SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapay Zeka

YENİŞEHİR YÖREM - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarımın başkentinde dijital devrim Haber

Tarımın başkentinde dijital devrim

Akıllı tarımın Türkiye'de öncüsü olacak GÜRTAM, binlerce kişiye iş kapısı açan Kolektif Kariyer Merkezi ve belediyeciliğin "e-Devleti" niteliğindeki ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri' entegreli yönetim sistemi ile Gürsu Belediyesi; hem çiftçinin emeğine değer katıyor hem de vatandaşın yönetime doğrudan katıldığı yeni nesil bir dijital belediyecilik modeli ortaya koyuyor. Gürsu'da artık sadece meyve değil, teknoloji, istihdam ve ortak akıl yetişiyor. Coğrafi tescilli armut başta olmak üzere Türkiye'nin en önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Gürsu'da, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, uzun süredir geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli dijital uygulamaların tanıtımını gerçekleştirdi. Tarımın merkezi Gürsu'da teknolojiyi; suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunduklarını belirten Başkan Mustafa Işık, özellikle tarıma yönelik hayata geçirilen GÜRTAM Projesi'nin üreticiye can suyu olacağını ifade etti. Başkan Işık, "Tarımda verimliliği dijitalleştiren GÜRTAM Projesi ile yapay zekâ tarlaya iniyor. Çiftçinin üretim sürecini baştan sona planlıyor, takip ediyor ve yönetiyor. GÜRTAM sayesinde çiftçi, uydudan tarlasını görüntüleyebiliyor. Belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alacağını, ne kadar girdi maliyeti oluşacağını ve ne kadar kâr elde edebileceğini önceden hesaplayabiliyor. Üründe herhangi bir hastalık belirtisi görüldüğünde çiftçi, bitkinin fotoğrafını sisteme yükleyerek yapay zekâ destekli ön teşhis alabiliyor. Sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçerek e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda uygulayabiliyor. Erken uyarı sistemi sayesinde toprağın nemi, ısısı ve diğer değerleri anlık olarak ölçülürken, don, yanık, sağanak yağış ve benzeri risklere karşı çiftçi önceden bilgilendiriliyor, alınması gereken önlemler yapay zekâ tarafından paylaşılıyor" dedi. GÜRTAM'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de akıllı hasat ve canlı pazar sistemi olduğunu belirten Işık, "Çiftçi, anlık hal fiyatlarını takip ederek tarlasındaki ürünün en uygun hasat zamanını ve değerini görebiliyor; kendi belirlediği fiyatı Türkiye'nin dört bir yanındaki alıcılarla paylaşarak aracıya bağımlılığını azaltabiliyor. Genç ziraat mühendislerini de sisteme dahil ederek dijital istihdam alanı oluşturan GÜRTAM; üretimi kayıt altına alan, izlenebilir, sürdürülebilir ve tam bağımsız bir tarım modeli sunuyor" diye konuştu. İstihdamın da dijitalle iş arayan ve iş veren olmak üzere aynı uygulamada buluşturacaklarını belirten Başkan Işık, "106 yerel istihdam buluşması düzenleyerek binlerce insana iş imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, bu tecrübesini dijital ortama taşıdı. Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Gürsu Belediyesi Kollektif Kariyer Merkezi bu hamle ile İŞKUR ile entegre olan ve bünyesinde E-Devlet uygulamasının yer aldığı ilk ve tek kamu uygulaması olma özelliği taşıyor. Kollektif Kariyer Merkezi Mobil Uygulaması, iş arayanlarla işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları görebiliyor; işverenler aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve İŞKUR'un sunduğu desteklerden faydalanabiliyor. İş arayan yapay zeka destekli öz geçmiş hazırlıyor, iş veren ise başvuran kişinin öz geçmişine anında ulaşarak, aday ile direkt temasa geçiyor. Oluşan dijital havuzda tüm iş süreçleri anlık ve interaktif ilerliyor" dedi. 'BİRYERDEN' uygulaması ile belediyenin vatandaşın cebinde olduğunu belirten Işık, "Gürsu Belediyesi, vatandaşları karar ve yönetim süreçlerinin tam merkezine taşıdığı BİRYERDEN uygulamasıyla, şehrin gerçek sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Vatandaşlar belediyeye gelmeden, e-Devlet girişiyle imar ve vergi ödemelerini yapabiliyor; tüm başvuru ve evraklarını sisteme yükleyebiliyor, yapay zekâ desteğiyle dilekçelerini kolayca oluşturabiliyor. Böylece bürokrasi azalıyor, zaman kaybı önleniyor; vatandaş etkin, hızlı ve kolay hizmete erişebiliyor. Uygulama üzerinden istek, talep ve öneriler anında iletilebiliyor; başvuru süreçleri şeffaf biçimde takip edilebiliyor, anketlere katılım sağlanabiliyor. Vatandaşlar istedikleri anda Belediye Başkanı'na ulaşabiliyor, randevu oluşturabiliyor. BİRYERDEN ile vatandaşlar ayrıca akıllı otopark özelliği sayesinde şehirdeki boş park alanlarını görebiliyor, konum bilgisiyle doğrudan ulaşabiliyor; sosyal destek başvurularını yapabiliyor, kurs ve spor faaliyetlerine kolayca kayıt olabiliyor" şeklinde konuştu. Tasarruf ve hibe alanında Türkiye'nin örnek kurumları arasında yer alan Gürsu Belediyesi, yeni belediye yönetim sistemiyle bu süreci daha ileri bir seviyeye taşıdığını belirten Mustafa Işık, "Coğrafi Bilgi Sistemi'ni belediye yönetimine entegre ederek önemli bir yeniliğe imza atan Gürsu Belediyesi; kayıp-kaçağı anında tespit edebiliyor, tüm birimlerin entegrasyonuyla doğru ve planlı gelir yönetimi sağlıyor. Envanter ve iş süreçlerinin bütüncül organizasyonu sayesinde verimlilikten ciddi bir kaynak oluşturuluyor. Yapay zekâ desteğiyle kendini sürekli geliştiren sistem; şeffaf, etkin ve veriye dayalı yeni bir yönetim modeli ortaya koyuyor. Türkiye'de yerli ve milli yapay zeka modeli ile oluşturulan ilk kamu projesinin tohumlarını ektik, bereketini hep birlikte göreceğiz. Dijital alt yapımız şehir ekosistemimizi geleceğe güvenle taşıyacak" diye konuştu. Tanıtım programının ardından Başkan Işık, yöneltilen soruları cevapladı.

