SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mesleki Eğitim

YENİŞEHİR YÖREM - Mesleki Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesleki Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

‘4 çocuktan biri işçi’ Haber

‘4 çocuktan biri işçi’

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nde Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu, Türkiye'nin çocuk işçiliğinde geldiği tabloyu rakamlarla ortaya koydu. Platform Sözcüsü Erkan Erdem, "Bu ülkede dört çocuktan biri işçi. Bunu politika başarısızlığı olarak değil, sistemli bir tercih olarak okumak gerekiyor" dedi. Her 12 Haziran, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) dünya genelinde çocuk emeğinin sömürüsüne dikkat çektiği gün olarak kutlanıyor. Ancak Türkiye'de bu yıl kutlanacak bir şey yok; tersine, yüz yüze gelinecek rakamlar var. TÜİK'in 2024 verilerine göre, 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı 2020'deki yüzde 16,2'den yüzde 24,9'a fırladı. 3 milyon 894 bin çocuktan 970 bini kayıtlı işçi olarak çalışırken, 504 bin çocuk da Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında işverenlerin yanında çalışıyor. Toplamda çocuk işçi sayısı 1 milyon 474 bine ulaşmış durumda. Kayıt dışı çalıştırılan çocuklar da hesaba katıldığında bu sayının 3,5 milyona yaklaştığı tahmin ediliyor. Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, bu tabloyu sert bir dille değerlendirdi: "Dört çocuktan birinin işçi olduğu bir ülkede 'çocuk hakları'ndan söz etmek ikiyüzlülüktür. Rakamlar yükseliyor, genelgeler çoğalıyor, açıklamalar birbirini izliyor. Ama çocuklar hala tarlada, hala fabrikada, hala inşaatta. Bu bir kader değil, bu bir tercih." MESEM: OKUL MU, UCUZ İŞÇİ DEPOSU MU? Platform bileşenlerinden Eğitim-Sen Yenişehir Şubesi yetkilisi Şafak Ayhan, MESEM'e ilişkin şunları söyledi: "Yoksul halkın çocukları mesleki eğitim adı altında sermayenin para tanrısına kurban edilmeye devam ediliyor. Devlet eliyle çocuk işçiliği ve ölüleri MESEM'ler aracılığıyla meşrulaştırılıyor. İSİG (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği) Meclisi raporlarına göre son 13 yılda en az 852 çocuk işçi patronların sömürüsü altında çalışırken iş cinayetlerine kurban gitti. 2026 Haziran itibarıyla bu ölümler bizlere her sene en az 65 çocuk işçi cinayeti yaşandığını söylüyor. İnsanları birer sayıdan ibaret gören kapitalist düzenin yarattığı bu ilişkiler ağında her 6 günde bir, bir çocuğun katledildiği anlamına geliyor. Sermaye-Devlet iş birliği sonucu çocuk katili MESEM'ler işçi sınıfının çocuklarını öldürmeye devam ederken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 2026 yılı bütçe görüşmelerinde MESEM'leri 'Hem iktisadi hem ahlaki omurgalardan biridir. Üretim damarını kesmeye çalışıyorlar. Ucuz işgücü gibi gösterilemez. Çocuk işçiliği özendirdiğimiz, piyasaya teslim ettiğimiz asılsızdır. Çocuk işçiliği diye kriminalize edemezsiniz. Çocuğun emeğini devletin güvencesine aldık.' diyerek savunuyordu. Bakan işçi sınıfının çocuklarının ölümlerini sıradan olaylar olarak görmeye devam ediyor. Çünkü o da biliyor 'Helva sizin evde kavrulmadığı sürece size hep tatlı gelecek.' Kendi çocuğunu devlet okulunda değil Ankara'nın en büyük özel okullarından birinde okutuyor ama dönüp çocuk öldüren MESEM'leri bir sermaye patronu gibi 'üretim tanrısına kurbanlar eksilmemeli' diyerek hararetle savunuyor. Halkın değil sermayenin bakanı olmaya devam ediyor." TARLADA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR: YENİŞEHİR'İN GÖRÜNMEYENLERİ Türkiye'nin çocuk işçiliği tablosunun en ağır sayfalarından biri her yaz Bursa'nın Yenişehir, Mustafakemalpaşa, Karacabey ve İnegöl ilçelerinde yazılıyor. Her yıl bu ilçelere binlerce insan mevsimlik tarım işçisi olarak göç ediyor; ailelerle birlikte gelen çocuklar göç ettikleri süre boyunca eğitim hayatından uzak kalıyor. Okulların açılmasına rağmen bu çocuklar sınıflarında değil, hala çadırlarda ya da tarlada. Gerçekte ikinci dönemin ikinci sınavına girmeden aldıkları not ortalamasıyla bir üst sınıfa geçiriliyorlar. Genelgelerde mobil sağlık ekiplerinin oluşturulacağı yer alsa da işçiler, sigortalı olmadıkları için hastanelere bile kabul edilmediklerini belirtiyor. 10 yaşından büyük çocuklar tarlada işçi olarak kullanılıyor; çocukların eğitime erişimini sağlamak için il milli eğitim müdürlükleri sorumlu tutulsa da gerçekte herhangi bir çalışma mevcut değil. Sözcü Erkan Erdem, Yenişehir özelinde konuyu şöyle bağladı: "Yenişehir'de her hasat mevsimi aynı manzara tekrar ediyor: Şanlıurfa'dan, Diyarbakır'dan, Ağrı'dan gelen aileler çadır kuruyor, çocuklar tarlaya giriyor. Bu çocukların ismi yok, sigortası yok, geleceği yok. Devletin gözünde bu bir 'göç hareketi'. Bizim gözümüzde bu, sistematik bir yoksulluk aktarımıdır." PLATFORM'UN TALEPLERİ Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü vesilesiyle aşağıdaki talepleri kamuoyuyla paylaştı: — MESEM uygulaması çocuk emeği sömürüsüne araç olmaktan çıkarılmalı; mesleki eğitim, üretim tesislerinden bağımsız, çocuk gelişimine uygun kamusal bir çerçevede yeniden düzenlenmelidir. — Mevsimlik tarım işçisi çocuklara yönelik kalıcı, denetlenebilir eğitim ve barınma düzenlemeleri yapılmalı; genelge kağıda değil, sahaya yansımalıdır. — Bursa ve Yenişehir'deki tarım çadır alanları insani koşulları sağlayacak biçimde denetlenmeli, çocuk işçiliğine göz yuman işverenler hakkında etkin yaptırım uygulanmalıdır. — Türkiye, ILO'nun 138 ve 182 No'lu Sözleşmeleri'nin gereklerini yerine getirmeli; çocukları tehlikeli ve sömürücü işlerden koruyan bu sözleşmeler yalnızca imzalanmakla kalmamalı, denetlenmelidir. "Bir toplumun geleceğini çocuklarının omuzuna yükleyemezsiniz" diyen Erkan Erdem açıklamasını şöyle bitirdi: "Bu ülkenin çocukları okul sıralarında oturmak için doğdu. Tarlada, fabrikada, inşaatta çalışmak için değil."

