SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mahkeme

YENİŞEHİR YÖREM - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni Haber

Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Koza Han'da, tahliye kararına karşı mahkemeye başvuran işletmeci, yaklaşık 25 yıldır kiracı olduğunu ve 2026 yılını kapsayan yeni kira sözleşmesini Aralık 2025'te imzaladığını beyan etti. Davacı, geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen "fuzuli şagil" olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu. Mahkeme, tahliye işleminin uygulanması halinde işletmenin ticari itibarı ve ekonomik faaliyetleri açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekti. Heyet, davalı idarenin savunması alınıp dosya yeniden değerlendirilene kadar, teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi. Yargılama süreci kapsamında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgeleri, kira sözleşmesi ve "fuzuli şagil" tespitine dair tüm evrakların gönderilmesi istendi. İdareye savunma için 10 günlük süre tanındı. Kararın ardından han avlusuna masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi. Koza Han Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk ile Avukat Sena Deniz Ersoy, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ersoy, mahkeme itirazının kabul edilmesi halinde, diğer işletmelerin de geçiş yollarını kapatmamak şartıyla avluya masa ve sandalye koyabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, yürütmenin durdurulmasının dosya incelemesini sona erdirmediğini, ilerleyen aşamada yeniden bir kaldırma kararı çıkabileceğini söyledi. Kozahan Başkanı Erdinç Şentürk, hem esnafın hem de turistlerin mağduriyet yaşamaması için "orta yol" arayışında olduklarını belirtti. Şentürk, han esnafının ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ile Koza Han'ın tarihi dokusunun korunması arasında denge kurulması amacıyla ilgili kurumlarla görüşmelerin devam edeceğini kaydetti.

5 yaşındaki Deniz Sönmez’in ölümüne ilişkin davada karar açıklandı Haber

5 yaşındaki Deniz Sönmez’in ölümüne ilişkin davada karar açıklandı

Bursa'nın Osmangazi ilçesinde 2 yıl önce 5 yaşındaki çocuğu Deniz Sönmez'i diş ağrısı şikayetiyle bir diş kliniği zincirinin Hürriyet şubesine götüren Sönmez ailesi, minik Deniz'in tedavi sonrası fenalaştığını fark etti. Küçük çocuğa 4 dolgu ve 1 diş çekimi için narkoz verilerek genel anestezi yapıldı. Anestezi sonrası odaya alınan minik Deniz'in ateşi yükseldi. Annenin ambulans çağırma talebine de olumsuz cevap veren doktorlar durumun 'normal' olduğunu söyleyerek Deniz ve annesini evine yolladı. Kısa bir süre sonra baba Aydın Sönmez eve geldiğinde oğlunun yarı baygın inleme sesleri çıkarttığını duydu. Bunun ardından baba Aydın, çocuğunu Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi'ne götürdü. Doktorların çabasına rağmen minik Deniz'in organlarının iflas ettiği öğrenildi. 3 gün boyunca yoğun bakımda kalan Deniz, organ yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. Yaşanan olay sonrası mahkeme süreci başladı. Mahkeme, diş hekimi Aleyna S.G. hakkında 4 yıl 5 ay 10 gün, anestezi uzmanı Levent O. hakkında ise 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verdi. Her iki sanık yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi talepleri reddedildi. Mahkeme heyeti, mesul müdür Kerem G.Y.’yi ise taksirle ölüme neden olma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm etti. Bu ceza, adli para cezasına çevrilerek 97 bin 200 TL olarak belirlendi. İşletme ortakları M.Ç.G., M.Ö.A. ve M.E.K. hakkında ise üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Mahkeme sonrası konuşan baba Aydın Sönmez, "2024 Kasım ayından bu zamana kadar süren bir davaydı. Karar açıklandı. 2 yıl çok uzun bir süre, bu sürede çok yıprandık. Bu sürecin sonunda doktorlara verilen cezalar 4 yıl 5 ay 10 gün. Bilinçli taksirden yargılanmalarına rağmen, aldıkları ceza bizi tatmin etmedi. Vicdanımızı kanattı. İtirazlarımız olacak. Masum bir kediyi öldüren 3 yıl ceza aldı, bizim canımız gitti 4 yıl ceza verildi" dedi.

