SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlıklı Yaşam

YENİŞEHİR YÖREM - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eğitimde sınırlar kalktı, 7 ülkeden öğrenciler Bursa’dan dünyaya mutluluk köprüsü kurdu Haber

Eğitimde sınırlar kalktı, 7 ülkeden öğrenciler Bursa’dan dünyaya mutluluk köprüsü kurdu

Bursa Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu, Avrupa'nın farklı köşelerinden öğrencileri ve öğretmenleri aynı proje çatısı altında buluşturarak uluslararası eğitim iş birliğine önemli bir örnek oluşturdu. "My Happy Me" adlı eTwinning projesi sayesinde binlerce kilometre uzaklıktaki çocuklar ortak etkinliklerde bir araya gelirken, farklı kültürler arasında güçlü dostluk köprüleri kuruldu. Bursa Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Adile Kaplan ile Kuzey Makedonya’dan Gabriela Stojanovska'nın kuruculuğunu üstlendiği proje; Türkiye, İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan, Romanya ve Kuzey Makedonya’dan öğretmen ve öğrencileri aynı amaç etrafında buluşturdu. Proje boyunca öğrencilerin duygusal, sosyal ve fiziksel iyi oluşlarını destekleyen çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi. Projede Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu İngilizce öğretmenleri Çiğdem Çıtlık ve Mine Çelik Karakoç, Ankara Eryaman Cumhuriyet Ortaokulu'ndan Yasemin Merve Sabuncuoğlu, Bursa Yıldırım Şerif Rabia Kutlucan Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Nevin Baykal, Muğla Selahattin Göktuğ Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Sinem Sül ve Müzik Öğretmeni Dilara Işık Kaya da aktif görev aldı. Öğrenciler proje kapsamında nefes egzersizlerinden sanat çalışmalarına, dans etkinliklerinden duygu paylaşımına kadar pek çok faaliyet gerçekleştirdi. Çevrim içi buluşmalar sayesinde farklı ülkelerde yaşayan çocuklar hem birlikte öğrenme deneyimi yaşadı hem de kültürel etkileşim fırsatı buldu. Projenin en dikkat çeken çalışmalarından biri ise Ocak ayında düzenlenen ‘Teşekkür Haftası’ etkinliği oldu. Yedi ülkede eş zamanlı yürütülen etkinlikte öğrencilere ‘Hayatınızda en çok neye teşekkür ediyorsunuz?’ sorusu yöneltildi. Yapılan değerlendirmede, dil, din ve kültür farklılıklarına rağmen öğrencilerin en fazla verdiği yanıtın ‘Ailem’ olduğu ortaya çıktı. Bu sonuç, dünyanın farklı noktalarında yaşayan çocukların ortak duygular ve değerler etrafında buluşabildiğini gözler önüne sererken, aile kavramının evrensel önemini de bir kez daha ortaya koydu. Proje ortakları, sevgi, destek ve aidiyet duygusunun tüm çocuklar için ortak bir değer olduğuna dikkat çekti. Proje süresince öğrencilerin gelişimlerini takip edebilmeleri amacıyla ortak bir ‘Well-being Passport (İyi Oluş Pasaportu)’ da hazırlandı. Öğrenciler bu pasaport aracılığıyla hem etkinliklere katılımlarını kayıt altına aldı hem de kişisel gelişim süreçlerini takip etme fırsatı buldu. Uluslararası iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olarak gösterilen ‘My Happy Me’ projesi, öğrencilerin yabancı dil becerilerini geliştirirken sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarına, farklı kültürleri tanımalarına ve dünya vatandaşlığı bilinci oluşturmalarına katkı sağladı.

