SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlıklı Beslenme

YENİŞEHİR YÖREM - Sağlıklı Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zeytin kültürü minik şeflerle geleceğe taşınıyor Haber

Zeytin kültürü minik şeflerle geleceğe taşınıyor

Daha önce Dereköy İlkokulu ve Umurbey İlkokulu’nda yoğun ilgi gören proje, Orhangazi’de de öğrencilerin büyük heyecanı ve katılımıyla hayata geçirildi. Etkinlikte minik şefler, zeytini farklı tariflerle buluşturarak hem öğrendi hem de keyifli anlar yaşadı. Programa; Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Orhangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Şanlıtürk, Orhangazi İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Murat Taşan, Orhangazi Atatürk İlkokulu Müdürü Behlül Koçcaz, Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik Yönetim Kurulu Üyesi Remzi Bayram, Marmarabirlik Genel Müdürü Mehmet Ertaş, Marmarabirlik Mali ve İdari İşler Direktörü Murat Kocaman ve Marmarabirlik Orhangazi Kooperatif Başkanı Hüseyin Sevdi katıldı. Etkinliğin odağında yer alan Bursa gastronomisinin önemli isimlerinden Tuncay Şef, sınıf ortamında adeta bir mutfak kurgulayarak minik şeflerle birlikte zeytinli tarifler hazırladı. Uygulamalı anlatımıyla çocuklara rehberlik eden Tuncay Şef, tariflerin püf noktalarını paylaşırken öğrencilerin sürece aktif katılımı etkinliğe ayrı bir dinamizm kattı. Programda konuşan Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, zeytinin yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda köklü bir kültürün parçası olduğuna dikkat çekerek, "Gelecek nesillere zeytin sevgisini aşılamak, üretimin değerini anlatmak ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını küçük yaşta kazandırmak amacıyla bu projeyi sürdürüyoruz" dedi. Proje kapsamında öğrencilerin hazırladığı zeytinli tarifler büyük beğeni toplarken, minik şeflerin ortaya koyduğu çalışmalar etkinliğin en dikkat çeken anları arasında yer aldı. Marmarabirlik yetkilileri, projenin önümüzdeki dönemde farklı okullarda da devam edeceğini belirterek, çocukların eğlenerek öğrenmesini sağlarken yerli ürünlere yönelik farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