"Mahkeme beraat verdi, ben sizi rahat ettirir miyim" diyerek oğluna çarpan taksicinin ağabeyini vurdu Haber

"Mahkeme beraat verdi, ben sizi rahat ettirir miyim" diyerek oğluna çarpan taksicinin ağabeyini vurdu

Olay, saat 02.00 sıralarında Kemalpaşa Mahallesi ilçe stadı yanında meydana geldi. 5 ay önce taksi sürücüsü Melih G.'nin çarptığı Eyüp A.'nın (43) oğlu yaralandı. Mahkeme taksici hakkında beraat kararı verirken, Eyüp A. dün akşam kaza yapan taksicinin ağabeyi Mustafa G.'yi müşteri gibi arayarak kendisini almasını istedi. Taksici Mustafa G., arayanın müşteri olduğunu zannederek belirtilen adrese gitti. İlçe stadyumunun arkasına gelen taksiye binen Eyüp A., belindeki silahı taksiciye doğrulttu. Taksi içerisinde kurusıkı tabancayla ateş eden Eyüp A., silahın kabzasıyla da Mustafa G.'yi darbetti. Silah seslerini duyan vatandaşlar durumu emniyete bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri Eyüp A.'yı gözaltına alırken, yaralı taksici ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Şüpheli Eyüp A., "Benim çocuğum köpek yavrusu muydu. Vurdunuz geçtiniz. Mahkeme beraat verdi. Ben sizi rahat ettirir miyim" dedi. Polis olayla ilgili inceleme başlattı. "Gereken önlemler acilen alınmalı" İnegöl Taksiciler Kooperatifi Başkanı Mesut Ekren, taksicinin yaralandığı olaya tepki gösterdi. Ekren, "Akşam 12-1 arası gece İnegöl Devlet Hastanesi'nde çalışan bir taksicimiz artık gasp mı diyelim, hürriyetten alıkoyma mı diyelim. 5 ay önce yaşanan bir kaza sonucu şahsın oğlunun yaralanması sebebiyle mahkeme sürecinin sonuçlanmasıyla beraat kararı almıştır taksici arkadaşımız. Fakat karşıki taksiciyi gasbetmeye çalışan, hürriyetinden yoksun bırakmaya çalışan şahıs, özel telefonla çağırarak taksici arkadaşımızı rehin almıştır. Bu nedenle akşam üzücü bir olay yaşadık. Arkadaşımıza silah doğrultarak, kafasına iki sefer silahın kabzasıyla vurarak yaralamıştır. Nasıl diyeyim yani arkadaşımızın olayla alakası yoktur, kardeşinin yapmış olduğu bir kaza sebebiyle suçu ağabeyine yapmıştır. Akşamki yaşadığımız olay üzücü bir olay. İnşallah bundan sonra yaşamayız. İnegöl Taksiciler Kooperatif Başkanı olarak taksici esnafımızın arkasındayız. Emniyetimizin, kolluk güçlerinin bizlerin yanında olmasını bekleriz, desteklerini bekleriz. Bundan sonra bu olayların yaşanmaması için elimizden geleni yapmaya çalışacağız. İnşallah bundan sonra da yaşamayız" dedi.

