SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sergi

YENİŞEHİR YÖREM - Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kent müzesi 17'nci yaşını "zarafetin mirası" sergisiyle kutluyor Haber

Kent müzesi 17'nci yaşını "zarafetin mirası" sergisiyle kutluyor

İnegöl Belediyesi tarafından 10 Ocak 2009 tarihinde açılışı yapılarak şehre kazandırılan ve açıldığı dönemde Türkiye'nin ilk ilçe kent müzesi olma özelliğini taşıyan İnegöl Kent Müzesi, bugün kuruluşunun 17'nci yılını kutluyor. 2005 yılında başlayan kuruluş çalışmaları kapsamında o dönem ciddi bir emekle ortaya çıkarılan İnegöl Kent Müzesi, 4 yılda çok büyük fedakarlıklarla köy köy, belde belde dolaşılarak, cami imamlarından muhtarlara, oda ve derneklere kadar herkesin katkı sunmasıyla, ilçe halkının müze için yüzlerce materyal, onlarca eşya bağışı yapmasıyla oluşmuştu. Bu yönüyle İnegöl Kent Müzesi İnegöl halkının ortak eseri olarak ortaya çıktı. İnegöl Kent Müzesi'nin kuruluşunun 17'nci yılı kapsamında bugün özel bir sergi ilçe halkının seyircisine sunuldu. Kent Müzesi Serdar Rubacı Sergi Salonunda aynı zamanda müzenin 181'inci sergisi olma özelliğini taşıyan ve İnegöl'ün geleneksel kıyafet kültürünün ihtişamını gözler önüne seren "Zarafetin Mirası - Her Kıyafet Bir Hikaye" sergisi düzenlenen törenle açıldı. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş, Kent Konseyi Başkanı Bülent Temelli ile kurum amirleri, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli sergi açılışında yerini aldı. Sergi açılışında davetlilere yönelik bir konuşma yapan Belediye Başkanı Alper Taban, "İnegöl Kent Müzemiz 10 Ocak 2009 tarihinde açılışı gerçekleştirildi. Bugün de 10 Ocak, Müzemizin kuruluşunu 17'nci yılı. İnegöl'ümüz adına önemli bir değer olan müzemi kolay oluşmadı. Çok büyük bir emek ve gayret var bu işin arkasında. Başta Alinur Aktaş Başkanımız olmak üzere; sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurumlarımız, muhtarlarımız, vatandaşlarımız bu işe katkı koydu. Nedim Bayram, Serdar Rubacı, Bayram İnaltekin, İsmail Hakkı Özak ve Ali Osman Olgun'dan oluşan bir Koordinasyon Kurulumuz vardı. Yine Akademik Danışma Kurulu Üyelerimi vardı. Burası bağışlarla kuruldu. Burası şehrin bir hafızası aslında. Burada kültürümüzü tarihimizle buluşturmuş oluyoruz" dedi. Müzenin şehrin tanıtımı ve turizm açısından önemine de değinen Başkan Taban, "İnegöl Kent Müzesi turizm açısından da İnegöl adına önemli bir değer. 17 yılda 1 milyon 150 bin ziyaretçi müzemizi gezdi. Aynı zamanda Kent Müzemiz şehrimizin kültür sanat hayatına da yön veren bir merkeze dönüştü zamanla. Bugüne kadar 180 farklı sergi gerçekleştirildi. Bugün de 181'inci sergimizi açmış oluyoruz" diye konuştu. Sergi hakkında da konuşan Başkan Taban, şöyle devam etti: "Müzemizin kuruluşunun 17'nci yılına özel olarak hazırlanan Zarafetin Mirası sergimizde İnegöl'ün geleneksel kıyafet kültürünün ihtişamını gözler önüne sermeyi amaçladık. İnegöl köklü geçmişiyle güçlü bir şehir. Bizler de tarihimizi önemsiyoruz. Bu düşünceyle geçmiş ile gelecek arasında köprü kuracak başka çalışmalar da yaptık. Şehir Araştırmaları Merkezini hayata geçirdik. Çalıştaylar ve sempozyumlar yaparak araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bu şehrin derinliklerinde neler var bunları gün yüzüne çıkarmak