SON DAKİKA
Hava Durumu

#Organ Bağışı

YENİŞEHİR YÖREM - Organ Bağışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Organ Bağışı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak organlarıyla 4 kişiye umut oldu Haber

62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak organlarıyla 4 kişiye umut oldu

Tedavi gördüğü İnegöl Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde beyin ölümü gerçekleşen 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak'ın yakınları örnek bir duyarlılık göstererek organ bağışına onay verdi. Bunun üzerine Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi ve Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen uzman ekiplerce İnegöl Devlet Hastanesi'nde organ alımı gerçekleştirildi. 2 böbrek, 1 karaciğer ve korneası ekiplerce alınarak Bursa ve Ankara'daki hastalara nakledildi. İnegöl Devlet Hastanesi resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Hastanemiz genel yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekte olan 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak'ın beyin ölümü gerçekleşmesi sonucu yakınlarıyla yapılan aile görüşmesinde, organ nakli hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Aynı zamanda organ bağışçısı olan hastamızın ailesi de örnek bir duyarlılık göstererek organ bağışına onay vermiştir. Organ nakli süreci yasal mevzuat ve etik kurallar çerçevesinde hastanemiz organ nakli kooordinasyon ekibi tarafından hızlı ve büyük bir titizlikle yürütülmüştür. Süreç sonucunda bağışlanan organlar Bursa ve Ankara illerinde dört ayrı hastaya umut olmuştur." Açıklama şöyle devam etti: "Bu süreçte özverili çalışmalarından dolayı kurumumuz idaresine, organ ve doku nakil koordinatörlüğümüze, yoğun bakım ünitesi, ameliyathane, radyoloji, laboratuvar ekip arkadaşlarımıza, nakil için çıkarımı yapan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesine, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesine, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli kıymetli hocalarımıza ve organ bağışını kabul eden yüce gönüllü ailemize teşekkür eder, birçok insana hayat olan merhuma Allah'tan rahmet dileriz. Organ bağışı sayesinde birçok hastaya sağlıklı yaşam şansı doğacak olması, acı bir kaybın toplum adına umut verici bir dayanışmaya dönüşmesine vesile olmuştur. Herkesi organ bağışçısı olmaya davet ediyor ve nakil bekleyen tüm hastalara acil şifalar diliyoruz. Organ bağışçısı olmak için hastanelerin organ ve doku nakil birimlerine başvurabilir veya E-Nabız üzerinden organ bağışı beyanında bulunabilirsiniz."

Bursa organ bağışında Türkiye'nin 'umut başkenti' oldu Haber

Bursa organ bağışında Türkiye'nin 'umut başkenti' oldu

Organ Bağışında Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova illerini kapsayan Bursa bölgesi, 2025 yılında 12,4 pmp (Milyon nüfus başına düşen kadavra sayısı) oranı ile yine Türkiye birincisi olmayı başardı. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar ile son 15 yılın 12’sinde zirveyi kimseye bırakmayan Bursa Bölgesi, 2025 yılının organ bağışı verilerinin açıklanmasıyla liderliği yine kimseye kaptırmadı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, organ bağışının arttırılmasının Bursa Bölgesi’nin her zaman ana hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Bursa bölgesi olarak bu hedef doğrultusunda yıllardır organ bağış oranlarını arttırmak için çeşitli kampanya çalışmaları yürütüldüğüne dikkat çeken Uzm. Dr. Çetin, "Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Bilecik ve Yalova illerindeki duyarlı halkın desteğiyle elde edilen bu şampiyonluk, Türkiye’nin organ nakli tarihindeki en güçlü dayanışma örneği olarak kayıtlara geçti. Yaklaşık 5,5 milyonluk bir nüfusa hizmet veren bölgede yıllardır sürdürülen kurumlar arası etkin iş birliği, güçlü ve dinamik bir ekip çalışmasıyla istikrarlı bir başarı sergilendi" dedi. Türkiye ortalamasının çok üzerinde Bursa’nın organ bağışında Türkiye ortalamasının iki katından fazla olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Çetin, "Dünya genelinde organ bağışı başarısı "pmp" (milyon nüfus başına düşen donör sayısı) ile ölçülürken; 2025 verilerine göre Türkiye ortalaması 5,6 pmp düzeyinde kaldı. Bursa Bölgesi ise 12.4 pmp oranıyla hem Türkiye liderliğini sürdürdü hem de dünya standartlarına yaklaşan bir duyarlılık sergiledi" diye konuştu. 15 yılda 4 bin şifa, binlerce umut Bursa Bölgesi’nde yürütülen kararlı çalışmalar sayesinde son 15 yılda yaklaşık 4 bin hastanın böbrek ve karaciğer nakliyle yeniden hayata tutunduğunu belirten Uzm. Dr. Çetin, "Yapılan nakillerin yüzde 49’unun beyin ölümlü donörlerden gerçekleşmesi, bölgedeki farkındalığın ne kadar yüksek olduğunu kanıtlıyor. Ülke genelinde nakillerin yüzde 85’inin hala canlı vericilerden yapıldığı gerçeği göz önüne alındığında, Bursa’nın "kadavradan bağış" bilincindeki liderliği önem taşıyor" şeklinde konuştu. Sağlıklı Türkiye yüzyılı Bursa Bölgesi’nde halen 2 bin 519 kişi böbrek, 355 kişi karaciğer ve 167 kişi kornea nakli için beklediğini hatırlatan Uzm. Dr. Çetin, "Organ bağışı, Sağlık Bakanlığı’nın ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunun en güzel örneğidir. Bu anlamda organ bağışı konusunda hassasiyet gösteren tüm Bursa bölgesi vatandaşlarına şükranlarımı bir kez daha sunuyorum. Organ nakli ekiplerinde yer alan ameliyathane personelinden hemşirelerimize, yoğun bakım hekimlerimizden organ nakil koordinatörlerimize kadar canla başla çalışan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. Bu şampiyon kadro 2026 yılında da şifa bekleyen vatandaşlarımıza "umut" olmaya devam edecektir" dedi.