Yargıtay'dan mal sahibi ve kiracıları ilgilendiren emsal karar Haber

Yargıtay'dan mal sahibi ve kiracıları ilgilendiren emsal karar

İçtihat Bülteni Uygulaması'ndan edinilen bilgiye göre, Avukat Fatih Karamercan, İzmir'de bulunan bir bürosunu satışa çıkardı. Daha sonra kiracılarına, alıcıların büroyu görmek istediklerini aktardı. Kiracılar, büroyu gösterme konusunda tutarlı davranmadıkları için konuyu arabuluculuk aşamasına taşıdı. Taraflar, arabuluculuk aşamasında da anlaşamadı. Bunun üzerine, Fatih Karamercan vekili aracılığıyla TBK m. 319/2 hükmü kapsamında kiralananın gösterilmesi istemli olarak İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açarak ihtiyatî tedbir yoluyla kiralananın gösterilmesini de talep etti. İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi, davanın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği için talebi reddetti. Fatih Karamercan vekili aracılığıyla kararı istinaf etti. Ancak, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi de, davanın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi ile istinaf talebini reddetti. Ankara, Antalya ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre yargılama sürelerinin uzunluğu, mülkiyet hakkının kapsamı, kiraya verenin gecikme sebebiyle muhtemel alıcıları kaçırması ve ciddi bir zararın doğma ihtimali gibi nedenlerle TBK m. 319/2 hükmü kapsamında açılan davalarda ihtiyatî tedbir yoluyla kiralananın alıcılara gösterilebileceği yönündeyken İstanbul, İzmir ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre ise , davanın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi ile ihtiyatî tedbir talepleri reddedilmekteydi. Fatih Karamercan, kendi davasına benzer olaylar hakkında verilmiş Ankara, Antalya ve Konya ile İstanbul, İzmir ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık olduğundan bahisle Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nden görüş alınmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'ndan uyuşmazlığın giderilmesi için talepte bulundu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu, talebi yerinde görerek talebi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne iletti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise verdiği uyuşmazlığın giderilmesi kararında, "Mahkemece, ülkemizdeki yargılama sürelerinin uzunluğu, mülkiyet hakkının kapsamı, kiraya verenin gecikme sebebiyle muhtemel alıcıları kaçırması ve ciddi bir zararın doğma ihtimali gibi nedenlerle AİHS m.6 da düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilen hakka ulaşmanın kolaylaştırılması bakımından, şartları oluştuğunda ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir" diyerek kiraladığı taşınmazı satmak isteyen mal sahiplerinin önündeki zorlulukları kaldıran ve alıcılara gösterilemediği için malın daha düşük bedellerle satılmasının önüne geçen emsal bir karara imza attı. Karara ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Barosu üyesi Avukat Fatih Karamercan, "Kira hukukuna ilişkin seminerler verirdim. Başkalarının dosyalarına bakardım. Bu sefer kendi başıma gelen bu dosyada kiracım, kiralananın gösterilmesine izin vermedi. Arabuluculuk aşamasında da anlaşamayınca, İzmir 8. Sulh Hukuk (yargılama aşamasında İzmir 19. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden) kiralananın gösterilmesi istemli dava açtık. İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi ihtiyatî tedbir yoluyla kiralananın gösterilmesi iznine ilişkin talebimizi, davanın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği için reddetti. Kararı istinaf ettim. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi de, istinaf talebimizi reddetti. Bunun üzerine, kendi davama benzer olaylar hakkında verilmiş Ankara, Antalya ve Konya ile İstanbul, İzmir ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık olduğundan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nden görüş alınmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'ndan uyuşmazlığın giderilmesi için talepte bulundum. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu, talebimi yerinde görerek talebi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne iletti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise şartların oluşması durumunda, kiralananın gösterilmesine iznine ilişkin istemli davalarda ihtiyatî tedbir yoluyla kiralananın gösterilebileceğine karar verdi. Sonuç olarak, çoğu taşınmazın ve özellikle büyük fabrikaların, kiracıların keyfiyetine bırakılarak gösterilmediği bu yüzden milyon dolarlık kayıpların da olduğu tarafımdan gözlemlenmiştir. Kiracıların uygulamada, mal sahiplerini zora sokacak şekilde kiralananı göstermeme konusunda sürekli bahaneleri oluyordu. Bu kararla artık bu gibi kayıpların önüne geçilerek kiracılarına keyfiyetine kalmadan taraflar tabii ki, arabuluculuk sürecinde daha önce uzlaşamamışlarsa, mahkeme yoluyla hızlı bir şekilde ihtiyatî tedbir yoluyla kiralananın gösterilmesine izin verilecektir ve bu şekilde de hem alıcılar hem satıcılar zarar görmeyecek, hem de mal başkasına satılabilecektir." dedi.