Nilüfer’de "Tütüne değil, hayata yer aç" söyleşisi Haber

Nilüfer’de "Tütüne değil, hayata yer aç" söyleşisi

Toplum sağlığını koruma ve sağlıklı yaşam bilincini artırma çalışmaları kapsamında düzenlenen "Nilüfer’de Sağlık" etkinlikleri kapsamında "Tütüne Değil, Hayata Yer Aç" başlığı ile söyleşi gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, tütün kullanımının zararları anlatıldı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Alis Özçakır, tütün endüstrisinin özellikle genç grupları kullandığını dile getirdi. Renkli kartonlar, çeşitli aromalar kullanarak gençlere ulaşıldığını anlatan Özçakır, "Tütün sektörü, her gün kaybettiği insanların yerine yenilerini koyabilmek için tamamen doğal ve zararsız gibi iddialar ortaya atarak, gençleri hemen kendi safına çekmeye çalışıyor" dedi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu, tütün kullanımının pandemi kadar önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Özellikle gençler arasında elektronik sigara tehlikesinin artığını dile getiren Uncu, "Çok yaygın bir kullanım var. Elektronik sigaralar, tütün yasasına dâhil edilmediği gerekçesiyle kapalı ortamlarda, her yerde kolaylıkla kullanılabiliyor. Bu sağlık problemiyle mücadele etmenin en önemli ayağı, tabii ki bağımlılık başlamadan önce bunun önüne geçmektir ve hepimizin sorumluluğudur" diye konuştu. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, sigaranın çok sinsi ve büyük bir tehlike olduğunu söyledi. Tütün kullanan bir insanın yaşam süresinin en az 10 yıl kısaldığının net olarak kanıtlandığını vurgulayan Dilektaşlı, "Kalp krizi geçirmiş bir hasta dahi sigarayı bıraktığında ölüm riski hızla azalabiliyor. Akciğer kanseri tanısı almış hastaların sigarayı bırakması, tedavi başarısını ve hayatta kalma süresini doğrudan uzatan bir faktör oluyor" dedi. Türkiye’nin dünyada en çok sigara içilen ülkeler arasında yer aldığının bilgisini veren Dilektaşlı, "Kabaca, 15 yaşın üzerindeki her üç insandan birinin maalesef sigara içtiğini görüyoruz. Bundan 10 sene önce daha başarılı bir dönem geçiriyorduk; en azından kafelere, restoranlara gittiğimizde tütün dumanına maruz kalmıyorduk. Çünkü o dönem yasalarımızı daha etkin bir şekilde işletebiliyorduk. Ancak son yıllara baktığımızda bu oranların tekrar artmaya başladığını görüyoruz" dedi.

Başkan Vekili Biba: "Çocukların sporla büyüdüğü bir Bursa için çalışıyoruz" Haber

Başkan Vekili Biba: "Çocukların sporla büyüdüğü bir Bursa için çalışıyoruz"

Bursa Uluslararası Spor Festivali kapsamında 18 farklı branşta düzenlenen etkinliklerle okullardan üniversitelere, kardeş şehirlerden gelen sporculardan bireysel katılımcılara kadar binlerce kişiye ulaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi'nde düzenlenen festivalin kapanış yemeği programına; Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Bursa Büyükşehir Belediyespor Başkanı Sezer Sezgin, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Spor Festivali’nde emeği geçen kurum ve kuruluşların temsilcileri ile sporcular katıldı. "Mutlu ve gururluyuz" Bursa’nın spor adına ortaya koyduğu en önemli organizasyonlardan biri olan 2. Bursa Uluslararası Spor Festivali’nin başarıyla tamamlanmasından dolayı mutlu ve gururlu olduklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, "Spor; disiplinin, dayanışmanın, kardeşliğin, centilmenliğin ve sağlıklı yaşam kültürünün ortak dilidir. Bu anlayışla düzenlediğimiz festivalimiz, 23 Mart ile 19 Mayıs tarihleri arasında Bursa'mızın dört bir yanında büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. Festival boyunca 161 farklı noktada, 18 ayrı branşta düzenlenen müsabakalar; her yaştan sporcuları bir araya getirdi. Binlerce vatandaşımız sporun birleştirici gücüyle bir araya geldi" dedi. "Sporun her yaş ve her alanda yaygınlaşmasını önemsiyoruz" Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sporun yalnızca profesyonel düzeyde değil yaşamın her alanında yaygınlaşmasını önemsediklerini belirten Başkan Vekili Biba, "Çocuklarımızın sporla büyüdüğü, gençlerimizin enerjisini doğru alanlara yönlendirdiği, yetişkinlerin aktif yaşamla buluştuğu, engelli bireylerimizin spordan eşit şekilde faydalanabildiği bir Bursa hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 'Hareket Eden Bursa' vizyonuyla attığımız her adımın, şehrimizin sosyal hayatına, sağlığına ve geleceğine katkı sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. Plaket takdim töreninde konuşan Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, festivalde emeği geçenlere teşekkür ederek, sporcuları ve antrenörleri tebrik etti. Program kapsamında, Başkan Vekili Şahin Biba ve protokol üyeleri, festival süresince katkı sağlayan koordinatörlere plaket takdim etti. Etkinlik, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.

