SON DAKİKA
Hava Durumu

#Küçükbaş Hayvan

YENİŞEHİR YÖREM - Küçükbaş Hayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küçükbaş Hayvan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nde son gün uyarısı Haber

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nde son gün uyarısı

Bakanlık yetkilileri, başvurunun bugün sona ereceğini belirterek, talep edecek üreticilerin gecikmemesini istedi. Bakanlıktan alınan bilgiye göre; 2026-2028 yıllarını kapsayan üç yıllık program çerçevesinde 150 bin küçükbaş hayvan uygun şartlarda üreticilerle buluşturulacak. 100 küçükbaş hayvan ve nakdi destek paketi Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda yürütülecek projede, hayvanlar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) aracılığıyla temin edilecek. Hak sahibi her üreticiye 95'i dişi, 5'i erkek olmak üzere 100 baş damızlık hayvan teslim edilecek. Hayvan dağıtımında bölgesel iklim, mera yapısı ve yöresel yetiştiricilik şartlarına uygun ırklar tercih edilecek. Bakım ve besleme desteği Proje kapsamında üreticilere sadece hayvan değil, nakdi ve operasyonel destek de sunulacak. Hayvan teslimatının ardından 12 ay boyunca bakım ve besleme giderleri Bakanlık tarafından karşılanacak. Üreticilere 3 ayda bir 45 bin lira olmak üzere, bir yılın sonunda toplamda 180 bin lira destek ödemesi yapılacak. Ayrıca, teslim edilen hayvanların ilk bir yıllık TARSİM sigorta poliçe bedelleri de yine Bakanlık bütçesinden ödenecek. Gençlere ve kadınlara öncelik tanınacak Kırsalda üretimi güçlendirmeyi hedefleyen projede; genç ve kadın üreticilere, tarımsal amaçlı örgüt üyelerine, engelli vatandaşlara, şehit yakınlarına ve gazilere öncelik verilecek. Özellikle veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliği bölümlerinden yeni mezun olan gençlerin projeye başvurması teşvik edilerek, bu kişilerin kendi işletmelerini kurmaları desteklenecek. Başvuru ve teslimat süreci Üreticiler, hayvan bedelleri için Ziraat Bankası'nın uygun faizli kredi imkanlarından yararlanabilecek. Projeye başvurmak isteyenlerin işletmelerinin bulunduğu ya da kurmayı planladıkları yerde il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor. Yapılacak puanlama sonucunda hak sahibi olan üreticilere hayvan teslimatlarının 2026 yılının ikinci yarısından itibaren başlanması planlanıyor. Proje ile ilgili detaylı bilgiye Tarım ve Orman Bakanlığı'nın internet sitesinde şu bağlantıdan ulaşılabilir: https://www.tarimorman.gov.tr/HAYGEM/Haber/454/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Basliyor