Annesinin hayali 3 kişiye umut oldu Haber

Annesinin hayali 3 kişiye umut oldu

Bursa'da gerçekleşen organ nakli, herkese örnek oldu. Balıkesir'de ikamet eden Embiye Yener, 69 yaşında vefat etti. Vefat ettikten sonra organları böbrek ve karaciğer bekleyen hastalara umut olan Yener'in, 2022 yılında ise bir böbreğini oğluna verdiği ortaya çıktı. Annesinin böbreği ile hayata tutunan oğlu Tahsin Yener, "Böbrek sıkıntısı sebebiyle hastaneye başvurduğumda illaki nakil ya da diyaliz dediler. Annemin dokuları bana birebir yüksek oranda uyduğu için Bursa'da başarılı bir nakil süreciyle sağlığıma kavuştum. Aradan 3 sene geçti. Annem hayatını kaybetti. Annemin hep bir hayali vardı. Benden kaynaklı olsa gerek, ‘Benim organlarımı bağışlayın' derdi. Bizde onun isteğini yerine getirerek, organ bağışında bulunduk. Veri tabanı girildiği gibi, 2 yetişkin ve 1 çocuk hastaya uyduğu söylendi. Onlara şifa oldu. Annem öldükten sonra da yine birilerinin hayatına devam etmesine vesile oldu" dedi. "Başına gelmeyen bilmez" Yaşadığı günleri duygu dolu gözlerle anlatan Tahsin Yener, "O günleri biz çok iyi biliyoruz. Organ naklinin ne kadar önemli olduğunu, gücümün yettiğince, tanıdığım tanımadığım herkese anlatmaya çalışıyorum. Bütün akrabalarımı, arkadaşlarımı ve tanıştığım herkese, organ bağışında bulunması konusunda bilgilendiriyorum. Çünkü başına gelmeyen bilmiyor. Gerçekten bunu yaşayan biliyor" diye konuştu. "Organ naklini gerçekleştiren doktor da duygulandı" Organları bağışladıktan sonra öğrendiği bir olayı anlatan Tahsin Yener, "Nakli yapacak olan doktor, bizim naklimizi yapan doktordu. 3 sene evvel annemin böbreğini alıp bana nakil ettiğini isminden hatırlamış, hatta biraz da duygulanmış. Hocam, sağ olsun, ameliyata başlamadan geri çıkarak, kendine gelmek istemiş. Oradaki doktorlara, ‘Nasıl bir kadındır ki, öldükten sonra da yine şifa oluyor' diye söylemiş. Bunlar önemli detaylar; küçük ama çok önem arz eden detaylar. Zaten ben de ilk fırsatta hocamızı gidip görmeyi düşünüyorum" dedi. "Oğluna ve 3 nakil bekleyen hastana umut oldu" İlk önce oğluna, daha sonra organ nakil bekleyen 3 kişiye umut olan Embiye Yener'in ameliyatlarını gerçekleştiren Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay ise, "Canlı verici olarak oğluna böbrek vermişti. Kendisi gayet sağlıklıydı. Oğlu da nakil böbreğiyle sağlığına kavuşmuştu. Elim bir kaza sonucu Embiye hanım hayatını kaybediyor. Daha önce aile arasında bu konu bilindiği için tereddüt etmeden ailesi de organ bağışında bulundu. Çoklu organ bağışı yaptılar. Tabi tek böbreğini zaten yaşıyorken vermişti, vefat ettikten sonra da ikinci böbreğini ve karaciğerini nakil bekleyen hastalara verdi" şeklinde konuştu. "Aile içerisinde organ bağışının konuşulması önemli" Bu nakilde en dikkat çeken konun aile içerisinde konuşulması olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Oktay, "Aile arasında bu konu daha önce konuşulmuş ve kişilerin bu konuda fikir ya da beyanı biliniyorsa, öldükten sonra organ bağışlamada hiç problem yaşanmıyor. Çünkü ülkemiz, canlı vericide dünyada en yüksek bağışı yapan ülke, ama ölüye gelince son derece düşük rakamlar var. Bunun temel sebebi de kültürel ya da inançlar değil, bunlar olsa canlıyken veremeyiz. Buradaki temel sebep, vefat eden kişinin yakınlarının vicdan olarak karar verememesidir. "Acaba sağlığında merhum veya merhume organ bağışına meyilliydi, yapar mıydı?" diye. Eğer bu daha evvel konuşulmuş olsa, bu örneğimizde olduğu gibi, kişi daha evvel böbreğini vermiş; tereddüt bile etmediler, hemen verdiler" dedi.

