SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sergi

YENİŞEHİR YÖREM - Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı uzay yolculuğunu anlattı Haber

Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı uzay yolculuğunu anlattı

Programda Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, görev süresince edindiği deneyimleri, misyon kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların süreçlerini ve elde edilen çıktıları gençlerle paylaştı. Ayrıca etkinlik kapsamında kurulan sergide; uzay teknolojilerindeki gelişimi simgeleyen ekipmanlar, misyon yolculuğuna ait hatıralar, fotoğraflar, etkileşimli alanlar ve videolar katılımcılarla buluşturuldu. Türkiye’nin uzay yolculuğunu gözler önüne seren program ve sergi, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, "Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz" dedi. "Uzay yarışında yer almalıyız" Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, "Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı hayreti ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır" diye konuştu. "GUHEM’in alternatifi yok" Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Ufkun Ötesi" sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, "Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam" şeklinde konuştu. Millî Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, "Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında, bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum" dedi. Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, "2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz" diye konuştu.

Basın mirasının ilk adımları BUÜ’de sergileniyor Haber

Basın mirasının ilk adımları BUÜ’de sergileniyor

Etkinliğin açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, üniversite personeli ve öğrenciler katılım sağladı. Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına düzenlenen sergi, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilanına kadar uzanan geniş bir yayın yelpazesini kapsıyor. Üniversitenin yaşayan hafızası BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Prof. Dr. Mustafa Kara’nın üniversitenin ve Bursa’nın kültürel kimliğinde çok kritik bir pay sahibi olduğunu belirtti. Mustafa Kara’nın akademik kimliğinin ötesinde, şehre ve ülkeye değer katan bir "abi" figürü olduğunu ifade eden Yılmaz, hocanın sadece eserleriyle değil, bizzat yaparak ve yaşayarak yol gösterdiğini vurguladı. Sergilenen materyallerin, üniversitenin kültürel hafızasını diri tuttuğunu söyleyen Rektör Yılmaz, Mustafa Kara’nın fotoğrafçılıktan koleksiyonerliğe kadar uzanan sanat ve kültür merakının tüm akademiye örnek teşkil ettiğini dile getirdi. Kurum adına teşekkürlerini sunan Yılmaz, bu değerli arşivin öğrencilerle buluşmasının tarih bilinci açısından büyük bir kazanç olduğunu kaydetti. "Kendi müzeniz için bugün besmeleyi çekin" Serginin küratörlüğünü de üstlenen Prof. Dr. Mustafa Kara ise açılışta yaptığı konuşmada özellikle 1886 ile 1928 yılları arasındaki döneme odaklandıklarını belirtti. Arşivindeki binlerce eser arasından seçtiği 40 adet "birinci sayı" dergiyi öğrencilerle buluşturan Kara, bu seçkinin deryada bir katre olduğunu ifade etti. 1908 sonrası yaşanan yayın furyasının kültürel zenginliğini vurgulayan Kara, gençlere koleksiyonculuk ruhunu aşılamayı hedeflediğini dile getirdi. "30 yıl sonra açacağınız müzeniz için bugün besmeleyi çekin" diyen usta hoca, biriktirmenin bir "aşk" işi olduğunu ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemini anlattı. Ayrıca, koleksiyonculuğa adım atmak isteyen gençlere kendi kütüphanesinden onar adet dergi hediye etme sözü vererek onlara somut bir destek sundu. Prof. Dr. Mustafa Kara’nın sergisi 13 Nisan akşamına kadar ziyaretçilere açık olacak.

Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu Haber

Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu

Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Nilüfer Resim Yarışması"nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl "Nilüfer’in Çocuklarıyız" temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür" dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, "Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor" diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. Dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Kent müzesi 17'nci yaşını "zarafetin mirası" sergisiyle kutluyor Haber

Kent müzesi 17'nci yaşını "zarafetin mirası" sergisiyle kutluyor

İnegöl Belediyesi tarafından 10 Ocak 2009 tarihinde açılışı yapılarak şehre kazandırılan ve açıldığı dönemde Türkiye'nin ilk ilçe kent müzesi olma özelliğini taşıyan İnegöl Kent Müzesi, bugün kuruluşunun 17'nci yılını kutluyor. 2005 yılında başlayan kuruluş çalışmaları kapsamında o dönem ciddi bir emekle ortaya çıkarılan İnegöl Kent Müzesi, 4 yılda çok büyük fedakarlıklarla köy köy, belde belde dolaşılarak, cami imamlarından muhtarlara, oda ve derneklere kadar herkesin katkı sunmasıyla, ilçe halkının müze için yüzlerce materyal, onlarca eşya bağışı yapmasıyla oluşmuştu. Bu yönüyle İnegöl Kent Müzesi İnegöl halkının ortak eseri olarak ortaya çıktı. İnegöl Kent Müzesi'nin kuruluşunun 17'nci yılı kapsamında bugün özel bir sergi ilçe halkının seyircisine sunuldu. Kent Müzesi Serdar Rubacı Sergi Salonunda aynı zamanda müzenin 181'inci sergisi olma özelliğini taşıyan ve İnegöl'ün geleneksel kıyafet kültürünün ihtişamını gözler önüne seren "Zarafetin Mirası - Her Kıyafet Bir Hikaye" sergisi düzenlenen törenle açıldı. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş, Kent Konseyi Başkanı Bülent Temelli ile kurum amirleri, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli sergi açılışında yerini aldı. Sergi açılışında davetlilere yönelik bir konuşma yapan Belediye Başkanı Alper Taban, "İnegöl Kent Müzemiz 10 Ocak 2009 tarihinde açılışı gerçekleştirildi. Bugün de 10 Ocak, Müzemizin kuruluşunu 17'nci yılı. İnegöl'ümüz adına önemli bir değer olan müzemi kolay oluşmadı. Çok büyük bir emek ve gayret var bu işin arkasında. Başta Alinur Aktaş Başkanımız olmak üzere; sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurumlarımız, muhtarlarımız, vatandaşlarımız bu işe katkı koydu. Nedim Bayram, Serdar Rubacı, Bayram İnaltekin, İsmail Hakkı Özak ve Ali Osman Olgun'dan oluşan bir Koordinasyon Kurulumuz vardı. Yine Akademik Danışma Kurulu Üyelerimi vardı. Burası bağışlarla kuruldu. Burası şehrin bir hafızası aslında. Burada kültürümüzü tarihimizle buluşturmuş oluyoruz" dedi. Müzenin şehrin tanıtımı ve turizm açısından önemine de değinen Başkan Taban, "İnegöl Kent Müzesi turizm açısından da İnegöl adına önemli bir değer. 17 yılda 1 milyon 150 bin ziyaretçi müzemizi gezdi. Aynı zamanda Kent Müzemiz şehrimizin kültür sanat hayatına da yön veren bir merkeze dönüştü zamanla. Bugüne kadar 180 farklı sergi gerçekleştirildi. Bugün de 181'inci sergimizi açmış oluyoruz" diye konuştu. Sergi hakkında da konuşan Başkan Taban, şöyle devam etti: "Müzemizin kuruluşunun 17'nci yılına özel olarak hazırlanan Zarafetin Mirası sergimizde İnegöl'ün geleneksel kıyafet kültürünün ihtişamını gözler önüne sermeyi amaçladık. İnegöl köklü geçmişiyle güçlü bir şehir. Bizler de tarihimizi önemsiyoruz. Bu düşünceyle geçmiş ile gelecek arasında köprü kuracak başka çalışmalar