Bel ağrısının ilacı planlı hareket Haber

Bel ağrısının ilacı planlı hareket

Egzersizi, düzenli olarak yapılan tekrarlı ve planlı fiziksel aktivite olarak tanımlayan Dr. Kemal Kayserili, bu sürecin sağlıklı yaşam için spor yapmakla eşdeğer olduğunu belirtti. Bel ağrısı ile kas dengesi arasındaki ilişkiye değinen Kayserili, "Egzersiz, hem bel ağrısının tedavisinde önemlidir hem de bel ağrısını önlemede. Şöyle ki nedeni ne olursa olsun, belde ağrı varsa bunun nedeni veya sonucu olarak bozulmuş bir kas dengesi var demektir. Kişiye göre seçilen hareketlerle kısalmış ve gerilmiş kaslar esnetilmeli, güçsüz kalmış kaslar da kuvvetlendirilmelidir" diye konuştu. Kademeli geçiş ve süreklilik şart Tedavi sürecinde izlenmesi gereken yöntemi açıklayan Dr. Kayserili, egzersizlerin ağrı sınırını aşmaması gerektiğini vurgulayarak, "İlk aşamada ağrıya neden olmayan egzersizler seçilmeli ve her gün yapılmalı, tekrar sayıları ve çeşitleri giderek arttırılmalıdır. Duruş, oturuş bozuklukları olan kişide, belini zorlayacak şekilde çalışan ve hareket edenlerde, sedanter yaşayanlarda izlenecek düzenli bir egzersiz programı da bel ağrısını önleyecektir" dedi. Ameliyat sonrası dönemde egzersizin rolü Bel sağlığında cerrahi müdahale gerektiren durumlarda dahi egzersizin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Kemal Kayserili; omurlarda kayma, bel fıtığı ve kanal darlığı gibi operasyonlardan sonra hastaların mutlaka egzersize başlaması gerektiğini ifade etti. Egzersizlerin sıklığı konusunda öneride bulunan Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kemal Kayserili, kas hafızası ve güç artışının korunması için zamanlamanın önemini şu sözlerle aktardı: "Egzersiz uygulanmasının, başlangıçta her gün ve günde 2 kez yapılması uygundur. Sonrasında hekim değerlendirmesi ile gün aşırı veya haftada 3 gün şeklinde de devam edilebilir. Ama 2 egzersiz seansı (günü) arası 72 saati geçmemelidir ki kaslarda sağlanan olumlu etkiler esneklik ve güç artışı kaybolmasın." Son olarak, egzersizlerin doğru uygulanması konusunda önemli bir uyarıda bulunan Dr. Kemal Kayserili, "Düzenlenen bel egzersizleri hekim veya eğitimli sağlık personeli eşliğinde anlatılmalı, gösterilmeli ve hastanın egzersizleri nasıl yaptığı gözlenmelidir" ifadesini kullandı.

Bursa'da 18. Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu gerçekleştirildi Haber

Bursa'da 18. Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu gerçekleştirildi

Osmangazi Belediyesi tarafından organize edilen koşu, Tophane Saltanat Kapısı'ndan verilen startla başladı. Yaklaşık bin 500 sporcunun katıldığı etkinlikte yarışmacılar, Bursa'nın tarihi sokaklarında koşarak Pınarbaşı Meydanı'nda finiş yaptı. Koşu öncesinde açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, organizasyonun geleneksel hale geldiğini belirterek, "Kent koşumuzun 18'incisini tamamladık. 700. yıl anma etkinliklerinin de 21'incisini bugün gerçekleştirdik. Bin 500'e yakın sporcumuza, 3 yaşındaki koşucudan 80 yaşındaki katılımcıya kadar herkese teşekkür ediyoruz. Sağlıklı yaşam açısından bu tür etkinlikler çok değerli" dedi. Aydın, obezite ve kötü beslenmeye dikkat çekerek, "Gençleri dijital bağımlılıktan uzaklaştırmak için spor çok önemli" ifadelerini kullandı. Koşuya katılan Şükrü Deviren ile birlikte parkuru tamamladıklarını belirten Aydın, sözlerini esprili bir dille sürdürdü. Bursaspor vurgusu: "Şampiyonluğu ilan edebiliriz" Başkan Aydın, günün devamında oynanacak Bursaspor karşılaşmasına da değinerek, "Eskişehir'e gidiyoruz. İnşallah rakipler puan kaybederse bugün şampiyonluğu ilan edeceğiz. 30 bin kişi Eskişehir'e gidiyor. Orada şampiyonluk havasıyla galibiyet alıp akşam kutlama yapmayı umut ediyoruz" diye konuştu. Dereceye girenler belli oldu Kadınlar kategorisinde Ülfet Mutlu Gökova birinci olurken, Rahime Çotuk ikinci, Asya Gökova ise üçüncü oldu. Erkeklerde Berk Öztürk birinci, Muhammed Bilal Osman ikinci, Sefa Özdemir üçüncü sırada yer aldı. Özel sporcular kategorisinde ise Hakan Kurtul birinci oldu. Berk Öztürk: "Atmosfer çok güzeldi" Erkekler kategorisi birincisi Berk Öztürk, yarış sonrası yaptığı açıklamada, "Bandırma'dan katılıyorum. Parkur güzeldi, hava güzel, atmosfer çok iyiydi. Osmangazi Belediyesi'ne teşekkür ediyorum. Katılan tüm sporcuları tebrik ediyorum" dedi. Ülfet Mutlu Gökova: "Geçen yıl ikinciydim, bu yıl birinci oldum" Kadınlar birincisi Ülfet Mutlu Gökova ise mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: "Milli sporcuyum, beden eğitimi öğretmeniyim. Daha önce de katıldım, geçen yıl ikinci olmuştum. Bu yıl daha çok çalıştım ve birinci oldum. Kızım da üçüncü oldu, çok mutluyum. Organizasyon çok güzel, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çalışınca oluyor" ifadelerini kullandı. Yarış sonunda düzenlenen törende dereceye giren sporculara kupaları verilirken, Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen koşu, hafta sonunun en dikkat çeken organizasyonlarından biri oldu.

