SON DAKİKA
Hava Durumu

#Risk Analizi

YENİŞEHİR YÖREM - Risk Analizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Analizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTÜ konut ve zeminin deprem riskini önceden gösteren sistem geliştirdi Haber

BTÜ konut ve zeminin deprem riskini önceden gösteren sistem geliştirdi

BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı ve 15 kişilik ekibi Bursa'nın depremselliği konusunda yıkıma neden olabilecek zemin sıvılaşmasıyla ilgili yeni bir proje geliştirdi. Araştırma ekibi, saha çalışmaları sırasında, Bursa'nın depremselliğini, zemin sıvılaşması olan bölgeleri, üstyapı (bina) risk analizi, yumuşak zemin etkisi, yerleşim bölgesindeki yer altı su seviyesi, mevcut binanın yapım yılı, binanın fay hattına uzaklığı ve depreme dayanıklılığı gibi verileri tek bir portalda topladı. Yaklaşık 3 yıllık bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilen sistem sayesinde vatandaşlar, tek tuşla bulunduğu ev veya iş yerinin durumunu öğrenebilecek, bina yapılacak parsellerdeki zemin bilgilerini sorgulayabilecek. Sistem ücretsiz hizmet veriyor Şu an için Bursa'nın Yıldırım ilçesindeki bazı mahallelerde aktif olan, "www.depremzeminsorgulama.com" adresinden ulaşılabilen sistem, ücretsiz hizmet veriyor. BTÜ akademisyenlerinin geliştirdiği bu sistemin, Bursa'nın tamamı ve diğer illerde de yapılacak çalışmaların ardından sisteme yüklenecek raporlamayla Türkiye geneline yayılması hedefleniyor. "Kamu kurumlarına bir yol haritası olacak" Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, sistemin Yıldırım ilçesinin bazı mahallelerinde pilot uygulamasının tamamlandığını belirterek, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören ve yıkılan 3 binden fazla binayı incelediklerini söyledi. Buradan farklı zemin türlerinden elde edilen verilerle Bursa’nın risk haritasını oluşturmaya başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Avcı, geliştirilen yazılımın kamu kurumları ve vatandaşların erişimine açık şekilde tasarlandığını vurguladı. Prof. Dr. Avcı, yazılım sayesinde zemin sıvılaşması, heyelan riski ve binaların depremde alabileceği hasar durumuna ilişkin net veriler sunulduğunu, bu sayede özellikle belediyelerin ruhsat ve planlama süreçlerinde sağlıklı kararlar alabileceğini kaydetti. Konut satın almak isteyenler binanın risk analizini görebilecek Mahalle, ada ve parsel bazında sorgulama yapılabilen sistemle konut satın almak veya kiralamak isteyenlerin bina ve zemin bilgilerine kolayca ulaşabileceğini belirten Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yazılımda zemin özellikleri, sıvılaşma durumu, yer altı su seviyesi, fay hatlarına yakınlık ile binanın yapım yılı, kat sayısı ve taşıyıcı sistemine ilişkin bilgilerin görüntülenebildiğini söyledi. Avcı, riskli alanlar için zemin etüdü ve deprem performans analizi gibi önerilerin de sunulacağını, tüm verilerin raporlanarak vatandaşların depreme dayanıklı binaları tercih etmelerine imkân sağlanacağını ifade etti. Türkiye’de yapılmış tek çalışma Bugüne kadar 3 binin üzerinde zemin etüdü bilgisi topladıklarını bildiren Avcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Bursa'nın tamamının haritalandırılmasının ardından talep gelen illerin de risk haritasını çıkaracağız. Bu, Türkiye'de yapılmış tek çalışma. Bu yüzden oldukça önem arz ediyor. Bir an önce depreme uyumlu hale gelmemiz lazım. Vatandaşlarımızla, devletle bir arada olup önce mevcut durumu görmemiz gerekiyor. Ondan sonra da bir an önce yol haritası çizmemiz lazım. Bunun için de devlet ve vatandaşlarımız el birliği içinde hızlı bir şekilde dönüşüme gitmemiz lazım." Rektör Çağlar: "Bilimsel birikimimizi toplumsal faydaya dönüştürüyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "şehirle ve toplumla bütünleşen üniversite" vizyonu doğrultusunda geliştirilen bu tür projelerin, bilginin doğrudan toplumsal faydaya dönüşmesinin en somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Geliştirilen yazılımın, vatandaşların yaşadıkları binaların ve zeminlerin deprem riskini kolayca öğrenmesine imkân tanıyarak bilinçli kararlar almalarına katkı sağladığını belirten Rektör Prof. Dr. Çağlar, "BTÜ olarak yalnızca akademik üretimle değil, şehirlerimizin ve insanımızın güvenliğine dokunan çalışmalarla da sorumluluk alıyoruz. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından depreme dayanıklı yapılar, zemin güvenliği ve afet risklerinin azaltılmasına yönelik birçok proje geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Bilimsel bilgiyle şehirlerimizi daha güvenli hale getirmek, üniversitemizin temel öncelikleri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.