Bin yıllık yemek kültürünü 400 yıllık hana taşıdılar Haber

Bin yıllık yemek kültürünü 400 yıllık hana taşıdılar

Bursa'nın dağ ilçelerinden olan 10 binden fazla nüfusa sahip Büyükorhan'da yüzyıllardır süregelen "Cuma Pazarı", canlı hayvan pazarı ve Tahıl Hanı'yla bölgenin ticaret merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Canlı hayvan pazarına hayvanlarını ve hububatlarını satmak için getirenlerin ya da almak için gelenlerin buluştuğu Cuma Pazarı, yıllarca kavurma lokantalarıyla hizmet verdi. Bugün de odun ateşinde kuzu ve oğlak eti kavurması yaparak geleneğin yaşatıldığı ahşap Tahıl Hanı'na gelenler, bölgenin merasında yetişen hayvanların doğal etiyle yapılan yemeklerden yeme imkanı bulabiliyor. Lokantalarda yıllardır kuzu etinden kavurma ve ciğer tüketiliyor. Büyükorhan'da hayvancılık yapan bir aile, farklı olması için Tahıl Hanı'nda ilk kez cağ döner yapmaya başladı. Kıpçak Türklerine ait bin yıllık bir kültür olan cağ kebabı, dağ yöresinde yetiştirilen merada beslenen kuzuların etlerinden yapılarak servis ediliyor. Handa bulunan 8 lokantadan birinin sahibi Ali Özkan, uzun yıllardır bu handa hububattan canlı hayvana birçok ürünün alınıp satıldığını tüccarların uğrak yeri olduğunu belirterek, "Buraya gelenler karınlarını doyursun diye yemek hizmeti de sunulmuş. Saç kavurma, güveç, köfte ızgara yapılıyor. Hepsi küçükbaş hayvan etinden pişiriliyor." dedi. Şap etkiledi müşterileri azaldı Hayvancılık yaptıklarını ve kendi küçükbaş hayvanlarının etinden kavurma yaptıklarını anlatan Özkan, "Burası bir kültürün adresi. Uzun yıllardır devam eden geleneği ayakta tutuyoruz. Şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarı kapatılınca müşterimiz azaldı ancak normalde burada adım atacak yer olmazdı. Sadece turist ağırlıyoruz, hayvan alım satımına gelen olmayınca eski yoğunluk kalmadı burada" diye konuştu. Pazara gelenlerin önemli bölümünün kuzu kavurmayı övdüğünü bazılarının ise porsiyonun azlığından şikayet ettiğini dile getiren Özkan, "Çay tabağında porsiyonlar olduğunu söyleyenler oldu. Metal düz tabak olduğundan öyle geliyor ama tabağa döktüğümüzde porsiyonun miktarı daha net ortaya çıkıyor. Yani az değil porsiyonlarımız doyurucu" ifadesini kullandı. 40 yıllık ustayla bin yıllık kültürü getirdiler Küçükbaş hayvan yetiştiricisi ve handa lokanta sahibi İsmail Kutlu ise yaklaşık 400 yıllık tarihi handa farklı bir yemek sunmak istediklerini belirterek, Yusufeli'nden 40 yıllık cağ döner ustası getirdiklerini anlattı. Cağ kebapta kendi yetiştirdikleri kuzuların etlerini kullandıklarını dile getiren Kuzu, şunları söyledi: "Ağır kış şartları oluşmadığı sürece yem kullanmayız hayvanlarımızda. Hepsi dağda, bayırda, merada beslenir. Kekik, nane, ot ne bulurlarsa doğal beslenirler. O yüzden etimizin lezzetinde de iddialıyız; hem doğal hem organiktir. Bu han yüzlerce yıllık bir kültürü temsil ediyor. Biz de buraya ünü yurt dışına taşmış cağ kebabı getirdik. Farklı olunca ilgi de görüyoruz. Şap nedeniyle kapatılan pazar açılsa daha güzel olacak işlerimiz."

Annesi ve kardeşleri ölen kuzunun yürek burkan hikayesi Haber

Annesi ve kardeşleri ölen kuzunun yürek burkan hikayesi

Aylardır süren şap hastalığı ülkenin birçok yerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşanlara zor günler yaşatırken besiciler ve hayvanlarının karşılaştığı zorluklar pandeminin ve mücadelenin boyutunu gözler önüne seriyor. Yenişehir'de sığırlar kadar koyunları da ciddi anlamda etkileyen şap hastalığı, kuzu ölümlerine, yavru atmalarına, süt ve et kayıplarına yol açtı. İlçenin kırsal Karacaali Mahallesi'nde bir küçükbaş hayvan çiftliğinde şap hastalığı nedeniyle ayakta durmakta bile güçlük çeken kuzunun hikayesi yürek burkuyor. Henüz birkaç günlük olan ve doğumda bir kardeşini, doğumdan sonra da annesi ve diğer kardeşini kaybeden kuzu, minik bedeniyle şap hastalığına direnmeye çalışıyor. Biberonla beslenen kuzu, hastalığı atlatamazsa birkaç gün içinde belki de saatler içinde mücadeleye yenik düşecek. Besici Mehmet Emin Turgut, yaklaşık 20 gün önce koyunlarının bir bölümünün doğum yaptığını belirterek, "130-140 koyunum doğurdu. Diğer ayırdığımız 12-13 koyun ikiz ve üçüc dogumlar yaptı. Şap nedeniyle kuzularımızdan 18'i öldü" dedi. 4 günde 400 bin liralık zarar Koyunlarının topallamaya başlamasıyla şap hastalığına yakalandıklarını anladığını dile getiren Turgut, şunları söyledi: "Anaç koyunlarımızdan da ikisi öldü. Yavru atmalar da yaşadık. 400 bin liraya yakın zararımız var. Bu hastalık niye halen sürüyor, niçin önleyemedik? 9 aydır sürüyor hastalık ve nasıl önlenemediğini çözemiyorum. Berbat bir hastalık. Doğan kuzu bir süre sonra soluk alamıyor ansızın kalp krizi geçirip ölüyor. 4 günde 400 bin liralık zarar anlık zarar. Kuzuların büyüdüğünü, yavru verdiğini düşünseniz zarar daha da büyüyecek. Zararlarımızın karşılanmasını istiyoruz." Şap nedeniyle bir kuzusunun yalnız kaldığını anlatan Turgut, "Sabah kuzunun ölüsünü görmek dünyanızı yıkıyor. Ailenin bir parçası gibiler. Koyunumun biri üçüz doğum yaptı. Kuzulardan biri doğumda öldü. Diğeri annesiyle şapa yenik düştü. Geriye kalan kuzu da çok zayıf. Mücadele ediyor ama çok umutsuz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.