SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kuraklık

YENİŞEHİR YÖREM - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da bol yağışlar çeltik ve ikinci ürün yasağını kaldırdı Haber

Bursa'da bol yağışlar çeltik ve ikinci ürün yasağını kaldırdı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey'de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa'da 105,8 kilogram yağış oldu. Mevsim ortalaması metrekareye 70 kilogram olan martta ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa'da, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerindeki yoğun yağışlar, Uluabat Gölü'nün taşmasına ve bazı tarım arazilerinin su altında kalmasına yol açarken, tarımsal sulama rezervlerini ise tamamen doldurdu. "Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok" Karacabey Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle Manyas Gölü ve barajındaki su seviyesinin kritik noktalara gerilediğini, bu sebeple Bursa Valiliği kararıyla ekim yasağı getirildiğini hatırlattı. Yağışların durumu değiştirdiğini belirten Düzen, "Hem göl hem de barajdaki durum şu anda gayet iyi. Doluluk oranının yüzde 95 seviyesinde olduğunu öğrendik. Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok. Hatta fazlasıyla var, binlerce dönüm arazi şu an su altında." dedi. Ekonomiye ikinci ürün katkısı Yasağın kalkmasının bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayan Düzen, şunları kaydetti: "Bölgemizde yaklaşık 25-30 bin dönüm alanda çeltik üretiliyor. Yasağın kalkmasıyla çiftçimiz tarlasını hazırlayıp tohumunu toprakla buluşturacak. Ayrıca ikinci ürün ekimindeki yasak da kalktı. Buğdayını hasat eden çiftçimiz yerine ikinci ürününü ekebilecek. Bu durum hem üreticimizin yüzünü güldürecek hem de ekonomiye ciddi katkı sağlayacak. Bütün çiftçilerimiz adına bereketli bir hasat dönemi diliyorum."

Ziraat Odası Başkanı Dimrit: "Hedef zeytin üreticisi değil, sanayi olmalı" Haber

Ziraat Odası Başkanı Dimrit: "Hedef zeytin üreticisi değil, sanayi olmalı"

Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu'nun Bursa Tarım Kongresi'nde yaptığı açıklamalar, zeytin üreticisi ve Orhangazi Ziraat Odasının tepkisine neden oldu. Kuşcu'nun, 'Bir kilogram zeytinin sofraya gelene kadar yaklaşık 6 bin 800 litre su tükettiği'ne dair verileri paylaşması üzerine Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit bir açıklama yaptı. Başkan Dinçer Dimrit, bilimsel verilerin arkasına sığınılarak çiftçinin hedef tahtasına oturtulduğunu belirterek, "Prof. Dr. Kuşcu'nun açıklamalarıyla tarım ve zeytin üreticisi açıkça hedef alınmıştır. İznik Gölü'nün çekildiği, kuraklıkla mücadele ettiğimiz bu hassas dönemde faturanın zeytine kesilmesi kabul edilemez. Kuraklığın tek sorumlusu tarımmış gibi bir algı oluşturuluyor" dedi. "Sanayinin çektiği sular neden gizleniyor" Özellikle İznik Gölü ve çevresindeki sulak alanlara dikkat çeken Dimrit, sanayi kuruluşlarının su tüketiminin göz ardı edilmesini eleştirdi. Bilim insanlarına ve yetkililere seslenen Dimrit, "İznik Gölü çevresindeki dev sanayi tesislerinin yeraltı ve yerüstü kaynaklarından çektiği su miktarı neden açıklanmıyor? Sanayinin doğaya ve su kaynaklarına verdiği zarar neden hiçbir bilimsel çalışmada ön plana çıkarılmıyor? Neden her kuraklık döneminde ilk akla gelen 'tarımsal sulamayı kısıtlamak' oluyor?" ifadelerini kullandı. "Sulu tarım olmazsa yaşam olmaz" Önümüzdeki sulama sezonu öncesi bu tür açıklamaların "sulama kısıtlamalarına zemin hazırladığını" savunan Dimrit, "Bu açıklamalar, çiftçinin suyunu kesmek isteyenlerin eline koz vermektir. Zeytin, bölge üreticisinin tek geçim kaynağıdır. Zeytin olmazsa Orhangazi olmaz, tarım olmazsa yaşam olmaz. Yetkililere çağrımızdır; çiftçiyle uğraşmayı bırakın, su kaynaklarımızı asıl tüketen ve kirleten sanayi kuruluşlarını denetleyin" dedi.

