SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uluabat Gölü

YENİŞEHİR YÖREM - Uluabat Gölü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluabat Gölü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ulubat Gölü'nde su çok olunca yakalanamayan turna sezonu pahalı açıldı Haber

Ulubat Gölü'nde su çok olunca yakalanamayan turna sezonu pahalı açıldı

Şubat ve mart yağışlarını mevsim normallerinin üzerinde alan Bursa'daki baraj ve göletlerdeki su seviyeleri arttı. Uluabat Gölü'nde de son 15 yıldır görülmemiş şekilde su seviyesinin yükselmesi ile birçok lokanta ve kafe ile bazı evlerin alt katlarını su bastı. Balıklar su miktarının artması ile daha geniş alanlarda yumurtalarını bırakma imkanı bulurken, balıkların balıkçıların ağ attığı yerlerin uzaklarında kalabilmesi turna balığının daha az yakalanmasına yol açtı. 1 Nisan'da açılan sezonda az balık çıkması ve yüksek talebin etkisiyle turnanın kilosu 600 liraya ulaştı. Balıkçılar birkaç güne fiyatların düşmesini bekliyor Gölyazı Mahallesi'nde göl kıyısında mezattan balık alıp ziyaretçilere satan Bülent Liman, bu yıl fiyatların pahalı açıldığını söyledi. Balığın şu anda çok çıkmadığını belirten Liman, "Hem az hem de talep fazla. Özlem var turnaya. Günde 50 kilogram ancak çıkıyor. Gölyazı'da 30 esnaf var, hepsi müşterilerine vermek için balık almaya çalışıyor. Tüketiciler de evinde pişirmek için istiyor. Böyle olunca fiyatlar yükseldi. 550-600 lira arasında alıyor tüketici. Fiyatlar şu anda çok pahalı evet ama 3-5 güne 200-300 liraya kadar düşer. Bizler de 600 liraya alışkın değiliz. Maksimum 300 lira. Fazla fiyat olunca biz de müşteriye yüksek fiyatları söylemekte zorlanıyoruz. Hesaplı olsun, herkes yesin istiyoruz turnayı" dedi. "Seneye en fazla 200 lira olur" Liman, şu andaki fiyatların kimseyi yanıltmamasını isteyerek, "Yeterli seviyede çıkmadığından böyle birkaç güne fiyatlar geriler. Önümüzdeki yıl daha bol olur turna. Bu suyun gelmesi balık için harika oldu. Seneye daha bol olur, çünkü bol yumurta bıraktı. Allah izin verirse seneye en pahalısı 200 lira olur. Herkes doya doya yer" ifadelerini kullandı. Balıkçı Müjdat Suyabatmaz ise gölde su miktarının artmasının sevindirici olduğunu belirterek, "Gölde su fazla ve kapladığı alan çok genişledi. Bu yüzden balık tutmak çok zor, çünkü sıkışmıyor, rahat bir gezinme alanı var. Fiyatlar da gayet iyi. Balıkçılardan 300 ile 500 liradan çıkıyor kilosu. Ama bu fiyatlar kalmaz" dedi. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, turna ve turizm sezonunun açıldığını belirterek, gölün en lezzetli balığını yemek için turistleri Gölyazı'ya davet etti.

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu Haber

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

Uludağ'dan akan pınarlarıyla ünlü Bursa'nın son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle yaşadığı sorunlar 2026'nın kış yağışlarıyla yerini berekete bıraktı. Şubat ve mart yağışları iyi oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey'de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa'da 105,8, İznik'te 90,8, Gürsu'da 100,7 Kestel'de 116,8 ve Yenişehir'de ise 65,2 kilogram yağış oldu. Uzun yıllar ortalaması metrekareye 70 kilogram olan mart ayında ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa'da, Yenişehir 62,7 kilogram, Gürsu 61,6, İznik 64,6, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. Barajları yüzde 93 doldu; Uludağ son 5 yılın en iyi yağışını aldı Kar yağışı ve sağanak derken adı suyla özdeşleşen Bursa'da geçen yıl sonbahar aylarında yüzde 0'a kadar düşen barajlardaki su seviyesi yüzde 93'ün üzerine çıktı. 6 ay öce su kesintilerinin yaşandığı Bursa'da şimdi bolluk hakim. Uludağ'da 30 Mart'ta 181 santimetre ile son yılların en yüksek kar kalınlığına ulaşıldı. En son 2021'de 200 santimetre ölçülmüştü. Uludağ'da nisan ayının ilk haftasında halen 1,5 metre kar bulunuyor. Yağışların etkisiyle su seviyesini yükselen Uluabat Gölü'nde, en derin yeri 10 metreyi geçerken, 15 yıldır görülmeyen oldu ve Gölyazı Mahallesi'nin çevresindeki yollar göl sularıyla kaplanınca kapandı. Uluabat'ın Akçalar Mahallesi tarafında göl sularının genişlemesi nedeniyle yazlık ve bungalov evler haftalardır su altında bulunuyor. Göl sularının ulaştığı Karacabey'de hububat ekili araziler ile domates ve biber gibi sebzelerin ekileceği tarım alanları su altında kaldı. Binlerce dönüm alanın suyla kaplı olduğu ilçede çiftçiler ekim yapmak için dört gözle suların çekilmesini bekliyor. Gürsu ve Kestel'de sağanak yağışların etkisi ve kanalların taşmasıyla yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi, sebze ekili alanlar su içinde kaldı. Üreticiler, ilaç ve gübre zamanı olduğu için bahçe bakımlarını güçlükle yürütüyor. Baraj kapakları açılabilir Bu iki ilçedeki tarımın sigortası konumunda olan ve geçen yaz ciddi oranda su çekilmesinin yaşandığı Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı ve su miktarında önemli artış gözlendi. Evliya Çelebi'nin "Velhasıl Bursa sudan ibarettir" dediği gibi Bursa'nın dağı, ovası suyla doldu, dereleri coşkulu akıyor ve halen yağışlar sürüyor. Uludağ'daki kar yükü de hesap edildiğinde, yağışların sürmesi durumunda önümüzdeki günlerde Bursa'nın içme suyu ihtiyacının sağlandığı barajların kapakları açılabilir.

