faaliyetleri, kontrolsüz atıklar ve yanlış planlamalar gölü her geçen gün biraz daha yıpratıyor. Çiftçiyi tek sorumlu ilan ederek bu sorundan çıkamayız. Sorunun tamamına bakmak zorundayız." KİRAZLIYAYLA UNUTULMAMALI Açıklamasında Kirazlıyayla'da yaşanan çevre felaketine de değinen Erdem, bölgede meydana gelen atık barajı çökmesinin etkilerinin halen tam olarak ortaya konulamadığını söyledi. "Kirazlıyayla'da yaşananlar bize madencilik faaliyetlerinin yaratabileceği riskleri açık biçimde gösterdi. Atık barajının çökmesiyle birlikte yalnızca bir tesisin sorunu ortaya çıkmadı. Su kaynaklarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının ne kadar kırılgan olduğu da görüldü. Çevreyi koruma konusunda samimi olunacaksa önce Kirazlıyayla'nın hesabı verilmelidir." YENİŞEHİR OVASI SANAYİLEŞME BASKISI ALTINDA Yenişehir Havzası ve Yenişehir Ovası'nın son yıllarda artan sanayileşme baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Erdem, tarım topraklarının korunmasının artık stratejik bir mesele haline geldiğini ifade etti. "Yenişehir Ovası sıradan bir arazi değildir. Bursa'nın ve Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir. Ancak bugün ovanın etrafında büyüyen sanayi projeleri, organize sanayi bölgeleri, maden faaliyetleri ve çeşitli yatırımlar nedeniyle ciddi bir baskı oluşmuş durumda. Üretim alanlarını kaybedersek yalnızca toprağı değil, gıda güvencemizi de kaybederiz." Erdem, çevre politikalarının yalnızca ağaç dikme etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Çevreyi korumak istiyorsak önce suyu, toprağı ve havayı koruyacağız. İznik Gölü'nü koruyacağız. Kirazlıyayla'yı koruyacağız. Yenişehir Ovası'nı koruyacağız. Çevre Günü'nü gerçekten anlamlı kılmanın yolu budur." "GELECEK NESİLLERE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR" Yenişehir Çevre Platformu olarak çevre mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini belirten Erdem, tüm yurttaşları yaşam alanlarına sahip çıkmaya çağırdı. "Bugün çevre konusunda yaşanan sorunlar yalnızca doğanın sorunu değildir. Bu mesele halk sağlığının, tarımsal üretimin, temiz suya erişimin ve gelecekte yaşayacağımız kentlerin meselesidir. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz var. Bu nedenle kutlamaktan önce yüzleşmek, görmezden gelmek yerine harekete geçmek