BTSO’dan binlerce öğrenciye güvenilir gıda eğitimi Haber

BTSO’dan binlerce öğrenciye güvenilir gıda eğitimi

Çocukların güvenilir gıdalarla dengeli ve sağlıklı beslenmesini sağlamak ve israfın azaltılmasına destek olmak amacıyla BTSO öncülüğünde hayata geçirilen "Güvenilir Gıda Tüketelim- Sağlıklı Beslenelim, İsrafı Önleyelim" projesi Yıldırım Erguvan İlkokulu Konferans Salonu’ndaki açılış toplantısıyla başladı. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan ile öğretmenler katıldı. Öğrencilerle birlikte gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, gıda tüketimi ve israf konusundaki farkındalığı artırmak istediklerini söyledi. Bu kapsamda çocukların bilinçlendirilmesinin çok kıymetli olduğunu belirten Hakan Batmaz, "Güvenilir gıda demek, yediğiniz her lokmanın arkasında bir güvenlik süreci olması demektir." dedi. "Hayatımızın her alanında bilinçli olmalıyız" İsraf konusunun da bir kural değil bir saygı meselesi olduğunu ifade eden Batmaz, "Tabağınızda bıraktığınız her lokma, o gıdanın yetişmesi için harcanan emeğe, suya ve doğanın bize sunduğu imkânlara karşı bir sorumluluktur. İhtiyacımız kadarını almak ve tabağımızı bitirmek hem emeğe hem de doğaya duyulan saygının en temel göstergesidir. Bu bilinci hayatınızın bir parçası haline getirdiğinizde sadece yeme alışkanlığınızı değil, aynı zamanda dünyaya bakışınızı da çok daha sorumlu bir noktaya taşımış olursunuz." diye konuştu. "İsraftan kaçınmak hepimizin sorumluluğu" BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan, sağlıklı beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri doğru miktarda almak ve güvenilir gıdaları tercih etmek anlamına geldiğini belirterek, "Dünyanın bazı bölgelerinde çocuklar yeterli gıdaya ulaşamazken, bazı yerlerde yiyeceklerin gereğinden fazla tüketilmesi ya da israf edilmesi hem kaynakların boşa gitmesine hem de sağlıksız yaşam alışkanlığına yol açmaktadır. Bu dengesizlik, zamanla hem bireysel sağlığımıza hem de toplumsal duyarlılığımıza zarar verir. Bu yüzden sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve israftan kaçınmak hepimiz için büyük bir sorumluluktur. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bu konularda bilinçlenmesi için eğitim ve farkındalık çalışmalarına ihtiyaç var." dedi. "Ödüllü resim yarışması ile farkındalık artacak" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası liderliğinde hayata geçirdikleri proje ile bu alandaki farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade eden Sayılgan, "Kamu kurumları ve üniversitelerimizin katkılarıyla beşincisini düzenlediğimiz proje kapsamında bu yıl 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik eğitimler gerçekleştirerek 50’den fazla okulda binlerce öğrenciye ulaşmayı planlıyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin öğrendiklerini pekiştirmeleri ve farkındalıklarını artırmaları amacıyla ödüllü bir resim yarışması da düzenliyoruz. Tüm öğrencilerimizi de bu yarışmaya katılmaya davet ediyoruz. Bu düşüncelerle proje paydaşlarımıza, okul yöneticilerimize, eğitmenlerimize ve tüm öğrencilerimize teşekkür ediyor, eğitimin faydalı ve verimli geçmesini diliyorum." dedi. Projede İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi tarafından görevlendirilen toplam 14 eğitmen öğrencilere güvenilir gıda, sağlıklı beslenme ve israf konusunda önemli bilgiler aktaracak.

Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yolları Haber

Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yolları

Kış aylarında yavaşlayan metabolizmanın baharın gelişine ayak uyduramamasından kaynaklanan bahar yorgunluğu, ortalama iki-üç hafta süren halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik haliyle kendini gösteriyor. Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Serdal Baysal, bahar yorgunluğunun belirtilerini şöyle anlattı: "Boyun, sırt, omuz ve yaygın eklem ağrıları, mide bağırsak sisteminde değişikliğe bağlı olarak mide ağrıları, şişlik, gaz, kabızlık ve ishal, iştah değişiklikleri, nöropsikiyatrik değişikliklere bağlı olarak sinirlilik, baş ağrısı, sıkıntı, uyku düzensizlikleri, cilt, kalp, tansiyon ve şeker hastalıklarında artış görülür. Bahar aylarında havadaki ısı, ışık, nem ve havadaki iyon değişikliklerine bağlı olarak insan metabolizmasında da değişiklikler olur. Hormonal değişikliklere bağlı olarak mide şikayetlerinde artış veya mide hastalıklarının nüksü, tansiyon ve şeker regülasyonunda bozulma görülebilir. Yine bahar aylarındaki hareket ve beslenme alışkanlığındaki değişiklik de bahar yorgunluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir." Baharda vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı artar Uzm. Dr. Serdal Baysal, açık havada yürüyüş yaparak, günlük duş almak, bol sıvı tüketmek, az ve sık aralıklarla beslenmek, vitamin ve mineral içeriği zengin içecek ve yiyecekler tüketmek, hobilerle uğraşmak, müzik dinlemek, sigara, alkol ve kafein içeren gıda tüketimini azaltmakla bahar yorgunluğundan korunalabileceğini kaydetti. Bahar yorgunluğuna karşı düzenli egzersiz, stres ve gürültüden uzak durma, manyetik ortamlardan uzak durma, cep telefonu ile uzun süre konuşmama, sağlıklı beslenme, düzenli ve yeterli sıvı tüketme, kola, alkol, çay ve kafein gibi metabolizmamızı uyaran sıvıları fazla tüketmeme gibi önlemlerin de alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Baysal, şöyle devam etti: "Vücudun susuz kalması susuzluğun düzeyi ile bağlı olmakla birlikte yorgunluktan komaya kadar değişen ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Düzenli egzersiz olarak sabah veya akşam yürüyüşleri, bisiklet kullanma, jimnastik yapılabilir. Bahar aylarında vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı arttığı için bol sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak havalarda artan su ihtiyacı nedeniyle günlük 2-3 litre sıvı alınmalı, alkollü ve kafeinli içecekler mümkün olduğunca az tüketilmeli, karbonhidratlı gıdalar yorgunluk ve dikkatsizliğe neden olduğu için az tüketilmeli. Ağır yemekler yerine sebzeli ve zeytinyağlı gıdalar tercih edilmeli, kavurma ve ızgara etler yerine de haşlama etler tüketilmelidir. Yorgunluk, bir hastalık değil bir şikayettir. Birçok hastalıkta yorgunluk ilk bulgu olabilir, bu nedenle uzun süren yorgunluklarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı."