1100 yıl önceki gelenekle mezun oldular Haber

1100 yıl önceki gelenekle mezun oldular

Ahilik geleneği kapsamında gerçekleştirilen törende öğrenciler, yaklaşık 1100 yıl öncesine dayanan mesleki gelenekleri temsili olarak canlandırdı. Selçuklu döneminde ticaret ve esnaf hayatında önemli bir yere sahip olan Ahilik kültürüne uygun olarak düzenlenen programda, öğrenciler mezuniyetlerini geleneksel bir törenle taçlandırdı. İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şed kuşanma programı, Amfi Açık Hava Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende öğrenciler, eğitim hayatlarının bir dönemini geride bırakırken meslek hayatlarına da ilk adımlarını attı. Programda Ahilik kültürünün temel değerleri olan dürüstlük, dayanışma, meslek ahlakı ve emeğe saygı vurgulandı. Mezun olan öğrenciler, kendileri için hazırlanan özel törenle şedlerini kuşanarak yeni bir başlangıca adım attı. Sezai Karakoç Ortaokulu folklor gösterisinin ardından törende konuşan Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin. "Bugün burada, köklü tarihimizin, milli ve manevi değerlerimizin en güzel tezahürlerinden biri olan Ahilik kültürünü yaşatmak ve geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın şed kuşanma heyecanına ortak olmak üzere bir aradayız. Hepinizi en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. İnegöl’ümüz, sanayisi, üretimi ve istihdam gücüyle ülkemizin lokomotif ilçelerinden biridir. Bu dinamik yapıyı ayakta tutan ve geleceğe taşıyan en büyük güç ise kuşkusuz eğitim ordumuz ve nitelikli gençliğimizdir. Bugün ilçemizde lise düzeyinde eğitim veren 34 resmi ve özel okulumuzda toplam 14.381 öğrencimiz geleceğe hazırlanmaktadır. Bu 34 lisemizin 9’u Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olup, bu okullarımızın tamamı devletimizin himayesinde, güçlü bir altyapıyla eğitim vermektedir. Ayrıca 1 adet Mesleki Eğitim Merkezimiz (MESEM) ile çıraklık ve kalfa eğitimiyle de esnafımızın yanındayız. Meslek liselerimizde bugün tam 20 alan ve 54 farklı dalda eğitim verilmekte; sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağı buralarda filizlenmektedir." dedi. İlçedeki tüm liselerin 12. sınıflarında öğrenim gören 3 bin 76 öğrencinin mezuniyet heyecanı yaşadığını belirten Zengin," Ne mutlu bizlere ki, bu mezunlarımızın yüzde 35’ini, yani 1.087 tanesini meslek liselerimizden memleketimizin üretimine, sanayisine ve istihdamına kazandırıyoruz. Bugün burada, bu başarılı mezunlarımızı temsilen 534 öğrencimiz şed kuşanarak meslek hayatlarına ilk temsili adımı atacaktır. Bizler, evlatlarımızı sadece akademik bilgiyle donatmayı yeterli görmüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın ortaya koyduğu "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" doğrultusunda, ahlaklı, erdemli ve millete hizmet sevdalısı bir nesil yetiştirmenin gayretindeyiz. İşte tam da bu vizyonla; "Maarifine Kalbinde Marifetli Gençlik" vurgusunu her okulumuzda, her atölyemizde hayata geçirdik. Öğrencilerimizi sadece elleriyle değil, gönülleriyle de üreten, kalplerindeki marifeti işine yansıtan gençler olarak yetiştirdik ve bugün bu düsturla mezun ediyoruz. Bunun