SON DAKİKA
Hava Durumu

#Işçi

YENİŞEHİR YÖREM - Işçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

“Alın terimizin karşılığını eninde sonunda alacağız”’ Haber

“Alın terimizin karşılığını eninde sonunda alacağız”’

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, Çay Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerde çalışan çok sayıda işçi, konkordato süreci gerekçe gösterilerek haklarının gasp edildiğini belirterek basın açıklaması yaptı. Yenişehir Belediye Meydanı’nda bir araya gelen işçiler, “Çay Holding hakkımızı ver!” yazılı pankart açarak yönetime tepki gösterdi. Zem Narenciye sera işletmesinde çalışan işçiler adına Tarım-Sen Sendika Başkanı Umut Kocagöz tarafından okunan basın açıklamasında; yıllar boyunca psikolojik şiddet gördükleri, su ve yemek gibi en temel ihtiyaçların dahi düzenli karşılanmadığı, işçi sağlığını hiçe sayan uygulamalara maruz kaldıkları ileri sürüldü. Ayaz Köyü’nde dere suyunun içme suyu olarak kullandırıldığı ve bunun ciddi sağlık riskleri doğurduğu da iddialar arasında. İşçiler, Temmuz 2025’te bir arkadaşlarına yapılan haksızlığa itiraz etmeleri üzerine hakaretlere maruz kaldıklarını, ardından jandarmaya başvurmalarının sonrasında “Kod 48” gerekçesiyle maaşları ödenmeden ve tazminatsız biçimde işten çıkarıldıklarını öne sürdü. Holding yöneticilerinin konkordato sürecini işçi alacaklarını belirsizliğe sürüklemek için kullandığı iddia edildi. Basın açıklamasına siyasi parti ve emek örgütlerinden de destek geldi. CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı, İYİ Parti Yenişehir İlçe Başkanlığı, Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şubesi ile Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu ve birçok parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri alanda yer aldı. Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, işçilerin uzun süredir ağır çalışma koşulları, baskı, ücretlerin düzensiz ödenmesi ve tazminatsız işten çıkarmalarla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, “Yıllardır emeğinin karşılığını alamadan çalıştırılan, hakarete ve baskıya maruz kalan, en sonunda da tazminatsız biçimde işten çıkarılan işçiler var. Bu tablo kabul edilemez. Emeğiyle ayakta kalmaya çalışan yurttaşların yaşadığı mağduriyetin görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Yetkililere çağrı İşçiler, alacaklarına ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının görüldüğünü ve süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Açıklamada, işçi alacaklarının dava süreçleri gerekçe gösterilerek ötelenmesinin de fiilen bir gasp anlamına geldiği ifade edildi. Konkordato kapsamında bulunan şirketlerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, sürecin nasıl ilerleyeceği kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Yargıtay’dan işçiye izin müjdesi Haber

Yargıtay’dan işçiye izin müjdesi

İşten çıkarılan vinç operatörü, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini ve yıllık izin alacağının bulunduğunu ileri sürdü. Davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti ve bakiye ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı avukatı, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini, bu hususun banka kayıtları ve özlük dosyası içeriğindeki belgelerle sabit olduğunu savunarak davanın reddini istedi. Mahkeme; davacıya ihbar süresini kullandırdığını ispat edemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Taraf avukatları kararı istinafa götürdü. Bölge Adliye Mahkemesi, hesaplamaların bordrolar nazara alınarak yapıldığından tespit edilen alacak kaleminden hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığı, davacıya yapılan ödemenin hesaplanan izin alacağından mahsubu gerektiği gerekçeleriyle davacı ve davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne hükmetti. Karar her iki taraf avukatı tarafından temyiz edilince devreye bu kez Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Haftalık izin oyununa dikkat Emsal nitelikteki kararda, kullandırılmayan haftalık izinlerin yıllık izin süresinden düşürülemeyeceğinin vurgulandığı kararda; 4857 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlandığı hatırlatıldı. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğunun dile getirildiği kararda şöyle denildi: "İş sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığının imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Dosyada, davacının imzasının bulunduğu 15’er günlük izin talep formları bulunmaktadır. Yargılama sırasında davacı asılın izin talep formuna karşı beyanı alınmış, davacı beyanında bu izinlerin biriken hafta tatilleri için verildiğini belirtmiştir. Davacının ayrıca hafta tatili alacağını talep etmesi ve bu alacağının hüküm altına alınmış olması da dikkate alındığında imzasının bulunduğu bu yıllık izin belgelerinin dikkate alınarak yıllık izin alacağının yeniden hesaplanması gerekmektedir. Hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması bozma nedenidir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir."

Yargıtay'dan özel sektör çalışanlarını ilgilendiren karar! Haber

Yargıtay'dan özel sektör çalışanlarını ilgilendiren karar!

İşten çıkarılan vinç operatörü, İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini ve yıllık izin alacağının bulunduğunu ileri sürdü. Davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti ve bakiye ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı avukatı, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini, bu hususun banka kayıtları ve özlük dosyası içeriğindeki belgelerle sabit olduğunu savunarak davanın reddini istedi. Mahkeme; davacıya ihbar süresini kullandırdığını ispat edemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Taraf avukatları kararı istinafa götürdü. Bölge Adliye Mahkemesi, hesaplamaların bordrolar nazara alınarak yapıldığından tespit edilen alacak kaleminden hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığı, davacıya yapılan ödemenin hesaplanan izin alacağından mahsubu gerektiği gerekçeleriyle davacı ve davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne hükmetti. Karar her iki taraf avukatı tarafından temyiz edilince devreye bu kez Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. HAFTALIK İZİN OYUNUNA DİKKAT Emsal nitelikteki kararda, kullandırılmayan haftalık izinlerin yıllık izin süresinden düşürülemeyeceğinin vurgulandığı kararda; 4857 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlandığı hatırlatıldı. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğunun dile getirildiği kararda şöyle denildi: "İş sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığının imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Dosyada, davacının imzasının bulunduğu 15'er günlük izin talep formları bulunmaktadır. Yargılama sırasında davacı asılın izin talep formuna karşı beyanı alınmış, davacı beyanında bu izinlerin biriken hafta tatilleri için verildiğini belirtmiştir. Davacının ayrıca hafta tatili alacağını talep etmesi ve bu alacağının hüküm altına alınmış olması da dikkate alındığında imzasının bulunduğu bu yıllık izin belgelerinin dikkate alınarak yıllık izin alacağının yeniden hesaplanması gerekmektedir. Hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması bozma nedenidir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.