da yaptık. Şehir Araştırmaları Merkezini hayata geçirdik. Çalıştaylar ve sempozyumlar yaparak araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bu şehrin derinliklerinde neler var bunları gün yüzüne çıkarmak istiyoruz. Kırsal mahallelerimizi tarayıp saklı kalmış değerlerimizi ortaya çıkarmaya gayret ediyoruz. Gastronomi çalışmalarında da 200'ü aşkın yöresel lezzeti yeniden gün yüzüne çıkardık. Bu çalışmalarımıza devam edeceğiz." "Sergi içeriğimizde geleneksel giyim kültürünü yansıtan toplam 12 adet giysi bulunuyor. Kaftanlar, bindallılar, nişanlıklar, gelinlikler ve günlük elbiseler. Özelliklerde gelinliklerde kullanılan özel işlemeler serginin temel odak noktalarından birisi olacaktır. Serginin en dikkat çekici unsurlarından biri de yaklaşık 150 yıllık gelinlik. Ana giysilere ek olarak geleneksel kıyafetleri tamamlayan 11 adet özel parça yer alıyor. Kartal Kanat Takımı, İnegöl yöresine ait şalvar takımları, Boşnak ailesinden Leyla İlovaya ait cepken, Üsküp, Rumeli ve Manav - Yörük kültürüne ait cepkenler yer alıyor. Sergide İnegöl Kent Müzesi arşivinde yer alan ve geçmiş dönemlerin giyim kültürünü yansıtan 17 seçkin fotoğrafta ziyaretçilerle buluşacak. Bu fotoğraflar aracılığıyla, kıyafetlerin günlük yaşam içindeki kullanımı, toplumsal statüyle ilişkisi ve dönemsel estetik anlayışı görsel bir anlatımla aktarılacaktır. Sergide yer alan kıyafetler İnegöl Kent Müzesi envanterinde kayıtlı olup, merkez ve kırsal mahallelerden bağış yoluyla müzemize kazandırılmıştır. Sergimiz 10 Şubat Salı gününe kadar 1 ay süreyle İnegöl Kent Müzemizde ilçe halkımızın ziyaretine açık olacak. Sergimizin hayırlı olmasını diliyor tüm ilçe halkımızı ziyaret etmeye davet ediyorum." Başkan Taban'ın ardından AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. İnegöl'ün çok özel bir şehir olduğuna dikkat çeken Salman, "Ama insanlar, şehirler, ülkeler geçmişlerini bilmezlerde geleceklerini de planlayamazlar. Biz bazen hayatın içerisinde yaşarken zannediyoruz ki her şey bugün olmuş. Halbuki birikimlerimizin birçoğunun da aslında geçmişten gelenler olduğunu bu tarz programlarla hatırlamış oluyoruz. Örneğin bugün bakıyoruz İnegöl mobilyada çok önemli noktalara geldi. Bunda son 5-10 yılda yapılanlar çok değerli. Ancak geriye bakıyoruz, 1500'lü yıllarda bu şehirde ahşapla alakalı çok önemli başarılar elde edilmiş, çalışmalar yapılmış. Yani bir temel var. Bu binaya bakıyoruz, müze haline getirilmiş estetik bir mimari. Ancak bu bina geçmişte bizim şehrimizin belediye binasıydı. İnegöl'ün bu gelişiminde önemli etkenlerden biri de göçler. Kafkaslardan gelenler kültürlerini getirmiş, Balkanlardan gelenler kültürlerini getirmişler, 81 vilayetin tamamından İnegöl'e gelmiş, buraya katkı sağlamış herkesin bu gelişimde payı var. Bu sergilerin de ben çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hem nostaljik olarak hoşumuza gidiyor hem de yeni nesil olarak aslında geçmişte ne kadar güzel tasarımlar olduğunu, geçmişin bizlere modernizmin sunduğundan çok daha fazlasını vadettiğini görmüş oluyoruz. Sergimiz hayırlı olsun" ifadelerinde bulundu. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle serginin açılışı gerçekleştirildi. Ardından davetliler sergiyi gezip içerideki kıyafetleri ve fotoğrafları ilgiyle incelediler. Sergi açılışına özel konuklara İnegöl Belediyesi tarafından içerisinde İnegöl Kolonyası bulunan özel hazırlanmış hediye şişeler günün hatırası olarak takdim edildi. Sergi ise 10 Şubat'a kadar Kent Müzesinde ziyaret edilebilecek.