Bursa organ bağışında yine zirvede Haber

Bursa organ bağışında yine zirvede

Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova illerini de kapsayan Bursa bölgesi, organ bağışında Türkiye liderliğini bu yıl da sürdürmeye devam etti. Tüm bölgeler arasında en fazla donör bildirimi yapan bölge olarak dikkat çeken Bursa bölgesi, bunun yanı sıra aile izni alma oranı ile de birinciliği göğüsledi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Bursa Bölge Koordinasyon Merkezi’ne bağlı olarak 5 böbrek nakli merkezi, 3 karaciğer nakli merkezi, 1 kalp nakli merkezi ve 3 Göz Bankası/kornea nakli merkezi ile organ bağışı çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Bursa bölgesinde son 5 yıl içerisinde 360’ü kadavradan, 755’i canlıdan olmak üzere 1.115 böbrek nakli gerçekleştirildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Çetin, "Bunun yanı sıra 162’si kadavradan 247’si canlıdan olmak üzere 409 karaciğer nakli yapılmıştır. Ayrıca bölgemizde faaliyet gösteren göz bankası ve kornea nakli merkezlerinde 2020 yılından bu yana 1035 kornea temini yapılmış ve bunlardan 971’i bölgemizdeki kornea nakli merkezlerinde nakledilerek hastalarımıza yeniden umut ışığı olmuştur" dedi. "Organ bağışına duyarlı olalım" Bursa bölgesinin organ bağışında uzun yıllardır zirvede yer aldığına dikkat çeken Uzm. Dr. Çetin, "Bölgemiz 2025 yılı Ekim ayı itibariyle 10,5 pmp oranı ile yine zirvede yer almayı başardı. Bakanlığımız bu yıl organ bağış onaylarını e-Nabız uygulaması üzerinden online ortamda da yapılmasını mümkün hale getirdi. Bu düzenlemenin de bağışları arttırmasını umuyoruz. Bağışlanan her organ, bir hastanın hayata tutunmasını sağlıyor. Tüm vatandaşlarımızı bu organ bağışına duyarlı olmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’nda olarak ülke genelinde farkındalık etkinlikleri düzenlediğinin bilgisini veren Uzm. Dr. Çetin, son olarak hafta boyunca Bursa’da birçok etkinlik gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.

