Bursa’nın Afet Anayasası imzalandı: 17 ilçeyi kapsayan yeni dönem
Bursa Büyükşehir Belediyesi, afet risklerini azaltmak ve kenti olası felaketlere karşı daha dirençli hale getirmek amacıyla hazırladığı “Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi”ni kamuoyuna açıkladı. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, “Bursa’nın Afet Anayasası” olarak nitelendirdiği belgenin yerel yönetimler için örnek oluşturmasını hedeflediklerini söyledi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında önemli bir adım attı. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile yürütülen bilimsel çalışmaların da temel alındığı Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen törenle imzalandı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'nın ev sahipliğindeki programa Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, ilçe belediye başkanları, kurum temsilcileri, akademik oda yöneticileri ve Büyükşehir Belediyesi bürokratları katıldı.
AFETLERDEN SONRA DEĞİL, ÖNCESİNDE ÖNLEM
Beyannamenin temelinde, afetler meydana geldikten sonra müdahale etmek yerine riskleri önceden belirleyerek azaltma anlayışı bulunuyor.
Şahin Biba, afet yönetiminin yalnızca kriz anındaki müdahalelerden ibaret olmadığını belirterek bilimsel verilerin somut yatırımlara ve önleyici tedbirlere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Biba, “Yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine; uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik” dedi.
İMAR, ULAŞIM VE ALTYAPI KARARLARINDA AFET RİSKİ HESAPLANACAK
Yeni yaklaşım kapsamında belediyenin şehir planlamasından kentsel dönüşüme, ulaşımdan altyapıya kadar pek çok alandaki kararlarında afet güvenliğinin dikkate alınması hedefleniyor.
Buna göre yeni yolların afet sırasında ulaşımı sürdürme kapasitesi, köprülerin afet sonrasındaki kullanılabilirliği ve kamu binalarının olağanüstü koşullarda hizmet vermeye devam edebilmesi değerlendirilecek.
Park ve açık alanların afet toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçlarına uygunluğu da planlamanın bir parçası olacak.
İmar kararlarında ise zemin özellikleri, tehlike ve risk analizlerinin daha belirleyici hale getirilmesi amaçlanıyor.
DEPREMDEN İKLİM RİSKLERİNE KADAR GENİŞ KAPSAM
Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan beyannamede deprem dirençli yapılar, ulaşım ve köprü güvenliği, altyapı dayanıklılığı, yapı denetiminde şeffaflık ve akıllı şehir uygulamaları gibi başlıklar yer alıyor.
Belgede ayrıca iklim değişikliğiyle bağlantılı çoklu afet riskleri, afet eğitimleri, tatbikatlar, kurumlar arası iş birliği ve özel gereksinimli bireylerle kırılgan grupların korunmasına yönelik taahhütler bulunuyor.
“BURSA’NIN 17 İLÇESİYLE BİRLİKTE GÜÇLENMESİ GEREKİYOR”
Afetlere hazırlığın yalnızca Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğunda olmadığını belirten Biba, ilçe belediyeleri, kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Biba, “Bursa’nın 17 ilçesiyle birlikte bir bütün olarak güçlenmesi gerekiyor” diyerek kent genelinde ortak bir afet güvenliği anlayışının oluşturulmasını istediklerini söyledi.
Bu yaklaşımın Yenişehir dahil bütün ilçelerde imar, altyapı, ulaşım ve afet hazırlık çalışmalarına yön vermesi hedefleniyor.
BİBA: “YÖNETİMLER DEĞİŞSE DE AFET GÜVENLİĞİNDEN TAVİZ VERİLMEMELİ”
Beyannamenin kalıcı bir kurumsal anlayışa dönüşmesini istediklerini dile getiren Şahin Biba, afet güvenliğinin yönetim değişikliklerinden etkilenmemesi gerektiğini vurguladı.
Biba, “Yönetimler, isimler ve dönemler değişebilir; ancak bu şehrin afet güvenliği yaklaşımı asla geriye gidemez, taviz verilemez bir yönetim standardı olarak kalmalıdır” ifadelerini kullandı.
Program, Şahin Biba ve Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının beyannameyi imzalamasıyla tamamlandı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, beyannamenin Türkiye'de yerel yönetimler açısından bir ilk olduğunu belirtirken, açıklanan taahhütlerin uygulamaya geçirilmesi ve takip edilmesi yeni dönemin temel hedefleri arasında gösterildi.