SON DAKİKA
Hava Durumu

#Son Dakika Haberleri

YENİŞEHİR YÖREM - Son Dakika Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Son Dakika Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mantar zehirlenmelerinde artış Haber

Mantar zehirlenmelerinde artış

Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Erol Karaca, Türkiye genelinde yağışların artması nedeniyle doğada yetişen mantarların üremesi ve yurt genelinde tüketiminin artmasına bağlı zehirlenme vakalarında geçmiş yıllara göre artış gözlenmesi üzerine açıklamalarda bulundu.  İl Müdürü Uzm. Dr. Erol Karaca, “T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ne (UZEM) yapılan mantar zehirlenme başvuruları geçen yıla göre artış gösterdi ve yaklaşık iki kat başvuru oldu” diyerek endişelerini dile getirdi. İl Sağlık Müdürü Karaca, “Mantar zehirlenmeleri, özellikle yağışların bol olduğu mevsimlerde görülmektedir. Doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehir bulunan mantarların taze, kurutulmuş veya konserve şeklinde çiğ veya pişirilmiş olarak yenmesi neticesinde ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenmeler görülebilmektedir. İlimizde doğal ortamlarda zehirli mantarların yetiştiği ve halkımızın da bu mantarlara çokça rağbet ettiğini biliyoruz. Mantarlarda bulunan zehrin özelliğine göre ortaya çıkan belirtiler çeşitlilik gösterebilmektedir. Mantarın yenmesini takiben 2 saat içinde sersemlik, uyku hali, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüzde ve boyunda kızarma, ağızda metal tat duyusu, bulantı, kusma, terleme; bazı türlerin yenmesinden 6 saat sonra ise bulantı, kusma, ishal, ateş, çarpıntı, karın ağrısı, karaciğer-böbrek fonksiyon bozuklukları ve ölümle sonuçlanan zehirlenme belirtileri görülebilmektedir. Vatandaşlarımızın doğada yetişen mantarların ölümcül sonuçlar doğurabileceğini bilmeleri ve kesinlikle tüketmemeleri ancak tüketilmesi sonucunda bu belirtilerin görülmesi hâlinde mantarı tüketen kişilerin derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir.” dedi.  Müdür Karaca, Ulusal Zehir Danışma Merkezinin zehirlenme konusunda 7/24 kesintisiz hizmet sunmakta olduğunu, ihtiyaç halinde bilgi almak isteyen vatandaşlar Alo 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ni arayabileceğini söyledi. "Mantar zehirlenmesinden nasıl korunmalıyız?" sorusuna cevap vermenin önemli olduğunu belirten Karaca, “Zehirli mantarların tadı yenebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Etinin rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılamaz. Bir mantarı görerek zehirli ya da değil diye nitelendirebiliyor olsak zaten bugün bunları konuşuyor olmazdık. Maalesef ki geriye kalan tek yöntem doğal alanlarda yetişen mantarların kesinlikle yenmemesi; bunun yerine kültür mantarının tercih edilmesidir. Halk arasında yaygın olan, gerçeği yansıtmayan bazı inanışlar var. Yoğurtla yenen mantar zehirlemez, pişirilen mantarda zehir yok olur, kurutulmuş mantarın yenmesiyle zehirlenme olmaz, ağaçlardaki mantarlar zehirsizdir, salyangozlar zehirli mantarları yemezler gibi yöreden yöreye farklılık gösteren bu söylemlerin kesinlikle bilimsel bir dayanağı yoktur ve itibar edilmemelidir. Bu konuda halkın bilgilendirilmesi büyük önem arz etmektedir” dedi. 