9 yaşındaki oğlu için böbreğini bağışladı Haber

9 yaşındaki oğlu için böbreğini bağışladı

Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen organ nakil çalışmaları kapsamında Bursa Şehir Hastanesi’nde canlıdan canlıya pediatrik organ nakli gerçekleşti. Suriye uyruklu İdo Alabdul Ghafour, genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu ile doğduğundan beri mücadele ediyordu. 3 yıldır diyaliz alan İdo için doktorları nakil olması gerektiğini belirtti. Uygun donör çıkmayınca 32 yaşındaki babası Abdullah A. Ghafour, oğlunu yaşatmak için böbreğini bağışladı. Bursa Şehir Hastanesi’nde gerçekleşen operasyon ile babanın sol böbreği oğluna nakledildi. 1 haftalık tedavi sürecinin ardından minik İdo hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Bursa Şehir Hastanesi’nde görevli Çocuk Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Erdoğan, İdo’ya gerçekleştirilen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, "Hastamız 9 yaşında erkek hasta. Doğuştan genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu hastası. Bu yüzden 3 yıldır diyaliz programında. Yaklaşık 2 yıl hemodiyalizde kaldıktan sonra son 1 yıldır periton diyalizi programında izliyoruz. Tahmin edeceğiniz gibi oldukça zor süreçler ve maalesef hastanın bir kardeşi daha aynı sendromdan diyaliz tedavisi görüyor. Biz uzun süreden beri organ nakli için planlama yapıyoruz ama babası bu iş için gönüllü oldu. Böbreğini verdi ve sonrasında böbrek takıldı. Şu aşamada gayet iyi gözüküyor." şeklinde konuştu. Organ bağışına duyarlı olalım Herkesin İdo gibi şanslı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Erdoğan, "Bizim sırada çok bekleyen çocuk hastamız var. Bunlardan birçoğu maalesef organ vericisi olmayan hastalarımız. Dolayısıyla bizim en önemli mesajımız kadavra bağışı konusunda olmalı. Bu sağlanırsa böbrekler toprak altına gitmektense bu hastalara giderse hem onlar açısından hem diyalizlerin oldukça maliyetli işler olması sebebiyle ülkemiz açısından oldukça faydalı olur. Bu yüzden organ bağışı konusunda halkımızın çok bilinçli olması gerekiyor" dedi. Nakil operasyonunda görev alan Böbrek Nakli Birim Sorumlusu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geylan ise, "İki gün önce babasını taburcu etmiştik. Bugün de babası İdo’yu almaya geldi. Onun da taburculuğunu yapacağız. Öncelikle bu bir ekip işidir. Pediyatrik canlı vaka yapmak kolay iş değil. Bu işin içinde çok büyük bir emek var. Özverilerini esirgemeyen tüm ekibe teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.

Organ bağışının lider bölgesi sempozyumda bir araya geldi Haber

Organ bağışının lider bölgesi sempozyumda bir araya geldi

Sağlık Bakanlığı’nın, son dönem organ yetmezliğinin tek tedavi şekli olan organ nakli konusunda ilgili sağlık profesyonellerinin eğitilmeleri ve vatandaşların farkındalıklarının arttırılarak toplumda organ bağışı konusunda bilinç oluşturulması yönünde çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bu sebeple, Organ ve Doku Nakli Bursa Bölgesi de, sahada vatandaşlara yönelik sürdürdüğü çalışmaların yanı sıra organ nakil süreçlerinde bulunan profesyonellerin deneyimlerini arttırabilmek amacıyla sempozyum düzenledi. Beyin ölümü tespiti ve donör bakımında karşılaşılan zorluklar ve organ bağışında medyanın rolü gibi konuların da ele alındığı sempozyuma; Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Ayşegül Şahin, Ulusal Koordinasyon Merkezi Koordinatörü Fatma Toprak, Organ Nakli Koordinatörleri Derneği (ONKOD) Başkanı Nilgün Bilal ile Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Fahire Gündüz ve Bursa bölgesinde yer alan organ nakil koordinasyonu merkezlerinde görevli yaklaşık doksan kişi katıldı. Katılımcılar, Türkiye’de organ bağışı ve nakli ile ilgili yaşanan güncel gelişmeleri, etik ve yasal süreçleri, beyin ölümü tespiti için kullanılan en yeni teknolojileri ve donör bakımındaki en iyi uygulamaları tartışma fırsatı buldu. 'Organ Bağışı Toplum Olarak Duyarlı Olmamız Gereken Bir Konu' Sempozyumun açılış konuşmasında, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Fahire Gündüz, organ bağışı konusundaki farkındalık eksikliklerinin giderilmesi gerektiğinin altını çizerek, bu tür sempozyumların çok önemli bir misyon üstlendiğini belirtti. Dr. Gündüz, "Beyin ölümü tespiti ve donör bakımı, sadece tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda toplum olarak duyarlı olmamız gereken bir konu. Bu tür etkinlikler, daha fazla insanı organ bağışı yapmaya teşvik edecektir" dedi. Organ ve Doku Nakli Bursa Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Gülbahar Çalışkan ve farklı merkezlerden organ nakil koordinatörlerinin çeşitli sunumlarıyla devam eden sempozyumda, katılımcılar, beyin ölümü tespiti protokollerinin doğru şekilde uygulanmasının ne denli kritik olduğunu vurgulayan oturumlara katıldı. Oturumlarda ayrıca, donör bakımında karşılaşılan etik ve pratik zorluklar ele alındı.

