SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siroz

YENİŞEHİR YÖREM - Siroz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siroz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Karaciğer yağlanması siroza kadar ilerleyebilir Haber

Karaciğer yağlanması siroza kadar ilerleyebilir

VM Medical Park Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Büşra Neslişah Arslan, modern yaşam tarzının sonucu olarak hızla artan karaciğer yağlanmasına karşı toplumu uyardı. Uzm. Dr. Arslan, "Hastalık erken evrelerde belirti vermeyebilir, bu durum siroz gibi ciddi karaciğer yetmezliklerine zemin hazırlayabilir" diye konuştu. Geçmişte sirozun en sık nedeninin viral hepatitler (Hepatit B ve C) olduğunu belirten Uzm. Dr. Arslan, "Günümüzde yanlış beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı ön plandadır. Karaciğer yağlanması alkol kullanımı dışında, vücut kitle indeksinin yüksekliği, bel çevresinin kalınlığı, kan şekeri yüksekliği, insülin direnci, hipertansiyon ve kanda yüksek yağ düzeyleri gibi kardiometabolik risk faktörleriyle de ilişkilidir" dedi. "Halsizlik ve yorgunluk görülebilir" Karaciğer yağlanmasında görülen belirtilerden bahseden Uzm. Dr. Arslan, "Karaciğer yağlanmasının ilk evrelerinde genellikle hiçbir belirti görülmez. Ancak ilerleyen dönemlerde karın ağrısı, halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilerle birlikte karaciğer enzimleri yükselebilir. Hastalık ilerledikçe karında ve bacaklarda sıvı birikimi (asit ve ödem) gibi daha ciddi belirtiler ortaya çıkabilir. Yağlanmaya dair risk faktörleri taşıyan kişilerin mutlaka bir iç hastalıkları uzmanına başvurarak rutin kan tahlillerini yaptırmaları ve karaciğer ultrasonu ile değerlendirilmeleri gerekir. Gerekli durumlarda FIB-4 skoru ve Fibroscan gibi non-invaziv yöntemlerle ileri evrelerde takip edilebilir" şeklinde konuştu. "Yaşam tarzı değişiklikleri uygulanabilir" Hastalığın tedavisinde en temel unsurun yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurgulayan Dr. Arslan, "Beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli; aşırı yağlı, hazır ve işlenmiş gıdalardan, şekerli yiyeceklerden ve fazla karbonhidrattan uzak durmalıyız. Haftada 3-4 gün, 30-45 dakika tempolu yürüyüş gibi düzenli egzersizlerle karaciğer yağlanmasının önüne geçebiliriz" diye konuştu. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin karaciğer enzimlerinde hızlı iyileşme sağladığını ancak ultrasonografik düzelmenin zaman alabileceğini belirten Uzm. Dr. Arslan, bu sürecin sabır ve istikrar gerektirdiğini söyledi. "Karaciğer sağlığına yönelik erken önlem alınması hayati önem taşır" İleri düzey yağlanma ya da eşlik eden risk faktörlerinin kontrol altına alınmasında gerektiğinde ilaç tedavisinin de devreye girebileceğini belirten Uzm. Dr. Arslan, "Karaciğer sağlığına yönelik erken önlem almak, ileride karşılaşılabilecek kötü sonuçların önüne geçmek açısından hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.