Osmangazi’de kadının gücü ve mücadelesi aktarıldı Haber

Osmangazi’de kadının gücü ve mücadelesi aktarıldı

Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen panele CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun’un yanı sıra STK temsilcileri, iş kadınları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, "Kadınların siyasete katılımı, modern demokrasinin olmazsa olmazıdır. Kadınların karar mekanizmalarında yer aldığı toplumlarda şeffaflık artmakta, sosyal yatırımlar güçlenmekte ve sürdürülebilir kalkınmalar hızlanmaktadır. Bugün bizler de ortak bir geleceği güçlendirmek için bir aradayız. Osmangazi Belediye’mizin düzenlediği bu etkinlik de bu amaca hizmet etmektedir. Bizler özgürlükçü ve kapsayıcı bir kent yaşamını hep birlikte kurmak istiyoruz" dedi. Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, kadınların toplum yapısı üzerindeki etkilerine vurgu yaparak, şu sözleri kaydetti: "5 Aralık 1934, Türk Cumhuriyeti kadınlarının yalnızca sandıkta birer seçmen olarak değil, kamusal yaşamın, karar alma mekanizmalarının ve demokratik temsilin asli öznesi olarak yer almasının bir miladıdır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, pek çok Avrupa ülkesinden önce gerçekleşmiş, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren adım adım uygulanmaya başlanmıştır. Bu büyük reform, Cumhuriyetimizin devrimci ruhunun en parlak göstergesidir." Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun da yaptığı konuşmada, mücadelenin süreklilik getiren bir şey olduğunu dile getirerek, kadın haklarının öneminin altını çizdi. Prof. Dr. Betül Batır moderatörlüğündeki panelde, Türk Kadınlar Birliği (TKB) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ve Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, Türk kadınının sosyal hayat ve iş dünyasındaki önemine vurgu yaptı. TKB Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, medeni kanunun, hukuki bir devrim olduğunu ve 5 Aralık 1934’te kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkına altyapı hazırladığını belirterek, "Türk kadını, her alanda varlığını göstermiş oldu. Meslekler açısından da baktığımızda o günden bugüne kadınlarımız, yükselen Cumhuriyet profiliyle 2025’te yine önümüzde. Almanya’nın önde gelen teknik üniversitelerinden Berlin Teknik Üniversitesi’nde Bursa Kız Lisesi mezunu Prof. Dr. Fatma Deniz rektörlüğe atandı. Türk kadının yükselen profilini tüm dünyaya göstermiş olduk" diye konuştu. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır da, iş kadınlarının her alanda yeri olduğunun altını çizerek, "Üretimde, sanayide, bir fabrikada montajda, her alanda kadın eli var. Bunların çoğalması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’de kadınının iş gücüne katılım oranı yüzde 36 bandında, erkeklerin yüzde 71. Biz bu arayı kapatmak zorundayız. Çalışmalarımızı bu yönde farkındalık sağlayarak gerçekleştiriyoruz. Amacımız bu. Girişimci kadınlarımızın oranı ise yüzde 18. Bunu biz ne kadar daha fazlalaştırmak için çaba sarf edersek o zaman zaten daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğimize inanıyorum" açıklamalarında bulundu. TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ise kadının bilimdeki çalışmalarına dikkat çekerek "Hala hem Türkiye’de hem de dünyada mühendislikte, teknolojide, inovasyonda değişen süreçte kadın sayısı çok fazla değil. Dolayısıyla biz TÜMKAD olarak da buna bir ses veriyoruz. Çözüm sunup, aksiyonlar alıyoruz. Bugün veriler bir tık daha iyi gözükse de gidecek çok yolumuz var. Daha adını henüz duymadığımız, dünyanın daha iyi bir olması için çalışan yüzlerce, binlerce kadınımız var" şeklinde görüşlerini dile getirdi. BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler de, ‘Mühendis İşveren Kadınların İş Hayatına Etkileri’ konulu konuşmasında "Mühendis işveren kadınlar, şirketlerini yönetirken kadın istihdamına karşı çok hassaslar. Yenilikçi, kapsayıcı, tamamen personeliyle beraber takım oyuncusu gibi hareket ederek bir rol model olma niteliğindeler. Özellikle lise ve üniversite çağındaki genç kızlara örnek bir iş modeli olarak karşımıza çıkar" değerlendirmesinde bulundu. Panelin son bölümünde DC NextGen Teknoloji Kurucusu Demet Orakçı da, ‘Teknolojik Vizyon ve Örnek Girişim’ adlı bir sunum gerçekleştirdi. Panelin ardından TKB İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Şirin’in ‘Haremden Özgürlüğe Türk Kadının Bağımsızlık Öyküsü’ adlı sergisi açıldı. Sergi açılışında konuşan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, kadının özellikle toplumların gelişiminde büyük rol oynadığını vurguladı. Hasan Öztürk yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Her gün neredeyse bir kadınımız, bir erkek şiddetiyle hayattan koparılıyor. Bu konuda da en büyük rol hepimize düşüyor. Kadının yapamadığı bir şey yok, ben görmedim. Hatta erkeğin yapamayacağı işleri de kadının yaptığına şahidiz. Bu anlamlı sergi için çok teşekkür ediyorum. Eğer Türkiye Cumhuriyeti, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak zorundaysa ki zorundayız, o zaman kadını geride bırakmak gibi bir lüksümüz olamaz. Ancak kadın erkek yan yana olduğumuz anda ve her platformda, her meslekte yan yana olmayı becerdiğimizde muasır medeniyetler seviyesini göreceğiz." Sergi hakkında bilgiler veren Sevtap Şirin de, kadının mücadelesinin ve özgürlükçü ruhunun aktarıldığını söyledi. Kurdele kesiminin ardından protokol, sergiyi gezerek kadının yükselişini yansıtan fotoğraf ve çalışmaları ilgi ile takip etti.