Beyin ölümü gerçekleşen hasta 6 kişiye umut oldu Haber

Beyin ölümü gerçekleşen hasta 6 kişiye umut oldu

Gündoğdu Mahallesi’nde yaşayan 55 yaşındaki Tuncay Turkan, 15 Aralık Cuma Günü evde oturduğu sırada aniden fenalaştı. Ambulansla Çekirge Devlet Hastanesi’ne getirilen Turkan’ın yapılan tetkikler sonucu beyne giden damarlarından birinin tıkanık olduğu tespit edildi. Bir hafta yoğun bakımda tedavi gören Turkan’ın yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Hastanenin Organ Nakil Koordinatörü Tamara Uzun Bal tarafından Turkan’ın oğulları Egemen ve Efe Turkan’a organ nakli konusunda bilgilendirme yapıldı. Daha önce kuzenleri için 7 yıl organ beklediklerini ifade eden aile, bu konuda bilinçli olduklarını belirterek nakil işlemlerine onay verdi. Hastanede yapılan operasyon ile merhumun karaciğeri Bursa Şehir Hastanesi’ne, sol böbreği ve korneaları Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, sağ böbreği Bursa’da özel bir hastaneye ve kalp kapakları İstanbul’da özel bir merkeze sevk edildi.  Merhumun çocukları Egemen ve Efe Turkan, Çekirge Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Kemal Kaya tarafından makamda ağırlandı. Acılı aileye başsağlığı mesajını ileten Başhekim Kaya, çocukların duyarlı davranışı sayesinde 6 hastanın yaşama tutunduğunu dile getirdi. Merhumun kornealarının iki hastanın görmesine vesile olacağını sözlerine ekleyen Kaya, teşekkürlerini iletti.  “Organ bağışının önemini biliyorduk”  Babasının organlarını bağışlama kararını halaları ile birlikte aldıklarını belirten Egemen Turkan, “Biz halalarımızla beraber büyüdük. Onların da fikrini almak önemliydi. Halam daha önce 7 yıl kızı için organ bekledi. Böbrek nakli bekledi, bulamadı. En sonunda kendisi verdi. Biz bunu yaşadık. Bu yüzden organ bağışının anlamını ve önemini biliyorduk. Ama babamız yani kanımız canımızdan bir parça, her ne kadar beyin ölümü gerçekleşmiş olsa da bunun kararını vermek zor. Düşündük taşındık organları o şekilde mezara gideceğine belki birilerine umut olur, birilerine hayat veririz. Öyle de olmuş. Bağışladığımız organları sayesinde altı kişi hayata dönmüş, babam altı kişiye umut olmuş” dedi.  Duyarlı yaklaştılar  Beyin ölümü gerçekleşince aileye organ bağışı hakkında bilgilendirme yaptıklarını vurgulayan Çekirge Devlet Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Tamara Uzun Bal ise, “Aile de daha önce bu süreci yakından yaşadığı için organ bekleyen aile olduğu için gayet pozitif karşıladılar. Daha önce ailede nakil olmuş birisinin olması tabi ki onların duyarlılıklarını arttırdı. Çok güzel karar verdiler. Onları bu karardan dolayı kutluyorum” şeklinde konuştu.

