SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kısa Film

YENİŞEHİR YÖREM - Kısa Film haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kısa Film haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da 4. Mitoloji Film Haftası başladı: Efsaneler sinemayla buluştu Haber

Bursa’da 4. Mitoloji Film Haftası başladı: Efsaneler sinemayla buluştu

Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4. Mitoloji Film Haftası, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde başladı. “İnsanlığın Ortak Hikayesi” temasıyla gerçekleştirilen festivalin ilk gününde kısa film gösterimleri, Anadolu efsaneleri ve Osmanlı’nın kuruluş anlatılarına ilişkin söyleşiler sanatseverlerle buluştu. Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sunmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, mitolojik anlatıları sinema, tarih ve edebiyatla buluşturan 4. Mitoloji Film Haftası’na ev sahipliği yapıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteğiyle Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlik, “İnsanlığın Ortak Hikayesi” sloganıyla kapılarını açtı. Festival kapsamında mitolojinin toplumların kültürel hafızasındaki yeri, Anadolu efsanelerinin tarihsel kökenleri ve mitolojik sembollerin günümüze uzanan etkileri ele alınıyor. GEYİKLİ BABA VE ANADOLU EFSANELERİ KONUŞULDU Festivalin ilk gününde finalist kısa filmler Firavun, Mori ve Galaksizinin Tezenesi izleyiciyle buluştu. Film gösterimlerinin ardından Prof. Dr. Erkan Sevinç’in moderatörlüğünde düzenlenen “Geyikli Baba ve Anadolu Efsaneleri” başlıklı söyleşiye Prof. Dr. Haşim Şahin ile arkeolog-yazar Özlem Ertan katıldı. Söyleşide Anadolu’nun kadim inanışları, efsanelerin kuşaklar boyunca aktarılması ve mitolojik anlatıların toplumsal hafızadaki yeri değerlendirildi. Prof. Dr. Haşim Şahin, Geyikli Baba’nın Bursa tarihi açısından önemli bir şahsiyet olduğunu belirterek, Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecinde gazilerin yanı sıra dervişlerin de etkili olduğunu vurguladı. Şahin, “Geyikli Baba, Bursa için sembol isimlerden birisi. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda yalnızca gazilerin değil, dervişlerin de ne kadar etkili olduğunu gösteren en büyük örneklerden biri” dedi. OSMANLI’NIN KURULUŞ RÜYASI MİTOLOJİK AÇIDAN ELE ALINDI Programın bir diğer söyleşisinde sembol bilimci yazar Efe Yılmaz, Gökmen Küçüktaşdemir’in moderatörlüğünde katılımcılarla buluştu. “Ertuğrul Gazi’nin Rüyası Üzerinden Mitoloji ve Rüyalar: İnsanlığın Ortak Hikayesi” başlıklı oturumda Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla ilişkilendirilen rüya anlatıları, semboller ve tarihsel hafıza arasındaki bağ değerlendirildi. Yılmaz, Osman Bey’in kuruluş anlatısında yer alan rüyanın tarihsel ve sembolik yönlerine değinerek bu tür anlatıların millî ve kültürel sembollerin oluşumunda önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. “MİTOLOJİ UYGARLIĞIN BİZE BIRAKTIĞI BİR SERVET” Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, mitolojiye yönelik ilginin yeniden arttığını belirterek festivalin kültürel mirasın tanıtılmasına katkı sunduğunu söyledi. Esendemir, “2026’da insanoğlu yeniden mitolojiyi keşfediyor. Homeros’un yeniden beyaz perdeye uyarlanması ve bu alandaki araştırmalar mitolojiyi yeniden günümüze taşıyor. Mitoloji, uygarlığın bize bıraktığı bir servet, bir kültürel miras. Biz de bu mirası bütün insanlara sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Esendemir, mitolojiye ilgi duyan sanatseverleri, öğrencileri ve araştırmacıları etkinliklere davet etti. “MİTLER ÖLMÜYOR, YALNIZCA DÖNÜŞÜYOR” Festivalin kurucu direktörü Gülşah Elikbank, mitolojik anlatıların yalnızca geçmişe ait olmadığını, günümüz kültüründe de farklı biçimlerde varlığını sürdürdüğünü belirtti. Elikbank, “İnsanlığın Ortak Hikayesi sloganıyla yola çıkan bu festival, aslında mitlerin ölmediğini, yalnızca dönüştüğünü anlatıyor. Bursa gibi köklü gelenekleri sürdüren bir kentte, Osmangazi’de bu festivali gerçekleştiriyor olmak bizim için çok anlamlı” dedi. Uluslararası Mitoloji Film Festivali Sanat Yönetmeni Gökmen Küçüktaşdemir ise Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmasının önemine dikkat çekerek Osmangazi Belediyesine teşekkür etti. ANADOLU’NUN KÜLTÜREL HAFIZASI GÜNDEME GELDİ Arkeolog-yazar Özlem Ertan, söyleşide Anadolu kültüründe geyik figürünün taşıdığı anlamlara değindiklerini belirtti. Mitolojinin yalnızca hayal ürünü anlatılardan oluşmadığını ifade eden Ertan, bu hikâyelerin insanın içsel yolculuğunu ve toplumların kültürel gelişimini anlamada önemli bir kaynak olduğunu söyledi. Prof. Dr. Erkan Sevinç de festivalin Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sağladığını dile getirdi. Söyleşilerin ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuşmacılara katkılarından dolayı plaket takdim etti. İLK GÜN ASTERİKS VE OBURİKS GÖSTERİMİYLE TAMAMLANDI Festivalin açılış günü, Asteriks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra filminin gösterimiyle sona erdi. Sinema gösterimleri ve söyleşilerle başlayan 4. Mitoloji Film Haftası’nın farklı etkinliklerle devam edeceği bildirildi.