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu Haber

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

Uludağ'dan akan pınarlarıyla ünlü Bursa'nın son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle yaşadığı sorunlar 2026'nın kış yağışlarıyla yerini berekete bıraktı. Şubat ve mart yağışları iyi oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey'de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa'da 105,8, İznik'te 90,8, Gürsu'da 100,7 Kestel'de 116,8 ve Yenişehir'de ise 65,2 kilogram yağış oldu. Uzun yıllar ortalaması metrekareye 70 kilogram olan mart ayında ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa'da, Yenişehir 62,7 kilogram, Gürsu 61,6, İznik 64,6, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. Barajları yüzde 93 doldu; Uludağ son 5 yılın en iyi yağışını aldı Kar yağışı ve sağanak derken adı suyla özdeşleşen Bursa'da geçen yıl sonbahar aylarında yüzde 0'a kadar düşen barajlardaki su seviyesi yüzde 93'ün üzerine çıktı. 6 ay öce su kesintilerinin yaşandığı Bursa'da şimdi bolluk hakim. Uludağ'da 30 Mart'ta 181 santimetre ile son yılların en yüksek kar kalınlığına ulaşıldı. En son 2021'de 200 santimetre ölçülmüştü. Uludağ'da nisan ayının ilk haftasında halen 1,5 metre kar bulunuyor. Yağışların etkisiyle su seviyesini yükselen Uluabat Gölü'nde, en derin yeri 10 metreyi geçerken, 15 yıldır görülmeyen oldu ve Gölyazı Mahallesi'nin çevresindeki yollar göl sularıyla kaplanınca kapandı. Uluabat'ın Akçalar Mahallesi tarafında göl sularının genişlemesi nedeniyle yazlık ve bungalov evler haftalardır su altında bulunuyor. Göl sularının ulaştığı Karacabey'de hububat ekili araziler ile domates ve biber gibi sebzelerin ekileceği tarım alanları su altında kaldı. Binlerce dönüm alanın suyla kaplı olduğu ilçede çiftçiler ekim yapmak için dört gözle suların çekilmesini bekliyor. Gürsu ve Kestel'de sağanak yağışların etkisi ve kanalların taşmasıyla yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi, sebze ekili alanlar su içinde kaldı. Üreticiler, ilaç ve gübre zamanı olduğu için bahçe bakımlarını güçlükle yürütüyor. Baraj kapakları açılabilir Bu iki ilçedeki tarımın sigortası konumunda olan ve geçen yaz ciddi oranda su çekilmesinin yaşandığı Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı ve su miktarında önemli artış gözlendi. Evliya Çelebi'nin "Velhasıl Bursa sudan ibarettir" dediği gibi Bursa'nın dağı, ovası suyla doldu, dereleri coşkulu akıyor ve halen yağışlar sürüyor. Uludağ'daki kar yükü de hesap edildiğinde, yağışların sürmesi durumunda önümüzdeki günlerde Bursa'nın içme suyu ihtiyacının sağlandığı barajların kapakları açılabilir.

Fabrikaların tonlarca su çektiği İznik Gölü 200 metre çekildi Haber

Fabrikaların tonlarca su çektiği İznik Gölü 200 metre çekildi

Gölde su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılırken, gözler göl çevresindeki sanayi tesislerine çevrildi. Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Özellikle sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Yüzölçümü ve doğal yapısıyla bölgenin en önemli ekosistemlerinden biri olan İznik Gölü, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından da hayati öneme sahip. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlayan göl, sahil işletmeleri, balıkçılık faaliyetleri ve tarımsal sulama sayesinde binlerce kişiye geçim kapısı oluyor. Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte balıkçılık faaliyetlerinin zorlaşması, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntılar ve kıyı turizminin olumsuz etkilenmesi, bölge ekonomisini doğrudan tehdit ediyor. İznik ve Orhangazi'de yaşayan birçok aile, geçimini göl sayesinde sağlarken, yaşanan çekilme geleceğe dair kaygıları artırıyor. Fabrikalar tonlarca su kullanıyor Gölden su kullanan fabrikaların, su saati bile kullanmadığına dikkat çeken İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, "Fabrikalar İznik Gölü'nden su çekiyor. Gemlik Gübre Fabrikası 2004 yılında özelleştirildi. 2020 senesinde dönemin büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş bu fabrikanın gölden ne kadar su çektiğine dair bir yazı istedi ve bu fabrika bu soruya cevap bile veremedi. Çünkü su çekilen pompada bir su saati bile yok, saat konulmamış. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. Bu yıllar arasında gölden ne kadar su kullanıldığını nereden bileceğiz. 2016 yılında kuraklık başladı. DSİ önlem olarak tarıma verilen sudan tasarruf yapıyor. Tarımdan tasarruf olmaz, tarım bu ülkenin ekonomisinin can damarıdır" şeklinde konuştu.