Karacabey Belediyesi'nden öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi Haber

Karacabey Belediyesi'nden öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi

Karacabey Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Özge Gündoğan, verdiği seminerde gençlere sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazanılmasının önemini anlattı. Seminerde öğrenciler; obezitenin sağlık üzerindeki etkileri, diyabet riskleri ve ergenlik döneminde dengeli beslenmenin önemi hakkında bilgilendirildi. Gündoğan, doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem de zihinsel gelişim için büyük önem taşıdığını vurguladı. Okullarda eğitimler sürüyor "Sağlıklı Beslenme Yolculuğum" projesi kapsamında ilkokuldan liseye kadar birçok öğrenciye yönelik eğitimler devam ediyor. Diyetisyen Özge Gündoğan tarafından verilen eğitimlerde; sağlıklı tabak modeli, beslenme çantası hazırlama, gıda okuryazarlığı, obezite ve önlenebilir hastalıklar ve gıda zehirlenmelerinden korunma gibi pek çok konuda öğrencilere kapsamlı bilgiler veriliyor. Ücretsiz diyet danışmanlığı hizmeti Öte yandan Karacabey Belediyesi, vatandaşlara yönelik ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetine de devam ediyor. Belediye hizmet masaları aracılığıyla yapılan başvurular doğrultusunda oluşturulan randevular kapsamında danışanlara kişiye özel beslenme programları hazırlanıyor. Süreç, düzenli kontrol seanslarıyla yakından takip edilerek sürdürülebilir sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırılması hedefleniyor. Karabatı: "Sağlıklı nesiller geleceğimizin teminatı" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, gençlerin sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmesi için bu tür eğitimlerin büyük önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerimizin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, hem toplum sağlığı hem de geleceğimiz açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle özellikle okul çağındaki çocuklarımızda doğru ve dengeli beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasını çok önemsiyoruz. 4 Mart Dünya Obezite Günü vesilesiyle düzenlenen bu eğitimler sayesinde öğrencilerimizin obezite, diyabet ve sağlıklı yaşam konularında bilinçlenmesini hedefliyoruz. Karacabey Belediyesi olarak yalnızca altyapı ve sosyal hizmetlerde değil, toplum sağlığını ilgilendiren konularda da aktif çalışmalar yürütüyoruz. Diyetisyenimiz tarafından verilen eğitimlerle çocuklarımızın ve gençlerimizin doğru beslenme konusunda farkındalık kazanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda vatandaşlarımıza sunduğumuz ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetiyle de sağlıklı yaşam konusunda destek olmaya devam ediyoruz. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin daha bilinçli, sağlıklı ve güçlü bireyler olarak yetişmesi için eğitim ve farkındalık çalışmalarımızı önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdüreceğiz."

Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın Haber

Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın

ABD ve Kanada'da yapılan araştırmalara göre, günlük olarak alınması gereken C vitamini miktarı, 0-6 aylık çocuklarda 40 mg, 1-3 yaş grubunda 15 mg, 4-8 yaş grubunda 25 mg, 7-12 yaş grubunda 50 mg iken yetişkin kadınlar için 75 mg, yetişkin erkekler için 90 mg, gebe ve emzikli anneler için de 85-120 mg arasında değişiyor. Havaların soğumasıyla soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülürken ve hastanalerde yoğunluk yaşanırken, uzmanlar bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkati çekiyor. Bu çerçevede C vitamini ve içerdiği gıdalar öne çıkıyor. Artvin Çoruh Üniversitesinden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, kış aylarında dengeli beslenmenin ve C vitamini açısından zengin gıdaların düzenli tüketilmesinin hastalıklara karşı koruyucu rol oynadığını belirtti. Ercoşkun, soğuk havanın tek başına hastalık nedeni olmadığını vurgulayarak, "Soğuk hava bağışıklık sistemini dolaylı olarak zayıflatabilir. Bu durum, vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltır. Bu nedenle özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyen beslenme alışkanlıkları büyük önem taşır" dedi. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında C vitamininin temel bir rolü olduğunu ifade eden Ercoşkun, bu vitaminin bağışıklık hücrelerinin etkinliğini artırdığını ve vücudu oksidatif strese karşı koruduğunu söyledi. C vitamini eksikliğinin, enfeksiyonlara yakalanma riskini artırabileceğine dikkati çeken Ercoşkun, C vitamini yönünden zengin besinlerin günlük beslenmede mutlaka yer alması gerektiğini kaydetti. Sebzelerin meyvelere oranla açık ara daha fazla C vitamini içerdiğine, bazı sebzelerin 100 gramında 200 miligrama kadar C vitamini bulunduğuna dikkati çeken Ercoşkun, "Meycelerde ise en fazla 80 miligrama kadar çıkıyor. C vitamini içeriğinde şampiyon maydanoz. Bunu 170-180 miligramla brokoli izliyor. Kırmızı ve yeşil biber de bol miktarda C citamini içeriyor. Turunçgillerin 100 gramında 80 miligrama varan miktarlarda C vitamini bulunuyor" dedi. C vitamininin hassas olduğunu belirten Ercoşkun, "Işığa ve sıcaklığa, oksijene büyük oranda duyarlıdır. Sebzeler pişirildiğinde C vitamini aktivitesi azalmaktadır. Meyveler ısıl işlem uyglanmadığı için doğal haliyle vücuduma girebiliyor. C vitamini yüksek maydonoz, roka, dereotu gibi ürünleri taze tüketmek de günlük ihtiyacın karşılanmasında önemli rol oynuyor" dedi. Bu besinlerin taze tüketilmesinin vitamin kayıplarını azaltacağını belirten Ercoşkun, sebze ve meyvelerin aşırı pişirilmeden tüketilmesinin önemine işaret etti. Yeterli sıvı tüketimi, düzenli uyku ve stres yönetiminin de bağışıklık sistemini destekleyen önemli faktörler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, "Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile birlikte dengeli beslenme, kış hastalıklarına karşı en etkili korunma yollarından biridir" ifadesini kullandı. Hangi besinde ne kadar C vitamini var Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümüne göre, en fazla C vitamini bulunan sebzeler şöyle: "100 gram ürün başına 100-190 mg arası C vitamini içeriği (çok zengin): Maydanoz, yeşil, kırmızı ve dolma biber, roka, brokoli, dereotu 100 gram ürün başına 35-101 mg arası C vitamini içeriği (zengin): Kara lahana, tere, karnabahar, ıspanak" Vitaminlerde ise içeriklerine göre değerler şöyle: "100 gram ürün başına 45-75 mg arası C vitamini içeriği (zengin): Çilek, kızılcık, portakal ve suyu, kivi, ananas, limon, mandalina".