istiyoruz. Kırsal mahallelerimizi tarayıp saklı kalmış değerlerimizi ortaya çıkarmaya gayret ediyoruz. Gastronomi çalışmalarında da 200'ü aşkın yöresel lezzeti yeniden gün yüzüne çıkardık. Bu çalışmalarımıza devam edeceğiz." "Sergi içeriğimizde geleneksel giyim kültürünü yansıtan toplam 12 adet giysi bulunuyor. Kaftanlar, bindallılar, nişanlıklar, gelinlikler ve günlük elbiseler. Özelliklerde gelinliklerde kullanılan özel işlemeler serginin temel odak noktalarından birisi olacaktır. Serginin en dikkat çekici unsurlarından biri de yaklaşık 150 yıllık gelinlik. Ana giysilere ek olarak geleneksel kıyafetleri tamamlayan 11 adet özel parça yer alıyor. Kartal Kanat Takımı, İnegöl yöresine ait şalvar takımları, Boşnak ailesinden Leyla İlovaya ait cepken, Üsküp, Rumeli ve Manav - Yörük kültürüne ait cepkenler yer alıyor. Sergide İnegöl Kent Müzesi arşivinde yer alan ve geçmiş dönemlerin giyim kültürünü yansıtan 17 seçkin fotoğrafta ziyaretçilerle buluşacak. Bu fotoğraflar aracılığıyla, kıyafetlerin günlük yaşam içindeki kullanımı, toplumsal statüyle ilişkisi ve dönemsel estetik anlayışı görsel bir anlatımla aktarılacaktır. Sergide yer alan kıyafetler İnegöl Kent Müzesi envanterinde kayıtlı olup, merkez ve kırsal mahallelerden bağış yoluyla müzemize kazandırılmıştır. Sergimiz 10 Şubat Salı gününe kadar 1 ay süreyle İnegöl Kent Müzemizde ilçe halkımızın ziyaretine açık olacak. Sergimizin hayırlı olmasını diliyor tüm ilçe halkımızı ziyaret etmeye davet ediyorum." Başkan Taban'ın ardından AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. İnegöl'ün çok özel bir şehir olduğuna dikkat çeken Salman, "Ama insanlar, şehirler, ülkeler geçmişlerini bilmezlerde geleceklerini de planlayamazlar. Biz bazen hayatın içerisinde yaşarken zannediyoruz ki her şey bugün olmuş. Halbuki birikimlerimizin birçoğunun da aslında geçmişten gelenler olduğunu bu tarz programlarla hatırlamış oluyoruz. Örneğin bugün bakıyoruz İnegöl mobilyada çok önemli noktalara geldi. Bunda son 5-10 yılda yapılanlar çok değerli. Ancak geriye bakıyoruz, 1500'lü yıllarda bu şehirde ahşapla alakalı çok önemli başarılar elde edilmiş, çalışmalar yapılmış. Yani bir temel var. Bu binaya bakıyoruz, müze haline getirilmiş estetik bir mimari. Ancak bu bina geçmişte bizim şehrimizin belediye binasıydı. İnegöl'ün bu gelişiminde önemli etkenlerden biri de göçler. Kafkaslardan gelenler kültürlerini getirmiş, Balkanlardan gelenler kültürlerini getirmişler, 81 vilayetin tamamından İnegöl'e gelmiş, buraya katkı sağlamış herkesin bu gelişimde payı var. Bu sergilerin de ben çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hem nostaljik olarak hoşumuza gidiyor hem de yeni nesil olarak aslında geçmişte ne kadar güzel tasarımlar olduğunu, geçmişin bizlere modernizmin sunduğundan çok daha fazlasını vadettiğini görmüş oluyoruz. Sergimiz hayırlı olsun" ifadelerinde bulundu. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle serginin açılışı gerçekleştirildi. Ardından davetliler sergiyi gezip içerideki kıyafetleri ve fotoğrafları ilgiyle incelediler. Sergi açılışına özel konuklara İnegöl Belediyesi tarafından içerisinde İnegöl Kolonyası bulunan özel hazırlanmış hediye şişeler günün hatırası olarak takdim edildi. Sergi ise 10 Şubat'a kadar Kent Müzesinde ziyaret edilebilecek.

