SON DAKİKA
Hava Durumu

#Piyasa

YENİŞEHİR YÖREM - Piyasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Piyasa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor Haber

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor

Türkiye'nin salçalık domates ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayan Karacabey'de, üretim sezonu öncesi hesaplanan maliyetler ile piyasa gerçekleri arasındaki farkı çiftçiyi düşündürüyor. Savaşın küresel piyasalar üzerindeki etkisiyle tırmanan girdi maliyetleri, 1,5 ay önce fabrikalarla yapılan 5 bin ile 5 bin 250 liralık taahhüt fiyatlarını yetersiz bıraktı. Savaş öncesi hesaplar altüst oldu Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, bölgedeki salça fabrikalarıyla masaya oturulduğunda dekara maliyetin 45-50 bin lira civarında öngörüldüğünü ancak gelinen noktada bu rakamın 55-60 bin liraya kadar yükseldiğini belirtti. Düzen, özellikle gübre fiyatlarındaki son bir yılda yaşanan yüzde 100’lük artış ve fide fiyatlarının tanesinin 40 liraya kadar çıkmasının çiftçinin hesaplarını karıştırdığını anlattı. Sözleşmeli tarım yerine "serbest ekim" Taahhüt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması nedeniyle bölge çiftçisinin bu yıl farklı bir strateji izleyeceğini belirten mDüzen, mevcut sözleşme fiyatlarına imza atmanın doğrudan "zarara imza atmak" anlamına geldiğini vurguladı. Düzen, bu sezon bölgede serbest ekimin (sözleşmesiz üretim) çok daha yaygın olacağını ifade ederek, Karacabey Ovası'nda bu yıl yaklaşık 80-90 bin dekar alanda ekim yapılmasının planlandığını kaydetti. Umut yüksek verimde Firmaların maliyet artışları ve ihracat sorunlarını gerekçe göstererek fiyat revizesine yanaşmamasının üreticiyi zorlu bir sürece ittiğini belirten Düzen, kış ve bahar aylarında düşen bereketli yağışların, tek umut kaynağı olarak görüldüğünü söyledi. Düzen, eğer iklim şartları olumlu gider ve dekara alınan verim ortalamaların üzerine çıkarsa, çiftçinin yüksek tonajla maliyet baskısını hafifletebileceğini ifade etti.

Talebe yetişmek için gece gündüz böyle altın üretiyorlar Haber

Talebe yetişmek için gece gündüz böyle altın üretiyorlar

Ramazan Bayramı öncesinde gram altın 7 bin lira seviyelerindeyken, global gelişmelerle gram fiyatı 6 bin liraya düştü. Fiyatların yeniden fırlayacağı düşüncesi ile talep yoğun olunca da kuyumculardaki bir gram, çeyrek ve yarım altın stokları tükendi. Bunun üzerine altın üretim tesisleri de vatandaşların talebine yetişmek için hummalı bir şekilde çalışıyor. "Altın yok dedikodusu gerçeği yansıtmıyor" Petroldeki yükseliş, doların artışı ve FED'in faiz kararlarıyla birlikte bu düşüşün yaşanabilecek bir durum olduğunu belirten Özbağ Kuyumculuk Genel Müdürü Aziz Sözeroğlu, yaşanan bu farkın ve yoğunluğun tamamen talep artışından kaynaklandığını belirterek şunları söyledi; "Son dönemde özellikle Kapalıçarşı başta olmak üzere piyasada yayılan 'altın yok' iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Altın yokluğu söz konusu değil. Bir kriz ortamı da yok. Yaşanan durum, sadece artan talebe bağlı olarak teslimatlarda yaşanan kısa süreli gecikmelerdir. Üretim atölyelerinin tam kapasite çalışmaktadır. 16 saat mesaiye kalıp çalışıyoruz. Talep edilen siparişlere yetişmek için de elimizden geleni yapıyoruz. Panik yapmaya gerek yok. Vatandaşlar, planlı yatırımlarına devam edebilir. Piyasa kısa süre içerisinde dengelenecektir." Vatandaşların tedirgin olup aceleci davranmasına gerek olmadığını belirten Sözeroğlu, "Daha öncelerinde fiyatlar artarken yatırım yapan vatandaşlarımız, bu sefer düştüğü gibi almak istedi. Bu da doğal olarak bir talep artışına sebep oldu. Ama bu durum şu anlama da gelmesin. 'Türkiye'de altın kıtlığı var. Artık bundan sonra vatandaşımız altın alırken çok dikkatli olsun' gibi bir durum yok. Altın var, sadece piyasadaki altın talepleri karşılamadı. Önümüzdeki günlerde bu sorun ortadan kalkacaktır" dedi. Bursa'daki rafineri de 1 gramlık üretimin yanısıra, 5,10,100 gramlık kesme üretim de yapılıyor.

