SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlıklı Beslenme

YENİŞEHİR YÖREM - Sağlıklı Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Kurban etini 1 gün bekletin" uyarısı Haber

"Kurban etini 1 gün bekletin" uyarısı

Bayramlarda ziyaretler sebebiyle öğün saatlerinde değişiklikler olabildiğini söyleyen Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Beslenme düzenimizdeki değişikliklere rağmen tedbir alınmazsa, bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır. Kurban Bayramı'nın en önemli özellikleri arasında kavurma, tatlı ve çikolata ikram edilmesi vardır. Et, vücudumuzun yapı taşı olan proteinlerin en önemli kaynağıdır. İçerdiği iyi kalitedeki proteinlerin yanı sıra yağ, minerallerden demir, magnezyum, çinko ve vitaminlerden B12, B6, B1 ve A vitaminlerini içerir. Fakat kırmızı et, C ve E vitaminini içermez. Bu sebeple etin sebzelerle pişirilmesi veya yanında sebzelerin de tüketilmesi, sağlıklı beslenme için gereklidir ve önemlidir" diye konuştu. Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, ızgara veya haşlamanın sağlıklı pişirme yöntemleri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Bu iki teknikle yapılan et yemeklerinin yanında bol yeşillikli ve limon soslu, az yağlı salatalar veya etli sebze yemekleriyle birlikte tercih edilmesi gerekir. Kavurma ve kızartma yöntemiyle pişirilen et yemeklerini mümkün olduğunca az tüketmek sağlık açısından daha doğrudur. Çünkü bu iki yöntemle hazırlanan yemekler hem sindirim açısından zorluklara yol açar hem de vücudumuzda vitamin ve mineral kaybına yol açarlar. Kesilen etler de, derin dondurucuda 1 gün bekletilmelidir. Etler, küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk bölümünde eksi 2 derecede 5 gün veya derin dondurucuda eksi 18 derecede 3 ay saklanabilir. Et potansiyel riskli besin olduğu için çözdürüldükten sonra hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Çözdürülecek etin kolaylıkla bozularak zararlı hale gelmesini önlemek için oda ısısında açıkta değil, derin dondurucudan çıkartıldıktan sonra buzdolabında alt raflarda çözdürülmesi sağlanmalıdır."