Osmangazi’de kadının gücü ve mücadelesi aktarıldı Haber

Osmangazi’de kadının gücü ve mücadelesi aktarıldı

Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen panele CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun’un yanı sıra STK temsilcileri, iş kadınları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, "Kadınların siyasete katılımı, modern demokrasinin olmazsa olmazıdır. Kadınların karar mekanizmalarında yer aldığı toplumlarda şeffaflık artmakta, sosyal yatırımlar güçlenmekte ve sürdürülebilir kalkınmalar hızlanmaktadır. Bugün bizler de ortak bir geleceği güçlendirmek için bir aradayız. Osmangazi Belediye’mizin düzenlediği bu etkinlik de bu amaca hizmet etmektedir. Bizler özgürlükçü ve kapsayıcı bir kent yaşamını hep birlikte kurmak istiyoruz" dedi. Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, kadınların toplum yapısı üzerindeki etkilerine vurgu yaparak, şu sözleri kaydetti: "5 Aralık 1934, Türk Cumhuriyeti kadınlarının yalnızca sandıkta birer seçmen olarak değil, kamusal yaşamın, karar alma mekanizmalarının ve demokratik temsilin asli öznesi olarak yer almasının bir miladıdır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, pek çok Avrupa ülkesinden önce gerçekleşmiş, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren adım adım uygulanmaya başlanmıştır. Bu büyük reform, Cumhuriyetimizin devrimci ruhunun en parlak göstergesidir." Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun da yaptığı konuşmada, mücadelenin süreklilik getiren bir şey olduğunu dile getirerek, kadın haklarının öneminin altını çizdi. Prof. Dr. Betül Batır moderatörlüğündeki panelde, Türk Kadınlar Birliği (TKB) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ve Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, Türk kadınının sosyal hayat ve iş dünyasındaki önemine vurgu yaptı. TKB Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, medeni kanunun, hukuki bir devrim olduğunu ve 5 Aralık 1934’te kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkına altyapı hazırladığını belirterek, "Türk kadını, her alanda varlığını göstermiş oldu. Meslekler açısından da baktığımızda o günden bugüne kadınlarımız, yükselen Cumhuriyet profiliyle 2025’te yine önümüzde. Almanya’nın önde gelen teknik üniversitelerinden Berlin Teknik Üniversitesi’nde Bursa Kız Lisesi mezunu Prof. Dr. Fatma Deniz rektörlüğe atandı. Türk kadının yükselen profilini tüm dünyaya göstermiş olduk" diye konuştu. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır da, iş kadınlarının her alanda yeri olduğunun altını çizerek, "Üretimde, sanayide, bir fabrikada montajda, her alanda kadın eli var. Bunların çoğalması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’de kadınının iş gücüne katılım oranı yüzde 36 bandında, erkeklerin yüzde 71. Biz bu arayı kapatmak zorundayız. Çalışmalarımızı bu yönde farkındalık sağlayarak gerçekleştiriyoruz. Amacımız bu. Girişimci kadınlarımızın oranı ise yüzde 18. Bunu biz ne kadar daha fazlalaştırmak için çaba sarf edersek o zaman zaten daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğimize inanıyorum" açıklamalarında bulundu. TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ise kadının bilimdeki çalışmalarına dikkat çekerek "Hala hem Türkiye’de hem de dünyada mühendislikte, teknolojide, inovasyonda değişen süreçte kadın sayısı çok fazla değil. Dolayısıyla biz TÜMKAD olarak da buna bir ses veriyoruz. Çözüm sunup, aksiyonlar alıyoruz. Bugün veriler bir tık daha iyi gözükse de gidecek çok yolumuz var. Daha adını henüz duymadığımız, dünyanın daha iyi bir olması için çalışan yüzlerce, binlerce kadınımız var" şeklinde görüşlerini dile getirdi. BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler de, ‘Mühendis İşveren Kadınların İş Hayatına Etkileri’ konulu konuşmasında "Mühendis işveren kadınlar, şirketlerini yönetirken kadın istihdamına karşı çok hassaslar. Yenilikçi, kapsayıcı, tamamen personeliyle beraber takım oyuncusu gibi hareket ederek bir rol model olma niteliğindeler. Özellikle lise ve üniversite çağındaki genç kızlara örnek bir iş modeli olarak karşımıza çıkar" değerlendirmesinde bulundu. Panelin son bölümünde DC NextGen Teknoloji Kurucusu Demet Orakçı da, ‘Teknolojik Vizyon ve Örnek Girişim’ adlı bir sunum gerçekleştirdi. Panelin ardından TKB İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Şirin’in ‘Haremden Özgürlüğe Türk Kadının Bağımsızlık Öyküsü’ adlı sergisi açıldı. Sergi açılışında konuşan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, kadının özellikle toplumların gelişiminde büyük rol oynadığını vurguladı. Hasan Öztürk yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Her gün neredeyse bir kadınımız, bir erkek şiddetiyle hayattan koparılıyor. Bu konuda da en büyük rol hepimize düşüyor. Kadının yapamadığı bir şey yok, ben görmedim. Hatta erkeğin yapamayacağı işleri de kadının yaptığına şahidiz. Bu anlamlı sergi için çok teşekkür ediyorum. Eğer Türkiye Cumhuriyeti, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak zorundaysa ki zorundayız, o zaman kadını geride bırakmak gibi bir lüksümüz olamaz. Ancak kadın erkek yan yana olduğumuz anda ve her platformda, her meslekte yan yana olmayı becerdiğimizde muasır medeniyetler seviyesini göreceğiz." Sergi hakkında bilgiler veren Sevtap Şirin de, kadının mücadelesinin ve özgürlükçü ruhunun aktarıldığını söyledi. Kurdele kesiminin ardından protokol, sergiyi gezerek kadının yükselişini yansıtan fotoğraf ve çalışmaları ilgi ile takip etti.