Tarım Bakanlığı: "Kuraklık nedeniyle şeker pancarı üretimini kısıtlamayacağız" Haber

Tarım Bakanlığı: "Kuraklık nedeniyle şeker pancarı üretimini kısıtlamayacağız"

Sinan, katıldığı bir programda, şeker ithalatı yapılmadığını ve yurt içi ihtiyacın tamamının şeker pancarı üretimiyle karşılandığını kaydetti. Türkiye'nin yıllık 22,5 milyon tonla pancar üretiminde Avrupa'da dördüncü sırada olduğunu dile getiren Sinan, yıllık 3 milyon ton şeker üretildiğini ve bunun 2 milyon 700 bin tonunun iç piyasa kullanıldığını geriye kalan kısmının ihracatta değerlendirildiğini anlattı. Bu yıl iklim şartları nedeniyle üretimde bir miktar azalma beklendiğini vurgulayan Sinan, "Geçen yıldan 560 bin ton şekerimiz var. Bu stok ve gelecek üretimle önümüzdeki yıl piyasada arz sıkıntısı ya da bir dalgalanma beklemiyoruz" diye konuştu. Sinan, şeker pancarı üretiminin sözleşmeli yapıldığını belirterek, üretimde bütün ürün verilerinin dikkate alınarak hareket edildiğini aktardı. Tarımda suyun önemine işaret ederek "su olmazsa olmaz" diyen Sinan, "Şeker pancarı çok su isteyen bir ürün. Bu nedenle de münavebe yapılarak üretim yapılan ürün." ifadesini kullandı.Sinan, Tarım ve Orman Bakanlığınca başlatılan üretim planlaması içinde pancarın da ayrı ve önemli bir yer tuttuğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: "Bu birinci öncelik olmakla birlikte suya ihtiyaç duyulmayan alanlarda üretim çalışması içindeyiz. Doğu bölgesindeki pancar üreticisine üretim yapabilmeli için ayrıcalıklı öneriler getiriliyor. Su birinci öncelik olmak üzere yeni alınan karar gereği 4 yılda bir münavebe yapılma planları var. Halihazırda 3 yılda bir münavebe yapılıyor. Su birinci derecede önemli olduğu için bu yapılıyor." Ülkenin farklı noktalarında üretimin yapılmasına ilişkin çalışmaların olduğunu belirten Sinan, "Birkaç yıl içinde pancarla ilgili bir kısıtlama, üretiminin azaltılması gibi bir politika gündemimizde yok. İç piyasadaki tüketimin tamamını iç üretimle karşılamak zorundayız. İklime bağlı kısıtlamamın, pancar üretiminin azaltılması söz konusu değil." dedi. Sinan, kamış üretiminin Türkiye'de denendiğini ancak verimli sonuç alınmadığı için yapılmadığını hatırlatarak, bundan sonra da yapılacağını sanmadığını sözlerine ekledi.

Piyasa talep etti! Marmarabirlik'ten fiyat güncellemesi Haber

Piyasa talep etti! Marmarabirlik'ten fiyat güncellemesi

İri dane ürünün az olması ve bu ürüne piyasada talebin çok olması, arz talep dengesi ile tüketici tercihleri de gözetilerek bu kalibrelerde güncelleme yapıldığını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa şunları söyledi: “İri dane zeytin toplam satışlarımızın içinde büyük bir oran teşkil etmektedir. Sadece yurt dışına satışlarımızın yüzde 80'ini iri kalibre zeytin oluşturmaktadır. Bu sebeple iri daneli zeytine olan ihtiyaç, yapılan fiyat artışının en büyük nedenidir. Ayrıca yurt içinde fire sonrası 180-201 kalibre olarak piyasaya sürülen premium ürüne talep oldukça fazla. Büyük emek harcadığımız Gold (tuz oranı yüzde 2,5 olan) ürünün tüketiciler arasında büyük rağbet görmekte ve bu ürün raftan düşmemesi gerekir.” Bütün kooperatif bölgelerinde geçtiğimiz yıla göre genel olarak rekoltenin düşük olduğunu ve bu sebeple her kooperatif bölgesinde ağaçta ürünün seyrek olduğunu kaydeden Asa, “Bütün bölgelerde iri dane olduğunu gözlemliyoruz. Hasat döneminin başlaması ile birlikte piyasada talebin iri taneden yana oluştuğuna tanıklık ediyoruz. Bu kalibrelerde fiyatların güncellenmesinde en büyük etken piyasa talepleridir. Ürün alım fiyatlarına baktığımızda bir önceki yıla göre orta ve ince dane fiyatlarına yüzde 150 artış yapılırken, iri danede bu oran yüzde 110’dur. Yapılan fiyat güncellemesi ile iri danedeki ortalama fiyat genel artış seviyesine gelmiştir” dedi. Üretici ortaklara da seslenen Başkan Asa, “Marmarabirlik Yönetim Kurulu üreticisine sahip çıkmıştır. Şimdi kooperatifine sahip çıkma sırası ortaklardadır. Ortaklarımız bu yıl ürünü az verirse gübre zirai ilaç limitlerinizin belirlendiği teslimat ortalamanız da düşmüş olacaktır” diye konuştu.