'Gözlerimin önünde' 21 yıl sonra Bursa'da Haber

'Gözlerimin önünde' 21 yıl sonra Bursa'da

Sanat tutkusuyla ortak bir hayat kuran ve uzun yıllar süren evlilikleri boyunca yan yana yürüyen Nasip İyem ile Nuri İyem, birbirlerine duydukları aşkla, çağdaş duruşlarıyla ve toplumun gerçekliğini gözler önüne koyan eserleriyle öncü figürler oldu. 2005'te hayatını kaybeden Nuri İyem ve 2011'de hayatını kaybeden Nasip İyem'in eserleri, 2004'teki son ortak sergilerinden 21 yıl sonra ilk kez ‘Gözlerimin önündesin' başlıklı sergide bir araya geldi. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından EVİN iş birliğiyle Tayyare Kültür Merkezi'nde ziyarete açılan sergi, Anadolu'nun kültürel birikiminden beslenen ve kendi alanlarında Türk sanatına yön veren iki sanatçının bireysel üsluplarını, ortak duyarlılıklarını ve kesişen üretimlerini görünür kılıyor. Sergi, 30 Kasım 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. "Sergiyi kentimize kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz" Küratörlüğünü Yasemin Bay'ın üstlendiği sergide, Nasip İyem'in seramik ve pişmiş toprak eserleri, Nuri İyem'in resimleri ve çiftin yaşamlarına ışık tutan aile fotoğraflarının yanı sıra Türkiye'nin önemli özel koleksiyonlarından eserler de yer alıyor. Serginin açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, "Sanat, nesiller arasında köprü kuran, geçmişi bugüne taşıyan bir hafızadır. Aramızdan ayrılışlarının üzerinden geçen yıllara rağmen onların izleri hala taze. Bu sergide yer alan her eser, iki sanatçının birbirine duyduğu güvenin, sadeliğin ve samimiyetin ifadesidir. Sanatçılarımızın eserlerinde sadece estetik değil, insanın kendine ayna tutan bir hakikat arayışı da vardır. Bu sergiyi kentimize kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.