Robotlar artık görevleri kendileri paylaşacak: BTÜ’den yapay zekâ destekli yenilik Haber

Robotlar artık görevleri kendileri paylaşacak: BTÜ’den yapay zekâ destekli yenilik

BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Mısır’ın yürütücüsü olduğu "Çoklu Robotlar için Öngörülü, Duyarlı Adaptif Görev Atama" başlıklı proje destek kazandı. Doç. Dr. Nurettin Gökhan Adar ve Doç. Dr. Mustafa Özden’in araştırmacı olduğu proje kapsamında, çoklu robot sistemlerinde görevlerin daha verimli, dengeli ve öngörülü biçimde dağıtılmasını sağlayacak yapay zekâ destekli yenilikçi bir yöntem geliştirilecek. Bu yaklaşımın özellikle savunma teknolojilerinde, çoklu insansız kara araçları ve insansız hava araçlarının birlikte görev yaptığı operasyonlarda ve karmaşık saha yönetimi gerektiren uygulamalarda kullanılması hedefleniyor. Böylece robotlar arası koordinasyonun daha ileri bir seviyeye taşınması bekleniyor. Görevler en uygun şekilde dağıtılacak Proje Yürütücüsü Oğuz Mısır, çoklu robot sistemlerinin aynı anda birçok görevin yürütülmesinde önemli avantajlar sunduğunu belirterek, görevlerin doğru planlanmaması durumunda robotlar arasında iş yükü dengesizliği, gereksiz enerji tüketimi ve operasyonel çakışmalar yaşanabildiğini ifade etti. Projenin bu sorunlara çözüm üretmeyi hedeflediğini dile getiren Oğuz Mısır, "Geliştirilecek sistem, robotların konumlarını, görev durumlarını ve enerji tüketimlerini analiz ederek görevleri en uygun şekilde dağıtabilecek bir yapay zekâ karar mekanizmasına dayanacak. Böylece robotlar hem kendi durumlarını hem de birbirleriyle olan ilişkilerini dikkate alarak daha koordineli çalışabilecek" dedi. Sistem gerçek robotlarla test edilecek Çalışma, BTÜ ROTASAM bünyesindeki mobil robot sistemleri kullanılarak farklı senaryolarda test edilecek. Sistem önce simülasyon ortamında doğrulanacak, ardından gerçek robot platformlarında uygulanarak performansı değerlendirilecek. Proje sonucunda, çoklu robot sistemlerinde yalnızca görev dağıtımı yapan değil aynı zamanda sahadaki durumu analiz ederek buna göre karar verebilen akıllı bir yaklaşım geliştirilmiş olacak. Bu yaklaşımın, çoklu insansız kara araçları ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı operasyonlarda saha izleme, alan tarama, durumsal farkındalık üretimi ve ileri düzey operasyonel karar destek süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor. Rektör Çağlar’dan tebrik Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ, robotik ve akıllı sistemler alanında gelişmiş bir üniversiteyiz ve bu proje, çoklu robot sistemlerinin sahadaki görevlerini daha akıllıca planlamasını sağlayarak verimliliği artırmanın yanı sıra operasyonel karar süreçlerine de önemli katkılar sunacak. Bu projemizde de olduğu gibi üniversitemiz, sadece teknoloji üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplum ve sektörler için somut çözümler geliştirmeye devam ediyor" dedi.