Borsa yatırımcısına uyarı! Haber

Borsa yatırımcısına uyarı!

Orta Doğu'da yaşanan savaşın etkisiyle birlikte yatırımcı tercihi değişti. Güvenli liman olarak görülen altına talep artarken bu durum ons ve gram altın fiyatının yeni zirve seviyeleri test etmesine yol açtı. Peki fiyatlarda ani yükseliş devam eder mi? İşte detaylar... Dinamik Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Ceyhun Yavaş  merak edilenleri milliyet.com.tr'ye anlattı: "İsrail-Filistin gerginliğinin yarattığı jeopolitik risk ve aynı nedenler ile ABD'de artan borçluluk sonucunda ABD tahvil getirilerinde 2008 krizi seviyelerinin de aşılmış olması ons altında 2000 $, gram altın ise 1800 TL seviyesine bizi ulaştırdı. Jeopolitik risklerin, bölgedeki tansiyonu daha da çıkarması halinde altın ve tahvil getirilerinde yükselişler devam edebilir ve tekniksel bazda 2000$ seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanması halinde değerli emtiada yeni rekorlar görebiliriz. BU ORTAMDA BORSA YATIRIMCISI NE YAPMALI? Borsa İstanbul küresel risk iştahından etkilenmeyi tercih ettiği bu dönemde, endekste kredili pozisyonların yoğunlukta oluşu, yabancı yatırımcıların ilgisinin sınırlı oluşu, yeni yatırımcı sayısının oldukça fazla olması gibi sebeplerden ötürü likiditenin kaybolduğunu düşünüyoruz. Endekste bu dönemler neden alındığı ve satıldığının tam olarak bilinmediği dönemler olduğunu düşünmekteyiz. Bu düşüşlerin bir fırsat olduğunu belirtmekle beraber, tepki hareketlerinin net alımlara geçmediği durumlarda piyasaya girişin erken olabileceğini de düşünmekteyiz. Bu ortamda borsa yatırımcısı uygun seviyelerde fiyatların tutunabildiğine ikna olup ardından alımlara tekrar geçmesinin faydalı olabileceği kanısındayız. ŞU AN EN MANTIKLI YATIRIM ARACI HANGİSİ? Fiyatların düştüğü ve hala ucuz olarak lanse edilen Borsa İstanbul'un cazip olduğu görüşündeyiz. Borsaya yeni giren yatırımcılarında yatırım fonlarına göz atmalarının da faydalı olabileceğini hatırlatmak isteriz. Bu yatırım ürünleri dışında cazip faiz oranlarıyla özel sektör tahvilleri, eurobondlar da yatırım tercihleri arasında olabileceği kanısındayız." Ata Yatırım GM Mehmet Gönen ise şu ifadeleri kullandı: "Dünyada faizlerin arttığı konjonktürde Altın'ın böyle performans göstermesini savaşın yayılma riskine bağlamak durumundayız. Dış etkenlerle olan hareketler aynı sertlikte tersine de dönebilir. Genel düşüşleri daha iyi bir portföy oluşturmak için fırsat olarak değerlendirmek lazım. Yatırımcılara çok da emin olmadıkları hisselerden güvendikleri Aracı Kurumların önerdiği hisselere geçmeyi tavsiye ediyoruz. Ekonomik politikalarda normalleşme sonrası TL sabit getirili enstrümanlar da artık cazip. Büyük, sağlam şirketlerimizin senelik %50 getirili tahvilleri var. Portföylerde Özel Sektör Tahvillerine (ÖST) de yer ayrılabileceğini değerlendiriyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.