KİRAZLIYAYLA’DA KURŞUN-ÇİNKO KAPALI OCAK İŞLETMESİNE İZİN YOK Haber

KİRAZLIYAYLA’DA KURŞUN-ÇİNKO KAPALI OCAK İŞLETMESİNE İZİN YOK

Yenişehir'de bir şirketin kurşun-çinko kapalı ocak işletmesi kurma çabasının sonuçsuz kaldığını ve gerekli izinlerin verilmediğini belirten Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, “Bu gelişme, köy sakinlerine bir nebze olsun nefes aldırdı. Doğası, suyu ve tarım arazileri üzerindeki baskıyla mücadele eden Kirazlıyayla’da vatandaşlar artık yeni maden projelerini değil, güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi istiyor” ifadelerini kullandı. Kirazlıyayla’da hayata geçirilmesi planlanan kurşun-çinko kapalı ocak madeni projesine dair kritik bir karar alındığını kaydeden Erdem, “Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan komisyon raporunda, Ergüden Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Kurşun Çinko Kapalı Ocak İşletmesi” projesinin ilgili mevzuatla uyumlu olmadığı tespit edildi. Yaklaşık 30 bin 247 metrekarelik sahada uygulanması öngörülen proje hakkında Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sunduğu görüşte, proje alanının 3 kilometre yakınında zeytinliklerin yer aldığı belirtildi. Raporda, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi uyarınca zeytinliklerin yakın çevresinde kimyevi atık üreten, toz ve duman yayan tesislerin kurulmasının yasak olduğu vurgulandı” dedi. Erdem, komisyon raporunda ayrıca ÇED Yönetmeliği’nin ilgili maddesine değinilerek, projenin mevcut mevzuata uygun bulunmadığı hallerde ÇED sürecinin sonlandırılması gerektiğinin altının çizildiğine dikkat çekti. Söz konusu kararın sadece teknik bir prosedür değil, uzun yıllardır yürütülen çevre mücadelesinin bir meyvesi olduğunu belirten Erdem, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Kirazlıyayla’da planlanan kurşun-çinko madeni projesine dair yıllardır yaptığımız uyarılar bugün resmi raporlarla kanıtlanmış oldu. Bu durum yalnızca bir maden sahası meselesi değildir. Burada Yenişehir Ovası’nın geleceği, tarımsal üretim, zeytinlikler, su kaynakları ve bölgedeki yaşam alanları söz konusudur. Zeytinliklerin bulunduğu bir bölgede ağır metal riski barındıran madencilik faaliyetlerinin yol açacağı tahribat aşikardır. Kurşun ve çinko madenciliği yalnızca kazı alanını değil; ortaya çıkacak toz, atık ve kimyasal etkilerle birlikte çok daha geniş bir ekosistemi tehdit edebilir. Tarım kenti olarak bilinen Yenişehir’de toprağın, suyun ve üretim sahalarının bu tarz projelerle baskılanmasını kabul etmiyoruz. Yenişehir Çevre Platformu olarak hem hukuki hem de toplumsal düzeyde sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Yenişehir Ovası maden faaliyetleriyle değil; tarımıyla, üretimiyle ve doğal güzellikleriyle anılmalıdır.”

Yenişehir'e dev destek paketi Haber

Yenişehir'e dev destek paketi

Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği'nden (HAGEL) Yenişehir'e dev destek paketi teslim alındı. HAGEL Başkanı Mustafa Işık'ın katılımıyla Yenişehir'de düzenlenen törenle çiftçilerin ve kooperatiflerin üretim kapasitesini artıracak önemli ekipmanlar Yenişehirli çiftçilere sağlandı. Ayaz Mahallesi'nde bulunan yüksek tonajlı kantar, mekanik sistemden modern elektronik sisteme dönüştürülerek modernize edilmesi, Köprühisar Mahallesi'ne 2 bin litre kapasiteli süt soğutma tankı, Terziler Mahallesi'ne kullanımda olan 5 bin litrelik süt tankının yenilenmesi ve Yenişehir Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı için bin 350 metrelik tel, 310 galvaniz direk ile 150 kilogram gergi telinden oluşan çevre güvenlik ekipmanları teslim alındı. Törende konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, HAGEL ile kurulan güçlü iş birliğinin meyvelerini topladıklarını ifade etti. Bugüne kadar, 4 adet salça makinesi, 1 adet burgu makinesi, 2 adet süt tankı ve 2 bin 320 adet fidan desteğini ilçeye kazandırdıklarını anlatan Başkan Özel, "Başta HAGEL Başkanımız Mustafa Işık olmak üzere tüm yöneticilere teşekkür etmek istiyorum" dedi. Yenişehir'in Hayvancılık konusunda Bursa'nın en önde gelen ilçelerinden biri olduğu vurgulayan Başkan Özel, "Yenişehir'de, 68 bin küçükbaş, 50 bine yakın da büyükbaş hayvan var. Yenişehir Ovası, Bursa'nın en önemli ovalarından biri elbette desteklenmesi gerekiyor. Yenişehir'e yapılan bu yatırımlar, sadece Yenişehir üreticisine değil, Bursa'ya yapılmış yatırım olarak sayılabilir" diye konuştu. HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da, "Yenişehir, Ovası ve hayvancılığıyla Bursa'nın adeta kalbi, üretimin merkezidir. Bu nedenle bu bölgeye daha fazla destek vermemiz gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'nin kalkınması sizlerin alın teriyle mümkündür. Ercan Başkanımızın Yenişehir'e daha fazla hizmet kazandırma gayreti de takdire şayandır. Hayvancılıkta öne çıkan bir ilçe olarak Yenişehir'e pozitif ayrımcılık yapmayı sürdürecek, eksikleri birlikte gidereceğiz" ifadelerini kullandı.

Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor Haber

Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor

Tüm itirazlara rağmen faaliyetini sürdüren bakır, çinko ve kurşun ocağının ayrıştırma bölümünün 1,5 ay önce patlaması sonucu akan tonlarca kimyasal ve ağır metal içerikli atık halen ocağın alt kısmında duruyor. Balçık halinde görülen atık yağmurlarla sulara ve toprağa karışmaya devam ederken tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Bölge sakinleri maden ocağı faaliyetine devam edecekse çevreyi, toprağı, suyu koruyacak önlemlerin en üst seviyede alınmasını istese de işletmenin bu konuda ciddiyetle adım atmaması tepkilere yol açıyor. Kirazlıyayla Muhtarı Hasan Açar, 6-7 yıldır maden şirketiyle mücadele ettiklerini ancak sonuç almaktansa sorunlarının giderek büyüdüğünü söyledi. Ayrıştırma tesisinin maden ocağı sınırlarında olmaması gerektiğini yıllardır söylediklerini belirten Açar, "Köylülerle mücadele ettik 'ayrıştırma tesisini, atık havuzunu buraya yapmayın, çöker' dedik. Ama dinlemediler" dedi. Eskiden bölgede otlayan hayvanların yağmurdan sonda toprağın yumuşaklığı nedeniyle battığını anlatan muhtar Açar, şunları kaydetti: "Bunların hepsini söyledik, anlattık ama bütün itirazlara rağmen yapıldı. Şirket inatlaştı ve atık havuzunu, ayrıştırma bölümünü buraya koydu. Çökme tehlikesinin olduğunu o zamanlarda söyledik, söylediler. Toprak kaymaları yaşandı ve atık havuzundan çıkan balçık, atık, Sarıyer Deresi'ne aktı. Bu dere Yenişehir Ovası'na gidiyor. Oradan diğer akarsulara karışarak göl ve göletlere, yer altı sularına ve hatta tarım ürünlerine gidiyor." Kurşun, çinko ve bakır çıkarılan maden ocağının atığının halen mahalle altında Sarıyer Deresi'nin yatağında bulunduğunu aktaran Açar, "Önlem alınıyor diye söyleniyor. Ayrıştırma yani atık havuzunun tekrar patlamaması için önlem alıyorlar. Olmayacak zamanla yine patlayacak. Toprak yumuşak ve kaldırmıyor. Bölgede hafriyat ağırlığını taşımadığı için toprak kaymaları oldu ve 20 kişinin tarlası patladı. Bunu bir türlü anlatamıyoruz" diye konuştu.

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir Haber

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir

13 Şubat 2024’te Erzincan İliç’te yaşanan ve 9 işçinin hayatını kaybettiği atık barajı faciasının ardından benzer bir riskin Kirazlıyayla’da da ortaya çıkması, kamuoyunda “ikinci bir felaket” endişesini büyüttü. Uzmanlar, ağır metallerin toprakta ve suda kalıcı etkiler yaratabileceğine, bunun da tarım üretimi ve içme suyu güvenliği açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı faaliyetlerin durdurulduğunu açıklasa da sahadaki atıkların kontrolsüz biçimde dere yatağında beklediği, yayılımı durduracak etkili bir izolasyon ve temizleme planının net olarak ortaya konmadığı belirtiliyor. Numune alınıp alınmadığı, analizlerin nerede yapıldığı ve sonuçların ne olduğu konusunda ise kamuoyuna açık bir bilgi sunulmuş değil. Kirazlıyayla’daki gelişmeler üzerine Bursa Su Kolektifi, 13 Şubat 2026’da Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde Kirazlıyayla da yaşayanların katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Açıklamada hem İliç faciasında yaşamını yitiren işçilerin anılması hem de Kirazlıyayla’daki çevresel risklere dikkat çekilmesi planlanıyor. Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, yapılacak açıklama öncesinde şu değerlendirmede bulundu: “Kirazlıyayla’da felaket bitmedi. Dere yatağında bekleyen atıklar, her yağmurda daha geniş bir alana yayılma riski taşıyor. Numunelerin nereden alındığı, analizlerin kim tarafından yapıldığı ve sonuçların ne olduğu açıklanmadıkça kamuoyu ikna olmaz. Bu mesele yalnızca bir köyün değil, Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir. Gerekli bilimsel ve idari adımlar atılmadan bu dosya kapanmış sayılmaz.” Basın açıklamasına geniş katılım beklenirken, bölgedeki gelişmeler kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