Başkan Çavuşoğlu: "Kadına yönelik şiddet dünyanın ortak meselesidir" Haber

Başkan Çavuşoğlu: "Kadına yönelik şiddet dünyanın ortak meselesidir"

AK Parti Bursa İl Başkanlığı, '25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü' çerçevesinde kadın üyeler ve vatandaşlarla bir araya geldi. AK Parti Bursa Kadın Kolları Başkanı İmren Çavuşoğlu, yaptığı basın açıklamasında kadına yönelik şiddetin asla ve asla kabul edilemez bir insanlık suçu olduğunu söyledi. Çavuşoğlu yaptığı konuşmada şu cümlelere yer verdi: "25 Kasım, kadına yönelik şiddete karşı yükselen kararlılığımızı, dayanışmamızı ve sorumluluk anlayışımızı simgeleyen bir gündür. Ancak biz bu mücadeleyi sadece bir günle sınırlamıyoruz. Biz bu davayı, kadının izzetini, çocuklarımızın geleceğini, ailenin onurunu, milletimizin dirliğini koruma davası olarak görüyoruz. Kadına yönelik şiddet, kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin, hangi gerekçeye sığınılırsa sığınılsın, asla ve asla kabul edilemez bir insanlık suçudur. Bugün Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadele, bir iyi niyet beyanından ibaret değildir, bilakis AK Parti iktidarlarının tam 23 yıldır adım adım inşa ettiği bir devlet politikasıdır. 2002 seçim beyannamemizde kadına yönelik şiddetle mücadeleyi açıkça ortaya koyarak bu alanda kapsamlı bir dönüşüm başlattık. Aradan geçen 23 yılda hukuki altyapıyı güçlendirdik, cezai yaptırımları artırdık, koruyucu ve önleyici mekanizmaları yaygınlaştırdık. Hukuki çerçeveye baktığımızda, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, bizim dönemimizde çıkarılmış, kadına yönelik şiddetle mücadelede tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Avrupa'nın pek çok ülkesinde koruma kararları için haftalarca beklenirken, Türkiye'de 6284 sayesinde, elektronik kelepçe, uzaklaştırma tedbirlerinin yanı sıra barınma, psiko-sosyal destek gibi mekanizmalar derhal devreye sokulabilmektedir. Elbette hiçbir kanun, tek başına toplumsal bir sorunu sihirli değnekle çözemeyecektir. Ancak AK Parti iktidarları, 'kadına yönelik şiddetle mücadelede hukuki, kurumsal ve fiilî korumayı en üst seviyeye çıkaran iktidar' olarak tarihe geçmiştir. Bugün elimizde sadece kanunlar değil, aynı zamanda güçlü bir strateji ve koordinasyon yapısı vardır. 25 Kasım 2023 tarihinde yürürlüğe giren "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, devletin en üst makamından "Bu ülkede kadına yönelik şiddete sıfır tolerans" beyanının yazılı bir belgesidir." On İkinci Kalkınma Planı'nda, kadınların güçlenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele, planın ana eksenlerinden biri hâline getirildiğini belirten Çavuşoğlu, "Böylece kadının eğitime, istihdama, karar alma mekanizmalarına katılımı, her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması, devletin kalkınma vizyonunun vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. Kurumsal tarafta da çok net bir tablo vardır. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kurularak daha etkin ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulmuştur. AK Parti döneminde kadına yönelik şiddetle mücadele, kanunlardan kalkınma planına, Cumhurbaşkanlığı genelgelerinden koordinasyon kurullarına kadar bütünüyle kurumsallaşmış ve bütüncül bir devlet politikası hâline gelmiştir. Ancak biz sadece kâğıt üzerinde düzenleme yapan bir siyasi hareket değiliz. Biz sahaya inen, sonuç üreten bir siyasi hareketiz. KADES bunun en somut örneklerinden biridir. Kadınların hayatına doğrudan dokunan bir güvenlik zırhıdır. 