Karacabey Belediyesi'nden öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi Haber

Karacabey Belediyesi'nden öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi

Karacabey Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Özge Gündoğan, verdiği seminerde gençlere sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazanılmasının önemini anlattı. Seminerde öğrenciler; obezitenin sağlık üzerindeki etkileri, diyabet riskleri ve ergenlik döneminde dengeli beslenmenin önemi hakkında bilgilendirildi. Gündoğan, doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem de zihinsel gelişim için büyük önem taşıdığını vurguladı. Okullarda eğitimler sürüyor "Sağlıklı Beslenme Yolculuğum" projesi kapsamında ilkokuldan liseye kadar birçok öğrenciye yönelik eğitimler devam ediyor. Diyetisyen Özge Gündoğan tarafından verilen eğitimlerde; sağlıklı tabak modeli, beslenme çantası hazırlama, gıda okuryazarlığı, obezite ve önlenebilir hastalıklar ve gıda zehirlenmelerinden korunma gibi pek çok konuda öğrencilere kapsamlı bilgiler veriliyor. Ücretsiz diyet danışmanlığı hizmeti Öte yandan Karacabey Belediyesi, vatandaşlara yönelik ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetine de devam ediyor. Belediye hizmet masaları aracılığıyla yapılan başvurular doğrultusunda oluşturulan randevular kapsamında danışanlara kişiye özel beslenme programları hazırlanıyor. Süreç, düzenli kontrol seanslarıyla yakından takip edilerek sürdürülebilir sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırılması hedefleniyor. Karabatı: "Sağlıklı nesiller geleceğimizin teminatı" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, gençlerin sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmesi için bu tür eğitimlerin büyük önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerimizin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, hem toplum sağlığı hem de geleceğimiz açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle özellikle okul çağındaki çocuklarımızda doğru ve dengeli beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasını çok önemsiyoruz. 4 Mart Dünya Obezite Günü vesilesiyle düzenlenen bu eğitimler sayesinde öğrencilerimizin obezite, diyabet ve sağlıklı yaşam konularında bilinçlenmesini hedefliyoruz. Karacabey Belediyesi olarak yalnızca altyapı ve sosyal hizmetlerde değil, toplum sağlığını ilgilendiren konularda da aktif çalışmalar yürütüyoruz. Diyetisyenimiz tarafından verilen eğitimlerle çocuklarımızın ve gençlerimizin doğru beslenme konusunda farkındalık kazanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda vatandaşlarımıza sunduğumuz ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetiyle de sağlıklı yaşam konusunda destek olmaya devam ediyoruz. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin daha bilinçli, sağlıklı ve güçlü bireyler olarak yetişmesi için eğitim ve farkındalık çalışmalarımızı önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdüreceğiz."