'Gözlerimin önünde' 21 yıl sonra Bursa'da Haber

'Gözlerimin önünde' 21 yıl sonra Bursa'da

Sanat tutkusuyla ortak bir hayat kuran ve uzun yıllar süren evlilikleri boyunca yan yana yürüyen Nasip İyem ile Nuri İyem, birbirlerine duydukları aşkla, çağdaş duruşlarıyla ve toplumun gerçekliğini gözler önüne koyan eserleriyle öncü figürler oldu. 2005'te hayatını kaybeden Nuri İyem ve 2011'de hayatını kaybeden Nasip İyem'in eserleri, 2004'teki son ortak sergilerinden 21 yıl sonra ilk kez ‘Gözlerimin önündesin' başlıklı sergide bir araya geldi. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından EVİN iş birliğiyle Tayyare Kültür Merkezi'nde ziyarete açılan sergi, Anadolu'nun kültürel birikiminden beslenen ve kendi alanlarında Türk sanatına yön veren iki sanatçının bireysel üsluplarını, ortak duyarlılıklarını ve kesişen üretimlerini görünür kılıyor. Sergi, 30 Kasım 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. "Sergiyi kentimize kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz" Küratörlüğünü Yasemin Bay'ın üstlendiği sergide, Nasip İyem'in seramik ve pişmiş toprak eserleri, Nuri İyem'in resimleri ve çiftin yaşamlarına ışık tutan aile fotoğraflarının yanı sıra Türkiye'nin önemli özel koleksiyonlarından eserler de yer alıyor. Serginin açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, "Sanat, nesiller arasında köprü kuran, geçmişi bugüne taşıyan bir hafızadır. Aramızdan ayrılışlarının üzerinden geçen yıllara rağmen onların izleri hala taze. Bu sergide yer alan her eser, iki sanatçının birbirine duyduğu güvenin, sadeliğin ve samimiyetin ifadesidir. Sanatçılarımızın eserlerinde sadece estetik değil, insanın kendine ayna tutan bir hakikat arayışı da vardır. Bu sergiyi kentimize kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi.

