SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlıklı Yaşam

YENİŞEHİR YÖREM - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın Haber

Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın

ABD ve Kanada'da yapılan araştırmalara göre, günlük olarak alınması gereken C vitamini miktarı, 0-6 aylık çocuklarda 40 mg, 1-3 yaş grubunda 15 mg, 4-8 yaş grubunda 25 mg, 7-12 yaş grubunda 50 mg iken yetişkin kadınlar için 75 mg, yetişkin erkekler için 90 mg, gebe ve emzikli anneler için de 85-120 mg arasında değişiyor. Havaların soğumasıyla soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülürken ve hastanalerde yoğunluk yaşanırken, uzmanlar bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkati çekiyor. Bu çerçevede C vitamini ve içerdiği gıdalar öne çıkıyor. Artvin Çoruh Üniversitesinden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, kış aylarında dengeli beslenmenin ve C vitamini açısından zengin gıdaların düzenli tüketilmesinin hastalıklara karşı koruyucu rol oynadığını belirtti. Ercoşkun, soğuk havanın tek başına hastalık nedeni olmadığını vurgulayarak, "Soğuk hava bağışıklık sistemini dolaylı olarak zayıflatabilir. Bu durum, vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltır. Bu nedenle özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyen beslenme alışkanlıkları büyük önem taşır" dedi. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında C vitamininin temel bir rolü olduğunu ifade eden Ercoşkun, bu vitaminin bağışıklık hücrelerinin etkinliğini artırdığını ve vücudu oksidatif strese karşı koruduğunu söyledi. C vitamini eksikliğinin, enfeksiyonlara yakalanma riskini artırabileceğine dikkati çeken Ercoşkun, C vitamini yönünden zengin besinlerin günlük beslenmede mutlaka yer alması gerektiğini kaydetti. Sebzelerin meyvelere oranla açık ara daha fazla C vitamini içerdiğine, bazı sebzelerin 100 gramında 200 miligrama kadar C vitamini bulunduğuna dikkati çeken Ercoşkun, "Meycelerde ise en fazla 80 miligrama kadar çıkıyor. C vitamini içeriğinde şampiyon maydanoz. Bunu 170-180 miligramla brokoli izliyor. Kırmızı ve yeşil biber de bol miktarda C citamini içeriyor. Turunçgillerin 100 gramında 80 miligrama varan miktarlarda C vitamini bulunuyor" dedi. C vitamininin hassas olduğunu belirten Ercoşkun, "Işığa ve sıcaklığa, oksijene büyük oranda duyarlıdır. Sebzeler pişirildiğinde C vitamini aktivitesi azalmaktadır. Meyveler ısıl işlem uyglanmadığı için doğal haliyle vücuduma girebiliyor. C vitamini yüksek maydonoz, roka, dereotu gibi ürünleri taze tüketmek de günlük ihtiyacın karşılanmasında önemli rol oynuyor" dedi. Bu besinlerin taze tüketilmesinin vitamin kayıplarını azaltacağını belirten Ercoşkun, sebze ve meyvelerin aşırı pişirilmeden tüketilmesinin önemine işaret etti. Yeterli sıvı tüketimi, düzenli uyku ve stres yönetiminin de bağışıklık sistemini destekleyen önemli faktörler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, "Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile birlikte dengeli beslenme, kış hastalıklarına karşı en etkili korunma yollarından biridir" ifadesini kullandı. Hangi besinde ne kadar C vitamini var Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümüne göre, en fazla C vitamini bulunan sebzeler şöyle: "100 gram ürün başına 100-190 mg arası C vitamini içeriği (çok zengin): Maydanoz, yeşil, kırmızı ve dolma biber, roka, brokoli, dereotu 100 gram ürün başına 35-101 mg arası C vitamini içeriği (zengin): Kara lahana, tere, karnabahar, ıspanak" Vitaminlerde ise içeriklerine göre değerler şöyle: "100 gram ürün başına 45-75 mg arası C vitamini içeriği (zengin): Çilek, kızılcık, portakal ve suyu, kivi, ananas, limon, mandalina".