“ Küçükbaş hayvancılık organik destek kapsamına alınmalı ” Haber

“ Küçükbaş hayvancılık organik destek kapsamına alınmalı ”

Hayvan refahının sürdürülebilir üretimin temel anahtarı olduğunu vurgulayan Çelik, et ve süt verimliliği ile kalitesinin artırılmasının ancak sağlıklı beslenme, hijyenik barınma koşulları ve stresten uzak doğal yetiştirme ortamlarıyla mümkün olacağını ifade etti. Çelik, “Verim ve kaliteyi artırmanın yolu, hayvan refahını merkeze alan üretim modelinden geçmektedir” dedi. Küçükbaş hayvancılıkta özellikle düşük yavru kayıpları ile erken kuzu ve oğlak ölümlerinin sektörde ciddi kayıplara yol açtığını belirten Çelik, bu sorunun çözümü için saha temelli projelerin, üretici eğitim programlarının ve teknik destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunmasının artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Çelik, toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim ihtiyacının her geçen gün arttığını kaydetti. Kırmızı et tüketiminde daha sağlıklı bir yönelimin teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çelik, koyun ve keçi etinin doğal beslenme koşulları sayesinde yüksek protein değeri ve sağlıklı yapısıyla öne çıktığını ifade etti. Çelik, birçok ürüne organik tarım desteği verildiğini ancak doğada serbest şekilde beslenen, laboratuvar üretimine dayanmayan ve tamamen doğal şartlarda yetişen küçükbaş hayvanların organik destekleme kapsamı dışında bırakılmasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Çelik Küçükbaş hayvancılığın ağır ve caydırıcı şartlara tabi tutulmadan doğrudan organik destekleme kapsamına alınması gerektiğini belirtti. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunan Çelik, küçükbaş hayvancılığın doğrudan organik destek kapsamına alınmasını, koyun ve keçi etinin besin değeri ve sağlık açısından üstün yönlerinin kamu spotlarıyla topluma anlatılmasını, küçükbaş et tüketimini artırmaya yönelik ulusal bilinçlendirme kampanyalarının başlatılmasını ve üreticiyi koruyacak sürdürülebilir teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesini talep etti. Küçükbaş hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını ifade eden Çelik, sektörün kırsal kalkınmanın, gıda güvenliğinin ve sağlıklı nesillerin teminatı olduğunu söyledi. Çelik, “Bugün küçükbaş hayvancılık, ithalata dayalı kırmızı et politikalarına karşı yerli ve milli üretimin en güçlü sigortasıdır. Doğru destek modeliyle Türkiye bu alanda sadece kendi ihtiyacını karşılayan değil, ihracat potansiyelini artıran bir ülke konumuna yükselebilir” değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya; Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aliye Aras, Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Ali Akyıldız, Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Tarım ve Sosyal Projelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Baş, Denetleme Kurulu Üyesi Süleyman Tanrıverdi ve Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Halit Kanca katıldı. Çelik, açıklamasını “Üreticimizin emeğini koruyan, halkımızın sağlıklı gıdaya erişimini önceleyen ve ülkemizin küçükbaş hayvancılık potansiyelini en üst seviyeye taşıyacak her adımda birlik içinde hareket etmek zorundayız. Diyerek, sözlerini tamamladı.