Yargıtay’dan 1 milyon 201 bin öğretmeni ilgilendiren emsal karar Haber

Yargıtay’dan 1 milyon 201 bin öğretmeni ilgilendiren emsal karar

İçtihat Bülteni’nden edinilen bilgiye göre, borçlu öğretmen, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden aldığı maaşının 1/4’ü ile ek ders ücretinin tamamına konulan haczin kaldırılmasına dair talebinin Dinar İcra Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, maaşıyla zor geçindiğini, eşinin hamile olması sebebiyle doktor kontrolleri ve takviye gıdalar sebebiyle ek masrafları olduğunu, ikâmetgâhı Fethiye’de olduğundan görev yaptığı Dalaman’daki okula gidiş-dönüş her gün toplam 110 km yol kat ettiğini ileri sürerek, maaşının 1/4’ünü aşan kısım olarak ek ders ücretine uygulanan haczin kaldırılmasını talep etti. İlk Derece Mahkemesi talebin kabulüne karar verdi İlk Derece Mahkemesi, Dinar İcra Müdürlüğünün dosyasında borçlunun maaşının 1/4’ü ile ek ders ücretinin tamamının ayrı ayrı haczedildiği, bu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulüne, borçlunun ek ders ücretinin tamamına konulan haczin kaldırılmasına, borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamının 1/4’ü oranında hesap edilen 1.262,62 TL üzerinden haczin devamına, fazla tahsil edilen 4.672,99 TL kesinti tutarının yasal faizi ile birlikte davacıya (şikâyetçiye) iadesine karar verdi. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi hükmü kaldırdı ancak yeniden hüküm kurarak borçlu öğretmenin lehine karar verdi Bölge Adliye Mahkemesi, şikâyetçi tarafın, ek ders ücretinin tamamı üzerindeki haczin kaldırılması talebinin (maaş ve ek ders ücreti toplamının 1/4 ü kadar haciz kesintisi yapılması gerektiğinden bahisle) kısmen kabul edildiği anlaşıldığından şikâyetin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan talep olmadığı halde fazla tahsil edilen 4.672,99 TL kesinti tutarının yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle alacaklının istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak şikâyetin kısmen kabulü ile borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamının 1/4’ü oranında hesap edilen 1.262,62 TL üzerinden haczin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulundu. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, “İİK’nun 83. maddesinde kısmen haczi caiz olan şeyler sayılmış olup, ek ders ücretlerinin maaştan sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda bu ücretin tamamının haczedilmesine yasal bir engel yoktur” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi’nin hükmünü bozdu. Bölge Adliye Mahkemesi kararında direndi Bölge Adliye Mahkemesi, somut olayda, alacaklı vekilinin duruşmadaki beyanında belirtildiği üzere borçlunun maaşı üzerinde uygulanan haczin maaşının 1/4’ü oranında olduğu, borçlunun, kendisi ve ailesinin geçinmeleri için lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra maaş ve ek ders ücretinden en fazla 1/4 (oranında) haciz uygulanması gerektiğinin değerlendirildiği, buna göre de maaş ve ek ders ücret toplamının 1/4’ü üzerindeki haczin kaldırıldığı gerekçesiyle direnme kararı verdi. Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edildi ve dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşındı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: "Ek ders ücretinin ancak dörtte biri haczedilebilir " Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emsal niteliği taşıyan kararını verirken şu ifadeleri kullandı. “ Açıklanan hukuki dayanaklardan yola çıkıldığında ek ders ücreti; aylık ders görevi dışında verilen derslerin karşılığı olarak ödenen ücret olarak tanımlanabilir. Bu anlamda olmak üzere ek ders ücreti 2004 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesi kapsamında aylık ‘maaş’ dışında ek ders görevi karşılığı ödenen bir ücrettir. Belirtmek gerekir ki, yukarıda da açıklandığı üzere 2004 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinde ifade edilen ücret kavramına her türlü ücret dahildir. Gerek bedeni gerekse fikri çalışma sonucu elde edilen her türlü ücret bu kapsamdadır. Bu itibarla, ek ders ücretinin de madde metninde yer alan ‘her nevi ücret’ kapsamına girdiği açıktır. Hâl böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.