Yıldırımlı gençler Bursa'yı keşfediyor Haber

Yıldırımlı gençler Bursa'yı keşfediyor

Yıldırım Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Adım Adım Kadim Bursa Yürüyüş Etkinliği’, gençleri kentin tarihi ve kültürel mirasıyla buluşturuyor. Proje kapsamında öğrenciler, rehber eşliğinde Bursa’nın manevi şahsiyetlerini, tarihi eserlerini ve kültürel değerlerini ziyaret ediyor. Etkinlik ile gençlerin tarih ve kültür bilincinin artırılması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması ve sosyalleşmelerine katkı sağlanması hedefleniyor. Proje kapsamında son olarak Gülçiçek Hatun Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarihi yolculuğa çıktı. Öğrenciler, rehber eşliğinde Yıldırım Külliyesi’nden Emir Sultan’a, Yeşil Cami’den Ulu Camii ve Koza Han’a uzanan rotada tarih, kültür ve maneviyat dolu bir deneyim yaşadı. Tarihi gezinin sonunda ise öğrencilere geleneksel hale gelen çay, simit ve tahanlı ikramı yapıldı. Projenin gençlerin gelişimi için büyük bir anlam taşıdığını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım, tarihi ve manevi değerleriyle Bursa’nın kalbidir. Biz de gençlerimizin bu mirası yakından tanımalarını istiyoruz. ‘Adım Adım Kadim Bursa’ projesiyle gençler hem yürüyüş yaparak sağlıklı bir gün geçiriyor hem de şehrimizin tarihine yolculuk ediyor. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin, yaşadıkları kentin ruhunu ve geçmişini tanımaları bizim için çok önemli. Bu tür projelerle hem kültürel bir farkındalık oluşturuyor hem de gençlerimizi sosyal yaşamın içine dahil ediyoruz. Projemiz eğitim öğretim yılı boyunca farklı okullardan öğrencilerle devam edecek" ifadelerini kullandı.

Her 8 kişiden biri şeker hastası Haber

Her 8 kişiden biri şeker hastası

Diyabetin (şeker hastalığının) vücudun kan şekerini düzenleme yeteneğini bozan kronik bir metabolik hastalık olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, şunları söyledi: "Glukoz, vücudun temel enerji kaynağıdır. Ancak glukozun hücrelere girebilmesi için pankreas tarafından üretilen insülin hormonuna ihtiyaç vardır. Diyabetli bireylerde ya yeterli insülin üretilemez ya da üretilen insülin etkili bir şekilde kullanılamaz. Bu da kan şekerinin yükselmesine ve uzun vadede organ hasarına neden olur. Diyabet, yalnızca kan şekeri yüksekliği değil; kalp, böbrek, göz ve sinir sistemini etkileyen sistemik bir hastalıktır." "Türkiye, Avrupa'da diyabetin en yüksek görüldüğü ülkelerden biri" Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2024 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 540 milyon yetişkin diyabet hastası bulunuyor. 2045 yılına kadar bu sayının 780 milyona ulaşması bekleniyor. Doç. Dr. Köksal, Türkiye'nin Avrupa'da diyabetin en sık görüldüğü ülkeler arasında yer aldığını belirterek şu bilgileri paylaştı: "Ülkemizde her 8 yetişkinden 1'i diyabet hastası. Obezite, yanlış beslenme alışkanlıkları, stres ve hareketsizlik, özellikle Tip 2 diyabetin artışında büyük rol oynuyor. Bu nedenle toplumsal farkındalık ve yaşam tarzı değişiklikleri son derece önemli." Diyabetin neden olduğu sağlık sorunları Kontrol altına alınmayan diyabetin, uzun vadede birçok ciddi sağlık sorununa yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Köksal şu uyarılarda bulundu: "Diyabet, kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı ve diyabetik ayak gibi komplikasyonlara neden olabilir. Bu komplikasyonlar erken dönemde belirti vermediği için, düzenli doktor kontrolü ve laboratuvar takibi çok önemlidir." "Dengeli beslenme ve hareket en güçlü tedavi araçları" Diyabetin önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Köksal, yaşam tarzı değişikliklerinin tedavinin temelini oluşturduğunu söyledi: "Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü ve düzenli sağlık kontrolleri diyabetin hem önlenmesinde hem de yönetiminde büyük fark oluşturuyor. Özellikle risk grubunda olan kişilerin - aile öyküsü, fazla kilo, yüksek tansiyon veya gebelik şekeri geçmişi olan bireylerin - kan şekeri ölçümlerini düzenli yaptırması gerekir." Medicana Bursa'dan çağrı: "diyabeti birlikte önleyebiliriz" Doç. Dr. Köksal, Medicana Bursa Hastanesi olarak diyabet farkındalığını artırmak amacıyla Kasım ayı boyunca bilgilendirme etkinlikleri düzenleyeceklerini belirterek şunları söyledi: "Diyabetle mücadele, bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur. Erken tanı ve bilinçli yaşam tarzı değişiklikleri ile diyabetin önüne geçebiliriz. Tüm vatandaşlarımızı, kan şekeri ölçümü yaptırmaya ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeye davet ediyoruz."