Ebeveynlere dijital çağ rehberi Haber

Ebeveynlere dijital çağ rehberi

Sağlıklı, başarılı ve mutlu çocuklar yetiştirmenin ebeveyn eğitiminden geçtiğine inanan ve 'Gelecek Aileden Başlar' diyen Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı ebeveyn - uzman buluşma platformu Momtalks, bu yıl da özel Bursa Kültür Okulları’nın ev sahipliğinde Bursa’da düzenlendi. Özel Bursa Kültür Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yıldırım Sırakaya, anne baba olma bilinci taşıyan, bu sorumluluğu önemseyen ve hem evladına hem de öğrencisine karşı görevlerinin farkında olan bireyleri bir arada buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sırakaya konuşmasında ebeveynlik sorumluluğunun giderek arttığına vurgu yaparak, "Bugün burada gerçekten anne baba olmanın bilincinde, bunu dert edinmiş bireylerle birlikteyiz. Çocuklarımız artık mahallenin, sokağın, büyük ailenin çocuğu olarak yetişemiyor. Modern hayat bizleri biraz daha yalnızlaştırdı. Kaygılarımız artıyor ve farkında olmadan bunları çocuklarımıza da aktarıyoruz. Oysa çocukların en büyük ihtiyacı sevgi, şefkat ve kendilerini önemli hissetmeleri. Bunları şartsız şekilde hissettirmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Çocukları hayata hazırlamalıyız" Sırakaya, etkinlik kapsamında çocuklara yönelik şartsız sevgi, şefkat ve muhabbetin nasıl ifade edileceği üzerinde durulacağını vurgulayarak şunları kaydetti; "Özellikle sosyal medyada çok farklı içeriklerin servis edildiğini, iyi öğrencinin, iyi çocuğun, mükemmel çocuğun nasıl ve ne şekilde hayata hazırlanacağıyla ilgili belli bilgi kirliliklerini de hep beraber gözlemliyoruz. Editoryal anlamda neyin doğru neyin yanlış olduğunu maalesef şu an ölçemiyoruz. Hep birlikte bu yolculukta sorumluluk alarak siz anne baba olarak, biz eğitimciler olarak çocuklarımızın hayatında olan, onlara değinen, dokunan, ilgili kurumlarla birlikte çocuklarımızın temel yoksunluklarını gidererek onları hayata hazırlamak gibi bir görevimiz var. "Ebeveynlerin gelişime ve değişime ihtiyacı var" MomTalks’ın fikir annesi Bahar Eriş de, etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, "Bizim etkinliklere gelen insanlar genelde öğrenmeye açık insanlar. Bizim temel derdimiz, o gelmeyen insanları buraya nasıl çağırabileceğimiz. Ebeveynlerin gelişime ve değişime çok ihtiyacı var. Siz bugün burada olmak yerine başka bir yerde olmayı tercih edebilirdiniz. Ama buraya çocuğunuzu daha iyi anlamak ve onu daha iyi yetiştirebilmek için geldiniz" dedi. Momtalks Partneri Zeynep İşman ise, çocukları doğu şekilde dinlemenin önemine vurgu yaptı. Anne babaların çocuklarının eğitiminde kullandıkları bilgilerin kaynaklarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten Zeynep İşman, "Günümüzde bilgileri genel geçer bir şekilde alıp kullanıyoruz ancak bu bilgilerin hayatımızda, ailemizde ve çocuklarımızın kişiliğindeki geçerliliğini süzgeçten geçirmek gerekiyor. Çocuklarımız dünyayı ilk önce bizim gözlerimizden görüyorlar, bu yüzden davranışlarımızla örnek olmamız çok önemli" şeklinde konuştu. Klinik Psikolog Çağla Tuğba Selveroğlu da, "Duygusal kasları güçlü çocukları yetiştirmek" başlıklı sunumunda çocukların ömürlerinin ebeveynleri ile birlikte geçirdikleri bölümünün yüzde 70’ini 12 yaşına kadar yaşadıklarını belirterek, çocukların bu süre zarfında hayatı ebeveynlerinin tutum ve davranışları ile gördüklerini ifade ederek, bu süreçte çocuklara doğru örnek olmanın önemine vurgu yaptı. Klinik Psikolog Betül Güldal ise, "Mükemmel ebeveyn yorgunluğu" konulu sunumunda günümüzde ebeveynlerin mükemmel anne babalık yapmaya çalışırken yaşadıkları yorgunluktan bahsederek, "Bu konu sosyal medyanın ve teknolojinin gelişimi ile daha da ayyuka çıktı. Şu anda ebeveynlerimiz çocuklara hata yapma hakkı tanımıyor ve bu yolda psikolojik olarak çok yorulup bazen, bu sürecin zevkli taraflarını göremiyorlar. Çocuklarımızın yaptıkları hataların ortaya çıkardığı sorunları çözme yeteneklerini geliştirmeliyiz" dedi. Akademisyen - Yazar Saniye Bencik Kangal, "Ergenlik kapıyı çarpmadan" başlıklı bir sonum gerçekleştirdi. Kangal, insanı insan yapan özelliklerin hayatta kazandığı sosyal beceriler ve manevi ilkeler olduğunu anlatarak, "Biz bu kural ve özellikleri doğduğumuz andan itibaren ebeveynlerimizden öğreniyoruz. Çocukların mizacı çevreleriyle şekilleniyor. Bu anlamda ebeveynlerin sorumluluk almaları çok önemli" şeklinde konuştu. "Yapay zeka çağında ebevenylik: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik" konusunda görüşlerini açıklayan Siber Güvenlik Uzmanı - Yazar Elçin Biren de, teknoloji çağında ebeveynlerin ve çocukların teknolojik imkanları doğru ve güvenli bir şekilde kullanabilmelerinin yollarını anlatırken, Eğitimci - Yazar Müjdat Ataman da "Akran zorbalığına dur de" başlığı altında günümüz şartlarında çocukları hayatın her alanına doğru şekilde hazırlanmasının yolların anlattı. Konuşmacıların, davetlilerin sorularını da yanıtladığı programda aynı zamanda konuşmacılar, kitaplarını okurları için imzaladı. Etkinlikte aynı zamanda çocuklar için çeşitli dallarda atölye etkinlikleri düzenlendi.