New York’ta Türk-Amerikan medya dostluk gecesi Haber

New York’ta Türk-Amerikan medya dostluk gecesi

New York şehrindeki Türk Evi’nde TC Başkonsolosluğu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyon, Türk dostu Amerikalı gazeteciler ve burada görev yapan Türk medya mensuplarının yanısıra Amerika’da yaşayan Türk toplumunun önemli temsilcilerini de buluşturdu. Etkinlikler öncesinde başlayan resepsiyona TC New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal da bizzat katılarak konuklarla tek tek ilgilendi. Organizasyon davetlilerden tam not aldı. Eşsiz bir sergi Resepsiyonun ardından Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimine ışık tutan, diplomatik belgelerden basın kupürlerine, kültürel etkinliklerin izlerinden toplumsal hafızaya kadar pek çok belgenin yer aldığı "Türkiye'deki Amerika: 1910-1970" başlıklı serginin açılışı yapıldı. Açılışta konuşan KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, serginin iki ülke ilişkilerindeki tarihsel sürece ve karanlıkta kalan süreçlere ışık tuttuğunu belirtti. Daha sonra Doç. Dr. Sefer Darıcı tarafından oluşturulan arşiv koleksiyonuna dayanan ve Dr. Özgenur Reyhan Güler küratörlüğünde hazırlanan sergi ziyaretçilere sunuldu. İlk defa sergilenen diplomatik belgelerden ve ilginç haberlerden oluşan basın kupürlerine, kültürel etkinliklerin izlerinden toplumsal hafızaya kadar pek çok belgenin yer aldığı sergi 20 Eylül’e kadar sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. Sergi, 21-24 Eylül’de de New Jersey’deki Paterson Müzesi’nde sanatseverlerin ilgisine sunulacak. Sergide yer alan eserler Darıcı tarafından tek tek anlatıldı. Küratör Dr. Özgenur Reyhan Güler, çok kıymetli bir organizasyonun içerisinde bu sergiyi yaptıklarını ifade ederek, “Türk-Amerikan ilişkilerine ışık tutan ve Doç. Dr. Sefer Darıcı hocamın kişisel arşivinden çıkarttığı, bendeniz küratörlüğünü yaptığım hem de akademik çalışmalarıyla birleştirdiğim güzel bir deneyim oldu. Öncelikle Türkiye'deki Amerika sergisini açtık ardından da Küresel Gazeteciler Konseyi'nin önderliğinde bir ödül töreni ile taçlandırdık. Güzel bir organizasyon oldu ve Türk-Amerikan ilişkilerine dair diplomatik belgelerden, arşivlere, fotoğraflardan, Osmanlı belgelerine ulaştığımız güzel bir seri, 1910 ve 1970 arası gerçekleştirdiğimiz önemli bir sergiyi bir araya getirdik Türk toplumuyla” ifadelerini kullandı. Başkonsolos: Zor iş başarıldı Serginin ardından Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK)’nin misyonuna uygun olarak düzenlenen Uluslararası Medya Dostluk Ödülleri de sahiplerini buldu. Törenin açılışında konuşan Türkiye’nin New York Başkonsolosu Yazal, medyanın gücüne ve kamu diplomasisine katkısına değinerek, bu organizasyona ev sahipliği yapmaktan mutlu olduklarını ifade etti. Başkonsolos Yazal, çok güzel bir gece olduğunu ifade ederek, “Aslında iki tane bambaşka ve tek başına bir geceyi dolduracak faaliyeti bir arada yapmış olduk. Sergiden başlayayım. Sergi gerçekten enteresan. Belki yeni kuşak için ne ifade edecek onu kestirmek zor ama benim kuşağım için bizim haberleri gazeteden aldığımız, haberciliğin ve dünyanın hızının ve bütün diplomasinin hızının daha düşük olduğu bir dönemi hatırlatıyor bize. O dönemden nerelere geldiğimizi bir daha düşündürüyor. Çok enteresan, hani o zamanlar haberin bu kadar zor alındığı, yayıldığı, aktarıldığı bir dönemde dahi Türkiye'de, Amerika'daki gelişmelerin aslında ne kadar yakından takip edildiğinin de bir göstergesi” dedi. Başkonsolos