Üretici kadınlar Büyükşehir’le güçleniyor Haber

Üretici kadınlar Büyükşehir’le güçleniyor

Köyden kente göçün önüne geçebilmek, çiftçinin refah seviyesini yükseltmek ve verimli toprakların boş kalmasını önlemek için birçok projeyi hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, kadınların üretim hayatında daha aktif rol alması için de çalışmalarına devam ediyor. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında üreticilere yönelik düzenlenen bilinçlendirme ve farkındalık programına, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Köy-Koop Yönetim Kurulu Başkanı Osman Özkan, Büyükşehir yöneticileri, tarımsal kadın kooperatifleri üyeleri ve kadın üreticiler katıldı. Kadınlara yönelik destekler anlatıldı Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nca Gökdere Muhtar Evi BUTATEM’de gerçekleştirilen programda, Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından üretici kadınlara, Büyükşehir Belediyesi’nin tarım destekleri ve desteklere başvuru yöntemleri hakkında bilgiler verildi. Ayrıca Halk Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü, İş ve Meslek Edindirme Şube Müdürlüğü ve Aile Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü personeli, kadınlara yönelik belediye hizmetlerini tanıtarak çalışmalar hakkında bilgi verdi. "Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlu olsun" Programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, kadınların üretimin, emeğin, sürdürülebilirliğin ve umudun sembolü olduğunu vurguladı. Hayata geçirdikleri projelerle kadın çiftçilerin üretimdeki yerini güçlendirmeyi, emeklerini görünür kılmayı ve kırsal kalkınmayı kadınların öncülüğünde büyütmeyi hedeflediklerini söyleyen Gazioğlu, "Başta Bursamızın üreten kadınları olmak üzere ülkemizin dört bir yanında emek veren tüm kadın çiftçilerimizi kutluyorum. Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlu olsun. Kadın emeğinin hayatımızdaki yerinin her geçen gün katlanarak artmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından üretici kadınlar, Büyükşehir Belediyesi Ritim Atölyesi’ne katılarak birlikte üretmenin enerjisini müzikle keşfetti.