Kurban bayramı’nda sağlıklı beslenmenin püf noktaları Haber

Kurban bayramı’nda sağlıklı beslenmenin püf noktaları

Bursa, Kurban Bayramı’nda sofralarda kırmızı et ve tatlı tüketiminin arttığını belirten Nev Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Enes Çağrı Kaleli, bayram sürecinde yasaklarla değil dengeyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Kaleli, "Amaç kendimizi mahrum bırakmak değil, porsiyon kontrolünü sağlayarak sağlıklı bir bayram geçirmek" dedi. "Kurban eti tüketiminde porsiyon uyarısı" Kırmızı etin yüksek doymuş yağ ve kolesterol içerdiğine dikkat çeken Dyt. Enes Çağrı Kaleli, günlük et tüketiminin 100-150 gramı geçmemesi gerektiğini ifade etti. Özellikle kolesterol, tansiyon ve gut hastalarının daha dikkatli olması gerektiğini belirten Kaleli, "Yaklaşık 3-4 köfte büyüklüğündeki porsiyon ideal kabul ediliyor" diye konuştu. "Et mutlaka dinlendirilerek tüketilmeli" Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin sindirim problemlerine yol açabileceğini söyleyen Kaleli, etin en az 24 saat buzdolabında dinlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kaleli, "Ette oluşan ölüm sertliği hem pişmesini zorlaştırır hem de sindirimi olumsuz etkiler. Dinlendirilmiş et mide ve bağırsak sağlığı açısından çok daha uygundur" dedi. "Pişirme yöntemine dikkat" Kavurma yapılırken ekstra yağ kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Kaleli, "Et kendi yağıyla pişirilmeli. Izgara, haşlama ve fırınlama yöntemleri tercih edilmeli. Mangal yapılacaksa etin kömürleşmemesine dikkat edilmeli" ifadelerini kullandı. "Etin yanında mutlaka salata tüketin" Et tüketiminin yanında lifli besinlerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Kaleli, bol limonlu mevsim salatasının sindirimi desteklediğini söyledi. C vitamininin demir emilimini artırdığını belirten Kaleli, "Salataya limon sıkılması veya yanında yeşil biber tüketilmesi oldukça faydalı. Yemekten hemen sonra içilen çay ve kahve ise demir emilimini azaltıyor" dedi. "Tatlı tüketiminde "tadımlık" önerisi" Bayram ziyaretlerinde şerbetli tatlı tüketiminin kontrolsüz şekilde artabildiğini belirten Dyt. Enes Çağrı Kaleli, vatandaşlara porsiyon kontrolü önerdi. Kaleli, "Her ikramı tamamen tüketmek yerine tadımlık miktarlarda yemek ya da porsiyonu paylaşmak daha sağlıklı bir yöntem olacaktır" diye konuştu. "Su tüketimi ve yürüyüş önerisi" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Kaleli, günlük en az 2.5-3 litre su içilmesini tavsiye etti. Çay ve kahvenin su yerine geçmediğini ifade eden Kaleli, akşam yemeklerinden sonra yapılacak yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştıracağını söyledi. "Önemli olan dengeyi koruyabilmek" Bayramda bir öğünde fazla kaçırmanın büyük bir sorun olmadığını ifade eden Kaleli, "Önemli olan ertesi gün kendinizi cezalandırmak değil, sağlıklı beslenme düzenine kaldığınız yerden devam etmek. Bayram, sevdiklerimizle geçirilen özel bir zaman dilimi" açıklamalarında bulundu.