‘Kirazlıyayla’daki felaketin sorumluları hesap vermelidir’ Haber

‘Kirazlıyayla’daki felaketin sorumluları hesap vermelidir’

Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasını Platform Sözcüsü Erkan Erdem okudu. Erdem şunları kaydetti: “Maden kazaları kaderimiz değildir. Bu ülkede doğa talanı, şirket karı ve denetimsizlik düzeni kader gibi dayatılmaktadır. Madenlerin işletme karşılığı şirketlere verilmesi, kapitalizmin en hızlı sermaye birikimi araçlarından biridir. Maliyet yalnızca üretim ve işçilik giderleridir. Ancak yüksek karlılığa rağmen sermayedar gerekli önlemleri almaz. Çevre Şehircilik bakanlığı ve müdürlükleri maden ocaklarını denetimsiz ve başıboş bırakarak göz göre göre gelen felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Yapılan denetimler ise büyük aksaklıkları bile görmezden gelen, şirketleri meşrulaştıran kağıt parçalarına dönüşmüştür. Bu düzenin son örneği Bursa Yenişehir Kirazlıyayla köyünde yaşanmıştır. ZEHİR OVAYA AKIYOR 2013’ten bu yana işletilen Meyra Madencilik’in bakır, çinko ve kurşun maden ocağında depolanan toksik atıklar 20.01.2026 günü çökmüştür. Atıklar Sarıyar Deresi üzerinden Yenişehir Ovası’na yönelmiştir. Bugün derelerden kimyasal maddeler aleni biçimde akmaktadır. Bunu görmek için analize gerek yoktur. Daha önce Yenişehir Çevre Platformu’na ulaşan videolarda da çöktürme havuzlarından açık alana kontrolsüz biçimde atıkların döküldüğü görülmüştür. Öte yandan maden ocağı sahasında ciddi bir toprak kayması yaşanmış, tarlalar ve evler derin yarıklar ve çukurlar nedeniyle kullanılamaz hale gelmiştir. Bu yalnızca çevreyi değil doğrudan yaşamı tehdit eden bir yıkımdır. Maden zenginleştirme sırasında ortaya çıkan yüzbinlerce ton atık pasa, hiçbir önlem alınmadan açık alana yığılmıştır. Her bir ton atıkta zerreler halinde 1 kilo kurşun, 2 kilo çinko bulunduğu bilinmektedir. Kurşun en toksik maddeler arasındadır. Yağmurla derelere, yeraltı suyuna karışmakta; rüzgarla tozarak ciğerlerimize, toprağa ve gıdalara bulaşmaktadır. Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, bu madeni yıllarca atık barajı olmadan çalıştırılmasına göz yummuştur. Bu felaketin sorumluluğu yalnızca şirkette değildir. İmza atan, görmezden gelen, denetlemeyen herkes bu suçun ortağıdır. ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI DERHAL YANIT VERMELİDİR Yaşanan bu olayın çevreye, su kaynaklarına ve bölgede yaşayan vatandaşlarımıza olası etkilerinin ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Atık barajının çökmesinin ardından içme ve kullanma sularında, dere sularında, yeraltı sularında, toprakta ve havada kirlilik ölçümü yapılmış mıdır? Yapıldıysa ölçüm sonuçlarında ağır metal ve toksik madde tespit edilmiş midir; edildiyse hangi maddeler hangi oranlarda bulunmuştur?Atık barajında gerçekleşen çökme olayının meydana geldiği tarih ve saat itibarıyla, baraj bünyesinde depolanan toplam atık miktarı ton ve metreküp (m³) cinsinden ne kadardır?Bu atık maddenin ne kadarı doğaya karışmıştır? Bu miktar, söz konusu tesis için hazırlanmış Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda taahhüt edilen azami depolama kapasitesinin üzerinde midir? Atık depolama alanına ilişkin onaylanmış uygulama projesinde uygun bulunan toplam depolama kapasitesi metreküp (m³) ve ton cinsinden ne kadardır?Atık barajında meydana gelen çökme sonrasında, depolanan atığın ne kadarı baraj alanı dışına yayılmıştır? Bu miktar ton ve metreküp (m³) cinsinden ne kadardır?Söz konusu atık barajına ilişkin en son ne zaman denetim yapılmıştır? Yapılan denetimlerde yapısal güvenliğe ve sızdırmazlığa ilişkin herhangi bir risk tespiti yapılmış mıdır?İlgili tesisin çevre izin ve lisans belgesini iptal edecek misiniz? Bu soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından derhal yanıtlanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir. TALEPLERİMİZ Meyra Madencilik derhal ve bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır. Atık pasaların açık alanda depolanmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Türkiye’nin her yerinde yeni İliç felaketleri yaratacak atık barajları sıkı denetime alınmalıdır. Atık barajı bulunan madenlerin kapatma planları yapılmalı ve hızla uygulanmalıdır. Kirazlıyayla’da yaşanan bir kaza değil, şirket düzeninin ve devlet ihmalkarlığının sonucudur. Bu halk susmayacak. Bu doğa sahipsiz değildir.”