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı Haber

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı

BUÜ Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organize ettiği ve Türk Ocağı Bursa Şubesi ile Yörük Türkmen Birliği’nin de destek verdiği etkinlik, Görükle Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. Açılış töreninin ardından katılımcılar Mehter ekibinin öncülük ettiği kortejle programın düzenleneceği alana geldi. Etkinlikte BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Türk Ocağı Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş da hazır bulundu. "Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayram kutlanmaya devam edecektir" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, kolektif anlatım olan mitlerde Nevruz’un Türklerin bağımsızlığa kavuştukları önemli bir gün olarak bayram olarak kutlandığının altını çizdi. Türkistan sahasında, Ön Asya’da ve geniş bir coğrafyada asırlar boyunca kutlanan bu bayramın önemine işaret eden Prof. Dr. Cafer Çiftçi; "Bu hikaye; bizim geleceğimize yön veren, direncimizi sağlayan, özgürlüğümüzü ve her bitkinliğimizde yeniden dirilişimizi düşünmemize etki eden önemli bir anlayışı ifade eder. Milattan önce 350’li yıllarda yaşanıldığı değerlendirilen bu olayla ilgili çok farklı tarihler vardır. Ancak en az 2 ile 3 bin yıllık geçmişi olduğuna inanıyoruz. Nevruz, hem özgürlüğe kavuşma, hem yeni yıla geçiş, hem de baharın başlangıcı olarak bizlerde çok önemli izler bırakır. Başka toplumlarda da böyle günler vardır. Bizde bunun ötesinde bir özgürlük, bir mücadele, bir hedef belirleme ve bir ülkü söz konusudur. Ne mutlu ki Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayramlar var ve var olmaya devam ediyor. Ben de buradan Türklerin yaşadığı tüm coğrafyaya tek tek selam gönderiyor ve bayramlarını kutluyorum" dedi. Gençlere önemli tavsiye Prof. Dr. Çiftçi, konuşmasının sonunda bulunduğumuz coğrafyanın ateşten bir çember haline geldiğine dikkati çekerek; "Etrafımızda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen, Türklerin olduğu her yerde gerçekten bir huzur, bir sükûnet ve bir sabır var. Gençlere tavsiyem; etrafınızdaki gelişmeleri takip edin ancak asla teknolojik gelişmelerden geride kalmayın. Yapay zeka, robotik kodlama, nano teknoloji ve yazılım gibi konularda kendinizi donatın. Çünkü savaşlar artık geçmişteki gibi değil. Biz bu coğrafyada var olmak istiyorsak ve Nevruz bayramını ebediyete kadar kutlamak istiyorsak, kesinlikle bu teknolojilere sahip olmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Azerbaycanlı öğrencilerin hazırladığı semeni sepetini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi’ye takdim etmelerinin ardından nevruz ateşinden atlama ve demir dövme gelenekleri de yerine getirildiği program, protokolün Mediko Binası önündeki öğrenci topluluk stantlarını ziyaret etmesiyle sonra erdi.