BTÜ Akdeniz’in baklagillerini yeni nesil gıdalara dönüştürüyor Haber

BTÜ Akdeniz’in baklagillerini yeni nesil gıdalara dönüştürüyor

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), Avrupa Birliği destekli (European Commission PRIMA-Section 2) LEGACY (Legume-Based Innovation for a Sustainable and Culturally Rooted Mediterranean Protein Transition with Resilient Yield - Sürdürülebilir ve Kültürel Temellere Dayanan Akdeniz Protein Dönüşümü İçin Dayanıklı Verimli Baklagil Temelli Yenilikçi Yaklaşımlar) projesinde yer alarak sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Proje, Akdeniz bölgesinde bitki bazlı protein alternatiflerinin geliştirilmesini ve geleneksel baklagillerin yeniden değerlendirilmesini hedefliyor. İtalya koordinasyonunda yürütülen projede Türkiye ile birlikte İspanya, Yunanistan, Tunus, Cezayir, Fas, Mısır ve Portekiz’den üniversiteler ve araştırma kurumları yer alıyor. Türkiye’yi temsilen projede yürütücü olarak BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Araştırma Dekanı Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu ve araştırmacı olarak Doç. Dr. Ayşe Neslihan Dündar bulunuyor. Çevre dostu gıda işleme teknolojileri geliştirilecek LEGACY çalışması kapsamında nohut, bakla, mercimek ve acı bakla gibi Akdeniz’e özgü baklagiller kullanılarak sürdürülebilir ve besin değeri yüksek bitki bazlı gıda ürünleri ortaya konulacak. Proje çerçevesinde çevre dostu gıda işleme teknolojileri geliştirilecek, yeni bitki bazlı gıda prototipleri üretilecek ve bu ürünlerin besin değeri ile sağlık etkileri bilimsel olarak değerlendirilecek. Ayrıca tüketici farkındalığını artırmaya yönelik eğitim ve yaygınlaştırma faaliyetleri de yürütülecek. Yaklaşık üç yıl sürecek LEGACY projesiyle, Akdeniz bölgesinde sürdürülebilir tarımın desteklenmesi, yerel protein kaynaklarının güçlendirilmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi sağlanacak. Akdeniz’in geleneksel baklagilleri geleceğin protein kaynağına dönüşüyor LEGACY projesinin özellikle son yıllarda hızla büyüyen bitki bazlı protein alanına Akdeniz’e özgü bir yaklaşım kazandırmayı hedeflediğini kaydeden Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu, "Proje ile hem çevresel etkisi düşük hem de besin değeri yüksek yeni gıda ürünlerinin geliştirilmesini planlıyoruz. Baklagilleri geleneksel Akdeniz tahıllarıyla birleştirerek burger, atıştırmalık ve protein bar gibi yeni nesil bitki bazlı gıdalar geliştireceğiz. Bu ürünlerin besin değeri, sindirilebilirliği ve sağlık üzerindeki etkileri bilimsel olarak test edilecek" dedi. İthal protein kaynaklarına bağımlılık azaltılacak Projenin yalnızca yeni gıda ürünleri geliştirmeyi değil, aynı zamanda tarım ve üretim süreçlerini de kapsadığını vurgulayan Doç. Dr. Sarıcaoğlu, "Baklagil üretiminde verimi artıracak sürdürülebilir tarım yöntemleri geliştireceğiz. Çevre dostu gıda işleme teknolojileri uygulayacağız. Yeni bitki bazlı gıda prototipleri üreteceğiz ve bunların sağlık ve beslenme etkilerini araştıracağız. Tüketici farkındalığını arıtacak ve eğitim programları düzenleyeceğiz. Bu çalışmalar sayesinde hem yerel tarım desteklenecek hem de ithal protein kaynaklarına bağımlılığı azaltmış olacağız" diye konuştu. Rektör Çağlar’dan tebrik BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitenin uluslararası araştırma projelerinde yer almasının önemine dikkat çekerek, "Dünyanın her yerinden görünen bir üniversite olma hedefimiz doğrultusunda Avrupa Birliği’nin önemli araştırma programlarından biri olan PRIMA kapsamında yürütülen bu projede yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu tür uluslararası iş birlikleri hem bilimsel kapasitemizin gelişmesine hem de üniversitemizin küresel ölçekte görünürlüğünün artmasına önemli katkı sağlıyor. Sürdürülebilir gıda sistemleri ve bitki bazlı protein kaynakları gibi geleceğin kritik alanlarında gerçekleştirilen bu çalışma, bilimsel üretimin yanı sıra toplumsal fayda açısından da büyük değer taşıyor. Projede ülkemizi ve üniversitemizi başarıyla temsil eden değerli akademisyenimiz Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu’nu ve proje ekibini tebrik ediyorum" dedi.

Zeytin kültürü minik şeflerle geleceğe taşınıyor Haber

Zeytin kültürü minik şeflerle geleceğe taşınıyor

Daha önce Dereköy İlkokulu ve Umurbey İlkokulu’nda yoğun ilgi gören proje, Orhangazi’de de öğrencilerin büyük heyecanı ve katılımıyla hayata geçirildi. Etkinlikte minik şefler, zeytini farklı tariflerle buluşturarak hem öğrendi hem de keyifli anlar yaşadı. Programa; Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Orhangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Şanlıtürk, Orhangazi İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Murat Taşan, Orhangazi Atatürk İlkokulu Müdürü Behlül Koçcaz, Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik Yönetim Kurulu Üyesi Remzi Bayram, Marmarabirlik Genel Müdürü Mehmet Ertaş, Marmarabirlik Mali ve İdari İşler Direktörü Murat Kocaman ve Marmarabirlik Orhangazi Kooperatif Başkanı Hüseyin Sevdi katıldı. Etkinliğin odağında yer alan Bursa gastronomisinin önemli isimlerinden Tuncay Şef, sınıf ortamında adeta bir mutfak kurgulayarak minik şeflerle birlikte zeytinli tarifler hazırladı. Uygulamalı anlatımıyla çocuklara rehberlik eden Tuncay Şef, tariflerin püf noktalarını paylaşırken öğrencilerin sürece aktif katılımı etkinliğe ayrı bir dinamizm kattı. Programda konuşan Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, zeytinin yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda köklü bir kültürün parçası olduğuna dikkat çekerek, "Gelecek nesillere zeytin sevgisini aşılamak, üretimin değerini anlatmak ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını küçük yaşta kazandırmak amacıyla bu projeyi sürdürüyoruz" dedi. Proje kapsamında öğrencilerin hazırladığı zeytinli tarifler büyük beğeni toplarken, minik şeflerin ortaya koyduğu çalışmalar etkinliğin en dikkat çeken anları arasında yer aldı. Marmarabirlik yetkilileri, projenin önümüzdeki dönemde farklı okullarda da devam edeceğini belirterek, çocukların eğlenerek öğrenmesini sağlarken yerli ürünlere yönelik farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