‘Bu bir kaza değil, göz göre göre gelen bir felaket’ Haber

‘Bu bir kaza değil, göz göre göre gelen bir felaket’

Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde uzun süredir tartışmalara konu olan atık barajının çökmesi sonucu, kimyasallarla yıkanmış toprakların Sarıyer Deresi’ni doldurduğu, zehirli atıkların Yenişehir Ovası’na doğru yayıldığı bildirildi. 2020’DE DURDURULMAK İSTENMİŞTİ Nurhayat Altaca Kayışoğlu, 2020 yılında söz konusu tesisin yapılmasına karşı Yenişehir’de düzenlenen eyleme katılarak köylülerle birlikte sahaya girmiş, iş makinelerinin önüne geçerek çalışmayı durdurmuştu. Altaca Kayışoğlu, kamuoyunu şu sözlerle uyarmıştı: “Köylüleri alana sokmuyorlar, her yer jandarma tarafından kesilmiş. Kepçelerin önüne yatan köylü kadınlara müdahale edildi. Ben de kepçenin önüne geçtim, iş makinesini durdurdum. Yasal izinleri olduklarını söylüyorlar ama insan sağlığını zehirleyen izin olmaz.” UYARILAR GÖRMEZDEN GELİNDİ Bilimsel raporlar, çevre örgütlerinin itirazları ve bölge halkının tüm tepkilerine rağmen tesis faaliyete geçti. Aradan geçen yılların ardından, 2020 yılında “yapılmaması gerekir” denilen atık barajı, 2026 yılında çökerek yalnızca çevreyi değil, on binlerce insanın yaşam alanını tehdit eder hale geldi. Çöken barajdan yayılan atıkların Sarıyer Deresi’ni doldurması ve Yenişehir Ovası’na doğru akması, tarım alanları ve yeraltı suları açısından büyük risk oluşturuyor. “BU BİR KAZA DEĞİL, GÖZ GÖRE GÖRE GELEN BİR FELAKET” Yaşananların, çevreyi ve halk sağlığını hiçe sayan madencilik anlayışının doğrudan sonucu olduğunu ifade eden Nurhayat Altaca Kayışoğlu, “Mesele haklı çıkmak değil, doğayı, suyu, toprağı ve insanı korumak. Bugün gelinen noktada Bursalıların sağlığının nasıl hiçe sayıldığını gördük” dedi. Çöken baraj ile birlikte kimyasal maddelerin Yenişehir Ovası’na karışarak Bursalıların sağlığını hiçe saydığını dile getiren Altaca Kayışoğlu, “İnsan sağlığını zehirleyen hiçbir faaliyetin meşruiyeti olamaz. Bugün yaşanan çevre felaketi, yıllardır dile getirdiğimiz uyarıların sonucudur. Bu olayla ilgili derhal bağımsız ve şeffaf bir soruşturma açılmalıdır. Doğayı katleden bu düzenle mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.