en güzel örneğini, öğrencilerimizin canla başla yer aldığı "Ben Her Yerde Varım" projesinde gördük. Gençlerimiz bu proje kapsamında mesleki becerilerini toplumsal yardımlaşma duygusuyla birleştirdiler. İhtiyacı olanın imdadına koştular, tamir ettiler, inşa ettiler, dokundukları her gönülde iz bıraktılar. İnanıyorum ki evlatlarımız, okullarımızda kazandıkları bu yardımlaşma ve dayanışma ruhunu, yarın adım atacakları meslek hayatlarına da en güzel şekilde yansıtacaklardır. Sevgili Gençler; Ahilik; sadece bir meslek örgütlenmesi değil; dürüstlüğün, sevginin, dostluğun, cömertliğin ve hakka saygının birleştiği bir yaşam felsefesidir. Ahi, elini, sofrasını ve kapısını açık tutan; gözünü, dilini ve belini bağlı tutandır. Meslek liselerimizde sizleri tam olarak bu ahilik kültürü ve düsturuyla yetiştirmeye gayret ettik. Bugün belinize bağlanacak olan şed; sadece mesleki bir unvan değil, dürüst ticaretin, helal kazancın ve ahlaklı bir usta olmanın omzunuza yüklediği kutlu bir sorumluluktur. Sanatınızı icra ederken doğruluktan, adaletten ve ahlaktan asla ödün vermeyin. Bu duygularla, evlatlarımızın yetişmesinde emeği geçen tüm idareci ve öğretmenlerimize, bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen saygıdeğer velilerimize ve iş dünyamızın kıymetli temsilcilerine şükranlarımı sunuyorum. Mezun olan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, şed kuşanarak meslek hayatına ilk adımını atan gençlerimize helal ve bereketli kazançlar, muvaffakiyet dolu bir gelecek diliyorum. Bu programın hazırlanmasında emeği geçen Şube Müdürümüz Fırat Korkmaz’a, meslek lisesi müdürlerimize, desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Alper Taban’a ve her çalışmamızda yanımızda olan Kaymakamımız Eren Arslan’a teşekkür ederim. Müsiad başkanı Sinan Yazaroğluna programa verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederim." şeklinde konuştu. Belediye Başkan vekili Hasan Aydın ise," Şahsım ve İnegöl Belediye Başkanımız Alper Taban Bey'in sevgi, saygı ve selamlarını iletiyorum. Gecenin bu saatinde bizleri böyle güzel bir programda toplayan İlçe Milli Eğitim Müdürüme, müdürlerime, öğretmenlerime ve öğrencilerime emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizleri böyle kalabalık, canlı, heyecanlı görmek hakikaten bizi ziyadesiyle memnun etti. İnegöl her zaman söylüyoruz, yeşiliyle, mobilyasıyla, Oylatıyla, köftesiyle meşhur bir yer. Aynı zamanda müteşebbis ruhlu insanların çok olduğu o sebepten belli böyle bir güzel yerdeyiz. Sanatkarları, zanaatkarları, çiftçileri, işçileri, patronları, hepsiyle beraber. Gençler, siz bu akşam yani İnegöl'de bilmiyorum ama 34 tane lise varsa bunun 10 tanesi teknik ve meslek lisesi. Bunlardan bin küsur öğrenci mezun oldu. Bunun 500 küsür bugün inşallah ahilik töreniyle şet kuşanacaklar. Gençler siz bu akşam ahilik töreninde şetle beraber şet kuşağıyla beraber aynı zamanda bu insanların içinde sorumluluk alan, işini itinayla yapan gençler olarak görmek istiyoruz." dedi. Konuşmaların ardından tarihi mehterin mini konseri beğeni topladı. Program duaların ardından öğrencilerin bellerine şed bağlamayla son buldu.