BTSO’dan binlerce öğrenciye güvenilir gıda eğitimi Haber

BTSO’dan binlerce öğrenciye güvenilir gıda eğitimi

Çocukların güvenilir gıdalarla dengeli ve sağlıklı beslenmesini sağlamak ve israfın azaltılmasına destek olmak amacıyla BTSO öncülüğünde hayata geçirilen "Güvenilir Gıda Tüketelim- Sağlıklı Beslenelim, İsrafı Önleyelim" projesi Yıldırım Erguvan İlkokulu Konferans Salonu’ndaki açılış toplantısıyla başladı. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan ile öğretmenler katıldı. Öğrencilerle birlikte gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, gıda tüketimi ve israf konusundaki farkındalığı artırmak istediklerini söyledi. Bu kapsamda çocukların bilinçlendirilmesinin çok kıymetli olduğunu belirten Hakan Batmaz, "Güvenilir gıda demek, yediğiniz her lokmanın arkasında bir güvenlik süreci olması demektir." dedi. "Hayatımızın her alanında bilinçli olmalıyız" İsraf konusunun da bir kural değil bir saygı meselesi olduğunu ifade eden Batmaz, "Tabağınızda bıraktığınız her lokma, o gıdanın yetişmesi için harcanan emeğe, suya ve doğanın bize sunduğu imkânlara karşı bir sorumluluktur. İhtiyacımız kadarını almak ve tabağımızı bitirmek hem emeğe hem de doğaya duyulan saygının en temel göstergesidir. Bu bilinci hayatınızın bir parçası haline getirdiğinizde sadece yeme alışkanlığınızı değil, aynı zamanda dünyaya bakışınızı da çok daha sorumlu bir noktaya taşımış olursunuz." diye konuştu. "İsraftan kaçınmak hepimizin sorumluluğu" BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan, sağlıklı beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri doğru miktarda almak ve güvenilir gıdaları tercih etmek anlamına geldiğini belirterek, "Dünyanın bazı bölgelerinde çocuklar yeterli gıdaya ulaşamazken, bazı yerlerde yiyeceklerin gereğinden fazla tüketilmesi ya da israf edilmesi hem kaynakların boşa gitmesine hem de sağlıksız yaşam alışkanlığına yol açmaktadır. Bu dengesizlik, zamanla hem bireysel sağlığımıza hem de toplumsal duyarlılığımıza zarar verir. Bu yüzden sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve israftan kaçınmak hepimiz için büyük bir sorumluluktur. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bu konularda bilinçlenmesi için eğitim ve farkındalık çalışmalarına ihtiyaç var." dedi. "Ödüllü resim yarışması ile farkındalık artacak" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası liderliğinde hayata geçirdikleri proje ile bu alandaki farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade eden Sayılgan, "Kamu kurumları ve üniversitelerimizin katkılarıyla beşincisini düzenlediğimiz proje kapsamında bu yıl 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik eğitimler gerçekleştirerek 50’den fazla okulda binlerce öğrenciye ulaşmayı planlıyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin öğrendiklerini pekiştirmeleri ve farkındalıklarını artırmaları amacıyla ödüllü bir resim yarışması da düzenliyoruz. Tüm öğrencilerimizi de bu yarışmaya katılmaya davet ediyoruz. Bu düşüncelerle proje paydaşlarımıza, okul yöneticilerimize, eğitmenlerimize ve tüm öğrencilerimize teşekkür ediyor, eğitimin faydalı ve verimli geçmesini diliyorum." dedi. Projede İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi tarafından görevlendirilen toplam 14 eğitmen öğrencilere güvenilir gıda, sağlıklı beslenme ve israf konusunda önemli bilgiler aktaracak.

Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yolları Haber

Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yolları

Kış aylarında yavaşlayan metabolizmanın baharın gelişine ayak uyduramamasından kaynaklanan bahar yorgunluğu, ortalama iki-üç hafta süren halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik haliyle kendini gösteriyor. Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Serdal Baysal, bahar yorgunluğunun belirtilerini şöyle anlattı: "Boyun, sırt, omuz ve yaygın eklem ağrıları, mide bağırsak sisteminde değişikliğe bağlı olarak mide ağrıları, şişlik, gaz, kabızlık ve ishal, iştah değişiklikleri, nöropsikiyatrik değişikliklere bağlı olarak sinirlilik, baş ağrısı, sıkıntı, uyku düzensizlikleri, cilt, kalp, tansiyon ve şeker hastalıklarında artış görülür. Bahar aylarında havadaki ısı, ışık, nem ve havadaki iyon değişikliklerine bağlı olarak insan metabolizmasında da değişiklikler olur. Hormonal değişikliklere bağlı olarak mide şikayetlerinde artış veya mide hastalıklarının nüksü, tansiyon ve şeker regülasyonunda bozulma görülebilir. Yine bahar aylarındaki hareket ve beslenme alışkanlığındaki değişiklik de bahar yorgunluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir." Baharda vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı artar Uzm. Dr. Serdal Baysal, açık havada yürüyüş yaparak, günlük duş almak, bol sıvı tüketmek, az ve sık aralıklarla beslenmek, vitamin ve mineral içeriği zengin içecek ve yiyecekler tüketmek, hobilerle uğraşmak, müzik dinlemek, sigara, alkol ve kafein içeren gıda tüketimini azaltmakla bahar yorgunluğundan korunalabileceğini kaydetti. Bahar yorgunluğuna karşı düzenli egzersiz, stres ve gürültüden uzak durma, manyetik ortamlardan uzak durma, cep telefonu ile uzun süre konuşmama, sağlıklı beslenme, düzenli ve yeterli sıvı tüketme, kola, alkol, çay ve kafein gibi metabolizmamızı uyaran sıvıları fazla tüketmeme gibi önlemlerin de alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Baysal, şöyle devam etti: "Vücudun susuz kalması susuzluğun düzeyi ile bağlı olmakla birlikte yorgunluktan komaya kadar değişen ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Düzenli egzersiz olarak sabah veya akşam yürüyüşleri, bisiklet kullanma, jimnastik yapılabilir. Bahar aylarında vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı arttığı için bol sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak havalarda artan su ihtiyacı nedeniyle günlük 2-3 litre sıvı alınmalı, alkollü ve kafeinli içecekler mümkün olduğunca az tüketilmeli, karbonhidratlı gıdalar yorgunluk ve dikkatsizliğe neden olduğu için az tüketilmeli. Ağır yemekler yerine sebzeli ve zeytinyağlı gıdalar tercih edilmeli, kavurma ve ızgara etler yerine de haşlama etler tüketilmelidir. Yorgunluk, bir hastalık değil bir şikayettir. Birçok hastalıkta yorgunluk ilk bulgu olabilir, bu nedenle uzun süren yorgunluklarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı."