Türk Kadınlar Birliği 2025 Sezon Açılışında Sağlıklı Yaşam Vurgusu Haber

Türk Kadınlar Birliği 2025 Sezon Açılışında Sağlıklı Yaşam Vurgusu

20 Eylül Cumartesi günü Merinospark Restaurant’ta gerçekleşen etkinlik, üyelerin ve davetlilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Kahvaltının ardından gerçekleşen söyleşinin konuğu, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Kadınlar Birliği üyesi Prof. Dr. Nuray Akbudak oldu. Prof. Dr. Akbudak, “Renkli Beslen; Parla, Taze Meyve ve Sebzenin Gücü ile Güçlen” başlıklı sunumunda sağlıklı yaşamın ve bilinçli beslenmenin önemine dikkat çekti. Renkli sebze ve meyve tüketiminin bağışıklık sistemini güçlendirmedeki etkilerini anlatan Akbudak, katılımcılara günlük yaşamda uygulanabilecek pratik bilgiler verdi. Özellikle doğal beslenmenin uzun vadede yaşam kalitesine katkılarına değinen Akbudak’ın sunumu, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Toplantıda yaz döneminde sürdürülen çalışmalar değerlendirilirken, yeni dönemdeki en büyük projeler de açıklandı. Bu kapsamda, Cumhuriyet’in 100. yılına özel etkinliklerin yanı sıra, Şapka ve Kıyafet Devrimi’nin 100. yılı için Prof. Dr. Behçet Kemal Yeşilbursa editörlüğünde hazırlanan kitabın tanıtımı yapıldı. Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi Başkanı Tijen SÖZERİ, etkinliğin sonunda yaptığı açıklamada; kadınların hem bireysel sağlıklarını korumaları hem de toplumda daha güçlü bir şekilde var olmaları adına bu tür bilgilendirici buluşmaların sürecegini söyledi. Konuşmasının devamında; “Cumhuriyet’in ve kazanımlarının en büyük güvencesi Türk kadınıdır. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bizlere bu yolu açan tüm öncülerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Biz, Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında yol alan bir derneğiz. Laiklik, eşitlik, özgürlük ve demokrasi bizim pusulamızdır. Cumhuriyetin değerlerini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak en temel görevimizdir. Cumhuriyet sadece geçmişin bir emaneti değil; bugünün sorumluluğu, yarının da teminatıdır. Türk Kadınlar Birliği, 101 yıllık birikimiyle kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve barış dolu bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir" dedi.

Yaza fit ve sağlıklı girmenin sırrı olan besinlerde saklı! Uyurken yağ yaktıran detoks suyu! Haber

Yaza fit ve sağlıklı girmenin sırrı olan besinlerde saklı! Uyurken yağ yaktıran detoks suyu!

Herkesin bünyesini zayıflatan yöntemler farklı olsa da ödem atamaya yardımcı olan detosk suları imdadımıza yetişmektedir. Hatta uykuda bile yağ yakıcı detosk suları bulunuyor ve bunların tarifleri yazımızda. İşte uykuda bile yağ yakan detosk suyu tarifi... Uykudayken yağ yakan kür tarifi Hazırlayacağınız bu karışımı yatmadan önce içmek vücudunuzu uyararak yağ yakmasına neden olur. Malzemeler; - 1 limon - 1 demet maydanoz - 1 çay kaşığı tarçın - 1 yemek kaşığı elma sirkesi - 2 su bardağı su - 1 çay kaşığı bal veya zencefil Yapmanız gereken tek şey bütün malzemeleri bir karıştırıcıya koymak ve gece yatmadan önce bu detosk karışımını tüketmek. Yemek öncesi içildiği zaman yağ yakan detosk suyu tarifi Malzemeler; - 1 avuç maydanoz - Yarım limon suyu - 5 dal nane - Yarım salatalık - Yarım yeşil elma Malzemeleri blenderdan çekmek için sıvı kaynağı olarak 1 adet sade soda veya 1 kupa demlenmiş soğumuş yeşil çay veya 1 su bardağı su kullanabilirsiniz. Karışımı anlık olarak yapıp tüketmelisiniz. Detoks suyu ne işe yarıyor? Detoks suyu; vücuttaki yağların yakılmasını hızlandırır ve toksinleri uzaklaştırarak vücuttan atılmasını sağlar. Vücudun içindeki  yabancı bileşenlerin ve toksinlerin temizlenmesini sağlar. Detosk suyu insana enerji ve zinde olmasını sağlar. Vücutta bulunan zararlı bileşenlerin atılmasına yardımcı olurken, toksin atımını da hızlandırmaya katkı sağlamaktadır.  HABER:KAAN KOÇAK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.