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor

Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu Haber

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu

Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

Yaren Leylek depremi önceden hissetti Haber

Yaren Leylek depremi önceden hissetti

Uluabat Gölü'nün simgesi haline gelen Yaren, yıllardır balıkçı Adem Yılmaz'ın kayığına konuk olmasıyla tanınıyor. Ancak bu kez, Yaren'in huzursuz tavırları ve yuvasında sürekli ses çıkarması, köy sakinlerini hayretler içinde bıraktı. Adem Yılmaz, "Normalde sabahları sakin olurdu. Ama dün gece sürekli kanat çırptı, yuvasından ayrılmak istedi. Sanki bir şeyler olacakmış gibi davranıyordu" dedi. Yaren'in depremden saniyeler önce yuvasında ayağa kalkması ani ve huzursuz halleri güvenlik kamerasına yansıdı. Deprem anındaki sarsıntıya rağmen Yaren'in yuvasını terk etmeyişi ise takdir topladı. Deprem öncesi hayvan davranışları merak konusu oldu Uzmanlar, hayvanların deprem öncesi yer altındaki titreşimleri ve gaz salınımlarını hissedebileceğini belirtiyor. Uludağ Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Karaca, "Leylek gibi kuşlar, manyetik alan değişimlerine ve yer altı hareketlerine karşı oldukça hassastır. Yaren'in davranışları, bu tür doğal uyarıların bir örneği olabilir" açıklamasında bulundu. Doğayla kurulan bağ güçleniyor Yaren Leylek'in bu davranışı, sadece bilimsel değil, duygusal bir bağın da göstergesi oldu. Leylek köyü olarak nam salan Kırkağaç Mahallesi halkı, Yaren'in sessiz uyarısını dikkate alarak doğayla daha derin bir bağ kurma çağrısı yaptı. Köy muhtarı, "Yaren sadece bir kuş değil, bizim dostumuz. Onun sayesinde doğayı daha dikkatli dinlemeyi öğrendik" dedi.

Afrika savanasını andıran görüntüler Bursa'dan Haber

Afrika savanasını andıran görüntüler Bursa'dan

Uluabat Gölü'nün geniş havzasında yer alan Karaoğlan, manda yetiştiriciliğinde önemli konumda bulunuyor. Sabahları sahipleri tarafından ahırlarından çıkarılan mandalar sürü halinde Uluabat Gölü'ne ya da Kirmasti Çayı'na ulaşıyor. Kütahya'nın Emet ve Gediz ilçelerinin kaynaklarından oluşan Kirmasti Çayı, uzun bir yol aldıktan sonra Uluabat Gölü'ne dökülüyor. Bu çay ve Uluabat Gölü, uzun yıllardır mandaların verimi açısından vazgeçilmez kaynaklardan biri olarak dikkati çekiyor. Sürü halinde çaya ve göle giren manda sürüleri de Afrika savanalarındaki göç eden ya da yırtıcılardan kaçan bufalo sürülerini andırıyor. Mustafakemalpaşa ovasında Afrika manzarası oluşturan mandalar, akşam olduğunda kendi ahırlarına dönüyor. Sahipleri ise, mandalara ulaşmak için dereden kayık ile uzunca bir yol ilerlemek zorunda kalıyor. Karaoğlan Muhtarı Ergün Kısa, mahallelerinde yüzyıllardır manda yetiştirildiğini bildiklerini belirterek, "Mahallemizde 5 bin büyükbaş hayvan var, 1800 civarı manda. Etinden, sütünden, kaymağından, tereyağından, peyniri, yoğurdu ve sucuğundan yararlanıyoruz" dedi. Mandaların her gün suyla mutlaka buluştuğunu dile getiren Kısa, "Mandalar için su olmazsa olmaz. Sıcakta girip serinleyecek. Asıl önemlisi yılın her dönemi girerek parazitlerinden kurtuluyorlar. Suya girerek serinlemeleri ve özellikle parazitlerinden arınmaları süt verimini doğrudan etkiliyor. Suya girmeyen mandanın verimi düşer" diye konuştu. Özellikle yoğurdunun bazı rahatsızlıklara karşı iyi geldiğinin bilinmesi dolayısıyla ilgi gördüğünü anlatan Kısa, "Bir manda ortalama 5 kilogram süt verir. Litresi 70 liradan satılıyor. Peyniri 400 lira, yoğurdu 120 lira, sucuğu da 600 lira. Süt verimi daha yüksek olsa üretici daha iyi kazanacak. Buralar mandasıyla bilinir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.