Karacabey Belediyesi'nden öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi Haber

Karacabey Belediyesi'nden öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi

Karacabey Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Özge Gündoğan, verdiği seminerde gençlere sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazanılmasının önemini anlattı. Seminerde öğrenciler; obezitenin sağlık üzerindeki etkileri, diyabet riskleri ve ergenlik döneminde dengeli beslenmenin önemi hakkında bilgilendirildi. Gündoğan, doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem de zihinsel gelişim için büyük önem taşıdığını vurguladı. Okullarda eğitimler sürüyor "Sağlıklı Beslenme Yolculuğum" projesi kapsamında ilkokuldan liseye kadar birçok öğrenciye yönelik eğitimler devam ediyor. Diyetisyen Özge Gündoğan tarafından verilen eğitimlerde; sağlıklı tabak modeli, beslenme çantası hazırlama, gıda okuryazarlığı, obezite ve önlenebilir hastalıklar ve gıda zehirlenmelerinden korunma gibi pek çok konuda öğrencilere kapsamlı bilgiler veriliyor. Ücretsiz diyet danışmanlığı hizmeti Öte yandan Karacabey Belediyesi, vatandaşlara yönelik ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetine de devam ediyor. Belediye hizmet masaları aracılığıyla yapılan başvurular doğrultusunda oluşturulan randevular kapsamında danışanlara kişiye özel beslenme programları hazırlanıyor. Süreç, düzenli kontrol seanslarıyla yakından takip edilerek sürdürülebilir sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırılması hedefleniyor. Karabatı: "Sağlıklı nesiller geleceğimizin teminatı" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, gençlerin sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmesi için bu tür eğitimlerin büyük önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerimizin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, hem toplum sağlığı hem de geleceğimiz açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle özellikle okul çağındaki çocuklarımızda doğru ve dengeli beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasını çok önemsiyoruz. 4 Mart Dünya Obezite Günü vesilesiyle düzenlenen bu eğitimler sayesinde öğrencilerimizin obezite, diyabet ve sağlıklı yaşam konularında bilinçlenmesini hedefliyoruz. Karacabey Belediyesi olarak yalnızca altyapı ve sosyal hizmetlerde değil, toplum sağlığını ilgilendiren konularda da aktif çalışmalar yürütüyoruz. Diyetisyenimiz tarafından verilen eğitimlerle çocuklarımızın ve gençlerimizin doğru beslenme konusunda farkındalık kazanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda vatandaşlarımıza sunduğumuz ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetiyle de sağlıklı yaşam konusunda destek olmaya devam ediyoruz. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin daha bilinçli, sağlıklı ve güçlü bireyler olarak yetişmesi için eğitim ve farkındalık çalışmalarımızı önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdüreceğiz."

“ Küçükbaş hayvancılık organik destek kapsamına alınmalı ” Haber

“ Küçükbaş hayvancılık organik destek kapsamına alınmalı ”