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı Haber

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı

İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İki yıl sonra çiftçi su bulamayabilir" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. Muhtarlardan ortak çağrı: "Göl olmazsa tarım da olmaz" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

Anadolu’nun kadim gelenekleri İnegöl’de yaşatılıyor Haber

Anadolu’nun kadim gelenekleri İnegöl’de yaşatılıyor

İnegöl Belediyesi tarafından Kırsal Gündüzlü Mahallesi’nde gerçekleştirilen "Toprağın Uykusu" etkinliği, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel mirasını günümüze taşıdı. Kış gündönümüne denk gelen 21 Aralık’ta düzenlenen programa ilgi yoğun oldu. Anadolu’da toprağın dinlenme ve yenilenme dönemi olarak kabul edilen kış mevsiminin başlangıcını simgeleyen etkinlikte, doğayla kurulan kadim bağ bir kez daha hatırlatıldı. Atalardan miras kalan geleneklerin yaşatıldığı programda bereket, birlik ve dayanışma motifleri ön plana çıktı. Kış, toprağın dinlendiği ve kendini yenilediği zaman dilimidir Kış; toprağın dinlendiği, kendini yenilediği, bahara hazırlandığı bir zaman dilimidir. Doğanın sessiz nefesi ve yeni başlangıçların habercisi olan mevsimde, insanın ve toprağın kendi bedeni içinde istirahate çekildiği bu dönemi kadim Anadolu kültüründe atalarımız boş geçirmemiş. Geçmişte bu zaman diliminde; dualar edilmiş, dilekler tutulmuş, bir araya gelinmiş, paylaşılmış ve bu birlikteliklerle bereket aranmış. İnegöl Belediyesi de bugün bu geleneği Kırsal Gündüzlü Mahallesinde düzenlenen "Toprağın Uykusu" programıyla sürdürdü. Köy seyirlik oyunları gerçekleştirildi Etkinlik kapsamında Anadolu’nun köy seyirlik oyunlarının en önemli örneklerinden biri olan Deve Oyunu, İnegöl Belediyesi Halk Dansları Ekibi tarafından sahnelendi. Büyük beğeni toplayan gösteri, izleyicilere keyifli anlar yaşatırken kültürel bir mirasa da ışık tuttu. Köy evlerini tek tek gezip maniler ve eğlencelerle erzak ve ikramlar toplandı. Bu etkinlikle paylaşma kültürü de unutulmamış oldu. Gastro İnegöl ekibi tarafından da katılımcılara çorba ikram edilirken, Gündüzlü Mahallesi sakinlerinin hazırladığı şipitler ve yöresel lezzetler de sofralarda yerini aldı. Kurulan sofralar, komşuluk ve gönül birliğinin en güzel örneklerinden biri oldu. İnegöl; geleneklerine de sahip çıkıyor 21 Aralık’ın Anadolu’da "kışın doruğu" ve "toprağın uykuya geçtiği zaman" olarak kabul edildiğine dikkat çekilen etkinlikte, kışın bereketli geçmesi, kar yağışının bol olması ve toprağın suya doyması için temenniler dile getirildi. Son yıllarda yaşanan kuraklık ve su sıkıntılarına da vurgu yapıldı. İnegöl’ün sanayisi, tarımı ve ticareti kadar geleneklerine sahip çıkan yapısıyla da güçlü bir şehir olduğunun altı çizilirken, bu tür etkinliklerle kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiği ifade edildi. Etkinlik, katılımcıların memnuniyetiyle sona ererken, organizasyonda emeği geçenlere ve Gündüzlü Mahallesi halkına teşekkür edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.