Bursa Büyükşehir, "Sağlığı Geliştiren Belediye" ünvanını yeniledi Haber

Bursa Büyükşehir, "Sağlığı Geliştiren Belediye" ünvanını yeniledi

"Güçlenen, Güvenli, Gelişen, Geçinen ve Gülümseyen Bursa" vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, SAGEB programının teknik gerekliliklerini, vatandaş odaklı ve kapsayıcı bir kent yönetimi anlayışıyla bütünleştirdi. 'Bursa Taahhüdü' ile global düzeyde sağlıklı şehirler hareketine yön veren Büyükşehir, aktif yaşam merkezlerinden evde bakım ve ambulans hizmetlerine, Sağlık Otobüsü projesinden herkes için erişilebilir kent uygulamalarına, madde bağımlılığıyla mücadele ve psikolojik destek hizmetlerinden sağlıklı beslenme ve yaşam hizmetlerine kadar pek çok alanda halk sağlığını önceleyen projelere imza atarak 'Sağlığı Geliştiren Belediye' olma ünvanını 3 yıl daha yeniledi. "Halk sağlığını önceleyen bir anlayışa sahibiz" Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak 'Sağlığı Geliştiren Belediye' belgesini sürdürülebilir olma özelliği ile ikinci kez tescillediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Bursa'da yaşayan tüm vatandaşların sağlıklı birer birey olmalarını önemsediklerini ve bu amaç doğrultusunda projeler üretmeye devam ettiklerini söyledi. Başkan Bozbey, "Halk sağlığına önceleyen bir anlayışına sahibiz. Yerel yönetimler olarak vatandaşlarımıza sahip çıkma sorumluluğundayız. Ayrıca tüm ekibimizle birlikte, kentimizdeki sağlık alanındaki tüm olumsuzluklara karşı durmaya, sorunları en aza indirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Belgemizin 3 yıl için daha tescillenmesi son derece kıymetli. Bu başarının elde edilmesine katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.

Anne ve bebekler 'Osmangazi95' projesiyle güvende Haber

Anne ve bebekler 'Osmangazi95' projesiyle güvende

Bebeğin gelişimini desteklemek, onunla kurulan iletişimi güçlendirmek, oyunla öğrenmeyi teşvik etmek ve anne-bebek bağını güçlendirmek için başlatılan "Osmangazi95" projesi hız kesmeden devam ediyor. Osmangazi Belediyesi, çocuk sahibi olma heyecanı yaşayan anne ve anne adaylarına gebeliğin yedinci ayından, bebek doğup 1 yaşına gelene kadar gerçekleştirdiği ev ziyaretleriyle her türlü desteği sağlıyor. Osmangazi Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı ekipler proje kapsamında gerçekleştirdiği ev ziyaretlerinde ebeveynlere, bebekleriyle nasıl daha fazla konuşabilecekleri, oyun oynayabilecekleri ve gelişimlerini nasıl takip edebilecekleri konularında rehberlik de sunuyor. Ayrıca yapılan ev ziyaretlerinde anne ve anne adaylarına gebe beslenme paketi hediye ediliyor. Proje kapsamında Osmangazi’de yaşayan anne ve anne adaylarını ziyaret ettiklerini belirten Osmangazi95 Projesi Ev Ziyaretçisi Seda Nur Şahin, "Osmangazi95 projesi kapsamında 0-12 aylık bebek sahibi ebeveynlere yönelik ücretsiz erkek çocukluk destek programı hizmeti vermekteyiz. Bu program bebeklerin gelişimini desteklerken iletişimini güçlendiriyor. Ebeveynlere oyunla öğrenme fırsatı sunarken anne ve bek bağını güçlendiriyoruz. Annelere bebekleriyle konuşma, oyun oynama, gelişimini takip etme, anne sütü, sağlıklı beslenme ve bebek bakımıyla ilgili konularda rehberlik hizmeti veriyoruz. Ayrıca annelere psikososyal destek sağlıyoruz. Ziyarete gittiğimiz evlerde anne ve adaylarına gebe beslenme paketi desteği veriyoruz" şeklinde konuştu. Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Osmangazi95" projesini çok yerinde bulduklarını ifade eden anne ve anne adayları, "Bu proje sayesinde hamilelik dönemimizde ve anne olduktan sonra çocuğumuzun daha sağlıklı olması için güzel bilgiler öğreniyoruz. Çok faydalı bir proje bu projeyi hayata geçirerek destekleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Bilimsel temelli bir erken çocuk destek programı olan projeye ilişkin vatandaşlar 444 16 01 numarası üzerinden bilgi alabiliyor.

Sağlıklı hayat merkezlerine tek tıkla ulaşım mümkün! Haber

Sağlıklı hayat merkezlerine tek tıkla ulaşım mümkün!

Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde sağlıklı hayat merkezleri için MHRS üzerinden randevu almayı sağlayan yeni düzenlemeyi hayata geçirdi. Düzenleme ile tütün bağımlılığından kurtulmak, psikolojik destek almak, gebelik süreci hakkında bilgi sahibi olmak, diyetisyen ya da çocuk gelişimi danışmanlığı hizmeti almak isteyen vatandaşlar, MHRS ile istediği sağlıklı hayat merkezinden randevu alabilecek. Konuyla ilgili açıklamalarda Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, uygulamanın Bursa’daki 14 sağlıklı hayat merkezini de kapsadığını dile getirdi. Sağlıklı hayat merkezlerinin aile hekimliği sistemini güçlendirerek, birçok koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırdığını belirten Uzm. Dr. Çetin, böylece hastanelerin yükünü hafiflettiğine dikkat çekti. Hedef yaşam kalitesini yükseltmek Bu merkezlerin toplumun yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırmayı amaçladığını ifade eden Çetin, "Sağlıklı hayat merkezlerinde; diyetisyen rehberliğinde sağlıklı beslenme danışmanlığı, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırılması, sağlıklı gebelik için eğitim programları, bireyin tütün ve benzeri zararlı alışkanlıklardan kurtulması için poliklinik hizmetleri, psikolojik danışmanlık hizmeti ve çocuk gelişim hizmetleri gibi koruyucu sağlık hizmetleri profesyonel sağlık ekipleri tarafından verilmektedir." şeklinde konuştu. Sağlıklı hayat merkezlerinin MHRS’ye entegre edilmesi ile birlikte vatandaşların ulaşımının daha da kolaylaştığını vurgulayan Çetin, "Bu hizmetlerden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız MHRS üzerinden randevu oluşturabilecek. Bu vesile ile tüm vatandaşlarımızı sağlıklarını korumak ve geliştirmek için sağlıklı hayat merkezlerine davet ediyorum." ifadelerini kullandı.

İl Sağlık Müdürlüğü’nden BUÜ’ye özel sertifika Haber

İl Sağlık Müdürlüğü’nden BUÜ’ye özel sertifika

BUÜ, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan kapsamlı değerlendirme ve denetimler sonucunda Bursa genelinde nadir olarak verilen Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri belgesi almayı başardı. BUÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na bağlı Beslenme Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar; sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi, fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve çalışanların yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik birçok uygulamayı kapsıyor. Rektör Yılmaz’dan "Bilinçli Gençlik" vurgusu Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, belgenin "HealthyCampus" (FISU) ve "Spor Dostu Kampüs" hedeflerine giden yolda önemli bir ilk adım olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Öğrencilerimizin sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşviki, fiziksel aktivitenin yaşam kültürüne yerleşmesi ve çevreye duyarlı sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması amacıyla çok sayıda faaliyet yürütüyoruz. Sağlık, Kültür ve Spor Başkanlığımız genelinde gerçekleştirilen etkinliklerin İl Sağlık Müdürlüğümüz nezdinde son derece özel bir belge ile taçlandırılması hepimizi mutlu etmiştir. Öğrencilerimizden tutun da akademik ve idari personelimize kadar tüm paydaşlar için daha sağlıklı, aktif ve çevreci bir kampüs yaşamı oluşturmayı arzu ediyoruz. Bu vesile ile çalışmalarımıza katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyor, belgemizin hayırlar getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. İl müdüründen tebrik ve teşekkür İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin de sertifikasyon sürecindeki kriterlerin oldukça ağır olduğuna işaret ederek; " Bu belge, Bursa'da kolaylıkla verilen bir sertifika değildir. Standart bir akreditasyonun çok ötesinde anlamlar taşımaktadır. Bakanlığımız nezdinde de son derece kıymetli bir iş olarak görülmektedir. Bu ağır kriterlere rağmen yükün altına giren ve alnının akıyla çıkan üniversite yönetimini hassasiyetleri için tebrik ediyoruz. Bundan sonraki belge süreçlerinde de Bursa Uludağ Üniversitesi’nin gayretli çalışmalarını herkese referans olarak göstereceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.