Hayvan refahının sürdürülebilir üretimin temel anahtarı olduğunu vurgulayan Çelik, et ve süt verimliliği ile kalitesinin artırılmasının ancak sağlıklı beslenme, hijyenik barınma koşulları ve stresten uzak doğal yetiştirme ortamlarıyla mümkün olacağını ifade etti. Çelik, “Verim ve kaliteyi artırmanın yolu, hayvan refahını merkeze alan üretim modelinden geçmektedir” dedi. Küçükbaş hayvancılıkta özellikle düşük yavru kayıpları ile erken kuzu ve oğlak ölümlerinin sektörde ciddi kayıplara yol açtığını belirten Çelik, bu sorunun çözümü için saha temelli projelerin, üretici eğitim programlarının ve teknik destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunmasının artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Çelik, toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim ihtiyacının her geçen gün arttığını kaydetti. Kırmızı et tüketiminde daha sağlıklı bir yönelimin teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çelik, koyun ve keçi etinin doğal beslenme koşulları sayesinde yüksek protein değeri ve sağlıklı yapısıyla öne çıktığını ifade etti. Çelik, birçok ürüne organik tarım desteği verildiğini ancak doğada serbest şekilde beslenen, laboratuvar üretimine dayanmayan ve tamamen doğal şartlarda yetişen küçükbaş hayvanların organik destekleme kapsamı dışında bırakılmasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Çelik Küçükbaş hayvancılığın ağır ve caydırıcı şartlara tabi tutulmadan doğrudan organik destekleme kapsamına alınması gerektiğini belirtti. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunan Çelik, küçükbaş hayvancılığın doğrudan organik destek kapsamına alınmasını, koyun ve keçi etinin besin değeri ve sağlık açısından üstün yönlerinin kamu spotlarıyla topluma anlatılmasını, küçükbaş et tüketimini artırmaya yönelik ulusal bilinçlendirme kampanyalarının başlatılmasını ve üreticiyi koruyacak sürdürülebilir teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesini talep etti. Küçükbaş hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını ifade eden Çelik, sektörün kırsal kalkınmanın, gıda güvenliğinin ve sağlıklı nesillerin teminatı olduğunu söyledi. Çelik, “Bugün küçükbaş hayvancılık, ithalata dayalı kırmızı et politikalarına karşı yerli ve milli üretimin en güçlü sigortasıdır. Doğru destek modeliyle Türkiye bu alanda sadece kendi ihtiyacını karşılayan değil, ihracat potansiyelini artıran bir ülke konumuna yükselebilir” değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya; Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aliye Aras, Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Ali Akyıldız, Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Tarım ve Sosyal Projelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Baş, Denetleme Kurulu Üyesi Süleyman Tanrıverdi ve Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Halit Kanca katıldı. Çelik, açıklamasını “Üreticimizin emeğini koruyan, halkımızın sağlıklı gıdaya erişimini önceleyen ve ülkemizin küçükbaş hayvancılık potansiyelini en üst seviyeye taşıyacak her adımda birlik içinde hareket etmek zorundayız. Diyerek, sözlerini tamamladı.

Bursa Büyükşehir, "Sağlığı Geliştiren Belediye" ünvanını yeniledi Haber

Bursa Büyükşehir, "Sağlığı Geliştiren Belediye" ünvanını yeniledi

"Güçlenen, Güvenli, Gelişen, Geçinen ve Gülümseyen Bursa" vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, SAGEB programının teknik gerekliliklerini, vatandaş odaklı ve kapsayıcı bir kent yönetimi anlayışıyla bütünleştirdi. 'Bursa Taahhüdü' ile global düzeyde sağlıklı şehirler hareketine yön veren Büyükşehir, aktif yaşam merkezlerinden evde bakım ve ambulans hizmetlerine, Sağlık Otobüsü projesinden herkes için erişilebilir kent uygulamalarına, madde bağımlılığıyla mücadele ve psikolojik destek hizmetlerinden sağlıklı beslenme ve yaşam hizmetlerine kadar pek çok alanda halk sağlığını önceleyen projelere imza atarak 'Sağlığı Geliştiren Belediye' olma ünvanını 3 yıl daha yeniledi. "Halk sağlığını önceleyen bir anlayışa sahibiz" Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak 'Sağlığı Geliştiren Belediye' belgesini sürdürülebilir olma özelliği ile ikinci kez tescillediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Bursa'da yaşayan tüm vatandaşların sağlıklı birer birey olmalarını önemsediklerini ve bu amaç doğrultusunda projeler üretmeye devam ettiklerini söyledi. Başkan Bozbey, "Halk sağlığına önceleyen bir anlayışına sahibiz. Yerel yönetimler olarak vatandaşlarımıza sahip çıkma sorumluluğundayız. Ayrıca tüm ekibimizle birlikte, kentimizdeki sağlık alanındaki tüm olumsuzluklara karşı durmaya, sorunları en aza indirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Belgemizin 3 yıl için daha tescillenmesi son derece kıymetli. Bu başarının elde edilmesine katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.