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi Haber

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

2005 yılından bu yana kadınların eğitim, üretim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasına katkı sunan Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi’nin Fethiye Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi açıldı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir’in de katıldığı sergide; geleneksel el nakışından ev tekstiline, çini boyama çalışmalarından takı tasarımına kadar 21 farklı branşta eğitim alan bin 493 kursiyerin ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, merkezin kadınların sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen önemli bir dayanışma ve üretim alanı olduğunu söyledi. Nilüfer’de binlerce kadının bu merkezlerde yeni beceriler kazandığını belirten Şahin, şunları söyledi; "Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi bizim gözbebeğimiz. Bu yıl mutluluğumuz daha da büyük. 2025-2026 eğitim döneminde ağımızı daha da genişlettik. Fethiye, Yüzüncüyıl, Üçevler ve Ataçarşı merkezlerimiz aralıksız hizmet verdi. Ayrıca bu yıl Kültür ve Balkan NİLSEM merkezlerimizi de faaliyete geçirdik. Böylece çok daha fazla mahallede, çok daha fazla kadına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz." Kadınların üretime katılmasını ve yaşam boyu eğitim imkanlarından yararlanmasını önemsediklerini vurgulayan Şahin, "Kadının emeğinin olduğu her yerde yaşam güzelleşir, toplum güçlenir. Sergide yer alan her üründe sabır, emek, yetenek ve özveri var. NİLSEM, kadınların mesleki, sanatsal ve kişisel gelişimine katkı sunmayı büyüyerek sürdürecek" dedi. Nilüfer Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Alaattin Sarı da Nilüfer Belediyesi ile birçok ortak çalışma yürüttüklerini belirterek, "Kursiyerlerin aldığı eğitimler çok kıymetli. Buradan edindikleri bilgi ve becerilerle girişimci olmaları ve meslek edinmeleri bizim için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı. Fethiye Mahalle Muhtarı Mustafa Ormanlı ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hayri Akyol da kursiyerleri tebrik etti. NİLSEM kursiyerlerinden Arzu İşlerer ise kurs süresince hem yeni beceriler kazandıklarını hem de üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Sergimizde yer alan her çalışma sevginin, özverinin ve el emeğinin bir ürünü" dedi. Konuşmaların ardından Mustafa Karaarslan şefliğindeki Ataçarşı Bağlama Topluluğu mini konser verdi. Eğitmenlere teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından katılımcılar sergiyi gezdi. Geleneksel el nakışı, ev tekstili, çini boyama, giyim, takı tasarımı, dekoratif dokuma, geri dönüşüm çanta, wayu çanta ve iğne oyası gibi farklı alanlarda hazırlanan ürünlerden oluşan sergi, 16 Mayıs tarihine kadar Fethiye Mahalle Muhtarlığı’nda ziyaret edilebilecek.