“Son yıllarda organ bağış oranları geriledi” Haber

“Son yıllarda organ bağış oranları geriledi”

Ülkemizde organ naklinin yüzde 85 oranında canlıdan canlıya nakil, yüzde 15’inin ise kadavradan nakil olduğunu kaydeden Yavuz, daha çok bağışla canlı nakillerin azaltılabileceğini ifade etti.   İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen "Organ Bağışı Farkındalık Semineri"nde organ bağışının önemi vurgulandı. Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu'nda düzenlenen seminerde önemli bilgiler veren Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ ve Doku Nakil Koordinatörü Hanife Yavuz, yoğun bakımlarda beyin ölümü gerçekleşen kişilerin yakınlarına Türkiye’nin her yerinde bilgilendirme yapılarak organ bağışı konusundaki kararlarının sorulduğunu söyledi. Kişinin bu konuda vasiyeti olup olmaması, organ bağışı sonrası kişinin vücut bütünlüğünün korunmaması ya da çeşitli gerekçelerle organ bağışı konusunda kaygılar yaşandığını kaydeden Yavuz, “Kişinin hayattayken organlarını bağışladığını söylemesi aslında bir vasiyettir. Organ bağışı ile ilgili olumlu ya da olumsuz kararınızı sağlığınızda yakınlarınızla paylaşınız. Organı bağışlanan kişinin vücut bütünlüğüne saygı gösterilir ve korunur. Organ alımı ameliyathane koşullarında uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilir. Sıradan bir ameliyattan görünüm olarak farklı değildir” dedi.  Yavuz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organ naklinin caiz olduğunu açıkladığını da hatırlattı. Organ naklinin canlıdan canlıya ve ölen kişilerden olmak üzere iki şekilde olduğunu belirten Hanife Yavuz, “Canlıdan canlıya böbreklerden biri ya da karaciğerin bir parçası nakledilebilir. Kalp, akciğer, ince bağırsak gibi pek çok hayati organ nakli ölen kişilerden mümkün olmaktadır. Ülkemizde böbrek, kalp, karaciğer, pankreas, akciğer, kemik, kemik iliği, ince bağırsak, kalp kapağı, kornea, tendon, deri, yüz nakli, rahim nakli, el kol ayak nakli, paratiroid bezi ve kıkırdak nakli yapılmaktadır” diye konuştu.  "Son yıllarda organ bağış oranı düştü"  Yılda yaklaşık 2 bin 500 kişinin organ nakli beklerken hayatını kaybettiğini belirten Yavuz, son yıllarda organı bağışlanan kişi sayısının azaldığını ifade etti. Hanife Yavuz, “2019 yılında 2 bin 309 beyin ölümü gerçekleşirken, 619 kişinin organları bağışlanmıştır ve organ bağışı oranı yüzde 26 olmuştur. Son yıllarda bu oranlardaki düşüşler dikkat çekmektedir. 2022’de bin 687 beyin ölümü gerçekleşirken, organları bağışlanan kişi sayısı 285 olurken, organ bağışı oranı yüzde 17’ye geriledi. 2023’te ise bin 642 beyin ölümü gerçekleşirken, 235 kişinin organları bağışlanmıştır. Organ bağışı oranı ise yüzde 14 olmuştur” dedi.  "Daha çok bağışla canlı nakilleri azaltabiliriz"  Türkiye’de yılda ortalama 3 bin 500-4 bin kişiye organ nakli yapıldığını belirten Hanife Yavuz, “Bunların da 3 bin 500’ü canlıdan nakil oluyor maalesef. Kişiler organlarını yakınlarına veriyor. Bu istediğimiz bir şey değil, bir insanın ameliyat edilmesi için tıbbi bir gerekçe lazım. Bu bir gerekçe değil. Organını veren kişinin de gelecekte o organa ihtiyacı olabilir. Bir tarafta ise vefat eden kişiler var. Onların organları toprağa gidecek. Daha çok bağışla canlıdan nakilleri azaltabiliriz. Dünyada canlıdan nakilde birinci sıradayız. Bu övünülecek bir durum değil maalesef” dedi.  Kadavradan nakil oranı yüzde 15  Türkiye’de organ naklinin yüzde 85 oranında canlıdan canlıya nakil, yüzde 15’inin ise kadavradan nakil olduğunu kaydeden Hanife Yavuz, “Organ bağışının fazla olduğu ülkelerde bizde yüzde 15-20 olan kadavradan nakil oranı onlarda yüzde 85-90. İran’da bağış oranları yüzde 65-70. Orada organ bekleme listesinde neredeyse hasta yok. Çünkü bağış o kadar çok ki hastalar beklerken nakil olma şansı elde ediyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.