8 milyon 990 bin kadın tarafından indirilmiş, ihbarlar tek tuşla alınmış, kolluk birimlerimiz olay yerlerine ortalama 6 dakika kadar kısa bir sürede ulaşarak koruyucu ve önleyici tedbirleri hayata geçirmiştir. ŞÖNİM ve kadın konukevleri de bu mücadelenin omurgasıdır. Ülke genelinde, ŞÖNİM'ler 24 saat, başvuran her kadına barınma, rehberlik, psiko-sosyal destek, hukuki yönlendirme ve izleme-takip hizmetleri sunmakta, kadın konukevleri ve ilk kabul birimleriyle birlikte, şiddet mağduru kadınlara ve beraberindeki çocuklara güvenli bir sığınak olmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadele merkezleri, sosyal hizmet merkezleri, aile destek merkezleri, il ve ilçe düzeyindeki kadın irtibat noktalarıyla mahalle mahalle, sokak sokak yaygınlaştırılmıştır" dedi. "Bu plan, kadınların güvenliği için kurumsal kapasiteyi derinleştirirken toplumsal katılımı da güçlendiren bir vizyonla tasarlanmıştır" Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) çerçevesinde 208 bin 525 hanede kadına yönelik şiddetle mücadele hakkında yüz yüze bilgilendirme görüşmeleri yapıldığını belirten Çavuşoğlu, "Ayrıca ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı üzerinden yapılan her başvuruda uzman ekipler tarafından, risk altındaki kadınlara anlık ve bütüncül destek sağlanmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik aşama olan "veriye dayalı politika üretimi" için bu yıl yeni bir döneme giriyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanacak olan 2026-2030 dönemini kapsayan 5. Ulusal Eylem Planı, dijital şiddet, risk analizi, erken uyarı sistemleri ve izlenebilir politikalara odaklanan çok boyutlu bir çerçeve sunmaktadır. Bu plan, kadınların güvenliği için kurumsal kapasiteyi derinleştirirken toplumsal katılımı da güçlendiren bir vizyonla tasarlanmıştır. AK Parti olarak diyoruz ki, bu kurumsal yapıyı, bu istatistikleri, bu sahadaki emeği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tam 23 yılda ilmek ilmek ördük. AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız. 81 ilde, 922 ilçede, milyonlarca kadına ulaşan yapımızla, hem farkındalık çalışmalarını yürütüyor hem de risk altındaki kadınlara destek olabilecek tüm mekanizmaların doğru şekilde işletilmesi için durmadan çalışıyoruz. Kadınların sesi olmak, ihtiyaçlarını devletimizin ilgili kurumlarına iletmek, politika üretmek ve çözüm mekanizmalarının güçlenmesine katkı sunmak en temel sorumluluğumuzdur. Bu doğrultuda Kadın Kolları olarak KADEM ile yaptığımız iş birliği kapsamında iki ayrı başlıkta "Güven Toplumunun İnşası: Şiddetin Anatomisi ve Çözüm Yolları" ile "İki İnsan" eğitim programlarını 81 ilde başlatıyoruz" diye konuştu. Kadınların her alanda güçlendirilmesi, şiddetle mücadelenin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Bu nedenle bir yandan koruma mekanizmalarını güçlendirirken bir yandan da kadınların ekonomik, sosyal ve toplumsal hayatta daha görünür ve güçlü olmasını sağlayacak politikalar üretmeye devam ediyoruz. Bu bilinçle, kadın istihdamını artıracak, girişimcilik fırsatlarını güçlendirecek, eğitim ve mesleki gelişim imkânlarını yaygınlaştıracak projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Bugün kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 36,6 seviyesine ulaştı, üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki oranı ise yüzde 20'yi aştı. Parlamentoda kadın milletvekili oranı yüzde 20'lere, kadın girişimcilerin oranı ise yüzde 18'lere ulaştı. Bu rakamlar, kadınların sadece aile ve özel hayatlarında değil, toplumsal karar alma süreçlerinde, iş dünyasında ve kamusal alanda da giderek daha güçlü bir şekilde var olduklarını göstermektedir. Kadına yönelik şiddet tüm dünyanın ortak meselesidir. Bu nedenle mücadelemiz evrensel bir mücadeledir. Bu çerçevede özellikle şunu vurgulamak isterim ki, Gazze, Doğu Türkistan ve Ukrayna başta olmak üzere kadın ve çocuklara yönelik her türlü saldırıyı lanetliyor, dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz. Bütün bu mücadele aynı zamanda bir zihniyet mücadelesidir. Kadın ve erkeğin her alanda birbirini tamamladığı bilinciyle buradan erkeklere de sesleniyoruz. Evinizde, iş yerinizde, sokakta, sosyal medyada, kadına yönelik sözlü, psikolojik, ekonomik, dijital ve fiziksel şiddete karşı ses çıkarın. Susan değil, duran değil, "dur" diyen olun. Bu mücadelede en büyük pay şüphesiz ki erkeklerindir. AK Parti Kadın Kolları olarak inancımızın, kültürümüzün ve medeniyetimizin asla kabul etmediği kadına yönelik şiddeti siyaset üstü bir mesele olarak değerlendiriyor, açık ve net bir şekilde reddediyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.