Gelini 2 ay ömür biçilen kaynanasına yeniden yaşam oldu Haber

Gelini 2 ay ömür biçilen kaynanasına yeniden yaşam oldu

Denizli'de yıllardır mücadele ettiği siroz rahatsızlığı nedeniyle kendisine 2 ay ömür biçilen kaynana, hiç tereddüt etmeden kendisine karaciğerini bağışlayan gelini sayesinde yeniden yaşama tutundu.  Denizli’de yıllardır mücadele ettiği siroz hastalığı nedeniyle karaciğer fonksiyonları tamamen sona eren ve 2 aylık ömrünün kaldığı hekimlerce söylenen Fatma Demirbilek’e gelini yaşam oldu. Gelin Mihrican Demirbilek, örnek veren akrabalarının aksine tüm şartların uygun olduğunun belirlenmesinin ardından hiç düşünmeden karaciğerini kaynanasına bağışladı. Umutların tükenmeye başladığı anlarda gelen haberle sevinen Fatma Demirbilek’e Medicalpark Antalya Hastanesi'nde gerçekleşen başarılı operasyonla gelininden alınan karaciğer başarıyla nakledildi. Akrabalık bağı olmamasına rağmen donör ve alıcı hastanın dokularının uyum sağlaması sayesinde gerçekleşen nakil sonrası taburcu olan gelin Mihrican Demirbilek, eski sağlığına kavuşmaya başladı. Kayınvalide Fatma Demirbilek ise taburcu olabilmek için artık gün sayıyor.  “Karaciğer ve damar yapısı uyumlu çıktı”  Donör ve alıcının damar ve karaciğer yapılarının uyumlu olduğunu kaydeden Medicalpark Antalya Hastanesi Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, “Yaklaşık 13- 14 gün önce Fatma Hanım ve gelini Mihrican Hanım bize karaciğer nakli için başvurdular. Fatma Hanım'ın sirozu mevcuttu ve karaciğer nakli aşamasına gelmişti. Mihrican Hanım'ın kan grubu uygun olduğu için ameliyat öncesi tahlillerini yaptık. Mihrican Hanım'ın tüm yapılan tüm tahlilleri, karaciğerinin büyüklüğü, damar yapıları, kan testleri hepsi uygun çıkınca ameliyat günlerini belirledik. Karaciğer naklini gerçekleştirdik. Vericiyi taburcu ettik, kontrole geldi. Hatta bugün gayet iyi. Fatma Hanım da iyileşiyor. Birkaç gün içinde taburcu olacaktır. Genel durumu da gayet iyi şu an. Umarım ömür boyu sağlıklı bir hayat geçirirler” dedi.  “Biz hiçbir zaman gelin-kaynana çatışması yaşamadık”  Yaşadığı siroz hasatlığı nedeniyle karaciğer fonksiyonları sona eren ve hekimlerce 2 aylık ömrünün aldığı söylenen Fatma Demirbilek de yeniden yaşama tutunma sevinci yaşadığını kaydederek, “Karaciğerim iflas etmişti. Sağ olsun gelin kızım bana ciğerini verdi. Ondan Allah razı olsun. Çok teşekkür ederim. Biz hiç gelin kaynana çatışması yapmadık. Anne kız gibiyiz” diye konuştu.  “2 aylık ömrünün kaldığı bilgisi beni çok üzmüştü”  Karaciğer donörü olarak kayınvalidesine hayat olan gelin Mihrican Demirbilek ise, “Annemin 2 aylık ömrü kaldığını öğrenmiştim ve çok üzüldüm. 'Karaciğerimi vereyim, ona hayat olayım' istedim. Daha sonrasında işte geldik buraya. Hastanemizde ameliyatımızı olduk, her şey başarılı geçti, Şükürler olsun annem sağlığına kavuşacak. Ben sağlığıma kavuştum. Sıra annemde inşallah. Bizde hiç gelin-kaynana çatışması olmadı. İnşallah bundan sonra daha da güzel olacak” dedi.  “Bir tarafta annem, bir tarafta eşim”   Yaptığı fedakarlık için eşine teşekkür eden Murat Demirbilek de yaşadığı duygu dolu anları şöyle paylaştı:  “Bu olay gerçekten beni çok derinden etkiledi. Bir tarafta annem, bir tarafta eşim. Annemin 2 aylık ömrünün kaldığını öğrendik. Bu bizi çok üzdü. Eşim ‘Ben karaciğerimi verebilirim’ dedi. Duygu yüklü bir süreç başladı benim için. Bir tarafta annem, bir tarafta eşim Allah'a şükürler olsun. Baştan sona kadar işlerimiz hep yolunda gitti. Allah'ıma şükürler olsun. Şu anda yavaş yavaş sağlıklarına kavuşuyorlar. Bu bizi çok sevindiriyor. Alışagelmiş gelin kaynana ilişkisinin aksine gerçekten anne kız edasıyla bu zorlu süreci atlattılar. Kendilerine sağlık diliyorum. Kendilerine çok teşekkür ediyorum, inşallah uzun ömürler versin Rabbim onlara. Gerçekten eşime de çok teşekkür ederim.”  “Eşim Antalya’da şifa buldu”  Tedavi süreci ve sonrasındaki zorlu süresi anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan Fatma Demirbilek’in eşi Mehmet Demirbilek ise, “Gelinim Mihrican’a çok teşekkür ediyorum. Bizim tekrar yaşama tutunmamızı sağladı. Çok duyguluyum. Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır. Değişik doktorlara gittim, ‘Eşin masada kalır’ dediler. Buraya geldik, Antalya'ya geldik. Buradaki doktorlar bize çok yüksek bir oranda masada kalmayacağı güvenini verdiler. Eşim ve gelinim burada karaciğer organ naklini gerçekleştirdiler ve başarılı bir operasyon yapıldı. Bundan çok mutluyum. Gelinim şu anda ayakta ama eşim de yavaş yavaş yürümeye de başlıyor. Çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.