MYO’da hava ulaştırma programı tescil edildi Haber

MYO’da hava ulaştırma programı tescil edildi

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin (BUÜ) meslek yüksekokulları, kalite güvence süreçlerinde önemli bir eşiği daha aşmayı başardı. Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’ne (MEDEK) yapılan başvurular kabul edilerek, 10 program daha akredite edildi. Rektörlük D Salonunda gerçekleşen belge takdim törenine; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, MEDEK Yönetim Kurulu Başkanı ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Cafer Çiftci ve MYO Müdürleri ile akademisyenler katıldı. Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, elde edilen bu başarının arkasında ciddi bir ekip ruhu ve titiz bir hazırlık süreci olduğunu belirtti. MEDEK’in dış değerlendirici olarak sunduğu katkıların ve objektif bakış açısının üniversite için çok kıymetli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz; süreci yöneten koordinatörlere, okul müdürlerine ve tüm akademik ekiplere teşekkürlerini sundu. MEDEK ziyareti öncesinde kendi iç değerlendirmelerini ve provalarını yaparak sürece özgüvenle hazırlandıklarını ifade eden Rektör Yılmaz, 10 başvurunun tamamının olumlu sonuçlanmasının bu sıkı çalışmanın doğal bir neticesi olduğunu ve bu başarıyı taçlandırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. MEDEK Yönetim Kurulu Başkanı ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık ise bir üniversitenin 10 başvurusunun 10’unda da tam akreditasyon almasının, o kurumun kalite güvence sistemine olan inancının en somut göstergesi olduğunu altını çizdi. Türkiye genelinde mesleki eğitime olan ilginin ve kalite talebinin hızla arttığını belirten Prof. Dr. Sarıbıyık, bu yıl 94 üniversiteden 468 programın başvuru yaptığını ifade etti. Akreditasyonun sadece bir belge olmadığını, aynı zamanda Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu ile diplomanın Avrupa düzeyinde geçerliliğini tescillediğini ve ÖSYM kılavuzlarında yer alarak daha nitelikli öğrenci akışını sağladığını hatırlattı. BUÜ’nün bu alandaki başarısını "bilgi ihracı" aşamasına getirdiğini söyleyen Sarıbıyık, bu deneyimli kadroları diğer üniversitelerin değerlendirme süreçlerinde de "takım başkanı" ve "değerlendirici" olarak görmeyi arzu ettiklerini sözlerine ekledi. BUÜ bünyesinde kalite standartlarını en üst seviyede karşılayan Gemlik Asım Kocabıyık MYO - Bilgisayar Programcılığı, İnegöl MYO - İnşaat Teknolojisi, Karacabey MYO - Laborant ve Veteriner Sağlık, Keles MYO - Bankacılık ve Sigortacılık, Mennan Pasinli MYO - Atçılık ve Antrenörlüğü, Orhangazi Yeniköy Asil Çelik MYO - Elektronik Teknolojisi, Sağlık Hizmetleri MYO - İlk ve Acil Yardım, Teknik Bilimler MYO - Makine, Yenişehir İbrahim Orhan MYO - Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ve Sosyal Bilimler MYO - Lojistik programları tam akredite programlar olarak tescil edildi.

Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası’nda yılın son meclis toplantısı gerçekleşti Haber

Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası’nda yılın son meclis toplantısı gerçekleşti

Meclis Başkanı Sezai Öztürk başkanlığında toplanan meclise, Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun ve meclis üyeleri katıldı. Toplantıda, ilçenin ticari gelişimine yönelik stratejik başlıklar görüşüldü. Toplantının Gündemi: Ekonomi ve Stratejik Adımlar Toplantıda, Yenişehir ekonomisinin genel durumu ve üyelerin faaliyet gösterdiği sektörlerdeki gelişmeler ele alındı. Mecliste; işletmelerin finansmana erişimi, bölgedeki sanayi yatırımlarının güncel durumu ve ticari kapasitenin artırılmasına yönelik çözüm önerileri görüşüldü. Ayrıca, odanın yeni dönem bütçe planlaması, mesleki eğitim projeleri ve dijital dönüşüm süreçlerine ilişkin yol haritaları değerlendirilerek meclis üyelerinin onayına sunuldu. Başkanlardan 2025 yılının son mesajları Meclis Başkanı Sezai Öztürk, toplantının açılışında yaptığı konuşmada meclis yapısının önemine değinerek, "Odamızın en üst karar organı olan meclisimiz, Yenişehir’in ticari geleceğini şekillendirmek adına yıl boyunca titizlikle çalışmıştır. Ortak akılla aldığımız kararların ilçemiz ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı. Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun ise yıl boyunca yürütülen faaliyetlerin özetini paylaşarak, Yenişehir’in sanayi ve ticaret potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak için yeni yılda da projelere aynı kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.

BUÜ'de geleceğin mesleki eğitimi görüşüldü Haber

BUÜ'de geleceğin mesleki eğitimi görüşüldü

BUÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen ve 13-17 Ekim tarihleri arasında Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleştirilen sempozyum, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden yoğun ilgi gördü. Sempozyum da toplam 185 bildiri ve 40 poster sunumu, 4 atölye çalışması ve geleceğin meslekleri ve yeşil işlerin mesleki eğitime adaptasyonu ile ilgili çalıştay gerçekleştirildi. 6 farklı ülkeden katılım sağlanan sempozyum da aynı zamanda milli eğitime bağlı Sektörel Mükemmeliyet Merkezleri de katılım sağladı. "Uygulamaya dönük öğrenci sayısı en yüksek üniversiteyiz" Sempozyumun açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, MYO'ların stratejik önemine dikkat çekti. BUÜ'nün uygulamalı eğitimdeki konumunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, " Meslek Yüksekokullarındaki öğrenci sayımız yaklaşık 19-20 bin civarında. Bu yönüyle Türkiye'de uygulamaya dönük öğrenci sayısı en yüksek üniversite konumundayız. Güçlü bir tecrübeye sahibiz ve bu tecrübeyi Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü bir şehirde, ekonominin istihdamına dinamik bir etkileşimle katkı vererek sürdürüyoruz" dedi. Rektör Yılmaz, meslek yüksekokullarının sektörün dinamik ihtiyaçlarına hızla cevap verdiğini ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından bu alana yönelik özel bir gayretin bulunduğunu belirtti. "Fikirleri işe çeviren bir kuşağın öncüsüyüz" BUÜ Teknik Bilimler MYO Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan ise yapay zekadan dijitalleşmeye, sürdürülebilir üretimden yeşil ekonomiye kadar her alanda büyük bir dönüşüm yaşandığını vurguladı. Prof. Dr. Karahan, "Bundan on yıl önce adını bile duymadığımız meslekler bir anda popüler oldu. Aynı zamanda on yıl sonra da bazı mesleklerin yok olacağını ve daha farklı mesleklerin doğacağını öngörüyoruz; ama bir tek şeyin aynı kalacağını düşünüyoruz: Öğrenme, üretme ve sektörle uyum bağlantısı. Biz meslek yüksekokulları olarak tam da bu noktada duruyoruz. Pratiği teoriye dönüştüren, fikirleri işe çeviren bir kuşağın öncüsüyüz" dedi. "MYO'lar sanayinin ağırlıklı olduğu yerlerde olmalı" Sempozyumun mesleki eğitim, uygulama ve politika konularının görüşüldüğü uluslararası faydalı bir platform olduğunu belirten UMYOS Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Recep Hayri Eren, MYO'ların konumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Eren, "Meslek yüksekokulları mutlaka sanayi sektörlerinin ağırlıklı olduğu kesimlerde olmalıdır. Açılacak MYO'lar tematik olarak o bölgenin sanayi ağırlığına bağlı olmalı ve kasaba benzeri küçük yerleşim alanlarında kesinlikle açılmamalıdır. Bu tür yerlerde öğrenciler mesleki ve sosyal gelişimlerini sağlayamazlar" dedi. Eren, öğrencilerin başarılı bir kariyere sahip olması için MYO yönetiminde sanayi temsilcilerinin yer alması ve son sömestrde uygulama alanlarına geçilmesi gibi pratik önerilerde bulundu.