Yazal şu ifadeleri kullandı: “Serginin önünden geçerken açıkçası hem geçmişi hatırladım hem de o günleri nasıl bu işleri yapıyormuş basınımız diye de düşündüm. Bunun benzeri sergileri, bu işi organize eden değerli yapımcılarla, hocamızla konuştuk. Benzerlerini de tekrar yapabilme planlarının da şimdiden başlattık. Ödül törenine gelince, ödül töreni bence burada pek çok gazetecimiz var. Hepsi inanılmaz emek veriyorlar. Kimisi Amerikan-Türk toplumunu, Amerika'daki gelişmeleri, kimisi Birleşmiş Milletleri takip ediyor. Birleşmiş Milletleri takip edenler, yani pek çok gazeteci bir ülkeyi takip edemezken bütün dünyayı takip etmek durumunda kalıyorlar. Ama bir yandan da ben kendim birinci elden şahidim. Hangi konuda olursa olsun bizim yardımımıza, desteğimize koşuyorlar. Buradaki faaliyetlerimizin haberleştirilmesinde de bize destek sağlıyorlar. Onun için buradan hiç ayrımı yapmadan hepsine çok çok teşekkür ediyorum. KGK ABD temsilcisi Dilek Kaya bu fikri bana getirdiği zaman gerçekten iyi bir fikir dedik. Ama bunun zor bir iş olacağını da tahmin ediyordum. Bu kadar organizasyonu yapmak, Türkiye'den insanları getirmek, işte bu sergiyi düzenlemek öyle kolay bir iş değil. Biz burada yaptığımız faaliyetlerden biliyoruz. Ondan çok daha çetrefilli ve karmaşık bir işin altından kalkılması büyük başarıdır. Bu da bizi şaşırtmadı açıkçası.” DİM: Misyonumuza yakıştı Daha sonra kürsüye gelen Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim “Amerika Birleşik Devletleri'nde görev yapan gazeteciler gerek Amerikalı olsun gerek Türk olsun hepsi bizim için kıymetli. Türk dostu olanlar özellikle çok kıymetli. Ve bugün bu akşam burada verdiğimiz ödüllerin sahipleri de zaten Türk dostu Amerikalı gazeteciler. Türkiye'nin daha çok lehine haber yapan, Türkiye'nin birçok hassas olduğu noktada hassasiyet gösteren gazeteciler ve tabii ki burada Türkiye adına uzun yıllardan beri görev yapan başarılı Türk gazeteciler. Küresel Gazeteciler Konseyi, sadece bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda kamu diplomasisine destek veren, kamu diplomasi faaliyetlerine, ülkemizin medya diplomasi yoluyla katkı sunan bir örgüt olduğumuz için bu bizim misyonumuza uygun bir faaliyet oldu” dedi. Ve ödüller Konuşmalardan sonra Dilek Kaya’nın sunumuyla devam eden ödül töreninde, İHA'dan Aytan Mammadil Rilley En iyi ABD Medya Operasyon Ödülü, Yavuz Donat Behzat Barış Onur Ödülü, Anadolu Ajansı’ndan Şerife Çetin En İyi BM Muhabiri Ödülü, CNN Türk’ten Yunus Paksoy En iyi Diplomasi Muhabiri Ödülü, Bünyamin Sürmeli En iyi İklim Gazeteciliği Ödülü ve Özgenur Reyhan Güler En İyi Sürdürülebilir Diplomasi ödülünü aldı. En İyi Gazeteci Ödülüne SABC News‘ten Bryce Pease Sherwin, En İyi Diplomasi Gazeteciliği ödülüne UNCA’dan Edith Lederer, En İyi Foto Muhabirliği Ödülüne Anadolu Ajansı’ndan Mustafa Bassim, En İyi TV Diplomasi Gazeteciliği Ödülüne Frank Ucciardo, En İyi Dijital İçerik Ödülüne Deniz Çelik, En İyi Dijital Fotoğrafçılık Ödülüne Hakkı Akdeniz, Türk – Amerikan Dostluk Ödüllerine ise Ali Rıza Doğan, Erhan Yıldırım ve Jane İlknur layık görüldü. Ödül plaketlerini New York Başkonsolosu M. Ahmet Yazal takdim etti. Ayrıca, organizasyona destek veren kişi ve kurumlara teşekkür plaketleri KGK adına Genel Başkan Dim ile Genel Başkan Vekili İsmail Bayazıt, Genel Başkan Yardımcısı Nalan Yazgan, Kurucular Yavuz Donat ve Aynur Tattersell ile İngiltere temsilcisi Alparslan Düven ve ABD Temsilcisi Dilek Kaya tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.