Güvenlik güçlerine 'sosyal medya paylaşımı' uyarısı Haber

Güvenlik güçlerine 'sosyal medya paylaşımı' uyarısı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, güvenlik güçlerinin ve kamu görevlilerinin sosyal medya kullanımları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Güvenlik güçlerinin yaptıkları paylaşımların açık kaynak istihbaratında kullanılıyor olabileceğine değinen Doç. Dr. Darıcı, güvenlik güçleri ve genelde kamu görevlilerinin tamamına sosyal medya kullanımı, dijital medya okuryazarlığı gibi ciddi eğitimlerin verilmesi gerektiğini söyledi.  "Bu paylaşımlar açık kaynak istihbaratında kullanılıyor olabilir"  Darıcı lunkarı kaydetti:  “Son zamanlarda yaşanan olaylar içimizi acıttı. Aldığımız şehit haberleri hepimizi derinden yaraladı. Burada önemli olan nokta şu; özellikle güvenlik görevlilerinin sosyal medya platformları üzerinden yapmış oldukları paylaşımlar. Bu paylaşımlar açık kaynak istihbaratında kullanılıyor olabilir. Gerek lokasyonlar, gerek nesne tanıma teknolojileri bu anlamda kullanılarak lokasyon tespiti, yer tespitine kadar birçok unsur tespit edilebilir. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda bazen hangi bölge olduğu, orada göreve giden güvenlik görevlilerinin üzerlerindeki teçhizatlar ve teçhizatların miktarı, kullanmış oldukları diğer araçlar, kaç kişinin o bölgede yer aldığı ve konum bilgilerine kadar birçok bilgi elde edilebilir. Sosyal medyanın istihbaratî bir araç olarak kullanılabileceğini biliyor olmamız gerekiyor. Çünkü açık kaynak olarak düşündüğümüz zaman herhangi birisi dahi bu tarzdaki bilgilere birkaç anahtar kelimeyi kullanarak çok kolay bir şekilde erişebilir. Burada özellikle dikkat etmemiz gereken hususlar bulunuyor” dedi.  "Özel kalması gereken belgeler ve konular açığa çıkabilir"  Farklı uygulamalar ile güvenlik güçlerinin yapmış oldukları ya da yapacak oldukları operasyonların açığa çıkartabileceğini belirten Darıcı, “Terör unsurlarının da siber uzmanlarının olduğunu ve bu siber uzmanlarının belirli bölgelerde görev yapan personele yönelik olarak istihbaratı bilgileri toplayabileceğini bilmemiz gerekiyor. Kimi zaman sızma girişimlerinde, kimi zaman boşlukların nerede olduğu, 'karşı tarafa nasıl zarar verebilirim' düşüncesiyle veya bir eylem planlaması içerisinde bunları kullanabileceği girişimleri olabilir. Bugün birçok farklı uygulama, güvenlik güçlerinin yapmış oldukları ya da yapacak oldukları operasyonları açığa çıkartabilir. Sadece güvenlik güçleri açısından değil, diğer bütün kamu görevlilerimiz açısından da dikkat edilecek hususların başında hem sosyal medya kullanımı hem de çeşitli mesajlaşma programları geliyor. Devlete ilişkin gizli kalması gereken veya paylaşılmaması gereken birtakım içerikler mesajlaşma programlarında paylaşılıyor. Karşı tarafa gönderilen ya da gruplar içerisinde paylaşılan bilgiler nedeniyle sadece kamu görevlilerinin bilmesi gereken ve onlara özel kalması gereken belgeler ve konular açığa çıkabilir” diye konuştu.  "Ciddi eğitimlerin verilmesi gerektiğine inanıyorum"  Mesajlaşma programının uçtan uca şifreli olması veya mesajlaşma programının gerekli güvenlik önlemlerini almasının içeriğe ulaşmada yeterli olmadığını vurgulayan Darıcı, "Mesajlaşma programının uçtan uca şifreli olması veya mesajlaşma programının gerekli güvenlik önlemlerini alması yetmiyor. Aynı zamanda diğer uygulamalar, yani bulut uygulamaları üzerinden veya mail gibi oltalama yöntemiyle erişilebilir. Bu anlamda özellikle hassas noktalarda görev yapan kamu personelinin bu duruma karşı dikkatli davranması ve sadece kendilerinin değil, diğer arkadaşlarının güvenliğinin de bu ince hususlara bağlı olduğunu bilmesi gerekiyor. Kamu görevlilerinin tamamına ve güvenlik görevlilerine sosyal medya okuryazarlığı, dijital medya okuryazarlığı gibi ciddi eğitimlerin verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kişilerin paylaşımları gizli olsa da farklı arkadaşlık istekleri, farklı gruplarla bu içerikler görülebiliyor. Gizli olması ya da belirli kişilerle paylaşılıyor olması çözüm değil. Çünkü belirli kişilerle paylaştığınız içerikler, listedeki kişilerin telefonları sıkıntılıysa bu bilgilere oradan da ulaşılabilir. Hassas içeriklerin paylaşılması konusunda bilincin gelişmesi gerekiyor. Bunlar eğlence veya başka amaçlar ile paylaşılsa da bu bilgilerin istihbarat açısından kullanılabileceğinin farkında olunması gerekiyor. Giymiş olduğunuz kıyafetten hangi lokasyonda bulunduğunuza dair anlık bu veriler, istihbaratî kaynak olarak kullanılabilir” diye konuştu. 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.