Yıldırımlı gençler Bursa'yı keşfediyor Haber

Yıldırımlı gençler Bursa'yı keşfediyor

Yıldırım Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Adım Adım Kadim Bursa Yürüyüş Etkinliği’, gençleri kentin tarihi ve kültürel mirasıyla buluşturuyor. Proje kapsamında öğrenciler, rehber eşliğinde Bursa’nın manevi şahsiyetlerini, tarihi eserlerini ve kültürel değerlerini ziyaret ediyor. Etkinlik ile gençlerin tarih ve kültür bilincinin artırılması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması ve sosyalleşmelerine katkı sağlanması hedefleniyor. Proje kapsamında son olarak Gülçiçek Hatun Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarihi yolculuğa çıktı. Öğrenciler, rehber eşliğinde Yıldırım Külliyesi’nden Emir Sultan’a, Yeşil Cami’den Ulu Camii ve Koza Han’a uzanan rotada tarih, kültür ve maneviyat dolu bir deneyim yaşadı. Tarihi gezinin sonunda ise öğrencilere geleneksel hale gelen çay, simit ve tahanlı ikramı yapıldı. Projenin gençlerin gelişimi için büyük bir anlam taşıdığını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım, tarihi ve manevi değerleriyle Bursa’nın kalbidir. Biz de gençlerimizin bu mirası yakından tanımalarını istiyoruz. ‘Adım Adım Kadim Bursa’ projesiyle gençler hem yürüyüş yaparak sağlıklı bir gün geçiriyor hem de şehrimizin tarihine yolculuk ediyor. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin, yaşadıkları kentin ruhunu ve geçmişini tanımaları bizim için çok önemli. Bu tür projelerle hem kültürel bir farkındalık oluşturuyor hem de gençlerimizi sosyal yaşamın içine dahil ediyoruz. Projemiz eğitim öğretim yılı boyunca farklı okullardan öğrencilerle devam edecek" ifadelerini kullandı.

Her 8 kişiden biri şeker hastası Haber

Her 8 kişiden biri şeker hastası

Diyabetin (şeker hastalığının) vücudun kan şekerini düzenleme yeteneğini bozan kronik bir metabolik hastalık olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, şunları söyledi: "Glukoz, vücudun temel enerji kaynağıdır. Ancak glukozun hücrelere girebilmesi için pankreas tarafından üretilen insülin hormonuna ihtiyaç vardır. Diyabetli bireylerde ya yeterli insülin üretilemez ya da üretilen insülin etkili bir şekilde kullanılamaz. Bu da kan şekerinin yükselmesine ve uzun vadede organ hasarına neden olur. Diyabet, yalnızca kan şekeri yüksekliği değil; kalp, böbrek, göz ve sinir sistemini etkileyen sistemik bir hastalıktır." "Türkiye, Avrupa'da diyabetin en yüksek görüldüğü ülkelerden biri" Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2024 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 540 milyon yetişkin diyabet hastası bulunuyor. 2045 yılına kadar bu sayının 780 milyona ulaşması bekleniyor. Doç. Dr. Köksal, Türkiye'nin Avrupa'da diyabetin en sık görüldüğü ülkeler arasında yer aldığını belirterek şu bilgileri paylaştı: "Ülkemizde her 8 yetişkinden 1'i diyabet hastası. Obezite, yanlış beslenme alışkanlıkları, stres ve hareketsizlik, özellikle Tip 2 diyabetin artışında büyük rol oynuyor. Bu nedenle toplumsal farkındalık ve yaşam tarzı değişiklikleri son derece önemli." Diyabetin neden olduğu sağlık sorunları Kontrol altına alınmayan diyabetin, uzun vadede birçok ciddi sağlık sorununa yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Köksal şu uyarılarda bulundu: "Diyabet, kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı ve diyabetik ayak gibi komplikasyonlara neden olabilir. Bu komplikasyonlar erken dönemde belirti vermediği için, düzenli doktor kontrolü ve laboratuvar takibi çok önemlidir." "Dengeli beslenme ve hareket en güçlü tedavi araçları" Diyabetin önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Köksal, yaşam tarzı değişikliklerinin tedavinin temelini oluşturduğunu söyledi: "Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü ve düzenli sağlık kontrolleri diyabetin hem önlenmesinde hem de yönetiminde büyük fark oluşturuyor. Özellikle risk grubunda olan kişilerin - aile öyküsü, fazla kilo, yüksek tansiyon veya gebelik şekeri geçmişi olan bireylerin - kan şekeri ölçümlerini düzenli yaptırması gerekir." Medicana Bursa'dan çağrı: "diyabeti birlikte önleyebiliriz" Doç. Dr. Köksal, Medicana Bursa Hastanesi olarak diyabet farkındalığını artırmak amacıyla Kasım ayı boyunca bilgilendirme etkinlikleri düzenleyeceklerini belirterek şunları söyledi: "Diyabetle mücadele, bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur. Erken tanı ve bilinçli yaşam tarzı değişiklikleri ile diyabetin önüne geçebiliriz. Tüm vatandaşlarımızı, kan şekeri ölçümü yaptırmaya ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeye davet ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.