Gençler Nilüfer'de "İfade özgürlüğü" konuşuldu Haber

Gençler Nilüfer'de "İfade özgürlüğü" konuşuldu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde düzenlenen Nilüfer Gençlik Programı, Pancar Deposu'nda gerçekleştirildi. "İfade Özgürlüğü ve Gençlik" temasıyla düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, hukukçu Mine Rena Kahramanoğlu ile bir araya gelerek ifade özgürlüğü kavramını tarihi ve güncel boyutlarıyla tartıştı. Programın ilk bölümünde gençlerin yer aldığı atölye çalışmaları yapıldı. Çeşitli oyunlar oynayan gençler gruplara ayrılarak kuklalar tasarladı ve hazırladıkları kısa gösterilerle ifade özgürlüğünü kendi bakış açılarıyla sahneledi. Ardından söyleşi bölümüne geçildi. Etkinliğe katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in eşi Nuray Özdemir de gençlerle bir araya gelerek onların soru ve taleplerini dinledi. Gençler hem merak ettikleri konuları sordu hem de kente dair öneri ve taleplerini dile getirdi. İfade özgürlüğünün tarihi gelişimi Etkinliğin söyleşi bölümünde Avukat Mine Rena Kahramanoğlu, ifade özgürlüğünün tarihi gelişiminden günümüz dijital dünyasına uzanan bir çerçeve çizdi. Antik Çağ'dan Fransız Devrimi'ne, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan anayasal haklara kadar uzanan süreçte özgürlük kavramının dönüşümünü anlatan Kahramanoğlu, "Düşünceler asla ölmez. Mücadelesi olmayanın hikayesi olmaz" sözleriyle gençlere cesaret ve bilinç çağrısında bulundu. İfade özgürlüğünün sınırsızlık anlamına gelmediğini de vurgulayan Kahramanoğlu, "Bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı yerde sizin özgürlüğünüz sona erer. Eleştiri ile hakaret birbirinden farklıdır" diyerek özellikle sosyal medyada yapılan yanlışlara dikkati çekti. İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında ifade biçimlerinin dönüşümü üzerine değerlendirmelerde de bulunan Kahramanoğlu, gençlerin bilgili, sorgulayan ve cesur bireyler olarak hareket etmelerinin önemine işaret etti. Kahramanoğlu şunları söyledi: "Dünya değişiyor, özgürlükler farklılaşıyor, yapay zeka hayatımızı günden güne kolaylaştırıyor. Ama konfora tutunmak her zaman tehlikelidir. İfadelerin altını doldurmak zorundasınız. Tarih, coğrafya ve güncel her konuda bilgiyi edinmeli, araştırıp öğrenmelisiniz. Bilgiye erişmeden, onu anlayıp kavramadan gerçekten kendinizi doğru ifade edemezsiniz. Özgürlük sadece konuşma hakkı değil, konuştuğunuzun arkasında durabilmektir. Şunu da unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Her çağda ifade ve özgürlükler kısıtlanmış ve susturulmuştur. Ama dünyaya örnek olmuş insanlar, liderler ile bu duvarlar yıkılmıştır."

BUÜ'de kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet eğitimi gerçekleştirildi Haber

BUÜ'de kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet eğitimi gerçekleştirildi