Türk kültürünü kısa filmlerle dünyaya anlatıyor Haber

Türk kültürünü kısa filmlerle dünyaya anlatıyor

Kastamonu’nun yöresel lezzeti olan susamsız simidi anlattığı kısa filminin New York Kısa Film Festivali'nde gösterime girmesini sağlayan öğretim görevlisinin çektiği ‘Fer’ adlı kısa film de birçok ülkedeki film yarışmalarında finale yükseldi. Çektiği filmlerle Türk kültürünü dünyaya tanıtan Öğretim Görevlisi Dr. Emre Ertürk, yeni filmlere imza atmayı hedefliyor.   Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Emre Ertürk tarafından yazılan yönetilen "Kastamonu Susamsız Simidi" adlı belgesel filmi, büyük bir başarıya imza atarak New York Kısa Film Festivali'nde gösterime girmeye hak kazanmıştı. Türkiye'den kabul edilen tek film olarak festivalde yer alan belgesel, Kastamonu'nun kültürünün Amerika Birleşik Devletleri’nde sahnelenmesine imkan sağlamıştı. Yeni çalışmalara imza atmaya devam eden Dr. Emre Ertürk tarafından senaryosu ve çekimi yapılan ‘Fer’ adlı kısa film de birçok ülkede düzenlenen film yarışmalarında festivale yükseldi. Kastamonu’nun büyüleyici doğasında çekilen ve görüntü yönetmenliğini Okan Yılmaz’ın, ışık sorumluluğunu Samir Şahbazov ve ses yönetimini Ali Bayramov’un üsteldnği ‘Fer’ adlı kısa film ile Türk kültürünün birçok ülkede tanıtılması sağlanacak. Yeni çalışmalara imza atmaya devam eden Ertürk, amacının sinema aracılığı ile Türk kültürünü, Türkiye’nin doğasını dünyaya tanıtmayı amaçladığını söyledi.  “Bu haberler bize bir motivasyon olarak geri dönüyor”  Belgeselin ardından kısa bir filmle de başarı elde etmenin kendilerine motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Dr. Emre Ertürk, “Bildiğiniz gibi yaklaşık iki ay önce Kastamonu susamsız simidinin tarihi özellikleriyle, yöresel, kültürel anlamda ele aldığımız bir belgesel çekmiştik. Kastamonu'nun yemek kültürünü de biraz içerisinde barındıran bir belgesel filmi oldu. Katıldığımız birçok festivalde ilgi gördü. Amerika'da düzenlenen bir yemek temalı kısa film festivalinde de gösterime girdi. Amerikalı sinemaseverlerle buluştu. Bu çerçevede bizi çok heyecanlandırmıştı. Ardından o sırada hala montajı devam eden Fer adında bir kısa filmimiz daha vardı.. Bunu da yine Kastamonu'nun Daday ilçesi civarında, kırsalda ve Kastamonu doğasında çekilen bir film olmuştu. Bu da yine dünyanın birçok yerindeki uluslararası film festivallerinde oldukça ilgiyle karşılandı. Amerika'da, Mısır'da, Londra'da ve Almanya Frankfurt'ta bir uluslararası kısa film festivalinde finale kaldı. Şu an üç festivalden final sonucunu bekliyoruz. Ödül töreni için davet edildik. Aslında Kastamonu'nun ve Kastamonu doğasının bize şans getirdiğini söyleyebilirim. Gerçekten çok eşsiz bir doğaya sahip. Görüntülerimizi de senaryonun derinliğiyle birleşince güzel bir anlatım yapısı oluşturdu. Bu anlamda mutluyuz. açıkçası zahmetli oldu. Ancak güzel bir şey ortaya çıktı. Kastamonu'nun doğasında, kültürünü, üniversitemizin adını ve Anadolu'daki bir üniversitenin uluslararası festivallerde isminin de yer alabileceğini bu şekilde göstermek bizi mutlu etti. Hala haberi beklediğimiz birçok festival var. Yakın zamanda açıklanacak. Bu anlamda heyecanlıyız, mutluyuz ve bu haberler bize bir motivasyon olarak geri dönüyor” dedi.  “Kastamonu bize sürekli ilham veriyor”  Yeni kısa filmler üzerinde çalıştığını ifade eden Ertürk, “Ben radyo televizyon sinema ana bilim dalında akademik çalışmalar yapan, Türk sineması alanında çalışan biriyim. Alanım Türk sineması. Açıkçası çalıştığım konularda Türk sineması ve Türk kültürünün ve Anadolu kültürünün sinemaya nasıl uyarlanabildiğini ele alan, Türk kültürünün, sinema atmosferi çerçevesinde birçok değere sahip olduğunu vurgulayan mini sinema üzerine çalışıyorum. Doğal olarak alanla alakalı çalışmalarım, kuramsal olarak da uygulamalı olarak da bu minvalde gerçekleşiyor. Kastamonu'da yaşıyorum. Buradaki Kastamonu Üniversitesi'nde görev yapıyorum. Doğal olarak da Kastamonu sınırları içerisindeki bize bahşedilmiş olan bu imkanları da kullanmak istedim. Sırada farklı bir senaryoyla çalışmalarına başladığımız başka bir filmimiz var. Bu da Kastamonu’nun birkaç ilçesinde geçecek bir senaryo. Kastamonu bize sürekli ilham veriyor” diye konuştu.  “Kastamonu'nun yöresel özelliklerini, değerlerini de bu şekilde New York'ta tanıtmış olduk”  Çektikleri filmlerle Kastamonu ve Türk kültürünü dünyaya tanıtma fırsatı bulduklarını belirten Ertürk, “Başka bir açıdan değerlendirdiğimizde bu sadece sinemasal bir başarı değil, bir kültür tanıtımı noktasında önem arz eden bir husus. Bir süre önce New York'ta düzenlenmiş olan kısa film festivalinde Kastamonu susamsız simidinin kültürel yeri ve Kastamonu anlamındaki önemi Amerika'daki sinema severlerle buluştu. Ve bu sinema ile oldu. Yani sinemanın kültür elçiliğini biz aslında değerlendirmiş olduk. Kastamonu'nun yöresel özelliklerini, değerlerini de bu şekilde New York'ta tanıtmış olduk. Şu an dediğim gibi finale davet edilmiş olduğumuz işte Güney Afrika'daki festival olsun ve halihazırda yine sonucunu beklediğimiz ve finalde olduğumuz Almanya Frankfurt'taki festival olsun, biz sadece filmimizi değil, Kastamonu'yu ve kültürünü, doğasını da anlatmış, tanıtmış olacağız” şeklinde konuştu.  “Senaryolarını hayata geçirmelerini öneriyorum”  Sinema alanında eğitim gören öğrencilere tavsiyelerde bulunan Ertürk, “Sinema eğitimi almak isteyen öğrencilerimize senaryolarına inanmalarını, senaryolarını hayata geçirmelerini öneriyorum. Özellikle profesyonel bir imkan ya da profesyonel şartları beklemeden, olabildiğince ellerindeki imkanlarla bu sevebilecekleri ya da inandıkları işe adım atmalarının önem arz ettiğini düşünüyorum. Çünkü sinema her anlamda toplumsal olarak da bütünleşmiş bir halde, bir sanat dalı. En genç sanat dalı olarak kabul edilmesine rağmen sinema insanın kendini, doğasını, kültürünü hayatı anlatabildiği çok güzel bir sanat. Dediğim gibi biz elde ettiğimiz başarılardan oldukça mutluyuz. Bizim gelecek projelerimiz için en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Kastamonu özelinde yine üniversitemizin de adını duyurabileceğimiz birçok iş için heyecanlıyız ve çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.