BUÜ'nün Erasmus+ KA2 Projeleri kabul edildi Haber

BUÜ'nün Erasmus+ KA2 Projeleri kabul edildi

BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, projelerde görev alan akademisyenleri makamında ağırlayarak tebrik etti. Görüşmeye, Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Ferda Arı ve Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Uğurel de katıldı. Kurumsal gelişime katkı sağlayacak Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin Avrupa Birliği projelerine yönelik stratejik hedefleri ve güncel politika öncelikleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kabul edilen projelerin üniversitenin araştırma kapasitesine ve kurumsal gelişimine önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Yılmaz, çalışmada emeği bulunan herkese teşekkürlerini iletti. Mesleki eğitim modeli oluşturulacak "AgriVOLTages - Agrivoltaics for Sustainable Agriculture and Renewable Energy Integration in VET" isimli projenin yürütücülüğünü yapan Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Onur Taşkın ise projenin Lomza Uluslararası Uygulamalı Bilimler Akademisi koordinasyonunda yürütüleceğini söyledi. Çalışmada Türkiye ile birlikte Polonya, İtalya, Belçika, Danimarka ve Bulgaristan'dan ortakların da görev alacağını aktaran Doç. Dr. Taşkın, projeyle yapay zeka destekli karar araçları, VR tabanlı eğitim modülleri ve yenilikçi hibrit öğrenme ağı geliştirerek agrivoltaik alanında dijital, kapsayıcı ve yeşil bir mesleki eğitim modeli oluşturmanın amaçlandığını aktardı. Öğrencilerin yeşil kodlama becerileri geliştirilecek "Education for Green Engineering, Energy-efficient Networking, and Code Optimization in Higher Education" isimli projenin yürütücülüğünü yapan Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Demirbağ da projenin Krakov Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde, Türkiye'nin yanı sıra Polonya, Slovenya, Yunanistan, Litvanya ve Çek Cumhuriyeti'nden kurumların iştirakiyle gerçekleştirileceğini belirtti. Bu projeyle, üniversite öğrencilerinin yeşil kodlama becerilerinin geliştirilmesi ve ilgili eğitim müfredatlarının hazırlanmasının amaçlandığını vurgulayan Doç. Dr. Demirbağ, projede Eğitim Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Adem Uzun ve Doç. Dr. Sabri Becerikli ile Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi proje uzmanı Öğr. Gör. Dr. Özhan Sağlık'ın araştırmacı olarak görev aldığını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.