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleşen seminere BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Personel Daire İşleri Başkanı Önder Gül ile birçok akademisyen ve personel katılım gösterdi. Veri mahremiyeti modern dünyanın bir zaruriyetidir Eğitimin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kişisel verilerin korunması konusunun yalnızca kurumsal bir sorumluluk değil, gündelik hayatın her alanını kuşatan hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Büyük veri çağında dijital temelli verilerin tüketim alışkanlıklarından politik tercihlere kadar geniş bir yelpazede belirleyici olduğunu ifade eden Yılmaz, bu verilerin kontrolsüzce kullanılma riskine karşı hukuki bir zemine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Üniversite bünyesinde akademik performans analizlerinden hastane hizmetlerine, kampüs güvenlik sistemlerinden idari işleyişe kadar pek çok alanda yoğun bir veri akışı olduğunu hatırlatan Rektör Yılmaz, bu süreçlerin tamamında KVKK'ye riayet etmenin kurumsal bir öncelik olduğunu dile getirerek, bu tür eğitimlerin personel farkındalığını artırmadaki önemine dikkat çekti. "Kanun veriyi değil, insanı korur" KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, BUÜ'nün bu eğitim fırsatını sunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 2017'de göreve başlayan kurumun temel misyonunun dijitalleşen dünyada insan mahremiyetini güvence altına almak olduğunu belirtti. Kişisel verilerin korunmasının aslında doğrudan kişinin korunması anlamına geldiğini vurgulayan Bilir, verilerin işlenmesi sürecinde hukuka uygunluk ve dürüstlük kuralının esas alınması gerektiğini, bireylerin yanıltılarak rızasının alınmasının hukuken kabul edilemez olduğunu ifade etti. Özellikle günümüzde büyük bir risk haline gelen veri ihlallerine karşı kurumların "özen sorumluluğu" altında olduğunu hatırlatan Bilir, verilerin sadece belirli amaçlar doğrultusunda ve yasal süreler dahilinde saklanabileceğini, amaç dışı kullanımın ve süresiz veri depolamanın mevzuatta yerinin olmadığını somut örneklerle açıkladı. Konuşmasında BUÜ özelinde de değerlendirmelerde bulunan Bilir; üniversitenin devasa bir hastaneye, binlerce personele ve öğrenciye sahip olması nedeniyle veri trafiğinin oldukça yoğun olduğu bir ekosistem olduğunu belirtti. Üniversite gibi kamu kurumlarında verilerin büyük kısmı kanun gereği veya hukuki yükümlülükler çerçevesinde işlendiğini, bu nedenle "açık rıza" yöntemine en son çare olarak başvurulması gerektiğini hatırlatan Bilir, yapay zeka algoritmalarının ve "unutulma hakkı" gibi modern kavramların gelecekte veri hukukunun en çok konuşulan başlıkları olacağını belirterek, BUÜ personelinin veri işleme süreçlerinde log kayıtları ve yetki tanımlamalarına titizlikle uymasının kurumsal güvenilirliği perçinleyeceğinin altını çizdi. Program, sunumun ardından gerçekleşen soru cevap bölümüyle son buldu.

Tanıda yapay zeka dönemi Haber

Tanıda yapay zeka dönemi

Burtom Sağlık Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri, yapay zeka destekli teknoloji yatırımıyla hastalara daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon dozu, daha doğru ve erken tanı ile çok daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri’nden yapılan açıklamada; modern tıpta görüntüleme cihazlarının hem hastalıkların önlenmesi hem de erken teşhisinde kritik rol oynadığına dikkat çekilerek, röntgen, ultrason, MR ve tomografi gibi yöntemlerin hastalıkların henüz başlangıç aşamasında tespit edilmesini sağladığı belirtildi. "Erken tanı en önemli adım" "Erken tanı, doğru tedavinin en önemli adımı" ifadesi kullanılan açıklamada, tıbbi cihaz teknolojisindeki gelişmelerin; erken tanıya imkan sağlayarak tedavi başarısını artırdığı, kısa ve etkili tedavi süreçleriyle iyileşme süresinin azaldığı, hastaların güvenli bir şekilde evlerinde de takip edilebildiği, yaşam kalitesinin arttığı ve hastalıkların önlendiği kaydedildi. BURTOM’un bu bilinçle, en güncel tıbbi teknolojileri hastalarla buluşturarak tanı süreçlerini daha güvenilir ve etkili hale getirdiği, böylelikle teknoloji odaklı büyümenin sağlandığı ifade edilen açıklama şöyle devam etti: "Merkezlerimizde en güncel medikal teknolojileri kullanmaya özen gösteriyoruz. Laboratuvar ve tanı süreçlerimizde bilimsel standartlara uygun, güvenilir sonuç üretmek temel ilkemizdir. Ayrıca evde bakım kapsamında kullanılan tıbbi cihazların temini, teknik destek, hasta eğitimi ve takip süreçlerini içeren özel hizmetler sunuyoruz. Teknolojik yatırımlar hem sağlıkta kaliteyi yükseltiyor, hem de hastaların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlıyor. BURTOM Nilüfer bünyesine kazandırılan yapay zekâ destekli cihazlar, tanı doğruluğunu artıran ve hasta konforunu önceleyen birçok yenilik sunuyor. Akıllı görüntü rekonstrüksiyonu ile daha net, yüksek çözünürlüklü ve gürültüsüz görüntüler, MR’da yüzde 30-70’e varan hız artışı, BT’de daha hızlı spiral tarama, BT’de radyasyon dozunun otomatik optimizasyonu ile daha güvenli çekim, daha az kontrast madde kullanımı ile özellikle böbrek hastaları ve yaşlılar için güvenli tarama, hareket artefaktlarını azaltan yapay zekâ algoritmaları ile çocuk ve yaşlı hastalarda bile yüksek kalitede görüntü, küçük lezyonları tespit eden karar destek sistemleri sayesinde radyologlara ikinci göz desteği sağlanıyor. Bu avantajlar sayesinde görüntüleme süreçleri hem hızlı hem de daha güvenilir hale gelirken, gereksiz tekrar çekimlerin önüne geçiliyor, iş akışı hızlanıyor ve daha fazla hastaya etkin hizmet sunulabiliyor. Yapay zekâ destekli MR ve BT cihazlarımızla artık daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon, daha doğru ve erken tanı ve daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyoruz. Burtom Sağlık Grubu olarak Bursa’nın sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye devam ediyoruz."

Nilüfer'de yarıyıl coşkusu sona erdi Haber

Nilüfer'de yarıyıl coşkusu sona erdi

Bursa'nın Nilüfer Belediyesi'nin, çocukların tatillerini verimli ve eğlenceli geçirmesi amacıyla hazırladığı etkinlikler tamamlandı. Nilüfer'in kütüphaneleri, müzeleri, salonları çocuk sesleri ile doldu taştı. Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu da tatil boyunca birçok atölyeye ev sahipliği yaptı. Kodlama, yapay zeka ve modelleme atölyelerine katılan 47 çocuk geleceği tasarladı. "Çocuklar Depoda" sloganıyla yapılan, oyun, dans ve el becerilerini geliştirebilecekleri 4 atölyeye 70 kişi katılırken, hayal edip tasarlayabildikleri 5 tasarım ve mimarlık atölyesine 72 çocuk katıldı. Kütüphaneler tatilde de boş kalmadı. Yazarlarla çocuklar buluştu, kitaplar üzerine sohbet etme fırsatı buldular. Ayrıca kelime türetme ve drama atölyeleriyle de bilgi dağarcıkları ve hayal güçleri genişledi. Kütüphanelerde yapılan 7 etkinliğe 233 çocuk katılma fırsatı buldu. Kadın ve Çocuk Akademileri'nde de çocuklara yönelik farklı etkinlikler düzenlendi. Oyun, sanat, bilim atölyeleri ve akademik çalışmalar kapsamındaki 52 etkinliğe 578 çocuk katıldı. Nilüfer Belediyesi'nin Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi çocukları ağırladı. El sanatları, müzik atölyeleri ve sosyal etkinliklerdeki 48 atölyeye 261 Nilüferli çocuk katıldı. Müzelerde ise çocuklar hem bilim deneyleri yaptı hem farklı çalgılar tasarlama fırsatı buldular. Konak Kültürevi'nde gösterilen filmlere çocukların ilgisi yoğun oldu. 4 filmin 28 gösterimini 3 bin 957 çocuk izledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.